Sıfırdan Doruğa
₺200,00 Orijinal fiyat: ₺200,00.₺165,00Şu andaki fiyat: ₺165,00.
Türk edebiyatının tanınmış ve kıymetli yazarlarından Tarık Buğra sadece romanlarıyla öne çıkmış bir isim değildir. O, kalemini gerek hikâye gerek fıkra ve deneme gerekse tiyatro ve senaryo çalışmaları için de kıvrak ve usta bir şekilde kullanmıştır. Pek çok romanı oyunlaştırılmış ve hatta dizileştirilmiş, tiyatro eserleri de çok kez sahnelenmiştir.
Ötüken Neşriyat tarafından 1994 yılında Sıfırdan Doruğa-Patron şeklinde yayımlanan kitabı da bu tiyatro ve senaryo çalışmalarından ikisinin müstakil bir kitap olarak basılmış hâlidir. Daha sonra Tarık Buğra’nın eserleri piyes, senaryo, roman şeklinde tasnif edilmiş, bir tiyatro oyunu olarak yazılan Patron adlı eser ile bir senaryo çalışması olan Sıfırdan Doruğa isimli eser bu sebeple ayrılmıştır.
Tarık Buğra’nın Patron piyesinde olduğu gibi, Sıfırdan Doruğa adlı senaryo çalışması da Sakıp Sabancı’yı anlatmakta fakat esasen kişiyi değil, kişi üzerinden “milli sermaye” vurgusunu öne çıkarmaktadır.
| Yayınevi | Ötüken Neşriyat |
|---|---|
| Yazar | Tarık Buğra |
3 adet stokta
Ötüken Neşriyat – Sıfırdan Doruğa
Türk edebiyatının tanınmış ve kıymetli yazarlarından Tarık Buğra sadece romanlarıyla öne çıkmış bir isim değildir. O, kalemini gerek hikâye gerek fıkra ve deneme gerekse tiyatro ve senaryo çalışmaları için de kıvrak ve usta bir şekilde kullanmıştır. Pek çok romanı oyunlaştırılmış ve hatta dizileştirilmiş, tiyatro eserleri de çok kez sahnelenmiştir.
Ötüken Neşriyat tarafından 1994 yılında Sıfırdan Doruğa-Patron şeklinde yayımlanan kitabı da bu tiyatro ve senaryo çalışmalarından ikisinin müstakil bir kitap olarak basılmış hâlidir. Daha sonra Tarık Buğra’nın eserleri piyes, senaryo, roman şeklinde tasnif edilmiş, bir tiyatro oyunu olarak yazılan Patron adlı eser ile bir senaryo çalışması olan Sıfırdan Doruğa isimli eser bu sebeple ayrılmıştır.
Tarık Buğra’nın Patron piyesinde olduğu gibi, Sıfırdan Doruğa adlı senaryo çalışması da Sakıp Sabancı’yı anlatmakta fakat esasen kişiyi değil, kişi üzerinden “milli sermaye” vurgusunu öne çıkarmaktadır.
İlgili ürünler
Cyrano De Bergerac
Kanlı Düğün – Hasan Ali Yücel Klasikleri 9
Kral Oidipus – Hasan Ali Yücel Klasikleri 164
Sophokles (MÖ 495-406): Yunan tragedyasının en önemli yazarları arasında adı ilkönce hatırlanan Sophokles, konuları işleyişi ve oyundaki karakterleri canlandırılmakta ustalığıyla ayrı bir yere sahiptir. Tiyatro tekniğini geliştirmiş, diyaloglara, dekor ve kostüme önem vermiştir. Tragedyalarında dönemin yazarlarında rastlanmayan derli toplu bir iç yapı görülür. Eserlerinde yazgı sorununu her zaman ön planda tutar. Katıldığı yarışmalarda yirmiden fazla ödül almıştır. Yüz yirmi üç tragedya yazan Sophokles’in eserlerinden sadece Aias, Antigone, Kral Oidipus, Elektra, Trakhis Kadınları, Philoktetes, Oidipus Kolonos’ta günümüze ulaşabilmiştir.
Paris’te Katliam
Christopher Marlowe, (1564-1593): Hayatı ve ölümü bir gizem perdesiyle örtülü olan sanatçı Elizabeth döneminin en önemli oyun yazarları arasında yer alır. Canterbury’de bir ayakkabıcının oğlu olarak dünyaya gelmiş, zeka ve yeteneği ile sivrilmiş, zamanının en iyi eğitimini almıştır. Din öğrenimi yapmak üzere gittiği Cambridge Üniversitesi’nde tarih ve felsefeyle de ilgilenmiş, Fransızca öğrenmiş, lisans ve lisans üstü derecelerle mezun olmuştur. İngiliz tiyatrosunda uyaksız dizeler ve açık ölçü sayesinde dilin tüm olanaklarının kullanılabildiği yeni bir çığırın öncüsü olmuştur. Kartaca Kraliçesi Dido’yu Thomas Nashe ile birlikte 1587’den önce yazdığı tahmin edilmektedir. Bu oyunu Büyük Timurlenk 1-2, Maltalı Yahudi, Doktor Faustus ve 2. Edward izler. Paris’te Katliam yazarın son oyunudur. Uyumsuz, kavgacı ve küfürbaz bir insan olan Marlowe’un Katolik öğrenciler arasında devlet ajanı olarak çalıştığına dair şüpheler vardır. Kalpazanlıkla suçlanmış, tanrıtanımazlık iddiasıyla kovuşturulmuş ve bir meyhane arkadaşı tarafından öldürülmüştür.
Radyo Oyunları
Tohum – 15
Tohum: (3 Perde ) Muhsin Ertuğrul, bir yemekte; "Niçin bir piyes yazmıyorsun?" sualiyle, tiyatroyu, "hayatın (kantite) gibi değersiz ve geçici yüzünü değil, (kalite) gibi derin ve sonsuz şahsiyetini zapteden ve onu molozlarından ayıklayarak tasfiye eden, tıpkısını, fakat başka türlüsünü gösteren mistik bir ayna" olarak gören Necip Fazıl`ın yıllardır içinde gömülü bir hasrete dokunur. O anda, Şehir tiyatrosuna bir eser teslim etmek için sadece 20 günlük bir süre kalmıştır. Hemen kararını verir ve 7 gün içinde "Tohum"u bitirir.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.