Özgürlük Ve Adalet Savaşçısı Aliya
₺280,00 Orijinal fiyat: ₺280,00.₺231,00Şu andaki fiyat: ₺231,00.
| Yayınevi | Erdem Çocuk |
|---|---|
| Yazar | Meryem Uçar |
| Sayfa Sayısı | 232 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2021 |
| Boyut | “13, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Erdem Çocuk – Özgürlük Ve Adalet Savaşçısı Aliya
İlgili ürünler
Alex De Souza
Alex, kuşkusuz birlikte çalışma ayrıcalığına eriştiğim büyük bir oyuncuydu. Maç okuma yeteneği olağanüstüydü, zeki ve teknikti, sahada olup bitenleri gözden kaçırmıyor ve topa akıl almaz bir kolaylıkla dokunuyordu. Onun futbolu klasik ve rafineydi.
Saha kenarından, sonraki hamlelerini çoğu zaman tahmin edemiyordum. Fakat o, öngörüsüyle yapılması gerekenleri diğerlerinden önce düşünüyordu. Hiç kuşkusuz, Brezilya futbolunun en büyük oyuncularından biriydi. Fakat Dünya Kupası'na katılma fırsatı verilmeyerek adaletsizliğe maruz kaldı. Bence 2002'de Brezilya Milli Takımı’nda yer almalıydı.
Kendisi yıldız olduğu halde, sizi idolleştiren biriyle çalışmak pek kolay değildir, fakat sonuçta, onun ve kurduğu o güzel ailenin dostu olma hazzına eriştim. Fenerbahçe'de onun gibi örnek bir profesyonelle çalışmak işimi kolaylaştırmıştı. Takım için önemini gösterme niyetiyle zaman zaman, ondan çok şey talep ettim. Alex bir liderdi ve takımdan yana aldığı her tutum önemliydi. Daha fazla sorumluluk üstlenmesini hedefleyerek, onu kaptan yaptığımda, hemen sorumluluğu üstlendi ve takıma liderlik yaptı. Türkiye'de birlikte çok mutlu anlar yaşadık.
Alex, tüm yaşamını futbola adayarak elde ettiği parlak kariyerini kısa bir süre önce sonlandırdı, sıra dışı futbol yıldızlığının, saha dışındaki tavırlarının yanı sıra bencillikten uzak tutumunun şekillendirdiği bir kişiliğe sahipti. Bütün bunlar onun futbolculuğunu ve eşsiz kişiliğini daha da belirginleştiriyordu.
Zico, Brezilya Milli Takımı’nda 10 numaralı formayı giydi, üç Dünya Kupası’nda (1978, 1982 ve 1986) oynadı; 2006-2007 ve 2007-2008 sezonlarında Fenerbahçe’yi çalıştırdı.
Benim Adım Suarez
Sokaklarda yalın ayak futbol oynayan, küçük bir çocuktu o…Ailesi çok yoksuldu. O nedenle yalnızca bir çift ayakkabısı vardı.
Onları da okula giderken giyiyordu.Bu çocuğun adı, Luis Suárez’di. Yıllar sonra dünyanın en ünlü futbolcularından biri oldu.Ve Barcelona’nın üçlü forveti Messi-Suárez-Neymar (MSN), tüm dünyayı çılgına çevirdi.Bu kitapta Luis Suárez’in imkânsızlıklara meydan okuyarak başarıya nasıl ulaştığını okuyacaksınız.
Bir Haftada Orhan Veli
Gaspıralı İsmail
UNESCO 2014 GASPIRALI İSMAİL YILI
Gaspıralı, Türk Milleti'nin bir bütün olduğuna inanıyordu. Coğrafi ayrılıkları ve lehçeyi bu bütünün önünde bir engel olarak görmüyordu. Bu düşüncesinde dile büyük bir önem veriyor, sade bir Türkçe ile konuşup yazmanın bu bütünlüğü sağlamada önemli bir adım olacağına inanıyordu.
Dil konusunda gösterdiği özverili çabaları eğitim konusunda da gösteren Gaspıralı İsmail, ilk okulunu, 1884 yılında Bahçesaray'da açmıştır. Yeni bir yöntemle okumayı ve yazmayı kısa zamanda öğreten okulların sayısı gittikçe artmış, 10 yıl içinde bu yöntemle eğitim veren 100 kadar okulun açılmasına öncülük etmiştir. Araştırmacılara göre, bu rakam daha sonra 5 bine kadar ulaşmıştır.
Fikirleri, çıkardığı Tercüman Gazetesi aracılığıyla, Kafkasya, Kazan, Sibirya, Türkistan, Çin, İran ve Mısır'da tanınan Gaspıralı, 1907'de, Kahire'de bir İslam Kongresi toplayabilmek için büyük çaba sarf etmiş,1910'da ise Hindistan'a giderek Bombay'daki Encümen-i İslamiye'nin toplantılarına katılarak görüşlerini anlatmıştır.
Türk Dünyası'nın gördüğü ender zeki ve idealist şahsiyetlerden birisi olan Gaspıralı İsmail, sadece Rusya Türkleri'nin değil, bütün Müslümanlar'ın meseleleriyle yakından ilgilenmiştir.
Bu kitap, Çarlık Rusyası’nın Türk halkını eğitimsizliğe ve geriliğe sürükleyen politikalarına karşı siyasi mücadelenin ve toplumsal bir bilincinin oluşturulmasının da öyküsü aslında. Gaspıralı İsmail ile ortaya konulan fikirler, bir dönemin kırılmasını da yansıtması açısından tarihe ışık tutuyor.
Haben
Lewandowski – Sahanın Yıldızları
2023 yılı güncel bilgileriyle!
Sporcu bir anne babanın oğlu olan Lewandowski’nin kanına işlemişti futbol aşkı. En büyük hayali tıpkı ailesi gibi oynadığı topun hakkını verebilmek ve sayısız başarılar kazanmaktı. Ne var ki erken başladığı futbol hayatı daha on yedi yaşında ufak sarsıntılarla karşı karşıya kalmıştı.
Ama o asla yılmadı; düştüğü basamakları tekrardan çıkmakla kalmayıp adını dünyanın en iyileri arasına bile yazdırmayı başardı. Gol atmak artık onun için içgüdüsel bir hareket gibiydi. Top daha ayağına gelmeden kalenin neresine vuracağını biliyordu. Tek bir golle asla yetinmez; daima daha fazlasını isterdi.
Gittiği her takımı bir üst seviyeye taşıyan, attığı gollerle taraftarları şaha kaldıran, Polonya’nın gururu Robert’ın,
‘Gol Makinesi’ Lewandowski’ye dönüşünün hikâyesiyle futbolun vazgeçilmezliğine tanık olacaksınız!

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.