Gölgenin Öpücüğü
₺329,00 Orijinal fiyat: ₺329,00.₺265,00Şu andaki fiyat: ₺265,00.
Bazı kaderler, gölgelere aittir.
Erkek arkadaşının ölümü loncanın koruması altındaki Olivia’nın hayatını tepetaklak eder. Ardından yaşanan birçok olaysa bunun sadece başlangıç olduğunu kanıtlar niteliktedir. Kendisinden gizlenen gerçekler su yüzüne çıkarken Olivia, bunların bedelini canıyla ödemek zorunda kalabileceğini fark eder. Kendi acılarıyla boğuşan bir vampir tarafından kaçırılarak fanilerin köle ve yemek olarak kullanıldığı kan dondurucu Kâbuslar Şehri’ne götürüldüğünde Olivia’nın hayatta kalmak için tehlikeli bir oyun oynaması gerekir. Başkalarının koruması altında geçirdiği bir ömürden sonra dizginleri ele alıp kanlı kaderinin pençelerinden kaçmayı başarabilecek midir? Yoksa attığı her adım onu gölgelerin daha da derinine mi götürecektir?
“Garcia’nın seçilmiş kişi temasına getirdiği bu ateşli ve taze kan sizi daha ilk sayfadan ele geçirecek. Vampirler ve her saniyesine değecek, yavaş yavaş büyüyen bir tutku mu arıyorsunuz? İstediğiniz her şeyi Gölgenin Öpücüğü’nde bulacaksınız. Beş heyecan verici yıldız!”
—Sarah M. Cradit
“Rebecca L. Garcia, Gölgenin Öpücüğü’nü âdeta vampir notalarıyla karanlık ve büyülü bir senfoni olarak bestelemiş.”
—Casey L. Bond
“Gölgenin Öpücüğü gerçeküstü bir vampir dünyasının kapılarını aralıyor. Rebecca Garcia hayal gücünüzü ve kalbinizi tadına doyamayacağınız fantastik bir diyara götürecek.”
—Rebel Heart Book Blog
“Sırlar, ihanet, seksi bir vampir ve başa çıkamayacağınız bir cinsel gerilim… Gölgenin Öpücüğü’nün gotik dünyasını tek ısırıkta yutmak isteyeceksiniz.”
—A Midsummers Nights Read
| Yayınevi | İndigo Kitap |
|---|---|
| Yazar | Rebecca L. Garcia |
| Sayfa Sayısı | 368 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2024 |
| Boyut | “13, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
İndigo Kitap – Gölgenin Öpücüğü
Bazı kaderler, gölgelere aittir.
Erkek arkadaşının ölümü loncanın koruması altındaki Olivia’nın hayatını tepetaklak eder. Ardından yaşanan birçok olaysa bunun sadece başlangıç olduğunu kanıtlar niteliktedir. Kendisinden gizlenen gerçekler su yüzüne çıkarken Olivia, bunların bedelini canıyla ödemek zorunda kalabileceğini fark eder. Kendi acılarıyla boğuşan bir vampir tarafından kaçırılarak fanilerin köle ve yemek olarak kullanıldığı kan dondurucu Kâbuslar Şehri’ne götürüldüğünde Olivia’nın hayatta kalmak için tehlikeli bir oyun oynaması gerekir. Başkalarının koruması altında geçirdiği bir ömürden sonra dizginleri ele alıp kanlı kaderinin pençelerinden kaçmayı başarabilecek midir? Yoksa attığı her adım onu gölgelerin daha da derinine mi götürecektir?
“Garcia’nın seçilmiş kişi temasına getirdiği bu ateşli ve taze kan sizi daha ilk sayfadan ele geçirecek. Vampirler ve her saniyesine değecek, yavaş yavaş büyüyen bir tutku mu arıyorsunuz? İstediğiniz her şeyi Gölgenin Öpücüğü’nde bulacaksınız. Beş heyecan verici yıldız!”
—Sarah M. Cradit
“Rebecca L. Garcia, Gölgenin Öpücüğü’nü âdeta vampir notalarıyla karanlık ve büyülü bir senfoni olarak bestelemiş.”
—Casey L. Bond
“Gölgenin Öpücüğü gerçeküstü bir vampir dünyasının kapılarını aralıyor. Rebecca Garcia hayal gücünüzü ve kalbinizi tadına doyamayacağınız fantastik bir diyara götürecek.”
—Rebel Heart Book Blog
“Sırlar, ihanet, seksi bir vampir ve başa çıkamayacağınız bir cinsel gerilim… Gölgenin Öpücüğü’nün gotik dünyasını tek ısırıkta yutmak isteyeceksiniz.”
—A Midsummers Nights Read
İlgili ürünler
İskandinav Mitolojisi
“Başlangıçtan Önce Hiçbir Şey Yoktu: Ne Toprak Vardı Ne Gökkubbe, Ne Yıldızlar Vardı Ne De Gökyüzü¨. Şekilsiz Ve Şemalsiz, Sisten Bir A^lem İle Durmadan Yanan Ateşten Bir A^lemdi Var Olan.”
Neil Gaiman, eserlerinde fantastik diyarlar yaratırken kadim mitolojilerden her zaman ilham alan bir yazar olmuştur. Şimdi ise dikkatini bu diyarların kaynağına yöneltiyor ve destansı kuzey masallarını kendine has üslubuyla anlatıyor.
İskandinav Mitolojisi’nde yazar mühim İskandinav tanrılarını tasavvur ederken mitlerin aslına sadık kalıyor: Odin, Yüceler Yücesi, bilge, cüretkâr ve kurnaz. Thor, Odin’in oğlu, muazzam kudretine rağmen tanrıların en bilgesi olduğu söylenemez. Ve Loki, Odin’in kan kardeşi, oyunbaz ve önünde kimsenin duramadığı bir düzenbaz.
Gaiman, eski çağa bu ait hikâyeleri tıpkı bir romancı gibi ele alıyor; hikâyeler efsanevi dokuz âlemin yaratılışından başlıyor ve tanrıların, cücelerin, devlerin maceralarıyla devam ediyor. Thor’un çekicinin nasıl çalındığından, içenlere şairane ilhamlar veren bal şarabının kaynağının ne olduğuna kadar pek çok mit Gaiman’ın nüktedan cümleleriyle yeniden hayat buluyor. En nihayetinde her şey tanrıların alacakaranlığında doruğa çıkıyor: Ragnarök’te…
“Gaiman’ın her zamanki gibi yalın ve su gibi akan kelimeleri ortaçağ metinlerinin dramatik gücünü yansıtmayı başarıyor. Hikâyeleri anlatma tarzı yediden yetmişe herkese uygun ve bu hem yerinde hem de akıllıca bir hamle.” –Ursula K. Le Guin
“İskandinav Mitolojisi’nde Gaiman eski mitleri öyle canlı anlatmış ki okurken yatak odam Valhalla’ya dönüşecek sanmaya başladım. Cüceler, devler ve yaratıklar da dahil tüm İskandinav panteonunu bir film ya da roman gibi işliyor. Ne yalan söyleyeyim, kendime göğüs zırhı sipariş etmeme şu kadar kaldı. Takdiminde Gaiman’ın da dediği gibi, bu öyküler dünyayı yaratan ateş ve buzdan başlayıp dünyayı sona erdiren ateş ve buza giden yolculuğu anlatıyor.” –Lidia Yuknavitch
“Bu kitap sayesinde, çocukken severek okuduğum mitler yeni nesle, baştan keşfedilmek üzere anlatılacak. Ne de olsa, tekrar anlatılamayan öyküler unutulmaya mahkumdur ve her neslin bu mitleri yeniden keşfetmesi ve anlaması gerekir.” –Joanne Harris
Karanlığın Dokunuşu
İşin aslı, küçüklüğünden beri dokunduğu çiçekler kuruyup soluyordu. New Athens’e taşındıktan sonra, fani bir gazeteci kılığında, mütevazı bir hayat sürmeyi umuyordu.
ÖLÜLER TANRISI HADES, FANİ DÜNYADA BİR KUMAR İMPARATORLUĞU İNŞA ETMİŞTİ
ve en sevdiği bahislerin de imkânsız şeyler olduğu söyleniyordu.
Hades’le tanışmasının ardından, Persephone kendini Ölüler Tanrısı ile bir anlaşmanın içinde buldu ve bu anlaşmanın şartları imkânsızdı: Persephone ya Yeraltı Dünyası’nda hayat yaratacaktı ya da özgürlüğünü ebediyen yitirecekti.
Fakat girdiği bu bahis, Persephone’nin bir tanrıça olarak başarısızlığını ortaya çıkarmaktan fazlasını yapacaktı. Özgürlüğünün tohumlarını ekmek için mücadele ederken Ölüler Tanrısı’na duyduğu aşk büyüyordu
—ve bu onun için en büyük yasaktı.
Numenor’un Düşüşü
J. R. R. Tolkien, Orta Dünya’nın İkinci Çağı için “karanlık bir çağdır” demiştir. Silmarillion başta olmak üzere Bitmemiş Öyküler ve Christopher Tolkien’in on iki ciltlik Orta Dünya Tarihi’nde detaylandırılan bu dönemin kırılma noktası sayılan “Númenor’un Düşüşü” ise ilk kez tek bir ciltte toplanıyor ve okurlara Númenor özelinde yeni bir tarihçe sunuyor.
Morgoth’un yenilgiye uğratılmasında Valar’a ve elflere yardım etmelerinin ödülü olarak Orta Dünya insanlarına bahşedilen Númenor, zamanla uygarlığın beşiği ve zenginliğin merkezi hâline gelmişti. Halkı bilgelikleri ve yiğitlikleriyle ünlüydü. Ama Manwë’nin bir şartı vardı, Númenórlular Valar’la Eldar’ın ölümsüzlüğüne imrenerek Kutlu Diyarları aramaya çıkamazlardı. Ne var ki Númenórluların güçleri arttıkça ölüm korkusu onları sarmaladı, açgözlülükleri ve kibirleri Sauron’un fısıltıları eşliğinde yüreklerini kararttı ve böylece Númenor’un düşüşünün tohumları da atılmış oldu.
Üç bin küsur senelik bu çalkantılı tarih Güç Yüzükleri’nin dövülmesinden Barad-dûr’un inşasına ve Sauron’un yükselişine kadar tüm Orta Dünya’yı etkileyecek olaylara sahne olacaktı.
Númenor’un Düşüşü Orta Dünya’nın tarihini Yüzüklerin Efendisi’nin eklerinde yer alan “Yılların Öyküsü” bölümünün zaman çizelgesine bağlı kalıp Tolkien’in yayımlanmış tüm metinlerinden faydalanarak Alan Lee’nin artık klasikleşen tarzıyla çizdiği illüstrasyonlarıyla birlikte anlatıyor.
Öteorman
Powerless Ciltli
New York Times Çok Satanlar listesinden!
Paedyn, Prens’in hayatı boyunca avladığı şeyin ta kendisi…
Prens ise Paedyn’in hayatını rol yaparak geçirdiği gerçekliğin ta kendisi…
Ilya Krallığı sadece sıradışı ve güçlü olan Seçkinlere ait. Seçkinlerin sahip oldukları güçler, onlara onlarca yıl önce yaşanmış Veba tarafından bahşedildi. Fakat herkes iyileşecek ve Veba’nın ödüllerinin tadını çıkarak kadar şanslı değildi. Sıradan doğanlar ise isimlerini hak edecek kadar… sıradanlar. Ve Kral, Elit topluluğunu korumak için tüm Sıradanları sürgün etmeye karar verdiğinde, bir yeteneğinizin olmaması aniden bir suç haline geldi. Şimdi Paedyn Gray bir kader suçlusu ve zorunlu olarak bir hırsız.
Yanan Denizin Dansı
Hırsızlar Krallığı, Aadilor diyarındaki hem büyü hem de zevkle dolup taşan saklı bir yerdi. Yemin ve kanla bağlı üç ölümcül büyücüden oluşan Mousai, güçlerini bu krallığın hazinelerini korumak için kullanıyordu. Niya Bassette, Mousai’a dansıyla güç getiriyordu. Ne var ki, baştan çıkarıcı hareketlerinin ardında ağır bir sır taşıyordu. Kötü şöhretli korsan lordu Alōs Ezra ise yıllardır bu sırrı ona karşı kullanmaktaydı. Kaçakçılık suçundan Hırsızlar Krallığı’ndan sürgün edilen korsan, Niya’yı rehin alma planıyla yeniden ortaya çıkmıştı. Bu sırrı kullanarak Hırsız Kral tarafından bağışlanmayı hedefliyordu. Niya sırrını korumak ve özgürlüğünü garanti altına almak için korsan lorduyla kendi anlaşmasını yaptı. Fakat bunu yaparken bir şekilde adamın gemisine bağlanmıştı. Şimdi ölümcül sularla, kana susamış bir mürettebatla ve ona ihanet eden kalbiyle mücadele etmek zorundaydı. Alōs’la aralarındaki çekim, çok geçmeden bu hassas ateşkesi tehdit etmeye başladı ve açık denizlerde çalkantılı bir yolculuğa sebep oldu. Krallığından çok uzakta olan Niya, gerçekten de tehlikeli bir dansın içindeydi. Karanlık eylemlerin asil kalpleri gizlediği ve en çekici dansların çoğu zaman karşı tarafı yaktığı Aadilor dünyasına hoş geldiniz. Baştan çıkarıcı bir dansa ne dersiniz?

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.