Okulda Tuzak
₺275,00 Orijinal fiyat: ₺275,00.₺225,00Şu andaki fiyat: ₺225,00.
Sınıf başkanlığı seçimlerinde hem başkan hem de başkan yardımcısı sürpriz isimler arasından çıkmıştı. Sınıf başkanı İrem sessiz sakin, orta halli bir öğrenciydi; yardımcısı seçilen Yavuz ise tam aksine iriyarı, enerjik, yerinde duramayan ve çalışkan bir çocuktu. Yavuz, bir kızın yardımcılığını üstlenmeyi bir türlü kabullenemiyordu. Bu yüzden İrem’i görevinden vazgeçirebilmek için ona her türlü oyunu oynamaya karar verdi. Artık savaş başlamıştı…
| Yayınevi | Profil Kitap |
|---|---|
| Yazar | Sema Maraşlı |
| Sayfa Sayısı | 200 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2017 |
| Boyut | “13, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Profil Kitap – Okulda Tuzak
Sınıf başkanlığı seçimlerinde hem başkan hem de başkan yardımcısı sürpriz isimler arasından çıkmıştı. Sınıf başkanı İrem sessiz sakin, orta halli bir öğrenciydi; yardımcısı seçilen Yavuz ise tam aksine iriyarı, enerjik, yerinde duramayan ve çalışkan bir çocuktu. Yavuz, bir kızın yardımcılığını üstlenmeyi bir türlü kabullenemiyordu. Bu yüzden İrem’i görevinden vazgeçirebilmek için ona her türlü oyunu oynamaya karar verdi. Artık savaş başlamıştı…
İlgili ürünler
Beyaz Diş – Yapı Kredi Yayınları
Yaban’ın boyuneğmez, dövüşken kurdu Beyaz Diş, etrafını sarmalayan çetin doğayı, acımasız insanları, açlığı ve yorgunluğu aşıp mutluluğa koşuyor.
Beyaz Diş, Yaban’da doğan vahşi bir kurdun insanlarla tanışarak evcilleşmesini ve bu süreçteki çileli macerasını konu ediniyor. Yaban’ın ve insanlarla birlikte yaşamanın kendine has güçlükleri vardır. Beyaz Diş, bunların her birini yaşamış, hayatın bu çetin şartları karşısında hırçınlaşmış, vahşi bir kurt için bile sert, saldırgan tabiata bürünmüştür.
Neyse ki talihi ona hayatın güzelliklerini de keşfedebileceği bir fırsat çıkaracaktır.
Genç kurt eski arkadaşlarının acımasız dişleriyle kuşatılmıştı her iki yandan. Birlikte avlandıkları günler, yakaladıkları hayvanlar, yaşadıkları o büyük kıtlık unutulmuştu. O işler artık geride kalmıştı. Şimdi söz konusu olan aşktı; yiyecek bulmaktan çok daha acımasız, çok daha amansız bir konuydu aşk...
Günışığına Yolculuk Varış 2
Her ses, bir özgürlük haykırışıydı...
"Mızıkam aklıma geldi. Cebimden çıkarıp çalmaya başladım. Ne çaldığımı bilmeden üflüyordum. Mızıkanın sesi dağlarda yankılanıyordu. Çektiğim onca acıdan sonra ister doğadan gelsin, ister kuzudan kuştan, her ses bir özgürlük haykırışıydı. Mızıkayı cebime koydum. Ağzımı dağlara verip olanca gücümle, 'Yaşasın Özgürlük!' diye bağırdım."
İrikıyım Timsah
Issız Adanın Kralı
"Günlerin geçmesini bekleyerek hayatı harcayamazsın. Hayat, yaşamak içindir."
Savaş Atı, Tekboynuzlara İnanıyorum, Kelebek Aslanı ve Kayıp Zamanlar kitaplarından tanıdığımız dünyaca ünlü İngiliz yazar Michael Morpurgo'dan, 2000 'Red House Çocuk Kitapları' ve 2001 'Prix Sorcières En İyi Roman' ödüllü bir yaşama tutunma öyküsü… İngiltere'de, ailesi ve köpeği ile birlikte sakin bir hayat süren 11 yaşındaki Michael'ın yaşamı mahallesindeki diğer arkadaşlarından farklı sayılmazdı. En büyük eğlenceleri hafta sonları baraj gölünde yaptıkları tekne turları olan ailenin huzuru evlerine gelen bir mektupla sarsıldı. Anne ve babası, çalıştıkları fabrikanın kapanması nedeniyle işsiz kalmıştı. Bir gün, babasının aklına çılgınca ve bir o kadar harika bir fikir geldi: Tüm birikimlerini kullanarak satın alacakları bir yelkenli ile dünya turuna çıkabilirlerdi, hem de hep birlikte!
Peggy Sue adını verdikleri yelkenlileriyle denize açılan Michael ve ailesini daha önce hayal bile edemeyecekleri kadar renkli günler bekliyordu. Avrupa'dan Avustralya'ya uzanan macera dolu seyirlerinde türlü tehlikelerle karşılaşan aile, pusuda onları bekleyen büyük felaketten ise tamamen habersizdi. Issız bir adada, esrarengiz bir kişi, Michael'ın hayatını sonsuza dek değiştirecekti...
Evrensel konuları dramatik kurgularla buluşturarak okurları nefes kesici hikâyelere çeken bol ödüllü yazar Michael Morpurgo'nun seyir defterinden… Kültür ve dil sınırlarının yok edildiği, sıra dışı dostlukların kurulduğu modern bir ıssız ada hikayesi.
"Büyüleyici bir macera."
- The Times
"Bu harika kitap, günümüzün Robinson Crusoe'su."
- Wendy Cooling
Kar İle Kara
Güzel Sular Ülkesi’ni hiç duydunuz mu? Ya Sihirli Gölü? Peki Kar ile Kara adındaki ikiz sıpaları?..
Güzel Sular Ülkesi dünyanın en güzel ülkesidir, Kozman da dünyanın en kötü kalpli yöneticilerine sahip olan devleti. Bu devlet pek çok hileyle Güzel Sular Ülkesi’ni işgal eder. İnsanlar ve hayvanlar gizli bir geçitten geçerek hiç kimsenin görmediği bir yerde saklanırlar. Bir gün ülkelerini kurtaracaklarına inanırlar. Bunun için de insanların ve hayvanların iş birliğine ihtiyaçları vardır, özellikle farklı türlerdeki ikiz hayvanlara... Kar ile Kara da onlardan ikisidir. Ne var ki esir tutuldukları yerden kurtulup özgürlüklerine kavuşmaları için onları ciddi mücadeleler beklemektedir.
Ödüllü yazar Abdullah Ataşçı bu ilk gençlik romanıyla okurlara farklı dünyalar, zengin hayaller ve soluk soluğa bir macera vadediyor.
Kayıp (Karton Kapak)
“Yenemeyeceğin tek kişi kendinsin ve sen kendinle savaşıyorsun.”
Ezgi Çora, geçirdiği trafik kazasından sonra iki ay komada kalır. Uyandığında son üç yılına dair hiçbir şey hatırlamıyordur ve zihninde kendi sesi dışında başka sesler de vardır.
İyileşmesini bekleyen insanları gördüğünde yeni hayatının yalanlar üzerine kurulduğunu düşünür. Üzerine titreyen anne babası, sevecen arkadaşları ve ilgisiyle şaşırtan Asilkan ona çok yabancı gelir. Çünkü Ezgi’nin hatırladığı son şey, aslında ne kadar yalnız olduğudur. Okul çıkışında gelip onu seyreden, ortak geçmişlerinin olduğunu söyleyen ama kimsenin tanımadığı Ushan da aklını iyice karıştırır.
Anılarını hatırlamaya ve asıl benliğini bulmaya çalışan Ezgi’nin en büyük savaşı kendiyle olacaktır. Kazanmak istiyorsa zihnindeki seslerden bir an önce kurtulması, yoluna tek başına devam etmeyi öğrenmesi gerekmektedir.
“Mavinin küçük vedasınaydı, siyahın buruk tebessümü.”
Limon Kütüphanesi
"Kitaplar size kaybettiğiniz insanları geri verir."
Calypso 10 yaşında bir kız çocuğu. Kitaplar tüm dünyası. Annesini kanserden kaybetmiş ve babası ile yaşıyor. Babası içsel bir güce ve güçlü olmaya kafayı takmıştır. Olayları soğukkanlı karşılar, eşinin ölümünde bile ağlamamıştır. Calypso’ya da durmadan içsel olarak güçlü olmayı ve yalnızken mutlu olmayı telkin eder.
Bir gün Calypso’nun okuluna yeni bir kız gelir. Bu kız onun rutin hayatını değiştirmeye başlayacak kişidir. Calypso, kendisi kadar kelimelere ilgi duyan bir arkadaş bulduğu için çok mutludur. Mae’nin en az onun kadar okuması ise bir başka sürpriz olur.
Bu arkadaşlık limonlar gibi bir gün çürüyecek mi yoksa sonsuza dek sürecek midir?
"Bir uçurumun kenarında duruyormuşum gibi hissediyordum, düşmemek için elimden tutan bir şey yoktu.
Keşke o limonları hiç bulmasaydım."

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.