Hassas Mevzularda Matrak Muhabbetler
₺275,00 Orijinal fiyat: ₺275,00.₺225,00Şu andaki fiyat: ₺225,00.
Elinizdeki kitap, çoğu akademik uzantılara sahip konulara dair denemeler içeriyor. Pek çok bilgi de barındıran bu yazıların duygulardan uzak okunması olanaksız; çünkü ele alınan meseleler gerçekten hassas.
Toprak Işık ve Seher Cesur Kılıçaslan, atomu parçalayan bir bomba ile on binlerce insanın diri diri yakılmasındaki akıl almaz zalimliğe isyan ediyorlar; sürekli kamçılanan tüketim çılgınlığı ile baş edemeyen dünyadaki kaynakların önlenemez yok oluşuyla dertleniyorlar; kültürlerin iç içe geçtiği günümüzde kültürler arası çatışmanın günlük yaşamdaki izlerini takip ediyorlar ve ülkemize özgü fay hatlarına yakından bakıyorlar. Eleştirel düşünmeyi, hem ayrı bir konu olarak ele alıyor hem de yöntem olarak kullanıyorlar.
Kitabın dilindeki kıvraklıktan eminiz ki edebi bir tad alacaksınız. Üsluptaki ince mizahın ise sizi pek çok kez gülümseteceğinden, bazen de size kahkahalar attıracağından kuşku duymuyoruz. Önünüzde, kuantum teorisinden antropolojinin derinliklerine uzanan, öğretici olduğu kadar da eğlenceli bir serüven var.
| Yayınevi | Altın Kitaplar |
|---|---|
| Yazar | Toprak Işık |
| Sayfa Sayısı | 192 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2019 |
| Boyut | “13, 50 X 19, 50″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Altın Kitaplar – Hassas Mevzularda Matrak Muhabbetler
Elinizdeki kitap, çoğu akademik uzantılara sahip konulara dair denemeler içeriyor. Pek çok bilgi de barındıran bu yazıların duygulardan uzak okunması olanaksız; çünkü ele alınan meseleler gerçekten hassas.
Toprak Işık ve Seher Cesur Kılıçaslan, atomu parçalayan bir bomba ile on binlerce insanın diri diri yakılmasındaki akıl almaz zalimliğe isyan ediyorlar; sürekli kamçılanan tüketim çılgınlığı ile baş edemeyen dünyadaki kaynakların önlenemez yok oluşuyla dertleniyorlar; kültürlerin iç içe geçtiği günümüzde kültürler arası çatışmanın günlük yaşamdaki izlerini takip ediyorlar ve ülkemize özgü fay hatlarına yakından bakıyorlar. Eleştirel düşünmeyi, hem ayrı bir konu olarak ele alıyor hem de yöntem olarak kullanıyorlar.
Kitabın dilindeki kıvraklıktan eminiz ki edebi bir tad alacaksınız. Üsluptaki ince mizahın ise sizi pek çok kez gülümseteceğinden, bazen de size kahkahalar attıracağından kuşku duymuyoruz. Önünüzde, kuantum teorisinden antropolojinin derinliklerine uzanan, öğretici olduğu kadar da eğlenceli bir serüven var.
İlgili ürünler
Başlarım Senin Aşkına
Dünyanın boş ve aldatan yüzüne dönüp “başlarım senin aşkına!” dedikten sonra Allah’a yönelip “Rabbim önceden hazır değildim şimdi iznin olursa seve seve Başlarım Senin Aşkına” diyeceğiniz bir kitap...
Hakikatler gönlünde bir sarsıntı oluşturmuyor mu, yoksa uyanmak için hâlâ yerin göğün sarsılmasını mı bekliyorsun?
Ve anlarsın zor sorular ancak kaliteli öğrencilere sorulurmuş
İmtihanın bu yüzden ağırmış, anlarsın.
Ve anlarsın ateş İbrahim’i yakmadıysa,
Balık Yunus’u yemediyse,
Bıçak İsmail’i kesmediyse,
Deniz Musa’yı boğmadıysa,
Kuyular Yusuf’ları almadıysa,
Sen de anlarsın umutlarını kün fe yekün’le büyütmen gerektiğini.
Ve anlarsın,
Allah azze ve celle geciktiriyorsa, güzelleştiriyordur.
Sabret…
Sabret…
Anlıyorsun değil mi?
Edebiyat Kulesi
Erkeklerin İç Sesi
Pandalar Uçabilir
Yerli Yersiz Cümleler
Bu kitap önce “Yersiz Cümleler” adıyla tasarlandı. Niyetim sağda solda kalmış ve hiç yayınlanmamış onca cümleyi bir araya getirmek, bir bakıma onlardan kurtulmaktı.
Fakat cümle bu. Bir kez kapısından girince gazete ve dergilerde kalmış yazıları da taradım. Derken hızımı alamadım, bütün kitaplarımı okudum yayımlandıklarından sonra ilk kez, “Yerli Cümleler”e de el attım.
Sonra? Bütün cümleler yerli yersiz birbirine karıştı.
Böylece binlerce cümleyle baş başa kaldım. Hepsini mümkün mertebe temalara ayırarak bir senaryo dâhilince sıralamaya çalıştım.
İçlerinde nerede, ne zaman, nasıl yazdığımı bugün gibi hatırladıklarım vardı, avucumun içine mıh gibi çakılmış olanlar. Ve hiç de hatırlamadıklarım. Bana öyle karanlık geldiler ki. Bunları ben mi yazmışım, sahi, ne zaman? Neden yazdığımı unutmuşum çünkü, hiç unutmayacağım sandığım şeyi.
Üstelik tahmin etmediğim bir şey daha oldu ve yerinden edilen, bağlamından kopan cümleler yeni manalarla yüklendi, bambaşka tasniflere girdi. Yerinde doğaya ilişkin bir cümle aşk bahsine uygun düştü örneğin, yazıya ait olan insanlığa.
Yeni bir okuma, dahası yeni bir yazma.
O zaman anladım içimde bütün yazdıklarıma süzülen bambaşka bir metin olduğunu.
Bir de neden sonra Nun Masalları’ndan bu yana 20 yıl geçtiğini fark ettim.
Yerli Yersiz Cümleler’in hikâyesi bu.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.