Nasıl Temizlenebilirim?
₺345,00 Orijinal fiyat: ₺345,00.₺285,00Şu andaki fiyat: ₺285,00.
İnsanlara veya bazı nesnelere değdikten sonra, hatta bazen onlara
dokunmamışken bile kirlenmekten korkuyor musunuz?
• Dokunma yoluyla size bir hastalık bulaşmasından çekiniyor mu-
sunuz?
• Başkaları tarafından kirletilmekten ya da onları kirletmekten en-
dişeleniyor musunuz?
• Dışarıdan evinize girecek şeylere karşı sürekli tetikte misiniz?
• Kirlendiğini düşündüğünüz şeyleri aşırı mı temizliyorsunuz? Ya
da onları atıyor musunuz? Kirlendiğini düşündüğünüz şey bir kı-
yafetse, onunla temiz olduğunu düşündüğünüz bir yere oturmak-
tan kaçınıyor musunuz?
• Herhangi bir şeyin tam anlamıyla temiz olduğundan bir türlü emin
olamıyor musunuz?
• Evinizde aile üyelerinin bile giremeyeceği, dokunamayacağı, otu-
ramayacağı “temiz”, “güvenli”, “yasak” alanlar oluşturuyor musu-
nuz?
• Bir şeylerin temizlendiğini hissedene kadar harcadığınız saatler-
den veya hiçbir şey kirlenmesin diye aldığınız önlemlerden artık
yoruldunuz mu?
• Kirlilik hissine dayanamıyor musunuz?
• Yıkanmak size durdurulması imkânsız bir şey gibi mi geliyor artık?
Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’ın editörlüğünde hazırlanan Hayatı
Anlamak Serisi’nin ana rengi, psikolojik bozuklukların nedenleri ve
çözümlerini anlamak için iletişime dayalı bilimsel yöntemi esas alan
Bilişsel Davranışçı Psikoterapi. Bireyin kendine nasıl yardım edebile
ceğine yoğunlaşan serinin bu kitabının konusu ise Bulaşma-Yıkanma Tipi Obsesif Kompulsif Bozukluk.
Türkçapar, Bulaşma-Yıkanma Tipi Obsesif Kompulsif Bozukluğun ne olduğunu ve neden olduğunu anlatırken, azımsanmayacak sayıda kişinin mustarip olduğu bu sorunun, doğası gereği kendini saklayan ve sürekli gözden kaçırılan asıl temelini gözle görülür hâle getiriyor.
Türkçapar şunu soruyor: Asıl sorun kirlenme-bulaşma mı, yoksa
obsesif kompulsif bozukluğun kendisi mi?
Rahatsızlığın sonlandırılmasında kritik bir öneme sahip olan bu
sorunun yanıtı, kitapta verilen özgün yöntemler ve etkin çözümlerle
birlikte okuru sahici bir iyileşmeye davet ediyor.
| Yayınevi | Epsilon Yayınevi |
|---|---|
| Yazar | M. Hakan Türkçapar |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2023 |
| Boyut | “13, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
18 adet stokta
Epsilon Yayınevi – Nasıl Temizlenebilirim?
/n
İnsanlara veya bazı nesnelere değdikten sonra, hatta bazen onlara
dokunmamışken bile kirlenmekten korkuyor musunuz?
• Dokunma yoluyla size bir hastalık bulaşmasından çekiniyor mu-
sunuz?
• Başkaları tarafından kirletilmekten ya da onları kirletmekten en-
dişeleniyor musunuz?
• Dışarıdan evinize girecek şeylere karşı sürekli tetikte misiniz?
• Kirlendiğini düşündüğünüz şeyleri aşırı mı temizliyorsunuz? Ya
da onları atıyor musunuz? Kirlendiğini düşündüğünüz şey bir kı-
yafetse, onunla temiz olduğunu düşündüğünüz bir yere oturmak-
tan kaçınıyor musunuz?
• Herhangi bir şeyin tam anlamıyla temiz olduğundan bir türlü emin
olamıyor musunuz?
• Evinizde aile üyelerinin bile giremeyeceği, dokunamayacağı, otu-
ramayacağı “temiz”, “güvenli”, “yasak” alanlar oluşturuyor musu-
nuz?
• Bir şeylerin temizlendiğini hissedene kadar harcadığınız saatler-
den veya hiçbir şey kirlenmesin diye aldığınız önlemlerden artık
yoruldunuz mu?
• Kirlilik hissine dayanamıyor musunuz?
• Yıkanmak size durdurulması imkânsız bir şey gibi mi geliyor artık?
Prof. Dr. M. Hakan Türkçapar’ın editörlüğünde hazırlanan Hayatı
Anlamak Serisi’nin ana rengi, psikolojik bozuklukların nedenleri ve
çözümlerini anlamak için iletişime dayalı bilimsel yöntemi esas alan
Bilişsel Davranışçı Psikoterapi. Bireyin kendine nasıl yardım edebile
ceğine yoğunlaşan serinin bu kitabının konusu ise Bulaşma-Yıkanma Tipi Obsesif Kompulsif Bozukluk.
Türkçapar, Bulaşma-Yıkanma Tipi Obsesif Kompulsif Bozukluğun ne olduğunu ve neden olduğunu anlatırken, azımsanmayacak sayıda kişinin mustarip olduğu bu sorunun, doğası gereği kendini saklayan ve sürekli gözden kaçırılan asıl temelini gözle görülür hâle getiriyor.
Türkçapar şunu soruyor: Asıl sorun kirlenme-bulaşma mı, yoksa
obsesif kompulsif bozukluğun kendisi mi?
Rahatsızlığın sonlandırılmasında kritik bir öneme sahip olan bu
sorunun yanıtı, kitapta verilen özgün yöntemler ve etkin çözümlerle
birlikte okuru sahici bir iyileşmeye davet ediyor.
İlgili ürünler
Bakışınızı Değiştirecek 10 Deney: İnsan
Kararlarımızı alırken aklımız mı daha öndedir, yoksa duygularımız mı? “İyi” ya da “kötü” biri olacağımız doğuştan mı bellidir, yoksa çevremiz mi bizi şekillendirir? En sıradan insanlar bile bir caniye dönüşebilir mi? “Ahlak”ın kaynağı nedir? Herkes bize karşıyken de doğrularımızı savunabilir miyiz? Toplum içindeyken olduğumuzdan farklı birine mi dönüşürüz?
Belki de en önemli soru şu; insan denen varlığı ne kadar tanıyor, biliyoruz? Yoksa bildiğimizi mi sanıyoruz?
Selçuk Şirin, psikoloji alanında kült olmuş araştırmalardan yola çıkarak insana bakışımızı değiştirecek bir kitapla karşımızda…
Bakışınızı Değiştirecek 10 Deney serisinin ilk kitabı İnsan, insan psikolojisi üzerine yapılmış araştırmalardan elde edilen bilimsel bilgileri Şirin’in kendine has sade ve anlaşılır üslubuyla bir araya getiriyor. Doğru bilinen yargıları altüst eden, ön kabulleri yıkan ve insanı gerçekten anlamaya bizi bir adım daha yaklaştıracak bilgilerle dolu bu kitabı şaşırarak ve heyecanla okuyacaksınız!
Dönüşümsel Sandalye Çalışması – Klinik Uygulamada Psikoterapötik Diyalogların Kullanılması
Gizli Yaralar
“EN GÜÇLÜLER, EN ÇOK YARALANANLARDIR.”
Neden hep aynı insanları celladım olarak seçiyorum? Neden hep aynı tuzaklara düşüyorum? Kendimi neden yetersiz hissediyorum? İlişkilerimde neden hep aynı yerden yaralanıyorum? Başarılarımın altında bile neden bir eksiklik duygusu taşıyorum?
Bütün içsel çelişkilerin temelinde hayatı zorlaştıran döngüler yatıyor, her biri geçmişin mirası, öğrenilmiş en eski duygusal kalıplarınız.
Psikolog Esra Ezmeci, kaleme aldığı Gizli Yaralar adlı bu kitabında, yaşamın kara kutusu sayılan duygusal kalıpların, şema terapi yöntemiyle nasıl yeniden tasarlanabildiğini, hayatın içinden seçtiği gerçek kahramanların, aklınızdan hiç çıkmayacak sarsıcı hikâyeleriyle ele alıyor.
Handan, Yeliz ve Selen... Sevgisizlik, kaybetme korkusu, yetersizlik, haklılık, ilahi adalet, seks oyunları, intikam ve sıkışmışlık duygularıyla mücadele eden üç özel kadın. Kara kutular açıldığında hikâyelerin nasıl tersyüz edilebileceğinin en güzel örnekleri... Hikâyelerle, şema terapiyle ve dönüştürücü ritüellerle neler yapılabileceğine inanamayacaksınız.
Geçmişi değiştiremezsiniz belki ama geçmişle ilişkinizi değiştirebilirsiniz. Şema terapiyle geçmişle kurduğunuz ilişki değişecektir, hal böyle olduğunda döngüler de kırılacaktır, dolayısıyla artık başka bir hikâye başlayacaktır sizin için. Olmuş olan değişmeyecektir belki ama olacak olan değişmeye başlayacaktır.
İnsan Kaderinin Kurbanı Değil Seçimlerinin Efendisidir-Irvin D. Yalom
HAYAT ÇÖZÜLMESİ GEREKEN BİR PROBLEM DEĞİL, YAŞANMASI GEREKEN
BİR DENEYİMDİR.
Gerçekten yaşamak ne anlama gelir? Varoluşun belirsizlikleri, ölümün kaçınılmazlığı ve anlam
arayışıyla nasıl yüzleşiriz?
Bu kitap, çalışmalarıyla insanın hallerini anlamamıza yardımcı olan, çağımızın en etkili
psikoterapistlerinden Irvin D. Yalom’un bir keşfi. Yalom, varoluşçu psikoterapiye öncülük eden
yaklaşımıyla ve derin kişisel ve felsefi düşünceleriyle sayısız insana kendini keşfetme, iyileşme
ve kabullenme yolunda rehberlik etmiştir.
Nietzsche Ağladığında, Varoluşçu Psikoterapi, Aşkın Celladı,
Schopenhauer Tedavisi, Güneşe Bakmak, Spinoza Problemi ve daha birçok eserinden
yararlanılarak kaleme alınan bu kitap, Yalom’un bıraktığı mirası oluşturan en temel konuları
inceliyor: ölümlülükle yüzleşme, kişisel seçimlerin önemi, insan ilişkilerinin gücü ve terapide
hikâye anlatıcılığının dönüştürücü potansiyeli.
Analiz, kişisel anekdotlar ve derin felsefi sorgulamaların bir araya getirildiği bu kitap, Yalom’un
kim olduğunu öğrenmenin ötesinde, insanın kendisini anlaması için de bir rehber niteliği taşıyor.
İster bir psikoloji öğrencisi, ister bir terapist ya da hayatın belirsizlikleri içinde anlam arayan biri
olun, bu kitap varoluşun karmaşıklığını kucaklamanız ve özgünlüğe giden kendi yolunuzu
keşfetmeniz için size ilham verecektir.
Jungiyen Rüya Analizi
Mevsimsel Duygudurum Bozukluğunu Yenmek
Yüzmek Yaşamak Ve Olma Arzusu
“İnsan, olma arzusudur.” demişti Sartre. Peki nasıl? Ve bunun yüzmeyle ilişkisi ne? Bu kitap, yüzmeyi bilenler ve yüzmeyi bilmeyenler için. Yüzme, psikolojik açıdan ne anlama geliyor? Yaşamasını öğrenmek neden yüzmesini öğrenmeye benzer? Yüzmeyi öğrenmiş ya da öğren/e/memiş olmamız bizimle ilgili neyi gösterir? Bu durum bizi nasıl etkiledi ve etkiliyor? Ebeveynlerimizin yüzmeyi öğrenmemizle ilgili düşünceleri ve bizim bu konuya bakışımız bizi farkında olmadan nasıl şekillendiriyor? Yaşamayı öğrenmek ile yaşamasını öğrenmek neden farklı? Bu kitabı okuduktan sonra, yüzmeye ve yüzmemeye bir daha asla eskisi gibi bakamayacaksınız

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.