Hasan Sabbah Ve Alamut
₺400,00 Orijinal fiyat: ₺400,00.₺340,00Şu andaki fiyat: ₺340,00.
Dağın Efendileri… Hasan Sabbah ve fedailerinin gerçeği neydi? Alamut Kalesi neden feth edilemedi? Kaledeki muazzam yiyecek ve su ambarlarının özelliği neydi? Cennet Bahçeleri gerçekten var mıydı? Bir vezir, bir şair ve bir dini liderin yolları gerçekten kesişti mi? Hasan Sabbah’ın fedailerine niçin Haşhaşi denilmekteydi… Onlar gerçekten birer ölüm makinesi miydiler? Bir Alamut fedaisi gerçekte kimdi? Elinizdeki kitapta,Hasan Sabbah’ın medrese öğrenciliğinden İsmaili liderliiğine uzanan hayat öyküsü, kıvrak bir zeka ve karşı konulamaz bir ikna kabiliyeti, propaganda metodu, dini siyasallaştırması, suikast emirleri, Alamut Kalesi’nin tarihi fonksiyonu, Alamut fedailerinin gücü ve direnişi orjinal kaynakların ışığında inceleniyor.
| Yayınevi |
Yeditepe Yayınevi |
|---|---|
| Yazar |
Ayşe Atıcı Arayancan |
| Kağıt Cinsi |
2. Hamur |
| Baskı Yılı |
2011 |
| Boyut |
"13 ,00" ,50 X 21 |
| Cilt Tipi |
Karton Kapak |
1 adet stokta
Yeditepe Yayınevi – Hasan Sabbah Ve Alamut
/n
Dağın Efendileri… Hasan Sabbah ve fedailerinin gerçeği neydi? Alamut Kalesi neden feth edilemedi? Kaledeki muazzam yiyecek ve su ambarlarının özelliği neydi? Cennet Bahçeleri gerçekten var mıydı? Bir vezir, bir şair ve bir dini liderin yolları gerçekten kesişti mi? Hasan Sabbah’ın fedailerine niçin Haşhaşi denilmekteydi… Onlar gerçekten birer ölüm makinesi miydiler? Bir Alamut fedaisi gerçekte kimdi? Elinizdeki kitapta,Hasan Sabbah’ın medrese öğrenciliğinden İsmaili liderliiğine uzanan hayat öyküsü, kıvrak bir zeka ve karşı konulamaz bir ikna kabiliyeti, propaganda metodu, dini siyasallaştırması, suikast emirleri, Alamut Kalesi’nin tarihi fonksiyonu, Alamut fedailerinin gücü ve direnişi orjinal kaynakların ışığında inceleniyor.
İlgili ürünler
Anadolu Türk Tarihi 1 / Büyük Selçuklu Devleti
Hatıralar – Roger Garaudy
Ben geçitlerden de geçtim, çıkmazları da yaşadım. İsterim ki, bunca mücadelenin, düşüşün ve yanlışın, umudun ve kardeşçe buluşmaların bana kazandırdıkları benimle gömülüp gitmesin.
Fikir ve eylem adamı olarak 20. yüzyıla adını yazdıran Garaudy, elinizdeki kitabı bu cümlelerle özetliyor.
Stalin'den Nasır'a, De Gaulle'den Fidel Castro'ya, Bachelard'dan Jean-Paul Sartre'a, Pablo Neruda'dan Picasso'ya nice ünlü devlet, düşünce ve sanat adamlarıyla görüşüp tartıştığı meseleleri okuyucularıyla paylaşıyor.
Yazar, yaşadıklarından hareketle kendisinin kim olduğunu ve ne için yaşadığını sorgularken; tespitleri, tahlilleri ve teklifleri ile geleceğin dünyasına da ışık tutuyor.
Güleryüzlü bir geleceğe özlem duyanların heyecanla okuyacakları çok önemli hatıralar ve gerçek anlamda bir temel eser...
Kgb Kremlinin Gözleri
İnsan, var oldu.
Efendi oldu, ama çoğunlukla da köle oldu.
Sınıf, bir bakıma kader de oldu. Halklar ilk günden itibaren baskı, sömürü ve adaletsizlik ile kavgalı oldu. 1789’da ayaklandı, “özgürlük, eşitlik, kardeşlik!” dedi, kan döktü, can verdi, tiranları devirdi. Fransız Devrimi ile ümitlenir gibi olmuştu ki Sanayi Devrimi, eski düzeni yeniden kurdu; efendi yerine patron, köle yerine işçi geldi. Karl Marx diye biri çıktı. Kapitalizm bela, tarih dediğimiz sınıf mücadelesi dedi. Komünizm diye bir hayal kurdu. Sınıf değil kardeşlik, sömürü değil yoldaşlık olacaktı. Adeta bir dünya cenneti. Böyle bir dünya mümkün, “zincirlerinizden kurtulun!” dedi. Ve ekledi: “Kurtulun ve son bir devrim daha yapın!”
Rusya’da Lenin diye biri çıktı, “evet, mümkün!” dedi. Önce Çar’ı devirdi, sonra her şeyi. Rusya’yı yaptı Sovyetler Birliği. Olacaktı komünist bir dünya cenneti. Ancak bu, hayal edilenden çok farklı bir komünizmdi. Dikiş tutmadı, tutsun diye yaratıldı bir terör makinesi.
Adı KGB idi…
Daha iyi bir dünya adına yaktı, yıktı, ezdi geçti. Ezdikçe büyüdü, büyüdükçe daha çok ezdi. Devrimlerle darbelerle dünyanın yarısını ele geçirdi; herkesi izledi, herkesi dinledi; cennet idealinden yarattı bir korku devleti. Özgürlük adına özgürlükleri, insanlık adına insanları yok etti.
Bizzat kendisini besleyip büyütenleri bile…
Ve bir gün geldi, kendi elleriyle kurduğu cennet hayalini, cehenneme dönüşmüş bir kâbus olarak yine kendi elleriyle toprağa verdi.
Belki de bu, daha en başından itibaren yanlış yerde, yanlış zamanda yapılmış bir devrimin hikâyesiydi...
Otağ 2 Emir Timur
Ahmet Şimşirgil, Osmanlı Devleti’nin bütün safhalarını anlattığı Kayı serisinden sonra, şimdi de Otağ serisi ile eski Türklerin tarihî maceralarını aydınlatıyor. Orta Asya’nın derinliklerindeki Türk imgesi, ezber bozan bilgiler ışığında bir kez daha parlıyor. Osmanlı hafızası onu Yıldırım Bayezid ile yaptığı Ankara Muharebesi’nden ötürü “Timurlenk” yani “Aksak Timur” diye anar. Ancak o, Yıldırım’ı mağlup edip Osmanlı ülkesinde Fetret Devri’nin yaşanmasına yol açmışsa da Türk tarihinin kahramanlarından biridir. O, Oğuz Han, Bilge Kağan, Alparslan, Fatih ve Yavuz gibi Türk hâkimiyeti mefkûresi idealindeki hakanlardan biridir…
17 büyük savaşı kazanan, 27 ülkeye boyun eğdiren, hiç yenilmeyen bir strateji dehası… Semerkand merkezli Buhara, Şehrisebz ve Maveraünnehr’de yaptırdığı ölümsüz eserlerle bir devre “Timur Rönesansı” damgası vuran bir devlet adamı… Hocası Mir Seyyid Bereke’nin ayakucuna defnedilmek isteyecek kadar âlimlere saygı duyan, tevazu sahibi bir insan…
• Emir Timur, Türk müydü, yoksa Moğol mu?
• Tüzükât’ında anlattığı liderlik sırları nelerdi?
• “Rusya’yı Rusya yapan Timur’du!” iddiası doğru mu?
• Ankara Muharebesi’nde Yıldırım Bayezid ile neden karşı karşıya geldi?
• Emir Timur, Yıldırım Bayezid’in hanımına nasıl davrandı?
• Anadolu’da neden anlaşılamadı ve zulüm ile anıldı?
• Sivas’ta katliam yaptı mı?
Prof. Dr. Ahmet Şimşirgil, bugüne kadar oluşturulmuş Timur imajını yeniden inşa ediyor. Emir Timur hakkında merak edilen/şimdiye kadar söylenmemiş her şeyi bu kitapta bulacaksınız. Timur’da büyük Türk coğrafyasının lejantları saklı…

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.