Gençlerde Kronik Yorgunluk
₺330,00 Orijinal fiyat: ₺330,00.₺281,00Şu andaki fiyat: ₺281,00.
Gençlerde Kronik Yorgunluk ve Üstesinden Gelmek; kronik yorgunlukla başa çıkmak ve alt etmek için işe yarar, kanıta dayalı, adım adım ilerleyen bir rehber sağlıyor. Alanında tecrübeli uzmanlar: KatharineRimes ve TrudieChalder, gençleri hedefleyen kolay anlaşılır ve pratik bir rehber sunuyorlar. Bu kitap da ayrıca ebeveynlere yardımcı olacak bir rehber de bulunuyor. Kitap, kronik yorgunlukla mücadele eden gençlere, ebeveynlere ve profesyonellere önerilmektedir.
Bu yenilikçi kitap, yorgunluktan kurtulma programı oluşturma önerisini içermekte ve sağlık uzmanına da bunun nasıl yapılacağını göstermektedir. İçerdiği başlıklar arasında: “Uyku, egzersiz, stresle baş etme ve okul” yer almaktadır. KatharineRimes ve TrudieChalder bu kitabı araştırma sonuçlarından temellenen bilişsel davranışçı terapiye dayanarak; yıllarca Kronik Yorgunluk Sendromu (KYS) ve MiyaljikEnsefalomiyelit (ME) konularında kullanmış ve hem hastalar, hem de ebeveynlerden olumlu sonuçlar almışlardır.
| Yayınevi | Psikonet Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Katharine Rimes |
| Baskı Yılı | 2016 |
1 adet stokta
Psikonet Yayınları – Gençlerde Kronik Yorgunluk
/n
Gençlerde Kronik Yorgunluk ve Üstesinden Gelmek; kronik yorgunlukla başa çıkmak ve alt etmek için işe yarar, kanıta dayalı, adım adım ilerleyen bir rehber sağlıyor. Alanında tecrübeli uzmanlar: KatharineRimes ve TrudieChalder, gençleri hedefleyen kolay anlaşılır ve pratik bir rehber sunuyorlar. Bu kitap da ayrıca ebeveynlere yardımcı olacak bir rehber de bulunuyor. Kitap, kronik yorgunlukla mücadele eden gençlere, ebeveynlere ve profesyonellere önerilmektedir.
Bu yenilikçi kitap, yorgunluktan kurtulma programı oluşturma önerisini içermekte ve sağlık uzmanına da bunun nasıl yapılacağını göstermektedir. İçerdiği başlıklar arasında: “Uyku, egzersiz, stresle baş etme ve okul” yer almaktadır. KatharineRimes ve TrudieChalder bu kitabı araştırma sonuçlarından temellenen bilişsel davranışçı terapiye dayanarak; yıllarca Kronik Yorgunluk Sendromu (KYS) ve MiyaljikEnsefalomiyelit (ME) konularında kullanmış ve hem hastalar, hem de ebeveynlerden olumlu sonuçlar almışlardır.
İlgili ürünler
Bağımlılık
Duyguların Psikolojisi Ve Duygusal Zeka
Aslında birer bilimsel kategori olan duyguların hayatımızdaki merkezi rolü, duygusal zekanın keşfine karar ihmal edildi. Batı, duyguları yok sayıp aklı tek mutlak değer olarak kutsarken, Doğu da sahip olduğu zenginliğin farkına varmıyor, duyguların eğitimine gereken önemi vermiyordu. Oysa duyguları çözümleyebilmek kişinin kendini tanımasının ilk adımı idi. Nevzat Tarhan, Duyguların Psikolojisi‘nde insanın sahip olduğu olumlu ve olumsuz tüm duyguları tek tek çözümleyerek duygusal zeka kavramına farklı bir bakış getiriyor. Duygusal zekayı Doğunun ve Batının değeriyle yeniden yorumlayan yazar, duyguların eğitiminde yeni bir pencere açıyor.
İnsan İnsana
Bir İnsanın İlişkilerinin Niteliği, O İnsanın Yaşamının Kalitesini Belirler.
İnsan, ilişkileri içinde sürekli olarak “yeniden tanımlanan” bir varlıktır. İnsan ilişkilerinin temelini ise iletişim süreçleri oluşturur.
İki insan birbirinin farkına vardığı anda iletişim başlar. Aynı sosyal ortam içinde yer alan kişilerin söyledikleri sözler ve hareketleri kadar, hareketsizlikleri, susmaları, beden duruşları ve yüz ifadeleri, hepsi anlamlı birer mesaj oluşturur. İyi bir dinleyici, iletişim kurduğu kişinin yalnız söylediklerini değil, yüzü, eli, kolu ve bedeniyle yaptıklarını da “duyar.”
Bir aracın sürücüsü, yolda kendinden başka araç yokmuş gibi davranırsa, trafik kazası olur. Bir kişi konuşurken, karşısındakini nasıl etkilediğini düşünmeden, kendi bildiği yönde istediğini söylerse “iletişim kazası” ortaya çıkar. İlişkilerimizde, verdiğimiz mesajların sorumluluğunun bilincinde olmamız, iletişim kazalarını önler.
Bu varsayım toplumsal düzeyde de geçerlidir. Kişi farkında olsun ya da olmasın, toplumla da sürekli ilişki içindedir. Bir toplumda “Herkes benim gibi düşünmelidir, benim düşünce tarzım en doğrusudur,” tutumu ağır basarsa, akılcı tartışmalar yerine duygusal çatışmalar ortaya çıkar.
İnsan hayatını mercek altına alıp, insana dair her hikâyeden bir anlam çıkarabilen bilgeliğiyle değerli Doğan Cüceloğlu, kimliklerin ötesinde, canların temas içinde olduğu “insan insana” bir ilişkinin mümkün olduğunu bize hatırlatıyor. Kalıpları tekrarlamaktan kurtulabilmeniz, insan ilişkilerine anlamsal zenginliği ve derinliği getirebilmeniz için iletişim süreçlerini uygun ve etkili bir biçimde uygulamanıza yönelik bilgi ve becerileri sunuyor.
İletişim sorunlarını çözmeden doyumlu bir yaşam sürdürmenin olanaksız olduğunun ve insanın isterse kendini değiştirip geliştirebileceğinin altını çiziyor.
Kendini Affet
Şeytan Etkisi
1971'de bir grup üniversite öğrencisi görünürde mahkumiyet psikolojisinin araştırıldığı bir deneye gönüllü olarak katıldı. Rasgele seçilmiş öğrencilerden bir kısmına gardiyan, bir kısmına da tutuklu rolü verildi. Stanford Üniversitesi Psikoloji Bölümü'nün bodrum katında oluşturulan yapay bir hapishanede rollerini oynamak üzere deneye dahil olan öğrenciler, deney başladıktan kısa süre sonra bambaşka bir gerçeklik algısıyla rollerini içselleştirdiler. Bundan sonra yaşananlar ise psikoloji tarihinde bir mihenk taşına dönüştü. Stanford Hapishane Deneyi olarak bilinen bu çalışmanın mimarı Prof. Philip Zimbardo, durumsal güçlere ve sosyal dinamiklere bağlı olarak insanların ansızın nasıl canavarlara dönüşebildiğini kanıtlamıştı.
Daha da önemlisi, Stanford Hapishane Deneyi'nin ortaya koyduğu bulgular insanlık suçlarının bazı dinamiklerini açıklamaya yardımcı oldu. Aynı şekilde bu deney, Ruanda'daki katliamlardan Irak savaşında ABD askerlerinin özellikle Ebu Gureyb Hapishanesi'ndeki insanlık dışı zulümlerine kadar tarihimizde kayıtlı ve ne yazık ki önlenemez bir şekilde devamı gelen insanlık suçlarını sosyal psikolojik yönden, yetkenin ve güç algısının insan tutum ve davranışlarına zararları açısından ele alınabilir bir analiz seviyesine taşıdı.
"İyi" insanlara kötülük yaptıran şey nedir? Philip Zimbardo Şeytan Etkisi ile okuru bir yolculuğa çıkartıyor ve bu sorunun cevabını okurla birlikte bulmaya çalışıyor.
Filmleri çekilen, belgesellere konu olan, esinlenilerek romanlar yazılan Stanford Hapishane Deneyi'ni ve genel anlamda "kötülüğün psikolojisini" ele alan Şeytan Etkisi'ni okurken insanların nasıl başkalaşım geçirdiklerine tanıklık edecek, sizin de aslında o insanlardan farklı olmadığınızı düşündükçe tedirgin olacaksınız.
Totem Ve Tabu
Freud’a göre ilkel insan bizim çağdaşımız sayılır. Tarihöncesi çağlardaki insanların geçirdiği evreler, gündelik yaşamlar, sanatları, oluşturdukları söylenceler ve mitlerde gelişim sürecimizin önceki basamakları hakkında ciddi izlere rastlar, onlarda kendimize benzerlikler buluruz. Bugün bazı topluluklarda izlerine rastlansa da Freud’un deyimiyle dinsel-sosyal bir kurum olan totemizmin etkilerinin azalmasına karşılık, tabu konusu farklı biçimlere bürünerek de olsa azımsanmayacak derecede yakınımızda durur. Freud’un eserini kaleme alırken belirttiği gibi Totem ve Tabu, bu alanda ele alınan ilk ciddi çalışma olmasının yanıı sıra, psikanalizin bakışı açısı ve bulgulamalarıyla toplum psikolojisinin kemikleşmiş sorunlarına yönelik bir çözümleme denemesi; etnologlar, filologlar, folklorcular ve psikanalistler için kendi ilgi alanlarıyla bağlantıı kurabilecekleri bir köprü inşaasıdır.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.