Kaderin Kodu
₺300,00 Orijinal fiyat: ₺300,00.₺240,00Şu andaki fiyat: ₺240,00.
Işığa tapmadan, karanlığa sapmadan…
“Madde evreni” her an hareket halindedir ve her hareketin bir titreşimi vardır.
Hareketlerinin, seçimlerinin, duygu, düşünce ve ifadelerinin de sana özgü bir titreşimi var…
Senden yansıyanları, hayat aynasından kaderin olarak seyredersin.
Kaderin kalemi dildedir.
İfadelerinle hayatına neyi davet ettiğinin farkında mısın?
Davranışların ve tutumun sana nasıl bir kader getiriyor?
Başına gelen olaylar hangi konularda seni uyarıyor?
Seçtiğin meslek sana ne anlatıyor?
Bedenindeki sorunlar neyin habercisi?
Yaşadığın kazaların içindeki mesajları okuyabiliyor musun?
Gelecek planın sadece senin seçimlerinden mi oluşuyor?
Sistem bütün bu konularla ilgili seninle konuşurken çok özel bir dil kullanır.
Kâinatın bu özel diliyle iletişim kurabilmek için hayatın alfabesini biliyor olmak gerekir…
Peki, nedir hayatın gizli dilinin alfabesi?
Olaylar, durumlar, eylemler, seçimler, sözler ve ifadeler üzerinden hayatı okumaya başladığında sistemle bilinçli bir işbirliği kurmuş olursun.
İşte o zaman hayatın gerçek ritmini yakalarsın.
| Yayınevi | Destek Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Ünal Güner |
| Sayfa Sayısı | 176 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2019 |
| Boyut | “13, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
3 adet stokta
Destek Yayınları – Kaderin Kodu
/n
Işığa tapmadan, karanlığa sapmadan…
“Madde evreni” her an hareket halindedir ve her hareketin bir titreşimi vardır.
Hareketlerinin, seçimlerinin, duygu, düşünce ve ifadelerinin de sana özgü bir titreşimi var…
Senden yansıyanları, hayat aynasından kaderin olarak seyredersin.
Kaderin kalemi dildedir.
İfadelerinle hayatına neyi davet ettiğinin farkında mısın?
Davranışların ve tutumun sana nasıl bir kader getiriyor?
Başına gelen olaylar hangi konularda seni uyarıyor?
Seçtiğin meslek sana ne anlatıyor?
Bedenindeki sorunlar neyin habercisi?
Yaşadığın kazaların içindeki mesajları okuyabiliyor musun?
Gelecek planın sadece senin seçimlerinden mi oluşuyor?
Sistem bütün bu konularla ilgili seninle konuşurken çok özel bir dil kullanır.
Kâinatın bu özel diliyle iletişim kurabilmek için hayatın alfabesini biliyor olmak gerekir…
Peki, nedir hayatın gizli dilinin alfabesi?
Olaylar, durumlar, eylemler, seçimler, sözler ve ifadeler üzerinden hayatı okumaya başladığında sistemle bilinçli bir işbirliği kurmuş olursun.
İşte o zaman hayatın gerçek ritmini yakalarsın.
İlgili ürünler
Her Şey Hakikati Görmekle Başlar
Evrenin ilahi düzeniyle birlikte, doğadaki her canlı kendi tekamül sürecinde yaratıcısına doğru muhteşem bir uyum içerisinde ilerler.
Bu canlılar içerisinde bir tek insanoğlu, sistemi kontrol edebilme arzusuyla, tekamül süreçlerinin dışına çıkmaya başladı.
Farkında olmadan, sınırlı dünya ömrümüzde Allah hakikatinden uzaklaşıp korkularımızla dünyalıklara tutunmaya başladık. Hak ile batıl birbirine karışırken, zihinlerimiz de karışmaya başladı!
Dikkatimiz nerede dağıldı? Yıllardır nerelerde oyalandık? Ruhlarımızı yaratıcımıza ulaştırmaya çalışırken, şeytanın hileleriyle ne zaman yoldan çıktık?
Zihin sürekli bir illüzyon içerisinde, çocukken ekilenler, büyürken edindiğimiz tecrübeler, subliminal mesajlarla bilinçaltımıza sokulmaya çalışılan yönlendirme teknikleri. Başkalarının zihnindeki telepatik sinyallerin bizim zihnimizdeki yansımaları. Genetiğiyle oynanmış gıdaların duygularımız üzerindeki etkisi... Ellerimizle inşa ettiğimiz düzensiz hayatlar.
Tam bir çıkmazdayız! Bu kitapta bugüne kadar yaşadığınız ama anlam veremediğiniz birçok şeyin cevaplarını bulacaksınız. En önemlisi de insanoğlunun büyük bir oyun içerisinde nasıl da oyalanmaya terk edildiğini görecek ve bunu kimin yaptığını öğreneceksiniz...
Uyanma vakti geldi! Büyük bir illüzyonun içinde uyutuluyoruz! “Allahım senin yolunda ilerlemeye niyet edenler, ilerleyenler ve seni bulanlarla buluşmayı, onlarla aynı yolda yürümeyi nasip eyle.”
Bütüne şifa olsun.
Her Şey Vaktini Bekler
“Kalbinde iyilik biriktirenlerin yolu daima açıktır.”
Şems-i Tebrizi
Şems’in öğrencisi olmak zordur. Kararlılık ister, cesaret ister, disiplin ister, yürek ister...
Bu yolda yürümeye razı mısın?
Şems doğrudandır, dolambaçsızdır, açıktır, nettir.
Kendine karşı yalansız, dürüst ve açık olabilir misin?
Şems güneştir; aydınlatır, ısıtır ama insanı yakar kül de eder.
Önce kül olmaya, sonra küllerinden doğmaya var mısın?
Şems boğmaz, zorlamaz, ısrar etmez, vakti gelince bırakmasını da doğru zamanda gitmesini de bilir.
Tutunduğun dalları terk etmeye, vakti gelince gitmeye, bildiklerinden vazgeçmeye hazır mısın?
Bu kez Şems’in öğrencisi olmaya çağırıyorum seni.
Evet ışıklı ve sımsıcak bir yol ama yakıcı ve kavurucu da... Dürüst olamayan düşer, acele eden kendine çelme takar, aldatan aldanır, vazgeçemeyen unutulur, yorulanın hikâyesi erken biter...
Şems’in yolu yanmaya hazır olanların yoludur. İrade, zekâ, mantık, terbiye, saygı, güven, cesaret, disiplin ve azim ister senden.
Bunların hiçbirini yitirmedin ve hiçbir şey için hâlâ geç değil. Çünkü her şey zaten vaktini bekler. Belki de doğru zaman şimdidir.
Her Şeye Canını Sıkma Ey Gönül
“Kalbi vesveselerden arındırma ve zihni susturma sanatı”
İnsan her ne kadar bedeniyle sınırlı bir varlık gibi görünse de, dipsiz bir kuyu, hatta akıl almaz bir uçurumdur içi... Sınırlı bedeninde, sınırsız bir âlem yaşar ki, bu âlemi yaşanmaz hale getiren bir dolu vesveseyle boğuşur durur hayatı boyunca.
Gönül terbiyesinden geçmemiş olanlar için, vesvesenin neden olduğu cehennem, hem birtakım fiziksel ve ruhsal sıkıntılara yol açar, hem sınav yolundaki kıymetli deneyimleri anlamsız talihsizliklere dönüştürür.
Oysa vesvesenin doktoru olmak, insana şifa ve hidayet de versin diye indirilmiş olan Kuran’ın rehberliğiyle mümkündür.
“Zihnim hiç susmuyor.”
“Ne yaparsam yapayım hep içim daralıyor.”
“Sevdiklerimi kaybetme korkusu yaşıyorum.”
“Geleceğimden çok korkuyorum.”
“Küçücük şeyler bile aklıma takılıyor, içimi yiyor.”
“Nereye gidersem gideyim içimde hep bir huzursuzluk var.”
“En mutlu anımda bile kötü bir şey olacak endişesine kapılıyorum.”
İşte bütün bu vesveseler, hakkından gelinmediğinde insan hayatını cehenneme dönüştürebilecek kadar güçlü düşmanlar. Milyonlarca okurun içsel yolculuğuna uzun yıllardır rehberlik etmeye devam eden yazar Uğur Koşar’ın Her Şeye Canını Sıkma Ey Gönül adlı bu kitabı, sınav yolunu cennete çevirmek niyetiyle kaleme alınmış, ilim, ilham ve bilgi dolu bir şifa kaynağı.
Kendini Ertelemekten Vazgeç
Şimdi Harekete Geç.
Mutlu, sağlıklı, huzurlu ve başarılı bir hayata ulaşmanın anahtarı, hayalleri ertelememektir...
İnsan hayatı, başlı başına bir mucize... “Ömür” denen kısıtlı zamanı hakkıyla değerlendirmekse insanın boynunun borcu... Peki ama nasıl?
İnsanın zihinsel, bedensel ve ruhsal gelişiminin önüne engeller koyan korkular, kaygılar, güvensizlikler ve çekirdek inançların temeli çocukluk döneminde atılıyor ve ömür süresini olduğu gibi esareti altına almayı başarabiliyor. Ta ki kişi, gelişiminin önünde duran engellerin farkına varıp bunları aşmaya karar verinceye kadar.
İlahi sistem, tekâmülü gerçekleştirmeye kapılar açan, fırsatlar sunan bir sistemdir. İş ki ilham dolu bu kapılardan geçmeye karar vermiş olun. Yaşam yolculuğu içinde ilahi sistemde çınlayacak en acıklı söz “keşke”dir.
“Keşke” diyenin tekâmülünün gerçekleşmesi mümkün değildir. Bu yüzden süreç içinde her zaman bilinçli, güven dolu, şuurlu ve iradeli ilerlemek çok değerli.
“Keşke içimdeki vesveseden kurtulsaymışım, meğer hepsi boşmuş.”
“Keşke yardım ettiğimi zannedip insanların gelişimine engel olmasaymışım.”
“Keşke insanları yargılamasaydım, olaylara takılı kalmasaydım, meğer hiçbir şey göründüğü gibi değilmiş.”
“Keşke üretmenin güzelliğini daha önce bilseymişim, meğer ömrüm koca bir vakit kaybıymış.”
“Keşke bugünün işini yarına bırakmasaymışım.”
“Keşke affetmenin gücünü, öfkenin yıkımını bilseymişim.”
Ne yazık ki bütün bu pişmanlıkların temelinde “ertelemek” güdüsü yatıyor. Sevmeyi, anlamayı, büyümeyi, gelişmeyi, hayalleri ve tekâmülü ertelemek.
“Ertelemek” bir hiledir.
Dışarıdaki kaosun hileyle sizi tekâmül yolunuzdan alıkoymasına izin vermeyin.
Bülent Gardiyanoğlu’nun bu kitabı erteleme hilesine nasıl çelme takabileceğiniz yolunda eşsiz bilgilerle ve önerilerle dolu...
Yarın keşke dememek için:
Son nefesinde, gözünün önünden nasıl bir ömrün videosunun geçmesini isterdin?
Kendini ertelemekten vazgeç!
Koltuğumdaki Kadınlar
Dr. Ayşe Duman Koltuğumdaki Kadınlar’da içsel sevincini yitirmiş, dışsal iyi hissediş oyuncaklarına bağımlı hale gelmiş zihin-bedenlerin acılarından ve ızdıraplarından söz ediyor. Yani seni, beni, bizi bize anlatıyor.
Koltuğuna oturan kadınların hikâyeleri eşliğinde, kadının kendine zihnini şefkatle dinleme, beden kayıtlarını anlama, kabul etme ve değişme izni verdiğinde “iyileşmenin” nasıl da mümkün olduğunu gösteriyor.
Yaşam yolculuğunda beden bilgeliğinin önemini vurgulayan Dr. Duman, kadını dış seslerin gürültülerinden, şartlanmışlıklardan, düzen kurucuların dayatmalarından özgürleşerek biyolojinin fısıltılarını duymaya davet ediyor.
“Hikâyelerimizle birbirimize bağlı olduğumuz yaşam yolculuğunda neşelerimiz kadar acılarımız da ışık oluyor birbirimize.
Acıyı, ona tutsak olmadan özgürleşmenin, var olma sevincini hissetmenin en sağlam basamağı olarak kullanan kadınların hikâyeleri ışık olsun istedim, yola çıkmak isteyenlere, yolda olanlara.”
Korkusuzca Yaşayabilmek
Uluslararası çok satanlar listesinde haftalarca bir numarada yer alan ve Türkiye’de yüz binlerce okura ulaşmayı başaran Vazgeçebilmek, Sevebilmek ve Özgürleşebilmek kitaplarının dünyaca ünlü yazarı Guy Finley, bu kez korkuya meydan okuyan bir yaşam disipliniyle çıkıyor okurunun karşısına: Korkusuzca Yaşamak!
Korkunun tarifini çok katmanlı bir bakış açısıyla yeniden zihin süzgecinden geçiren Guy Finley, korkuyla düşünce arasındaki bağların nasıl baştan kurgulanması gerektiğine örnek hikâyelerle ve önerdiği etkili uygulamalarla birlikte dikkat çekiyor.
Daha düne kadar uykularını kaçıran şeyin ne olduğunu hatırla mesela. Önceleri çok istediğin, önemsediğin, kafana taktığın, üzerinde çok düşünüp kaygılandığın, belki çok istediğin, uğruna çok şeyi gözden çıkardığın, vakit harcadığın şeyleri düşün.
Çok değil kısa zaman önce, her biri yaşam kaliteni etkileyecek kadar önemliyken, sende korku ve kaygı hislerine neden olurken, bugün hiçbir şey değişmediği halde güçlerini nasıl kaybettiler peki? Neden eskisi kadar korkutup kaygılandırmıyorlar seni?
Yoksa korku sende sadece bir yaşamda kalma refleksi değil mi? Aynı zamanda bir düşünce hatası mı?
Korkuyla ilgili düşünce hatalarının sonlanması, elbette birtakım zihinsel disiplinlerin yeniden yapılanmasıyla ilgili...
Guy Finley, tam da bu disiplinlerden söz ediyor işte.
Korkusuzca Yaşamak, bir düşünce sanatı kitabıdır aslında. Zorluğun içindeki basit ama etkili kolaylık gibi...
Korktuğun şeye yüklediğin anlamları gözden geçir önce, sonrasında bu kitabın sayfaları arasında korkularından özgürleşmeye başlayacaksın zaten...
Kutsal Olanı Arayabilmek
“Her arayan bulamaz ama bulanlar arayanlardır...”
- Bayezid Bestami
Arayışçının ruhsal dönüşümü içsel heyecanı hissetmesiyle başlar. Bu da onu bir yolculuğa sürükler, tehlike ve tuzaklarla dolu bir arayışa... Uzun süre aradığı “Kutsal Olan”la bir araya geldiğindeyse yeni bir bilinç seviyesine yükselir. Arayışçı aradığını bulduğunda, parçaların toplamından daha büyük olan o ilahi hazineye kavuşur.
Uluslararası çok satanlar listesinde haftalarca bir numara olan, Türkiye’de de yüz binlerce okura ulaşmayı başaran Guy Finley bu kez evrensel hakikatin kapılarını aralıyor. Antik Yunan’dan Uzakdoğu’ya, Mevlana’dan Buda’ya 5000 yıllık bir arayışın, ruhun kendini keşfetme yolculuğunun bir manifestosunu sunuyor. Bu kitap doğuştan var olan hakkınıza sahip çıkmanız ve anlatılmış en güzel hikâyenin yolculuğunda kendi yerinizi bulmanız için size ilham olacak.
Sen Yola Çık Yol Sana Görünür
Her Şey Vaktini Bekler. Ne Gül Vaktinden Önce Açar Ne de Güneş Vaktinden Önce Doğar. Biraz Sabret Senin Olan Sana Gelecektir.
Mevlana 21. yüzyılda dünyanın başına gelenleri görseydi acaba ne düşünürdü?
Bu hız çağında boğuştuğumuz sorunları çözüme ulaştırmak için bize nasıl yol gösterirdi?
Hakan Mengüç, kaleme aldığı bu yeni kitabında tam da bu soruların yanıtını arıyor.
Büyük düşünür, sekiz yüz yıl öncesinden sesleniyor çağımızın acı çeken ruhlarına...
Onlara 21 altın kuralı hatırlatıyor!
Hiçbir şeyin çaresiz ve çözümsüz olmadığını, her derdin içinde bir derman saklı olduğunu fısıldıyor.
Peki ya o dermanı bulmak mümkün mü?
Doğru yere bakınca evet...
Doğru yeri bilen gönül gözünü uyandırmanın tam zamanı...
Aradığın hazine tam olarak durduğun yerde.
Hoş geldin yol arkadaşım.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.