Hesaplaşma – 24
₺120,00 Orijinal fiyat: ₺120,00.₺102,00Şu andaki fiyat: ₺102,00.
| Yayınevi |
Büyük Doğu Yayınları |
|---|---|
| Yazar |
Necip Fazıl Kısakürek |
| Sayfa Sayısı |
152 |
| Kağıt Cinsi |
3. Hamur |
| Boyut |
"12 ,50 X 19 ,50" |
| Cilt Tipi |
Karton Kapak |
1 adet stokta
Büyük Doğu Yayınları – Hesaplaşma – 24
İlgili ürünler
Batı Tefekkürü Ve İslam Tasavvufu – 18
Cennete Koşanlar Engelliler
İslami Yeniden Doğuşun Meseleleri
Bir halkın yükseliş ve düşüşünün sebepleri her zaman karmaşık ve çok yönlüdür. Bu sebeplerden sadece bir kısmı ölçülebilir niteliktedir ve bu şekilde analiz ve keşfe açıktır. Diğer nedenlerse insanların kalplerinde ve iradelerinde gizli olduğu için erişilemez ve izah edilemezler. Hayatını, İslamiyet’i bir hayat nizamı olarak kalplere nakşetmeye adamış büyük devlet adamı Aliya İzetbegoviç, İslami Yeniden Doğuşun Meseleleri’nde İslami uyanışımızdaki yanlışlara dikkat çekiyor. İslamiyet’in salt teolojik bir yaklaşımdan ibaret olmadığını, dini mesajlar vererek kutsallaştırıp sonrasında da putlaştırılamayacağını tarihi gerçeklerle ortaya koyuyor. İslam’ın dış dünyayı düzenleme ve değiştirme rolünün unutulup, geleneksel ve folklorik bir zaviyeden ele alınışıyla Müslüman toplumların barbarlarca nasıl kolay bir av haline geldiğini gösteriyor.
Kalbin Halleri
Bir grup İbrahim b. Ethem'e, "Dua edin icabet edeyim." ayeti varken dualarının niçin icabet edilmediğini sordu. O da: "Çünkü kalpleriniz ölüdür." dedi. Onlar kalpleri öldüren şeyin ne olduğunu sordular. İbrahim b. Ethem de bunun sekiz sebebi olduğunu söyleyerek saymaya başladı: Allah'ı bildiniz fakat hakkını yerine getirmediniz. Kuran okudunuz fakat sınırlarına uymadınız. Allah ve resulünü sevdiğinizi iddia ettiniz fakat sünnetiyle amel etmediniz. Ölümden korktuğunuzu iddia ettiniz fakat ona hazırlık yapmadınız. Allah şeytanın sizin düşmanınız olduğunu söyledi fakat siz isyan fiillerinde ondan yardım aldınız, ateşten korktuğunuzu iddia ettiniz fakat bedenlerinizi onun içine attınız. Cenneti istediğinizi söylediniz fakat onun için amel etmediniz, yataklarınızdan kalktığınızda kendi ayıplarınızı arkanıza atıp insanların ayıplarını göz önüne serersiniz. Rabbinizi aldatmaya kalktınız, O da size niye cevap versin."
Nizamiye medreselerinin şöhretli, parlak baş müderrisi iken dünyanın aldatıcı bütün alayiş ve şatafatına sırt çeviren büyük âlim… Uzun yıllar çile, uzlet ve halvet hayatı yaşadıktan sonra bambaşka bir insan olarak ortaya çıkan bir mürşid-i kâmil… On asırdır sadece Müslüman dünyada değil Batı’da da karşılık bulan Muhteşem Gazzâlî’nin “tatlı su kaynağı” olan Kur’an, Sünnet ve selef-i sâlihînin örnek hayatlarından derleyerek istifadeye sunduğu ölümsüz eseri İhyâu Ulûmuddin’in Mühlikat bölümünden iktibas edilen ilk kitap Kalbin Halleri adeta kalbimize taht kurarak, melun şeytan ve nankör nefsin geçici saltanatlarına son veriyor! Toplumun her kesiminden her ferdin ihtiyacı olan bu müessir nasihatler ahirette lazım olacak azığı önümüze koyuyor… Abdullah Y. İslamoğlu’nun akıcı ve herkesin anlayabileceği çevirisiyle Sufi Kitap, Büyük Gazzâlî’yi daha geniş kitlelerin istifadesine sunmanın heyecanını yaşıyor.
Korkutarak Değil Sevdirerek Din Eğitimi
"Zorlaştırmayın kolaylaştırın. Sevdirin, nefret ettirmeyin."
Hadis-i Şerif
Eğer biz namaz vakitlerini değil de dizi saatlerini dört gözle bekliyorsak.
Eğer Peygamberin çocuklara kaşlarını bile çatmadığını biliyor ama bir yandan çocuğumuzu dövüp sövüyorsak.
Eğer oruç tuttuğumuzda hırçın, kızgın, tahammülsüz oluyor ve çocuğumuza 'zaten oruçluyum.' diye başlayan cümleler kuruyorsak.
Eğer çocuğun oyununu bölmemek için secdelerini uzatan Nebi'ye rağmen namazda önümüzden geçti diye çocuğumuzu azarlıyorsak.
Eğer Hz. Ömer'in adaletini anlatırken iki kardeş arasında adil olmayı başaramıyorsak.
Eğer Hz. Osman'ın hayâsından bahsediyor ama ahlaka aykırı görüntüleri televizyonla evimize davet ediyorsak.
Eğer Hz. Ali'nin ilminden övgüyle bahsedip, en son ne zaman kitap okuduğumuzu bile hatırlamıyorsak.
Eğer hatim üstüne hatim yapmamıza rağmen Kur'an'ı anlamak ve yaşamak için hiç gayret sarf etmiyorsak.
Eğer çocukları camiden kovuyor, gerekçe olarak da çocukluk şakımalarını gösteriyorsak bir yerlerde bir hata yapıyoruz demektir.
Hatice Kübra Tongar, çocuklarımıza nasıl bir anlayışla, ne zaman, hangi yöntemlerle, zorlamadan, sevdirerek ve oyunlar oynayarak nasıl din eğitimi vereceğimizi adım adım anlatıyor.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.