Çiğdem Külahı
₺275,00 Orijinal fiyat: ₺275,00.₺225,00Şu andaki fiyat: ₺225,00.
“Orada oturmuş her şeyi tersine çevirebilir miyim, diye düşünüyordum. Bu mümkün müydü? Altımda çırpınan suya baktım. Dipteki midyelere, sağa sola kıvrılan yosunların arasında gizlenen küçük balıklara baktım. Çok çaresizdim aslında. Yine de ayıpladım kendimi. İzmir çok büyük geldi bana. Sokaklarında kaybolurum, diye düşündüm. Dizlerim yandı. Eğilip denize dokunayım dedim. Durdum. Bu şehir, parmaklarının ucunda sigara tutan bu sarı duman izi çok korkuttu beni.”
Çiğdem Külahı, genç kuşak öykücülerimizin önde gelenlerinden Ahmet Büke’nin 2006 yılında yayımladığı ikinci öykü kitabı. Kitapta yirmi beş kısa öykü yer alıyor. Bu öyküler, su yüzüne çıkmamış ama hep varlığı hissedilmiş acıların, isyanların, çevremizde olup bitenler karşısında duyulan öfkenin izini taşıyor. Ahmet Büke kendine özgü dili ve duyarlı anlatımıyla okurunu daha ilk sayfalarda kendi ayrıksı dünyasına çekmeyi başarıyor.
| Yayınevi | Can Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Ahmet Büke |
| Sayfa Sayısı | 136 |
| Kağıt Cinsi | 1. Hamur |
| Baskı Yılı | 2020 |
| Boyut | “13, 00 X 19, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Can Yayınları – Çiğdem Külahı
/n
“Orada oturmuş her şeyi tersine çevirebilir miyim, diye düşünüyordum. Bu mümkün müydü? Altımda çırpınan suya baktım. Dipteki midyelere, sağa sola kıvrılan yosunların arasında gizlenen küçük balıklara baktım. Çok çaresizdim aslında. Yine de ayıpladım kendimi. İzmir çok büyük geldi bana. Sokaklarında kaybolurum, diye düşündüm. Dizlerim yandı. Eğilip denize dokunayım dedim. Durdum. Bu şehir, parmaklarının ucunda sigara tutan bu sarı duman izi çok korkuttu beni.”
Çiğdem Külahı, genç kuşak öykücülerimizin önde gelenlerinden Ahmet Büke’nin 2006 yılında yayımladığı ikinci öykü kitabı. Kitapta yirmi beş kısa öykü yer alıyor. Bu öyküler, su yüzüne çıkmamış ama hep varlığı hissedilmiş acıların, isyanların, çevremizde olup bitenler karşısında duyulan öfkenin izini taşıyor. Ahmet Büke kendine özgü dili ve duyarlı anlatımıyla okurunu daha ilk sayfalarda kendi ayrıksı dünyasına çekmeyi başarıyor.
İlgili ürünler
Başını Vermeyen Şehit
Çikolataca Konuşur Musun
Çikolatanın gücünü asla hafife almayın!
Jaz, okulun yeni öğrencisi Nadima sınıflarına geldiğinde çok sevinmişti. En sonunda bir sıra arkadaşı olacaktı. Tek sorun Nadima’nın tek kelime bile İngilizce konuşamamasıydı. Nadima Suriye göçmeniydi. Jaz kısa sürede Nadima ile iletişim kurmanın bir yolunu bulur: Çikolata!
Jaz, arkadaşları ve ailesiyle ilişkilerinde; disleksi olduğu için de bazı derslerinde zorluklar yaşayıp hatalar yapsa da bu durumu düzeltmek için daima çaba gösteriyor. Nadima ile arkadaşlıklarında onları farklı kılan değil birleştiren şeyler üzerine yöneliyor.
Ailesiyle birlikte Suriye’deki iç savaştan botlarla kaçıp İngiltere’de bombalardan ve silahlardan uzakta yeni hayatına uyum sağlamaya çalışan Nadima ve Jaz’ın çok özel dostlukları okuyucuları gülümsetirken bazen de savaş ve mültecilik gibi hassas konular üzerine düşündürecek.
Çikolataca Konuşur Musun? arkadaşlığın dilinin kelimeler değil anlamlar olduğunu ve farklı diller konuşmanın, farklı kültürlerden gelmenin arkadaşlığın önünde engel olmadığını gösteren sımsıcak bir arkadaşlık hikâyesi.
Biraz çikolatadan daha fazlası!
Falaka – Parıltı Yayınları
Hayaldi Roman Oldu
Stage-3 1984 – İngilizce Hikaye
War Is Peace
Freedom Is Slavery
Ignorance Is Strength
1984 was written by George Orwell in the year 1948, and is his idea of what the future might be like, 36 years later, in 1984.
1984 is a story about a man named Winston Smith. He is a man who is living in what was once England, but is now a scary place controlled by Big Brother. Big Brother is always watching.
There are cameras spying on Winston everywhere he goes. Even in the privacy of his own home there is no privacy.
Winston knows that it isn’t right, but can’t do anything about it because even to have a bad thought against the government is a thought crime. Winston writes down some of his thoughts and ideas in a notebook. This is also a crime and Winston knows that he could be punished for it, but he does it anyway. The more he writes down the more he begins to understand and remember.
But, how much can he really ever understand?

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.