Kutsal Olanı Arayabilmek
₺260,00 Orijinal fiyat: ₺260,00.₺208,00Şu andaki fiyat: ₺208,00.
“Her arayan bulamaz ama bulanlar arayanlardır…”
– Bayezid Bestami
Arayışçının ruhsal dönüşümü içsel heyecanı hissetmesiyle başlar. Bu da onu bir yolculuğa sürükler, tehlike ve tuzaklarla dolu bir arayışa… Uzun süre aradığı “Kutsal Olan”la bir araya geldiğindeyse yeni bir bilinç seviyesine yükselir. Arayışçı aradığını bulduğunda, parçaların toplamından daha büyük olan o ilahi hazineye kavuşur.
Uluslararası çok satanlar listesinde haftalarca bir numara olan, Türkiye’de de yüz binlerce okura ulaşmayı başaran Guy Finley bu kez evrensel hakikatin kapılarını aralıyor. Antik Yunan’dan Uzakdoğu’ya, Mevlana’dan Buda’ya 5000 yıllık bir arayışın, ruhun kendini keşfetme yolculuğunun bir manifestosunu sunuyor. Bu kitap doğuştan var olan hakkınıza sahip çıkmanız ve anlatılmış en güzel hikâyenin yolculuğunda kendi yerinizi bulmanız için size ilham olacak.
| Yayınevi | Destek Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Gun Finley |
| Sayfa Sayısı | 144 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2021 |
| Boyut | “13, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Destek Yayınları – Kutsal Olanı Arayabilmek
/n
“Her arayan bulamaz ama bulanlar arayanlardır…”
– Bayezid Bestami
Arayışçının ruhsal dönüşümü içsel heyecanı hissetmesiyle başlar. Bu da onu bir yolculuğa sürükler, tehlike ve tuzaklarla dolu bir arayışa… Uzun süre aradığı “Kutsal Olan”la bir araya geldiğindeyse yeni bir bilinç seviyesine yükselir. Arayışçı aradığını bulduğunda, parçaların toplamından daha büyük olan o ilahi hazineye kavuşur.
Uluslararası çok satanlar listesinde haftalarca bir numara olan, Türkiye’de de yüz binlerce okura ulaşmayı başaran Guy Finley bu kez evrensel hakikatin kapılarını aralıyor. Antik Yunan’dan Uzakdoğu’ya, Mevlana’dan Buda’ya 5000 yıllık bir arayışın, ruhun kendini keşfetme yolculuğunun bir manifestosunu sunuyor. Bu kitap doğuştan var olan hakkınıza sahip çıkmanız ve anlatılmış en güzel hikâyenin yolculuğunda kendi yerinizi bulmanız için size ilham olacak.
İlgili ürünler
Her Şeye Canını Sıkma Ey Gönül
“Kalbi vesveselerden arındırma ve zihni susturma sanatı”
İnsan her ne kadar bedeniyle sınırlı bir varlık gibi görünse de, dipsiz bir kuyu, hatta akıl almaz bir uçurumdur içi... Sınırlı bedeninde, sınırsız bir âlem yaşar ki, bu âlemi yaşanmaz hale getiren bir dolu vesveseyle boğuşur durur hayatı boyunca.
Gönül terbiyesinden geçmemiş olanlar için, vesvesenin neden olduğu cehennem, hem birtakım fiziksel ve ruhsal sıkıntılara yol açar, hem sınav yolundaki kıymetli deneyimleri anlamsız talihsizliklere dönüştürür.
Oysa vesvesenin doktoru olmak, insana şifa ve hidayet de versin diye indirilmiş olan Kuran’ın rehberliğiyle mümkündür.
“Zihnim hiç susmuyor.”
“Ne yaparsam yapayım hep içim daralıyor.”
“Sevdiklerimi kaybetme korkusu yaşıyorum.”
“Geleceğimden çok korkuyorum.”
“Küçücük şeyler bile aklıma takılıyor, içimi yiyor.”
“Nereye gidersem gideyim içimde hep bir huzursuzluk var.”
“En mutlu anımda bile kötü bir şey olacak endişesine kapılıyorum.”
İşte bütün bu vesveseler, hakkından gelinmediğinde insan hayatını cehenneme dönüştürebilecek kadar güçlü düşmanlar. Milyonlarca okurun içsel yolculuğuna uzun yıllardır rehberlik etmeye devam eden yazar Uğur Koşar’ın Her Şeye Canını Sıkma Ey Gönül adlı bu kitabı, sınav yolunu cennete çevirmek niyetiyle kaleme alınmış, ilim, ilham ve bilgi dolu bir şifa kaynağı.
Kaderin Kodu
Işığa tapmadan, karanlığa sapmadan...
“Madde evreni” her an hareket halindedir ve her hareketin bir titreşimi vardır.
Hareketlerinin, seçimlerinin, duygu, düşünce ve ifadelerinin de sana özgü bir titreşimi var...
Senden yansıyanları, hayat aynasından kaderin olarak seyredersin.
Kaderin kalemi dildedir.
İfadelerinle hayatına neyi davet ettiğinin farkında mısın?
Davranışların ve tutumun sana nasıl bir kader getiriyor?
Başına gelen olaylar hangi konularda seni uyarıyor?
Seçtiğin meslek sana ne anlatıyor?
Bedenindeki sorunlar neyin habercisi?
Yaşadığın kazaların içindeki mesajları okuyabiliyor musun?
Gelecek planın sadece senin seçimlerinden mi oluşuyor?
Sistem bütün bu konularla ilgili seninle konuşurken çok özel bir dil kullanır.
Kâinatın bu özel diliyle iletişim kurabilmek için hayatın alfabesini biliyor olmak gerekir...
Peki, nedir hayatın gizli dilinin alfabesi?
Olaylar, durumlar, eylemler, seçimler, sözler ve ifadeler üzerinden hayatı okumaya başladığında sistemle bilinçli bir işbirliği kurmuş olursun.
İşte o zaman hayatın gerçek ritmini yakalarsın.
Kalbin Temizse Hikayen Mutlu Biter
Hiçbir karşılaşma tesadüf değildir. Senin şu anda bu satırları okuyor olmanın tesadüf olmaması gibi, benim Afrika’ya araştırma yapmak için gidip orada bir sufiyle karşılaşmam ve ondan öğrendiklerimi bu kitapta derlemiş olmamın da tesadüf olmaması gibi.
“Dert insana daima yol gösterir” der sufiler. Önemli olan yolu yürümekten vazgeçmemek. Yolda olan için “umut var” demektir. Kader her an yeniden yazılır çünkü.
Kiminle ne zaman karşılaşacağını, neyi ne zaman bulacağını bilemezsin. Bazen istediğin şeyi aramakla bulamazsın ama bulanlar hep arayanlar olmuştur. Mevlana’nın dediği gibi: “Sen yola çık, yol sana görünür.”
Yoluma ortaklık eden hocalarımın ilhamıyla karşına çıktığım bu kitapta sıkıntılarından kurtulman, ilişki problemlerini çözmen ve hayata daha olumlu bakabilmen için sufilerin kullandığı pratik yöntemleri kendi deneyim süzgecimden geçirerek sunuyorum. Kitapta yer alan öğretiler bugüne kadar binlerce insana yardımcı oldu, sana da olacağına inanıyorum.
Şunu sakın unutma yol arkadaşım, kaç yaşında olursan ol, başından ne geçmiş olursa olsun; kalbin temizse hikâyen mutlu biter.
“İyi beni bulur.”
Kendini Ertelemekten Vazgeç
Şimdi Harekete Geç.
Mutlu, sağlıklı, huzurlu ve başarılı bir hayata ulaşmanın anahtarı, hayalleri ertelememektir...
İnsan hayatı, başlı başına bir mucize... “Ömür” denen kısıtlı zamanı hakkıyla değerlendirmekse insanın boynunun borcu... Peki ama nasıl?
İnsanın zihinsel, bedensel ve ruhsal gelişiminin önüne engeller koyan korkular, kaygılar, güvensizlikler ve çekirdek inançların temeli çocukluk döneminde atılıyor ve ömür süresini olduğu gibi esareti altına almayı başarabiliyor. Ta ki kişi, gelişiminin önünde duran engellerin farkına varıp bunları aşmaya karar verinceye kadar.
İlahi sistem, tekâmülü gerçekleştirmeye kapılar açan, fırsatlar sunan bir sistemdir. İş ki ilham dolu bu kapılardan geçmeye karar vermiş olun. Yaşam yolculuğu içinde ilahi sistemde çınlayacak en acıklı söz “keşke”dir.
“Keşke” diyenin tekâmülünün gerçekleşmesi mümkün değildir. Bu yüzden süreç içinde her zaman bilinçli, güven dolu, şuurlu ve iradeli ilerlemek çok değerli.
“Keşke içimdeki vesveseden kurtulsaymışım, meğer hepsi boşmuş.”
“Keşke yardım ettiğimi zannedip insanların gelişimine engel olmasaymışım.”
“Keşke insanları yargılamasaydım, olaylara takılı kalmasaydım, meğer hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş.”
“Keşke üretmenin güzelliğini daha önce bilseymişim, meğer ömrüm koca bir vakit kaybıymış.”
“Keşke bugünün işini yarına bırakmasaymışım.”
“Keşke affetmenin gücünü, öfkenin yıkımını bilseymişim.”
Ne yazık ki bütün bu pişmanlıkların temelinde “ertelemek” güdüsü yatıyor. Sevmeyi, anlamayı, büyümeyi, gelişmeyi, hayalleri ve tekâmülü ertelemek.
“Ertelemek” bir hiledir.
Dışarıdaki kaosun hileyle sizi tekâmül yolunuzdan alıkoymasına izin vermeyin.
Bülent Gardiyanoğlu’nun bu kitabı erteleme hilesine nasıl çelme takabileceğiniz yolunda eşsiz bilgilerle ve önerilerle dolu...
Yarın keşke dememek için:
Son nefesinde, gözünün önünden nasıl bir ömrün videosunun geçmesini isterdin?
Kendini ertelemekten vazgeç!
Mucize Şifa
Birçok insan enerjisini İlahi Kaynak’tan almak yerine, farkında olmadan etrafındaki insanlardan çekerek beslenir. Bu beslenmeyi sürdürebilmek için, çevresindeki kişilere aşırı derecede ilgi gösterip hizmet ederek, takdir, teşekkür, onaylanma ve sevgi almaya çalışır.
Zamanla bu davranış kalıplaşır ve enerjisel bir beslenme yolu olur. İlahi Kaynak yerine kuldan enerji alarak beslenmeye devam ettikçe, bedeninin iyileşme performansı da düşmeye başlar.
Allah her canlıyı yaratırken, ona kendiliğinden iyileşebilme özelliğini de vermiştir. Bedenimiz iyileşebilmek için enerjiye ihtiyaç duyar.
Okuyacağınız bu kitapla; enerjinizi nerelere gereksiz harcadığınızı, enerjinizi nasıl yükseltebileceğinizi, İlahi Sistem’e yeniden nasıl bağlanabileceğinizi, hangi düşünce yapısıyla bedeninize nasıl etki edebileceğinizi, düşüncelerinizle kendinizi hasta etmekten nasıl vazgeçebileceğinizi, en önemlisi bedeninize misafir gelen hastalıkların size ne anlatmak istediğini kavrayıp, vermek istediği mesajı aldıktan sonra, sağlığınıza nasıl kavuşmaya başladığınızı göreceksiniz.
İlahi Kaynak’a bağlanma vaktiniz geldiyse, hayat sizi sağlam bir şekilde silkeler. Özellikle de en yakınınızdakilerle! En çok emek verdiklerinizle!
Şimdi derin bir nefes alın ve bu sefer kendiniz için bir adım atın...
Bütüne şifa olsun!
Psikoloji Diyor Ki ; Özgürlük . Kendini Doğru İfade Etmeyi Başaranlarındır
"İnsanları geçimsiz yapan sevgisizliktir. Birbirine düşman eden iletişimsizliktir. Güzellikten yana ne varsa yok eden ilgisizliktir."
Konfüçyüs
"Hayır" Demenin En Sağlıklı Yolu Nedir?
Öfkeliyken ya da Öfkeli Birisiyle Nasıl İletişim Kurulur?
Narsis ve Zehirli İnsanlarla Nasıl Başa Çıkarız?
İlişkilerimizi Nasıl En Sağlıklı Noktaya Getirebiliriz?
Duygularımızı ve Düşüncelerimizi En İyi Şekilde Nasıl İfade Ederiz?
Bu kitapta öğrendiklerinizden sonra "Ailem, eşim, sevgilim, iş arkadaşım, patronum beni anlamıyor, kendimi anlatamıyorum" demek yok.
Eğer iyi bir dansçıysanız kontrolü kendi elinizde tutarsınız. İletişim de tıpkı iki kişinin dans etmesi gibidir. Eğer iyi dans edemezseniz sağa sola savrulursunuz ve kötü bir görüntü ortaya çıkar. İyi bir iletişimci her zaman kontrolü elinde tutar ve süreci istediği gibi yönlendirir.
Duygularımızı içimize atmak yerine özgür bırakmalıyız. İçsel rahatlığın en temel bileşenlerinden birisi de duyguları paylaşmaktır. Uzman Klinik Psikolog Burak Öge çok satan Duygularının Kölesi Olmayan Hayatının Efendisi Olur kitabından sonra bu sefer de bizlere etkili iletişimin sırlarını aktarıyor. Düşüncelerinizi paylaştıkça omuzlarınızdaki yükler azalacak ve özgürlüğün tadını çıkaracaksınız.
Sen Yola Çık Yol Sana Görünür
Her Şey Vaktini Bekler. Ne Gül Vaktinden Önce Açar Ne de Güneş Vaktinden Önce Doğar. Biraz Sabret Senin Olan Sana Gelecektir.
Mevlana 21. yüzyılda dünyanın başına gelenleri görseydi acaba ne düşünürdü?
Bu hız çağında boğuştuğumuz sorunları çözüme ulaştırmak için bize nasıl yol gösterirdi?
Hakan Mengüç, kaleme aldığı bu yeni kitabında tam da bu soruların yanıtını arıyor.
Büyük düşünür, sekiz yüz yıl öncesinden sesleniyor çağımızın acı çeken ruhlarına...
Onlara 21 altın kuralı hatırlatıyor!
Hiçbir şeyin çaresiz ve çözümsüz olmadığını, her derdin içinde bir derman saklı olduğunu fısıldıyor.
Peki ya o dermanı bulmak mümkün mü?
Doğru yere bakınca evet...
Doğru yeri bilen gönül gözünü uyandırmanın tam zamanı...
Aradığın hazine tam olarak durduğun yerde.
Hoş geldin yol arkadaşım.
Seni Yoran Her Şeyi Bırak – Duygusal Manipülasyondan Kurtulma Ve Korunma Metotları
KİMSENİN HAYALİNDEKİ İNSAN OLMAK ZORUNDA DEĞİLSİNİZ.
Duygularından ve tepkilerinden şüphe mi ediyorsun?
Kendini çoğu zaman suçlu ve eksik mi hissediyorsun?
Kararlarını ve olayları algılama şeklini sorguluyor musun?
İlişkini kaybetme korkusu yaşıyor musun?
Hep özür dileyen ve kendini açıklamaya çalışan taraf mısın?
Özgüvenin giderek azalıyor mu?
Sürekli endişeli misin?
“Ben böyle değildim, ne oldu bana?” diye düşünüyor musun?
Güçsüz ve yalnız mı hissediyorsun?
Olay mahallinde yalnız değilsin. Biri seni böyle olduğuna ikna etmeyi başarmıştır. Hayatının en güçlü olduğun alanlarında duygusal manipülasyona maruz kaldığının farkında bile değilsin. Suçluları uzakta arama, manipülatörler cinayet mahallinde dolaşan katiller gibi en yakınındakilerdir hatta en sevdiklerin...
Bu kitap maruz kaldığın duygusal manipülasyonları fark etmeni, kendini korumanı ve süreci güçlü biçimde yönetmeni sağlayacak, seni yoran her şeyden kurtulmanın kapılarını açacaktır.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.