Özgürlük Savaşçıları
₺370,00 Orijinal fiyat: ₺370,00.₺305,25Şu andaki fiyat: ₺305,25.
Savaşçılar, demokratlar, politikacılar, köleler, devrimciler, bilim insanları, kilise adamları, feministler, askerler, aktivistler… Kısaca kuralları yıkmayı düşünen ve bunun için harekete geçen birçok kişi tarafından binlerce yıldır yürütülen özgürlük savaşı, her daim insanların içindeki mücadele ruhunu uyandırdı.
Bu hareketli anlatı; Spartaküs, Boudica, Gandhi, Martin Luther King, Nelson Mandela, Aung San Suu Kyi gibi bilinen isimlerin yanı sıra inançları için kazıklarda yakılırken ilahi söyleyenlerin, kadınlara oy hakkı için kendini korkuluklara bağlayanların, kimse cüret edemezken Nazizme karşı çıkanların, özgürlük için insanlara “kan, ter ve gözyaşı” akıtmaya ilham verenlerin, Sovyet Kızıl Ordusu’na karşı sokaklara çıkanların, ellerinde sadece alışveriş torbalarıyla Pekin’de tankları durduranların, demokrasi kampanyası için tüfeklere göğüs gerenlerin ve o zamanda veya bu zamanda özgürlük uğruna her şeyini riske atan isimsiz kadın ve erkeklerin hikâyelerini ele alıyor.
Marcus Ferrar’ın Özgürlük Savaşçıları ’nda anlattığı bu mücadeleler, Yunanistan kıyılarından başlayıp Avrupa, Amerika, Afrika ve Asya’yla devam ederek Ukrayna’nın derinliklerinde sona erip geleceğe doğru ilerliyor.
| Yayınevi |
Profil Kitap |
|---|---|
| Yazar |
Marcus Ferrar |
| Sayfa Sayısı |
264 |
| Kağıt Cinsi |
2. Hamur |
| Baskı Yılı |
2019 |
| Boyut |
"13 ,00" ,50 X 21 |
| Cilt Tipi |
Karton Kapak |
1 adet stokta
Profil Kitap – Özgürlük Savaşçıları
Savaşçılar, demokratlar, politikacılar, köleler, devrimciler, bilim insanları, kilise adamları, feministler, askerler, aktivistler… Kısaca kuralları yıkmayı düşünen ve bunun için harekete geçen birçok kişi tarafından binlerce yıldır yürütülen özgürlük savaşı, her daim insanların içindeki mücadele ruhunu uyandırdı.
Bu hareketli anlatı; Spartaküs, Boudica, Gandhi, Martin Luther King, Nelson Mandela, Aung San Suu Kyi gibi bilinen isimlerin yanı sıra inançları için kazıklarda yakılırken ilahi söyleyenlerin, kadınlara oy hakkı için kendini korkuluklara bağlayanların, kimse cüret edemezken Nazizme karşı çıkanların, özgürlük için insanlara “kan, ter ve gözyaşı” akıtmaya ilham verenlerin, Sovyet Kızıl Ordusu’na karşı sokaklara çıkanların, ellerinde sadece alışveriş torbalarıyla Pekin’de tankları durduranların, demokrasi kampanyası için tüfeklere göğüs gerenlerin ve o zamanda veya bu zamanda özgürlük uğruna her şeyini riske atan isimsiz kadın ve erkeklerin hikâyelerini ele alıyor.
Marcus Ferrar’ın Özgürlük Savaşçıları ’nda anlattığı bu mücadeleler, Yunanistan kıyılarından başlayıp Avrupa, Amerika, Afrika ve Asya’yla devam ederek Ukrayna’nın derinliklerinde sona erip geleceğe doğru ilerliyor.
İlgili ürünler
Açılın Ben Öğretmenim
Ögˆrencilerin ayaklarının geri geri gittigˆi okullarda iyi dersler is¸lemenin yolunun strateji, teknik, yöntem, ipuçları bilmekten geçtigˆini yıllar içinde deneyimleyerek ögˆrendim. Ögˆrenmek kadar ögˆrendiklerini paylas¸manın da degˆerli oldugˆuna inanıyorum. Bu kitap, ögˆretmenlik, yöneticilik günlerimden ve egˆitimcinin egˆitimini yaptıgˆım yıllar içinde cebimde biriktirdiklerimden olus¸uyor. Kitabı okurken kendinizi içinde bulacagˆınız bas¸lıkların hiçbiri reçete ya da can simidi degˆil, bunu s¸imdiden söyleyebilirim. Okuyacaklarınız sadece bir egˆitimcinin deneyim kırıntıları.
Gençler İçin Hatıralarla Necip Fazıl
Kıskançlık
Kıskançlık, Fransız yazar Marcel Proust’un edebiyat tarihine damgasını vuran Kayıp Zamanın İzinde adlı yedi ciltten oluşan nehir romanının beşinci cildi Mahpus’tan seçtiğimiz çok çarpıcı bir bölüm.
Fonunda, aristokrasinin çöküşü ve orta sınıfın yükselişi dönemine denk gelen Üçüncü Cumhuriyet yönetimi altında gerçekleşen büyük toplumsal değişimlerin yer aldığı romanın bu bölümü, kıskançlık duygusunun en karanlık yanlarını ve yıkıcı etkilerini ustalıkla ele aldığı satırlarıyla bütünden farklılaşıyor.
Yazar olmak isteyen Marcel âşık olduğu Albertine’in kendisinin Paris’teki burjuva evine taşınmasını sağlamış ancak kendisi de arzunun ve kıskançlığın pençesine düşmüştür. Neden sürekli birbirimizi sınama ve sahiplenme eğiliminde oluruz, kıskançlık ölümden bile güçlü müdür gibi sorulara yanıt arayan Kıskançlık, Proust’un derin psikolojik gözlemlerine, zengin betimlemelerine aşina olanlar için bir hatırlatma, yeni başlayacak olanlar içinse tadımlık.
Mektub
“Türkiye’den geliyorum,” dedi üstada adam. “Bu yolculuğu size bir tek soru sormak için yaptım.”
Yaşlı adam ona şaşkınlıkla baktı:
“Çok güzel. Bana tek bir soru sorabilirsiniz.”
“Size soracağım soruyu açık seçik sormalıyım. Sorumu Türkçe sorabilir miyim?”
“Sorabilirsiniz,” diye yanıtladı bilge. “Tek sorunuzu yanıtlamış bulunuyorum. Başka bir şey öğrenmek istiyorsanız, onu yüreğinize sorun, sizi yanıtlayacaktır.”
Paulo Coelho Mektub’da farklı kültürlerin gözünden rengârenk bir deneyim hazinesi sunuyor. Coelho’nun ifadesiyle, “Mektub bir tavsiye kitabı olmaktan ziyade tecrübeleri aktarmayı amaçlıyor.”
Sözlü anlatının her türlü kaynağından köken ayırt etmeden beslenen bu duru metinler okura hem dünyevi karmaşanın ortasında soluklanma hem de kendini daha yakından tanıma fırsatı veriyor.
Tanrı Misafirleri Oteli
Timur Soykan arka sokaklarda gezerek insan öyküleri biriktirdi. Amele profesörü, yerli Indiana Jones’ları, kravat saçları ülkücü bıyığı olan Ayşe’yi, inşaatlarda kalmak için heykeller yapan sanatçıyı, şarkı sözü dükkânı açan şairleri, bekâr odalarında yaşayan yoksul gençleri tanıdı... Bazı insanlar girişini bilmese, gelişmesini hatırlamasa, sonucunu önemsemese bile hayatlarını bir öykü gibi işler. Soykan’a sadece dinleyip, yazmak kalmış. Okuyacaklarınız, kurgulanmış birer ‘öykü’ değil. Zaten hiçbir kurgu Tanrı Misafirleri Oteli’ndeki insanların öyküleri kadar derinden etkileyemez insanı. Soykan’ın kitabı aynı zamanda bir belgeleme çalışması. İstanbul’un ve başka kentlerin arka sokaklarındaki zorlu koşullara rağmen bildiklerini okumuş, bütün engellere tutkularıyla direnmiş, sıradanlaşmamış insanların öyküsü...
Tormesli Lazarillo Yeni Beyaz Kapak
16. yüzyıldaki ekonomik kriz sebebiyle İspanya’nın her köşesinde açlık ve sefalet kol gezmekteydi, bu durumun bir ahlaki çöküntüyü de beraberinde getirmesi kaçınılmazdı. İspanyol toplumundaki bu maddi ve manevi çöküntünün ortasında, 1554 yılında, sonradan pikaresk roman adı verilecek olan yeni bir anlatı türünün ilk örneği olan Tormesli Lazarillo ortaya çıktı. Din adamlarının ahlaksızlıklarına bolca yer veren bu eser, engizisyonun hışmına uğramamak için imzasız olarak basıldı.
Sefiller, dilenciler, dolandırıcılar ve kimsesiz çocuklarla dolu bir dünyayı tüm çıplaklığıyla sergileyen Tormesli Lazarillo, dönemin İspanyol toplumuna ayna tutan bir klasik.
Yol Hikayeleri
Mekân, kendisi ve doğduğu topraklar arasında döne döne dans edercesine kaçarken, zamana özgü sanılan güçten çok daha fazla gücü olduğunu kanıtlıyor; saatler geçtikçe mekân, zamanın oluşturduklarına çok benzeyen ama bazı açılardan onları da aşan değişimlere neden oluyordu.
“Turizmin altın çağı” olarak kabul edilen modern yüzyılda diğer sanatlar gibi edebiyat da dünyayla yeni bir bağ kurmaya başlamıştı. Thomas Mann da birçok çağdaşı gibi hayatı boyunca seyahat eden, defterlerinde ve mektuplarında bu seyahatlerin kaydını tutan, onları romanlarına ve hikâyelerine taşıyan bir yazardı. Venedik’te Bir Ölüm’ün Tadzio’su ve Büyülü Dağ’ın şifa arayan Hans Castorp’u gibi karakterler de onun gezilerinden ve uluslararası duyarlılığından koparılamayacak karakterlerdi.
Yol Hikâyeleri, Thomas Mann’ın gezgin kimliğine ışık tutan bir derleme; yok olmuş bir dünyaya ait resimsel izlenimlerle dolu bir albüm.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.