Ayaşlı İle Kiracıları - Yapı Kredi Yayınları
₺120,00 Orijinal fiyat: ₺120,00.₺99,00Şu andaki fiyat: ₺99,00.
Otlakçı
₺80,00 Orijinal fiyat: ₺80,00.₺66,00Şu andaki fiyat: ₺66,00.
Mendil Altında
₺70,00 Orijinal fiyat: ₺70,00.₺57,75Şu andaki fiyat: ₺57,75.
Esendal’ın Vassaf Bey romanı zaman, mekân ve bazı kişileri bakımından Ayaşlı ile Kiracıları romanıyla uyuştuğu kadar öykülerindeki kadın-erkek ilişkilerinin tüm karakteristik özelliklerini de taşır. Esendal, 1930’lar Ankarası’nın bir görünümünü sunarken, basit günlük yaşam içerisinde genç kızlar için evliliğin önemini, evlilikte ne bulduklarını anlatmakta; küçük burjuva bireylerin aile ve evlilik ilişkilerindeki ahlaksal değer yargılarındaki çelişkileri ele almakta; Batı kültürüyle geleneksel değerlerin çatışmasını sergilemektedir. Yine 1930’larda yayımlanan “küçük roman” niteliğindeki “Saide”de olsun, kısa öykülerinden “Genç Kızla Yaşlı Adam”da olsun, gönül ilişkileri, ev-aile kurma istekleri anlatılırken dönemin toplumsal, kültürel, ekonomik koşulları, farklı evlilik anlayışları her yönüyle yansıtılmaktadır. Esendal, sevgi arayışının getirdiği gönül kırıklıklarını kolayca bir tiyatro sahnesinde yankılanacak canlı diyaloglarla, tüm renkleriyle veriyor.
“Ben yaşlı kocaya varırım ama, düzülü koşulu bir evim olur. Sen Vassaf Bey’in evini gördün mü? Kuş yuvası gibi.”
“1925’te Meslek dergisinde 35 hikâyesi çıktı ise de sanat hayatına, Ayaşlı ve Kiracıları bir yana, 1946’ya kadar uzun bir ara verdi. Bu tarihten sonra yayımladığı hikâyelerle sevilen, aranan bir hikâyeci oldu. Hayattan aldığı konuları konuşur gibi, temiz bir dille, sadelik, içtenlik ve rahatlıkla edebiyatsız, oyunsuz yazdı. Esendal’ın, kahramanlarına sevgi ve şefkatle eğilen, onları gündelik yaşayışları içinde en yapmacıksız, rahat ve karakteristik taraflarından görmesini bilen, renkli-canlı aktaran bir hikâyeci olduğunu gösterir.” (Behçet Necatigil)
“Yalınlık, açıklık, kısalık gerçek yazın adamlarının ulaşmak istedikleri bir düzeydir. Ama herkes bunu yapamaz, az sözle, az tanımlamayla, az ‘edebiyat’la, daha doğrusu ‘edebiyat yapmamak’la başarılı olunacağını bilemez, düşünemez. Esendal’ın öykülerinin başarısı, kalıcı yanı ölümsüz güzelliği, onun da Çehov gibi, ‘Denizin rengi mavidir’ diyebilecek kadar süslerden uzak bir dille yazmasıydı. Bugün bile bu öyküleri, içinde yaşarmışçasına okuyor, o olayların içinde imişiz gibi okuyorsak, yazarın gerçek ‘edebiyat’ın temel niteliklerini bilmesinden, başarıyla kullanmasındandır.”
(Oktay Akbal)
| Yayınevi |
Yapı Kredi Yayınları |
|---|---|
| Yazar |
Memduh Şevket Esendal |
| Sayfa Sayısı |
144 |
| Kağıt Cinsi |
1. Hamur |
| Boyut |
"13 ,5 X 21" |
| Cilt Tipi |
Karton Kapak |
1 adet stokta
Stok kodu:
9789750855191
Kategoriler: Öykü
Açıklama
Yapı Kredi Yayınları – Mendil Altında
/n
Esendal’ın Vassaf Bey romanı zaman, mekân ve bazı kişileri bakımından Ayaşlı ile Kiracıları romanıyla uyuştuğu kadar öykülerindeki kadın-erkek ilişkilerinin tüm karakteristik özelliklerini de taşır. Esendal, 1930’lar Ankarası’nın bir görünümünü sunarken, basit günlük yaşam içerisinde genç kızlar için evliliğin önemini, evlilikte ne bulduklarını anlatmakta; küçük burjuva bireylerin aile ve evlilik ilişkilerindeki ahlaksal değer yargılarındaki çelişkileri ele almakta; Batı kültürüyle geleneksel değerlerin çatışmasını sergilemektedir. Yine 1930’larda yayımlanan “küçük roman” niteliğindeki “Saide”de olsun, kısa öykülerinden “Genç Kızla Yaşlı Adam”da olsun, gönül ilişkileri, ev-aile kurma istekleri anlatılırken dönemin toplumsal, kültürel, ekonomik koşulları, farklı evlilik anlayışları her yönüyle yansıtılmaktadır. Esendal, sevgi arayışının getirdiği gönül kırıklıklarını kolayca bir tiyatro sahnesinde yankılanacak canlı diyaloglarla, tüm renkleriyle veriyor.
“Ben yaşlı kocaya varırım ama, düzülü koşulu bir evim olur. Sen Vassaf Bey’in evini gördün mü? Kuş yuvası gibi.”
“1925’te Meslek dergisinde 35 hikâyesi çıktı ise de sanat hayatına, Ayaşlı ve Kiracıları bir yana, 1946’ya kadar uzun bir ara verdi. Bu tarihten sonra yayımladığı hikâyelerle sevilen, aranan bir hikâyeci oldu. Hayattan aldığı konuları konuşur gibi, temiz bir dille, sadelik, içtenlik ve rahatlıkla edebiyatsız, oyunsuz yazdı. Esendal’ın, kahramanlarına sevgi ve şefkatle eğilen, onları gündelik yaşayışları içinde en yapmacıksız, rahat ve karakteristik taraflarından görmesini bilen, renkli-canlı aktaran bir hikâyeci olduğunu gösterir.” (Behçet Necatigil)
“Yalınlık, açıklık, kısalık gerçek yazın adamlarının ulaşmak istedikleri bir düzeydir. Ama herkes bunu yapamaz, az sözle, az tanımlamayla, az ‘edebiyat’la, daha doğrusu ‘edebiyat yapmamak’la başarılı olunacağını bilemez, düşünemez. Esendal’ın öykülerinin başarısı, kalıcı yanı ölümsüz güzelliği, onun da Çehov gibi, ‘Denizin rengi mavidir’ diyebilecek kadar süslerden uzak bir dille yazmasıydı. Bugün bile bu öyküleri, içinde yaşarmışçasına okuyor, o olayların içinde imişiz gibi okuyorsak, yazarın gerçek ‘edebiyat’ın temel niteliklerini bilmesinden, başarıyla kullanmasındandır.”
(Oktay Akbal)
Değerlendirmeler (0)
“Mendil Altında” için yorum yapan ilk kişi siz olun Yanıtı iptal et
İlgili ürünler
Denizler Arslanı
Falaka – Parıltı Yayınları
Osmanlı’da çocukluk nasıl yaşanırdı?
Eğitim hangi yollarla verilirdi?
Ahmet Rasim, başta bunları ve daha fazlasını, anılarından doğan Falaka’da, 19. yüzyılın İstanbul manzaraları eşliğinde anlatıyor.
Edebiyatımızın en üretken kalemlerinden Ahmet Rasim,
okul hayatının ilk dönemini oluşturan “mahalle mektebi” yıllarında yaşadığı olayları, kıvrak kalemiyle yazıya döktü. Bugünden bakıldığında bir yanı trajik, bir yanı komik sayılabilecek bu tecrübeleri 1927’de, Falaka adı altında yayımladı.
Falaka, o günden bu yana hayatımızda ve
Ahmet Rasim’in, dahası edebiyatımızın en çok okunan
kitapları arasında yer alıyor.
Şimdi, günümüz Türkçesiyle…
Hayaldi Roman Oldu
Upuzun bir yolculuktu bu. Hiç bitmeyecek izlenimi veriyordu. Yorucuydu. Nihayet özgün olaylarla örülü bir metin çıktı ortaya.
Hayaldi, roman oldu.
Kitabı bu gece bitirdim. Tan vakti girdi. Üsküdar gökleri kızıla boyandı. Birazdan sabah olacak, sonucu merakla bekleyen yayıncım metni almaya gelecek.
Kitap yayınlandıktan sonra bir nüshasını sana kendi elimle vermek isterim. Kim bilir, belki yine gelirsin. Günbatımına yakın sahilde oluyorum. Gelemezsen, sonsuzluk sahilinde bekle beni. Yoldayım, geliyorum.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.