Ölüm Portresi 2
₺369,00 Orijinal fiyat: ₺369,00.₺298,89Şu andaki fiyat: ₺298,89.
Okyanusun karanlık bir yanı olduğunu boğulmadan öğrenemezsin.
Hera Yarkan ve Atlas Katrivas.
İsimlerimiz gazete kâğıtlarında yıllarca anılır, hakkımızdaki her gerçek birer birer kaleme alınırdı. Önümdeki deftere karaladığım güçsüz hayallerde bile biz herhangi birisi olmazdık.
Onunla aynı masaya oturduk, aynı evi paylaştık.
Geleceğimi, geçmişimi birlikte kurduk fakat hiçbir zaman hayal ettiğimiz o hayata sahip olamadık.
Karşısına oturup uzun uzun kazanacağımızdan bahsederken bile bir yanım onu terk edeceğim gerçeğiyle yüzleşirdi. Sanki gözlerime bakarsa bütün bu savaştan vazgeçip gidermiş gibi utanır, gözlerini kaçırırdı benden.
Bir felaketin içindeydik. Fakat ben…
Yine de onu severdim.
Her şeye rağmen.
Çünkü kalbimdeki kara deliğin içerisinde yok olduğunu hissetmediğim tek duygu buydu. Atlas’a karşı duyduğum sevgi bana yaşadığımı ve hâlâ var olduğumu hissettirirdi.
Ben onun açtığı yaraya bile sadıktım. Göğsümde hissettiğim yakıcı hisse, onun için aldığım nefese, kalbime sığmayan acıya, benden çalınanlara bile sıkı sıkı bağlıydım.
O ise… Atlas’tı işte.
Her şeye rağmen kendini benim için feda eder, sonu ne olursa olsun yine evine, yanıma döneceğini söylerdi.
Bir fotoğraf karesinde gülümserken kısılan gözlerimi sol cebinde, kalbinin tam üstünde taşırdı.
Eski bir masalda anmışlar ismimizi.
Ve senden önce bendeki sen kavramış belimi.
Dudaklarımda yokluğunun bıraktığı yanık izleri.
Sevgilim, son bir nefes kaldı aşka.
Korkarım, yaralanmandan. Uzatma ellerini bana.
| Yayınevi |
İndigo Kitap |
|---|---|
| Yazar |
Büşra Nur |
| Sayfa Sayısı |
328 |
| Kağıt Cinsi |
2. Hamur |
| Baskı Yılı |
2024 |
| Boyut |
"13 ,00" ,50 X 21 |
| Cilt Tipi |
Karton Kapak |
1 adet stokta
İndigo Kitap – Ölüm Portresi 2
/n
Okyanusun karanlık bir yanı olduğunu boğulmadan öğrenemezsin.
Hera Yarkan ve Atlas Katrivas.
İsimlerimiz gazete kâğıtlarında yıllarca anılır, hakkımızdaki her gerçek birer birer kaleme alınırdı. Önümdeki deftere karaladığım güçsüz hayallerde bile biz herhangi birisi olmazdık.
Onunla aynı masaya oturduk, aynı evi paylaştık.
Geleceğimi, geçmişimi birlikte kurduk fakat hiçbir zaman hayal ettiğimiz o hayata sahip olamadık.
Karşısına oturup uzun uzun kazanacağımızdan bahsederken bile bir yanım onu terk edeceğim gerçeğiyle yüzleşirdi. Sanki gözlerime bakarsa bütün bu savaştan vazgeçip gidermiş gibi utanır, gözlerini kaçırırdı benden.
Bir felaketin içindeydik. Fakat ben…
Yine de onu severdim.
Her şeye rağmen.
Çünkü kalbimdeki kara deliğin içerisinde yok olduğunu hissetmediğim tek duygu buydu. Atlas’a karşı duyduğum sevgi bana yaşadığımı ve hâlâ var olduğumu hissettirirdi.
Ben onun açtığı yaraya bile sadıktım. Göğsümde hissettiğim yakıcı hisse, onun için aldığım nefese, kalbime sığmayan acıya, benden çalınanlara bile sıkı sıkı bağlıydım.
O ise… Atlas’tı işte.
Her şeye rağmen kendini benim için feda eder, sonu ne olursa olsun yine evine, yanıma döneceğini söylerdi.
Bir fotoğraf karesinde gülümserken kısılan gözlerimi sol cebinde, kalbinin tam üstünde taşırdı.
Eski bir masalda anmışlar ismimizi.
Ve senden önce bendeki sen kavramış belimi.
Dudaklarımda yokluğunun bıraktığı yanık izleri.
Sevgilim, son bir nefes kaldı aşka.
Korkarım, yaralanmandan. Uzatma ellerini bana.
İlgili ürünler
Berdel 2
Sonunu görmediği yolu yürümekten hep korkan bir adamdı
Rezan Şahmaran. Hayal kırıklıklarına uğramaktan hoşlanmayan, insanlara çok sevmediği müddetçe bağlanmayan, sevgisini heba etmeyen bir adamdı.
Zorlu yolların sonunda hayatına bir kadın girdi.
Önünü arkasını düşünmeyi, olanların sonucunu
ölçüp biçmeyi unutturdu ve korkusuzca sona gidebileceğini öğretti o kadın.
Hesapsız kitapsız yürümenin güzel tarafını
bu kadın sayesinde öğrendi. İstemediği, sevmediğini defalarca kez yüzüne vurduğu
kadını bir felaketin sonunda kaybetti.
Kaybetmekten korkan bir aşık olacağı aklının ucundan geçmezdi. Nitekim Rezan Şahmaran’ın kalbi sevdanın yakıcı ateşine yandı. Yandı ve kaybetmekten ölesiye korktu.
Bir zamanlar sevmediği kadına, korkusunu pervasızca haykırdı:
Allah der ki; kimi benden çok seversen onu senden alırım.
Ve ekler: Onsuz yaşayamam deme, seni onsuz da yaşatırım.
Yemin ederim seni benden önce alacak diye
çok sevmekten korkuyorum!
Hachiko
Bundan 100 yıl kadar önce, bir köpekle bir profesör arasında, sonraları tüm dünyayı derinden etkileyecek bir dostluk başladı. Fakat bu dostlar, profesörün ölümüyle kısa süre sonra ayrılmak zorunda kaldı. Peki bir köpeğe ölümün ne olduğunu anlatabilir misiniz? Elbette hayır. İşte Hachiko da bu yüzden, en yakın dostunu yaklaşık 10 yıl boyunca bekledi. Hem de her gün, aynı saatte ve aynı yerde. Köpekler, yüzyıllardan beri insanların en sadık
dostlarıdır. Ancak bazı dostluklar, filmlere ve kitaplara konu olacak kadar büyük izler bırakmıştır hafızalarda. Sahibini yıllarca, sabırla beklediği tren istasyonuna heykeli dikilen Hachiko’nun hikayesi, genç yaşlı demeden tüm kalpleri ısıtacak türden. Hachiko bize hiçbir zaman vazgeçmemeyi öğretti. Bize sadakati ve bağlılığı öğretti. Umudu ve inancı öğretti. Sabrı ve sorumluluğu öğretti. Ama hepsinden öte, Hachiko bize arkadaşlığın gerçek anlamını ve Sevdiklerimizi asla unutmamayı öğretti.
Teşekkürler, Hachıko.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.