Hayat Oyunu
₺269,00 Orijinal fiyat: ₺269,00.₺229,00Şu andaki fiyat: ₺229,00.
Hiç düşündün mü?
Bu HAYAT sana;
Tek dostun “sensin” ama tek düşmanın da yine “sensin” diyor…
Hayal ettiklerini gerçek yaşamda sana sunuyor…
Cenneti ve cehennemi bu dünyada yaşatıyor…
Emeklemeyi bilirsen, koşmana da yardım ediyor…
Ona verdiğin değer kadar sana değer veriyor…
Ve aynı HAYAT;
Geçen zamanı ve söylenen sözü geri getirmiyor…
Vermeyi öğrenemediysen, almana da izin vermiyor…
Güçsüzleri ve tembelleri maalesef hiç sevmiyor…
Ne dersin?
Belki de sadece onunla savaşmayı bırakıp artık dans etmeni istiyor…
Hiç düşündün mü?
Ya HAYAT gerçekten bir OYUNsa?
Ya her şey gerçekten oyunun bir parçasıysa?
SEN BU OYUNDA NEREDESİN?
| Yayınevi | Pegasus Yayınları |
|---|---|
| Yazar | James Dashner |
| Baskı Yılı | 2017 |
1 adet stokta
Pegasus Yayınları – Hayat Oyunu
Hiç düşündün mü?
Bu HAYAT sana;
Tek dostun “sensin” ama tek düşmanın da yine “sensin” diyor…
Hayal ettiklerini gerçek yaşamda sana sunuyor…
Cenneti ve cehennemi bu dünyada yaşatıyor…
Emeklemeyi bilirsen, koşmana da yardım ediyor…
Ona verdiğin değer kadar sana değer veriyor…
Ve aynı HAYAT;
Geçen zamanı ve söylenen sözü geri getirmiyor…
Vermeyi öğrenemediysen, almana da izin vermiyor…
Güçsüzleri ve tembelleri maalesef hiç sevmiyor…
Ne dersin?
Belki de sadece onunla savaşmayı bırakıp artık dans etmeni istiyor…
Hiç düşündün mü?
Ya HAYAT gerçekten bir OYUNsa?
Ya her şey gerçekten oyunun bir parçasıysa?
SEN BU OYUNDA NEREDESİN?
İlgili ürünler
Dune Sapkınları – Bilimkurgu Klasikleri
II. Letonun ... bilinen evrenin her yanına korku salan Tiranın ... üç bin yıldan uzun bir süre boyunca tahtında hüküm sürmüş Tanrı imparatorun ... Arrakisin en ünlü solucanının ölümünün ardından da artık binlerce yıl geçti. Ama yine de hiç kimse emin değil Tiran gerçekten öldü mü ... yoksa ta en başından beri hazırlayıp yürüt tüğü Altın Yol denen o korkunç sistem hala güçlü bir şekilde işliyor mu İnançlı olan kim sapkın olan kim?
Frankenstein – İthaki Yayınları
“Frankenstein, gu¨nu¨mu¨z bilimkurgusunun bas¸langıc¸ noktası.”
- Stephen King
“Frankenstein’ın bas¸arısı, insanlıgˆın sonu gelmeyen korkularından biri olan tehlikeli bilgiye kars¸ı korkuyu yeniden ortaya koymasında saklı.”
- Isaac Asimov
“Sevgi uyandıramıyorsam, korku salacağım, özellikle de sana çünkü söndürülmez bir nefret duyuyorum yaratıcıma.”
Mary Shelley yas¸adıgˆı do¨nem, bulundugˆu c¸evre ve geldigˆi aile sebebiyle edebiyat tarihinin nevi s¸ahsına mu¨nhasır yazarlarından biri olsa da ona o¨lu¨msu¨zlu¨gˆu¨ getiren s¸ey “yaratıcılıgˆı”. Shelley’nin iki asır o¨nce kaleme aldıgˆı Frankenstein pek c¸oklarınca ilk bilimkurgu eseri olmasının yanı sıra gotigˆin, korkunun hatta romansın bir araya geldigˆi gerc¸ek bir edebiyat klasigˆi. Eserden daha bu¨yu¨k popu¨lariteye ulas¸an, kis¸inin kendi yaratımı tarafından yok edildigˆi “Frankenstein Teması” ise hem ku¨ltu¨ru¨mu¨zu¨n o¨nemli bir parc¸ası hem de Shelley’nin izlerini takip eden pek c¸ok yazarın c¸ıkıs¸ noktası.
Dogˆanın sınırlarını zorlamaya kararlı olan genc¸ bilim insanı Victor Frankenstein ceset parc¸alarını birles¸tirip uzun c¸alıs¸maları sonucunda yaratıgˆına can verir. Bas¸langıc¸ta nezaket ve iyilik dolu olan canavar, toplumun zulmu¨nden dolayı gu¨n gec¸tikc¸e acımasızlas¸ır ve onu terk eden yaratıcısından intikam almaya karar verir.
Yaratıcının, yaratımına kars¸ı bir sorumlulugˆu var mı? Yoksa canavar du¨nyada yalnız bırakıldıgˆı ic¸in intikam aramakta haklı mı?
Frankenstein, bilimkurgunun Aydınlanması.
Neil Gaiman’ın sunumuyla
Geri Giden Saat
“Edward Page Mitchell, Amerika’dan çıkan en büyük bilimkurgu yazarlarından biri.” –Sam Moskowitz
“Bu öykülerin her biri ziyadesiyle ilgi çekici.” –Lester Del Rey
“Amerikan bilimkurgusunun kayıp devi” olarak tanımlanan, yazdıklarının çoğunu New York’taki The Sun gazetesinde imzasız olarak yayımlayan Edward Page Mitchell, birçok konuda ilklerin yazarı. Geri Giden Saat ise yazarın en seçkin bilimkurgu öykülerinin bir araya getirildiği, özgün bir öykü derlemesi.
Bilimkurgunun en büyük yazarlarından biri olan H.G. Wells’e de ilham olduğu düşünülen Edward Page Mitchell aynı zamanda döneminin en başarılı gazetecilerinden biridir. Öyküleri unutulmaya yüz tutmuş olsa da 1973’te bilimkurgu tarihçisi Sam Moskowitz’in titiz çalışması ve yayımladığı detaylı bir derlemeyle hak ettiği ilgiyi görmeye başlamıştır.
Sevdiği kadınla evlenebilmek için matematiğin sınırlarında gezinmek zorunda kalan bir genci anlatan “Takipomp”, bilimsel bir süreç sonucu görünmez kalan bir adamın trajedisini gözler önüne seren “Kristal Adam”, bir zaman makinesini konu alan ilk öykü olan “Geri Giden Saat”, bu derlemedeki öykülerden sadece birkaçı.
Zaman yolculuğu, androidler, zihin transferi, bilgisayarlar… Geri Giden Saat’in sayfalarında bilimkurgu tarihinin derinliklerinden gelen ilklere şahit olacaksınız.
Geri Giden Saat, bilimkurgunun ilk kıvılcımları.
Kadınlar Ülkesi
“Kadınlar Ülkesi kadınların neler yapabileceğini incelik ve zarafetle anlatan, gülümseten bir ütopya.”
—Marge Piercy
“Altın Çağ bilimkurgularının tadını veren ve günümüzde hâlâ geçerliliğini koruyan bir eser.”
—Joanna Russ
Charlotte Perkins Gilman yaşadığı dönemin önde gelen hümanistlerinden ve kadın hakları savunucularından biri olmasının yanında feminist edebiyatın en önemli erken dönem temsilcilerinden. Yazıldıktan yaklaşık 65 sene sonra kitap formatında yayımlanabilen Kadınlar Ülkesi ise feminist ütopyanın ilk örneklerinden.
Birinci Dünya Savaşı’nın arifesinde üç Amerikalı erkek pek fazla insanın bulunmadığı, ücra bir yerde, tamamen kadınlardan oluşan bir topluluğa denk gelir. Gözlerine inanamayan kâşifler bu topraklarda erkeklerin de olması gerektiğine dair inançlarıyla araştırmalarına başlar.
Çok geçmeden bu gizemli ülke ile ilgili gerçekler bir bir açığa çıksa da misafirlerin merakı giderilmenin aksine daha da artar ve Kadınlar Ülkesi’nin yönetim biçiminden inançlarına, kültüründen ekonomisine ve hatta anneliğe kadar pek çok konuda bilgi sahibi olmaya ve toplumsal cinsiyet rollerini sorgulamaya başlarlar.
Toplumsal roller cinsiyete göre belirlenebilir mi? Kadınlık ve erkeklik değişmez kavramlar mıdır?
Kadınlar Ülkesi, ataerkilliğe verilmiş nüktedan bir yanıt.
Liste
Ölüme Yazgılı Şehir
“Arkadi ve Boris Strugatski’nin en ünlü kitabı değil ama en iyi kitabı.” –Dmitri Gluhovski
“KİMSENİN KADERİMİZE HÂKİM OLMASINA İZİN VERMEYECEĞİZ! KENDİ KADERİMİZİN HÂKİMİ KENDİMİZİZ! MİLLETİN KADERİ MİLLETİN ELLERİNDE! İNSANLARIN KADERİ İNSANLARIN ELLERİNDE!”
Arkadi ve Boris Strugatski, entelektüel açıdan kışkırtıcı, inanılmaz eğlenceli, cesur ve eleştirel kitaplarıyla “Sovyetler döneminin en büyük bilimkurgu yazarları” sıfatını hak eden yegâne ikili. 1972’de tamamlanan ama “tehlikeli fikirlerle” dolu olduğu için ancak 80’lerin sonunda yayımlanabilen Ölüme Yazgılı Şehir ise birçokları tarafından yazarların magnum opusu kabul ediliyor.
Sabahları güneşin bir tuşa basılarak açıldığı ve geceleri kapandığı, bir tarafı uçurum, diğer tarafı ise inanılmaz yükseklikte bir duvarla çevrili gizemli bir şehir... Deney adındaki bu şehrin sakinleri farklı tarihlerden ve farklı mekânlarından koparılmış, Deney’de kendi kendilerini yönetmeye bırakılmış insanlardır ve amaçları şüpheli görünen Mentorlar tarafından yönlendirilmektedirler.
1950'lerin Leningrad'ından getirilen genç bir astronom, Andrey Voronin, şehirdeki ilk işi çöp toplayıcılığı olmasına rağmen Deney'e yürekten inanmaktadır. Andrey en yakın arkadaşının intiharından sonra sarsılacak, uzaylı olduklarını düşündüğü Mentorların kökenini ve amaçlarını öğrenmek için tehlikeli bir yolculuğa çıkacaktır.
Yönetici sınıfın olmadığı bir medeniyet mümkün mü? İnsanlar kendileriyle baş başa kalabilir mi gerçekten?

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.