Limon Ağacı
₺425,00 Orijinal fiyat: ₺425,00.₺362,00Şu andaki fiyat: ₺362,00.
“Yaşadıkları hiç de yabana atılacak şeyler değildi üstelik, hiç kolay değildi tüm olup bitenleri içine sindirmek. Kendi dışında gelişen, senaryosunu bir başkasının yazdığı, onun yalnızca bir figüran gibi dahil olduğu tüm bu olayları unutmak mümkün olmayacaktı elbette ama bununla yaşamayı öğrenmesi gerekiyordu. Sahiden de yardımcı rolde miydi yoksa o filmlerde izlediği esas kız olmak mıydı payına düşen? İşin aslı karışmıştı ama ne olursa olsun tam da fırtınanın orta yerinde mücadele vermişti Ada.”
***
“Bir yerlerde gizlenmiş olmalıydı yoksa onu görür, bir şekilde onun farkına varırdı. O kadar karanlık görünüyordu ki adam; tıpkı bir hayalet gibi karşısında dikilirken, belli belirsiz ay ışığı bile onu görmesine yardımcı olmuyordu; çaresiz bir teslimiyet gibiydi yaşadığı. Ona ne yapacaktı acaba?”
***
Bazen sandığın şeylerin çok ötesindedir gerçekler. Bazen hissedersin ve anlarsın. Tümden gelirsin ya da tümevarımla bulursun sonucu. O, hiç değişmeyen sonucu… Kime göre? Neye göre? Sonra… Sonrası bir hayat dersidir işte, doğru yerde, doğru zamanda alınan.
Yine bir gizemin içinde daha var olmaya hazır mısın?
| Yayınevi | Pegasus Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Sandy Tolan |
| Sayfa Sayısı | 400 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2016 |
| Boyut | “13, 00 X 21, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Pegasus Yayınları – Limon Ağacı
“Yaşadıkları hiç de yabana atılacak şeyler değildi üstelik, hiç kolay değildi tüm olup bitenleri içine sindirmek. Kendi dışında gelişen, senaryosunu bir başkasının yazdığı, onun yalnızca bir figüran gibi dahil olduğu tüm bu olayları unutmak mümkün olmayacaktı elbette ama bununla yaşamayı öğrenmesi gerekiyordu. Sahiden de yardımcı rolde miydi yoksa o filmlerde izlediği esas kız olmak mıydı payına düşen? İşin aslı karışmıştı ama ne olursa olsun tam da fırtınanın orta yerinde mücadele vermişti Ada.”
***
“Bir yerlerde gizlenmiş olmalıydı yoksa onu görür, bir şekilde onun farkına varırdı. O kadar karanlık görünüyordu ki adam; tıpkı bir hayalet gibi karşısında dikilirken, belli belirsiz ay ışığı bile onu görmesine yardımcı olmuyordu; çaresiz bir teslimiyet gibiydi yaşadığı. Ona ne yapacaktı acaba?”
***
Bazen sandığın şeylerin çok ötesindedir gerçekler. Bazen hissedersin ve anlarsın. Tümden gelirsin ya da tümevarımla bulursun sonucu. O, hiç değişmeyen sonucu… Kime göre? Neye göre? Sonra… Sonrası bir hayat dersidir işte, doğru yerde, doğru zamanda alınan.
Yine bir gizemin içinde daha var olmaya hazır mısın?
İlgili ürünler
Avcının Notları – Hasan Ali Yücel Klasikleri 317
İvan Sergeyeviç Turgenyev (1818-1883): Avrupa’da ve ülkemizde eserleri ilkönce çevrilen 19. yüzyıl Rus yazarlarındandır. Döneminin Avrupalı bakış açısına sahip tek Rus yazarı olarak anılır. Avcının Notları Turgenyev'in daha önce Sovremennik (Çağdaş) dergisinde yayımladığı 25 hikâyesinin bir araya getirildiği ve onu üne kavuşturan ilk eseridir.
Eser hümanist dili ve toprak köleliğine karşı duruşuyla, Rus realist edebiyatında önemli bir rol üstlendiği gibi, toplumsal bilincin gelişimine de büyük katkıda bulunmuştur.Yazarın olağanüstü gözlem gücünün tüm hikâyelerin ana fonunu oluşturan doyumsuz doğa tasvirlerinde doruğa çıktığı Avcının Notları, Çarlık Rusyası'ndaki sert ve merhametsiz taşra yaşamının insanlara, özellikle de toprak kölesi köylülere yansımasını olanca çıplaklığıyla gözler önüne serer.
Çanakkale Mahşeri
Enver Paşa – Bir Adanmışlık Öyküsü
Mefkûrem sevgili vatanımım büyüklüğü ve refahıdır. (...) Eğer bu, memleketi kurtaracaksa mutlu olurum. Ölürsem; vazifemi yapmış kabul ederim kendimi. Allah’a dua ediyorum; eğer projem Türkiye’ye mutluluk getirmezse, beni öldürmesi için dua ediyorum. Allah sizi korusun. Ata binmem lazım, beni bekliyorlar...
Osmanlı Devleti’nin son dönemleri… Bir yanda kaybedilen savaşlarla, toprak kayıplarıyla, göçlerle, Balkanlarda ve diğer bölgelerde patlak veren isyanlarla, diğer yanda ekonomik sorunlarla, yoksullukla, Meşrutiyet ve özgürlük hareketleriyle baş etmeye çalışan bir devlet… Bir yanda varoluş mücadelesi veren Osmanlı İmparatorluğu, diğer yanda hızla büyük bir harbe sürüklenen dünya...
Böyle bir ortamda doğan ve büyüyen, geçim sıkıntısı yaşayan memur bir babanın içe kapanık, çelimsiz ama inatçı oğlu İsmail Enver’in ise tek hayali sokakta gördüğü subaylar gibi olmak. Bu hayal diğer hayallerin kapısını açacak; kendini milletine adamış bir adamın hayalleri bir milletin hayallerine dönüşecekti…
Yakın tarihimizin en çok tartışılan tarihî figürlerinden Enver Paşa hırsları ve inatları uğruna vatanı feda eden bir hayalperest miydi yoksa kader kurbanı bir vatan sevdalısı mı?
Tarihimizin önemli olaylarını ve figürlerini anlatan romanlarıyla okurun büyük beğenisini toplayan İsmail Bilgin, hayatı mücadelelerle geçmiş Enver Paşa’yı daha önce hiç anlatılmamış bir şekilde kaleme aldı.
Bütün bir vatanın kaderini değiştiren Enver Paşa’yı hiç böyle okumadınız...
Kuşçubaşı Eşref (İsmail Bilgin)
Eşref Sencer Kuşçubaşı ya da namı diğer Kuşçubaşı Eşref…
Sıkı bir savaşçı, iyi bir istihbaratçı, dünya tarihinin gelmiş geçmiş en ünlü casuslarından...
Ve tarihimizde hep merak edilen bir kurum: Teşkilat-ı Mahsusa…
Osmanlı’nın son dönemleri… Bir yanda Balkanlarda patlak veren isyanlar, diğer yanda iç karışıklıklarla baş etmeye çalışan bir devlet. Bir yanda varoluş mücadelesi veren Osmanlı İmparatorluğu, diğer yanda büyük bir hızla dünya savaşına doğru sürüklenen ülkeler. Böyle bir ortamda, gözünü budaktan esirgemeyen bir savaşçı çıkar ve tarihin seyrini değiştirir.
İçindeki vatan aşkıyla, 20.000 kişilik orduya sadece 40 adamıyla hiç çekinmeden kafa tutan ve saatlerce savaşan bir asker. İngilizlerin Ortadoğu’daki oyunlarını bozmak için akıl almaz istihbarat faaliyetleri yürüten bir casus. Arap çöllerinde çok hızlı yer değiştirmesiyle bilinen meşhur “uçan şeyh”…
Tarihimizin önemli figürlerini genç nesillere anlatan romanlarıyla okurun büyük beğenisini toplayan İsmail Bilgin’in kaleminden, hayatı mücadelelerle geçmiş bir istihbaratçının benzersiz hayat hikayesi…
“Durmadan çalıştım… Hiçbir zaman filozof ya da siyasetçi olmadım ve bu işten iyi dostlar, yara izleri, kalça kırığı, birkaç madalya ve memleketim için çok iyi dövüştüğümü bilmenin verdiği tatmin dışında hiçbir şey elde etmedim.”
Mimar Sinan
Rüzgara Bırakılan Dilekler
Tarihin karanlık bir döneminde hayatta kalma gücüne ve sevgiye dair olağanüstü bir hikâye!
2. Dünya Savaşı tüm dehşetiyle sürerken 10 yaşındaki Manami Amerika’daki yaşamının ne kadar huzurlu olduğunun farkında değildir. 1942 yılında Japonya Amerika’nın Pearl Harbor limanını bombalayınca, Amerikan hükümeti Japon kökenli Amerikalıları toplama kamplarında yaşamaya zorlar. Manami sadece evinden değil, köpeğinden de ayrılmak zorunda kalır. Hem de onu yanında götürmek isterken bir bilinmeze terk etme pahasına!
Peki, kâğıtlara yazıp rüzgâra bıraktığı dilekler sevgili köpeğini geri getirebilecek mi? Ailesi tekrar bir araya gelebilecek mi? Sadece Japon yüzlü ve Japon isimli olduğu için gördüğü ayrımcılığı bir gün affedebilecek mi?
Tarihsel olaylara dayanarak başarıyla kaleme alınmış olan bu roman, yaşadığı travmatik olaylar nedeniyle artık konuşamayan Manami’nin iyileşme ve tekrar hayata bağlanma çabasını dokunaklı bir dille anlatıyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.