Kanlı Düğün – Hasan Ali Yücel Klasikleri 9
₺124,00 Orijinal fiyat: ₺124,00.₺102,30Şu andaki fiyat: ₺102,30.
| Yayınevi |
İş Bankası Kültür Yayınları |
|---|---|
| Yazar |
Federico Garcia Lorca |
| Sayfa Sayısı |
69 |
| Kağıt Cinsi |
2. Hamur |
| Baskı Yılı |
2021 |
| Boyut |
"12 ,50 X 20 ,50" |
| Cilt Tipi |
Karton Kapak |
1 adet stokta
İş Bankası Kültür Yayınları – Kanlı Düğün – Hasan Ali Yücel Klasikleri 9
İlgili ürünler
Cyrano De Bergerac
Düşsem Yollara Yollara
Haldun Taner’in gezi notlarından oluşan kitabı Düşsem Yollara Yollara 40 yıl aradan sonra genişletilmiş baskısıyla okurlarına ulaştı.
“Yoldan gelen çok konuşur, derler. Bundan doğal ne olur. Zaten çevre de insanı kışkırtır, ‘Yediğin içtiğin senin olsun, gördüklerini anlat’ der. Dış gezilerden dönüşümde başlıca borcumun gördüğümü okurlarıma anlatmak, izlenimlerimi onlarla paylaşmak olduğunu hiç unutmadım. Düşsem Yollara Yollara’daki notlar işte bu duyguyla yazıldı. İçtenlikle, dostlukla. İçten bir dostluğun iletişim itisiyle. Sizi yararlı bir yoldan oyalayabilirse, sevinirim.”
Yapı Kredi Yayınları 2015 yılından beri Haldun Taner külliyatına yeni kitaplar eklemeyi sürdürüyor. Yazarın daha önce 1979 yılında yayımlanmış ve yıllardır okurundan uzak kalmış gezi kitabı Düşsem Yollara Yollara yeni ülkelerle genişletilerek okuruna ulaştı.
Haldun Taner 1956-1979 yılları arasında Yunanistan, İtalya, Belçika, İngiltere, İran, Fransa, Macaristan, Avusturya, Almanya, Sovyet Rusya, Hindistan, Polonya, Hollanda, Romanya, Çekoslovakya, İsveç gezilerini içeren yazılarını önce gazetelerde yayımlamış, sonra Düşsem Yollara Yollara adıyla kitaplaştırmıştı. İlk baskıdan kırk yıl sonra kitaba Yugoslavya, İsrail, Mısır bölümleri eklendi ve İran bölümü yarı yarıya genişletildi.
Haldun Taner, hayata bakışındaki derin ve keskin gözlem gücü, insanı ele alışındaki olgunluk ve incelik, durumları ortaya koyuşundaki kültürel zenginlik, anlatımındaki sağlam yapı ve mizahın imbiğinden geçen ışıltılı üslubuyla klasikleşmiş bir yazarımız. YKY Haldun Taner kitaplarını yeni bir editörlükle ve özel kapaklarla yayımlamayı sürdürüyor.
Oyunlarla Yaşayanlar
Tanzimat’tan bu yana sürekli değişen politik ve toplumsal değerler karşısında tutunmaya çalışan Türk okur-yazarının kara güldürüsü. Eylemsizlikle geçmiş bir yaşamın getirdiği beceriksizlik ve gülünç olma korkusundan Atay sürükleyici bir oyun çıkarmış.
1934'te İnebolu'da doğdu. Ankara Maarif Koleji’ni, İTÜ İnşaat Fakültesi’ni bitirdi. 1960’ta İDMMA İnşaat -Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalışmaya başladı. Tutunamayanlar’ı yayımlamasının (1971-1972) ardından, önemli bir tartışmanın odağına yer aldı. TRT 1970 Roman Ödülü’nü kazanan Tutunamayanlar’ı kısa bir süre sonra, 1973 yılında Tehlikeli Oyunlar adlı ikinci romanı izledi. Hikâyelerini Korkuyu Beklerken başlığı altında topladı. 1911-1967 arasında yaşamış hocası Prof. Mustafa İnan’ın hayatını romanlaştırarak Bir Bilim Adamının Romanı’nı yazdı. Oyunlarla Yaşayanlar adlı tiyatro eseri Devlet Tiyatrolarında sahnelendi. Atay 13 Aralık 1977’de, büyük projesi `Türkiye’nin Ruhu`nu yazamadan hayata gözlerini yumdu.
Paris’te Katliam
Christopher Marlowe, (1564-1593): Hayatı ve ölümü bir gizem perdesiyle örtülü olan sanatçı Elizabeth döneminin en önemli oyun yazarları arasında yer alır. Canterbury’de bir ayakkabıcının oğlu olarak dünyaya gelmiş, zeka ve yeteneği ile sivrilmiş, zamanının en iyi eğitimini almıştır. Din öğrenimi yapmak üzere gittiği Cambridge Üniversitesi’nde tarih ve felsefeyle de ilgilenmiş, Fransızca öğrenmiş, lisans ve lisans üstü derecelerle mezun olmuştur. İngiliz tiyatrosunda uyaksız dizeler ve açık ölçü sayesinde dilin tüm olanaklarının kullanılabildiği yeni bir çığırın öncüsü olmuştur. Kartaca Kraliçesi Dido’yu Thomas Nashe ile birlikte 1587’den önce yazdığı tahmin edilmektedir. Bu oyunu Büyük Timurlenk 1-2, Maltalı Yahudi, Doktor Faustus ve 2. Edward izler. Paris’te Katliam yazarın son oyunudur. Uyumsuz, kavgacı ve küfürbaz bir insan olan Marlowe’un Katolik öğrenciler arasında devlet ajanı olarak çalıştığına dair şüpheler vardır. Kalpazanlıkla suçlanmış, tanrıtanımazlık iddiasıyla kovuşturulmuş ve bir meyhane arkadaşı tarafından öldürülmüştür.
Tohum – 15
Tohum: (3 Perde ) Muhsin Ertuğrul, bir yemekte; "Niçin bir piyes yazmıyorsun?" sualiyle, tiyatroyu, "hayatın (kantite) gibi değersiz ve geçici yüzünü değil, (kalite) gibi derin ve sonsuz şahsiyetini zapteden ve onu molozlarından ayıklayarak tasfiye eden, tıpkısını, fakat başka türlüsünü gösteren mistik bir ayna" olarak gören Necip Fazıl`ın yıllardır içinde gömülü bir hasrete dokunur. O anda, Şehir tiyatrosuna bir eser teslim etmek için sadece 20 günlük bir süre kalmıştır. Hemen kararını verir ve 7 gün içinde "Tohum"u bitirir.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.