Bedenler. Sınırlar Ve Mahremiyet Hakkında Çocuğumla Nasıl Konuşurum?
₺195,00 Orijinal fiyat: ₺195,00.₺161,00Şu andaki fiyat: ₺161,00.
“Özel bölgeler neresi? Niye özel onlar?”
“Benim neden pipim var da onun yok?”
Çocukların soru sormaya başladığı dönem, ebeveynler başta olmak üzere tüm bakım verenler için zorlu bir başlangıç dönemi olabiliyor. Zira ufaklıkların sorduğu basit ama cevaplaması zor sorular, beraberinde “Ne zaman konuşmaya başlayalım?”, “Ya çocuğumun yaşına uygun olmayan bir kelime kullanırsam?”, “Çocuğumun sorduğu soruya ya cevap veremezsem?” gibi başka soruları da beraberinde getiriyor.
Neyse ki kitaplar ve uzmanlar var!
Söz konusu cinsellik eğitimi olduğunda kitaplardan destek almanın işleri ne kadar kolaylaştırdığını iyi bilen bir uzmanın kitabını elinizde tutuyorsunuz: Uluslararası ödüllü kapsamlı cinsellik eğitmeni Rayka Kumru, çocuklarla bedenler, sınırlar ve mahremiyet hakkında doğru şekilde konuşabilmeniz için size yol gösterirken, onların sorabilecekleri soruları nasıl cevaplayacağınıza, gözlemlediğiniz bazı davranışlara nasıl sağlıklı tepkiler verebileceğinize ve en geniş anlamda çocuklarla cinsellik hakkında nasıl konuşabileceğinize dair pratik öneriler sunuyor.
Çocuklara yönelik Ben: Çocuklar İçin Vücudunu Tanıma, Sınırlar ve Onay kitabıyla tamamlanan Çocuğumla Nasıl Konuşurum? serisi, ebeveynler, bakım verenler ve çocuklarla çalışan tüm uzmanlar için gerçek bir elkitabı niteliğinde…
| Yayınevi | Mundi |
|---|---|
| Yazar | Rayka Kumru |
| Sayfa Sayısı | 88 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2025 |
| Boyut | “13, 00 X 21, 00″ |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Mundi – Bedenler. Sınırlar Ve Mahremiyet Hakkında Çocuğumla Nasıl Konuşurum?
/n
“Özel bölgeler neresi? Niye özel onlar?”
“Benim neden pipim var da onun yok?”
Çocukların soru sormaya başladığı dönem, ebeveynler başta olmak üzere tüm bakım verenler için zorlu bir başlangıç dönemi olabiliyor. Zira ufaklıkların sorduğu basit ama cevaplaması zor sorular, beraberinde “Ne zaman konuşmaya başlayalım?”, “Ya çocuğumun yaşına uygun olmayan bir kelime kullanırsam?”, “Çocuğumun sorduğu soruya ya cevap veremezsem?” gibi başka soruları da beraberinde getiriyor.
Neyse ki kitaplar ve uzmanlar var!
Söz konusu cinsellik eğitimi olduğunda kitaplardan destek almanın işleri ne kadar kolaylaştırdığını iyi bilen bir uzmanın kitabını elinizde tutuyorsunuz: Uluslararası ödüllü kapsamlı cinsellik eğitmeni Rayka Kumru, çocuklarla bedenler, sınırlar ve mahremiyet hakkında doğru şekilde konuşabilmeniz için size yol gösterirken, onların sorabilecekleri soruları nasıl cevaplayacağınıza, gözlemlediğiniz bazı davranışlara nasıl sağlıklı tepkiler verebileceğinize ve en geniş anlamda çocuklarla cinsellik hakkında nasıl konuşabileceğinize dair pratik öneriler sunuyor.
Çocuklara yönelik Ben: Çocuklar İçin Vücudunu Tanıma, Sınırlar ve Onay kitabıyla tamamlanan Çocuğumla Nasıl Konuşurum? serisi, ebeveynler, bakım verenler ve çocuklarla çalışan tüm uzmanlar için gerçek bir elkitabı niteliğinde…
İlgili ürünler
Aşırı Yemeyi Yenmek
Bilişsel Davranışçı Terapi Temel İlkeler Ve Uygulama
Bilişsel Terapi, yalnızca başvuranların güncel sorunlarını çözmez, aynı zamanda bütün yaşamları boyunca sorunlarını çözebilecekleri özel birtakım beceriler de öğretir. Unutmayın ki; “Olayları olduğu gibi değil, olduğumuz gibi görürüz”.
“Bilişsel terapi alanında yazılan bu kitapta hem BDT’nin tanıtılması, hem de BDT’nin uygulanabilir alanlarının akıcı ve anlaşılır bir dille aktarılmış olması Türkiye’deki bilişsel terapi alanı adına bir kazanç niteliğindedir. Bunun yanında tüm ruh sağlığı alanında çalışanlara ve hastalara yol gösterici niteliğinde olan bu kitabı bizlere kazandıran Dr. Hakan Türkçapar’a teşekkürlerimi sunarım.”
-Dr. Emel Stroup (ABPP, ACT)
“Prof. Hakan Türkçapar’ın Bilişsel Davranışçı Terapi: Temel İlkeler ve Uygulama isimli kitabının yeni baskısı, bilişsel terapi modeli için harika bir başlangıç ve genel değerlendirme. Bu müthiş eser, klinisyenlere, bilişsel model veya psikopatoloji hakkında, hastaların nasıl değerlendirilmesi gerektiği, ilk seansta nasıl etkili çalışılacağı, olgu kavramlaştırması ve sorunlu düşünüş-davranış biçimlerini tanılama hakkında güncel bir bakış açısı sağlıyor. Elinizdeki kitap, bilişsel modeli bilinçli ve sofistike bir bağlamda kullanmak isteyen klinisyenler için çok önemli bir kaynak. Klinisyenlere şiddetle tavsiye ederim.”
-Prof. Dr. Robert L. Leahy
American Bilişsel Terapi Enstitüsü Direktörü
Bilişsel Davranışçı Terapiler Derneği Eski Başkanı
Uluslararası Bilişsel Psikoterapi Derneği Eski Başkanı
Bilişsel Terapi Akademisi Eski Başkanı
“Hakan Türkçapar, bilişsel terapinin teori ve pratiğiyle ilgilenen Türkçe konuşan klinisyenler için değerli bir kitap yazmış. Hakan, Türkiye’deki psikiyatri kurumlarında bilişsel davranışçı terapi eğitimi, süpervizyonu ve yaygınlaştırılması konularında oldukça yoğun çalışmalar yapan deneyimli bir BDT klinisyeni. Onunla çalışmaktan her zaman büyük keyif aldım; bu kitabı da bilişsel terapinin temel prensipleri ve uygulamalarını öğrenmek isteyen Türkçe konuşan tüm akıl sağlığı çalışanlarına tavsiye ederim.
-Prof. Dr. Judith S. Beck
Beck Bilişsel Davranışçı Terapi Enstitüsü Başkanı
“Kuramlar, fotoğraf çeken bir kameraya benzer; kameranın objektifi resmi çekerken belli bir noktaya odaklanır, diğerlerini göz ardı eder, etmek zorundadır. Kameranın açısı ne kadar genişse o kadar daha fazla öğe kapsanır. İnsan psikolojisiyle ilgili çeşitli kuramlar da böyledir. Bilişsel davranışçı terapinin bu noktadaki farkı ya da ayrıcalığı; psikoloji alanındaki çeşitli kuramlar içinde, bilimsel yöntemi psikolojiye uygulama iddiasını kendine kalkış noktası olarak benimsemesi ve bu sayede diğer kuramlardan farklılaşmasıdır. Bilişsel davranışçı kuramın bilimsel önerme ve verilere (gözlem, hipotez-hipotezin test edilmesi) dayalı olarak oluşturulması ve onu temel alması, diğer bilimsel kuramları içinde kapsayarak dışlayıcı olmaması ve psikolojideki en insana özgü yanı, yani bilişleri merkeze oturtması ve değişimde merkezi dayanak noktası yapmasında yatar. Birazdan sayfalar arasında ilerledikçe, yukarıdaki ölçütler açısından kuramları değerlendirdikçe, neden bu kitapta bilişsel davranışçı terapinin konu alındığı daha iyi ortaya çıkacaktır.”
“Bilişsel davranışçı terapinin uygulama alanında diğer psikoterapilerden farklılaşan yönü yapılandırılmış bir tedavi olmasıdır. Bunun iki anlamı vardır: Birincisi bilişsel davranışçı terapi süreci, seanslar arasında yapılandırılmıştır. Terapi sürecinin genel yapısı değerlendirme, ilk psikoterapi görüşmesi, terapi süreci ve yinelemeyi önleme ve güçlendirme görüşmeleri sırasını izler. Yani süreç değerlendirme ve tedavi amaçlarının belirlenmesiyle başlar, psikoeğitim seansları ve bilişsel davranışsal müdahalelerin uygulandığı rahatsızlığa özgü tedavi protokolüyle devam eder ve sonlandırma seanslarıyla biter. Süreç bittikten sonra da gerek duyulursa güçlendirme seansları yapılır. İkinci anlamı ise her seansın kendi içinde de benzer bir yapının olmasıdır. Seanslar da aynen terapi süreci gibi kısa bir değerlendirme, amaç/gündem belirleme ile başlar. Bilişsel davranışçı müdahalelerle süre. Özet ve geribildirimle biter.”
Fark Et Düşün Hisset Yaşa Kendi Kendine Psikoterapi
- Yaşamımızı anlamlı kılan şey nedir?
- Neden istek ve ideallerimize uygun bir yaşam süremiyoruz?
- Yaşam olaylarını çözümlerken nerede hata yapıyoruz?
- Duygularımız aslında nelere işaret eder?
- Üzüntü ve depresyonla nasıl başa çıkabiliriz?
- Panik bozukluğu, agorafobi, sosyal kaygı ve yaygın kaygı bozukluğu neden ortaya çıkar?
- Düşünce ve davranışlarımızı sağlıklı kılmanın yolu nedir?
- Yaşamımızı zorlaştıran temel bilişsel özellikler nelerdir?
- Beynimizin gelişimiyle ruhsal rahatsızlıklarımız arasında nasıl bir bağlantı var?
- Neleri değiştirebiliriz, neleri değiştiremeyiz?
- Duygu ve düşüncelerimizi nasıl takip etmeliyiz?
- İyi iletişimin özellikleri nelerdir ve iyi yaşama katkısı nedir?
- Bilişsel Davranışçı Terapi sorunlarımızı çözmemize nasıl yardımcı olur?
Türkiye’nin önde gelen bilişsel davranışçı terapistlerinden Prof. Dr. Hakan Türkçapar’ın tecrübeleri ve akademik birikimini bir araya getirerek kaleme aldığı Fark Et, Düşün, Hisset, Yaşa bu alanda Türkçe yazılan ilk bilimsel temelli “kendi kendine yardım” kitabı niteliğini taşıyor. Klinik rahatsızlık düzeyinde olmayan kimi sorunları kişinin kendi kendine aşmasına yardımcı olmayı hedefleyen bu çalışma, insan psikolojisine dair kimi bilgileri yaşamdaki karşılıklarıyla birlikte anlaşılır ve akıcı bir şekilde aktarıyor. “İyi yaşam”ın ancak bireyin istek ve ideallerine uygun şekilde hareket etmesiyle mümkün olabileceğine dikkat çekerken, duygu ve düşüncelerimizin asıl anlamlarını araştırarak yaşamımızda karşılaştığımız ruhsal problemleri aşmamıza yardımcı olacak bir yol haritası çıkarıyor. Türkçapar’ın Kendi Kendine Psikoterapi Rehberi istemediklerinize odaklanıp vakit kaybetmek yerine isteklerinize odaklanarak yaşamınızı anlamlı hale getirmenize kapı aralıyor.
“Prof. Dr. Hakan Türkçapar bizlere iyi yaşamın sırlarını bilimsel bilgilere dayalı bir şekilde sunuyor. Fark Et, Düşün, Hisset, Yaşa kişilerin yaşamlarında karşılaştıkları zorlukları Bilişsel Davranışçı Terapi ilkeleriyle kendi kendilerine çözümlemeleri için yol gösterici nitelikte… Hem akıcı diliyle hem sunduğu değerli bilgilerle daha olumlu ve anlamlı bir yaşam sürmelerine katkı sağlayacaktır. Kendisine bizlere kazandırdığı bu değerli kitap için teşekkürlerimi sunuyorum.”
-Dr. Emel D. Stroup
Dr. Türkçapar, Bilişsel Davranışçı Terapi alanında yalnızca ülkemizin değil, dünyanın önde gelenlerinden. Farklı psikoterapi ekollerinde olsak da bu son kitabında birtakım tanım farklılıklar dışında itiraz ettiğim hiçbir nokta yok.”
-Dr. Erol Göka
“Hakan Türkçapar, bize gidişatını belirleyen düşünce/duygu/davranış üçgeninin her aşamasında kendimize yöneltmemiz gereken soruları nasıl soracağımızı öğretiyor. Bu soruları kendimize sormak ve yanıtlarını verme cesareti göstermekse bize kalıyor. Bir psikoterapist ancak bu kadarını yapabilir. Danışanlarıma/hastalarıma tavsiye edebileceğim bu kitabı kaleme aldığı için Hakan Türkçapar'a teşekkürler…”
-Dr. Alper Hasanoğlu
“Ülkemizde bilişsel davranışçı terapi ekolünün önde gelen isimlerinden olan Türkçapar, otuz yıla yaklaşan mesleki bilgi ve deneyimlerini bir bilgelik süzgecinden geçirip damıtıyor ve bir hayat kılavuzu haline getiriyor. Prof. Dr. Türkçapar’ın bu harikulade eserini daha iyi ve anlamlı bir hayatı arzulayan herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim.”
-Prof. Dr. Kemal Sayar
İnsanın Huzur Arayışı
İyi Toplum Yoktur
Nihan Kaya, çok ses getiren kitabı İyi Aile Yoktur’dan sonra, hiç farkında olmadan topluma uygun hâle getiriliş biçimlerimizi ve bu mekanizmanın hem toplumun hem de bireyin gerçekten var olabilmesini nasıl engellediğini anlatıyor. İyi Aile Yoktur’un devam kitabı olan İyi Toplum Yoktur, sünnet, nikâh, düğün, kına gibi törenlerin bize anlatılandan çok başka amaçlara dayandığını, her törenin aslında bir kurban etme töreni olduğunu savunurken, yine ezber bozuyor, doğru bildiğimiz inanışlarımızı altüst ediyor.
İnsanın en önemli aynası cinselliğidir. Aynı şekilde toplumlar da cinsiyet ve cinsellik üzerinden şekillenirler -nitekim, bu ikisi aslında aynı şeydir. Toplumun, bireyleri kendi uzantısına dönüştürebilmesi için, kadınlık ve erkeklik algısı yaratılır, bu algı törenlerle pekiştirilir. Varlığından bir şekilde haberdar olduğumuz ve kanıksadığımız her tören, bizi topluma kurban eder ve toplumu da ölü, işlevsiz kılar.
Törenlere verdiğimiz anlam, kendimize verdiğimiz anlamı ve hayatımızın kontrolünün kimin elinde olduğunu belirlemektedir.
Kadın Psikolojisi
Yaşama Sanatı
Çağdaş psikolojinin S. Freud ve C. G. Jung ile birlikte en önemli isimlerinden biri olan Adler, Yaşama Sanatı’nda kurucusu olduğu Bireysel Psikoloji’nin bireyin ve toplumun hayatındaki karşılığını ele alır. Yaşamın amacı, aşağılık kompleksi, üstünlük arayışı, yaşam üslubu, hayatın ilk yıllarında oluşturduğumuz prototip/şemalar, ilk hatıralar, rüyalar, sosyal sorunlar, toplumsal uyum, sorunlu çocuklar ve okul, aşk ve evlilik, kadın-erkek ilişkileri konularını inceler.
Toplumsal faydayı merkeze alması ve ele aldığı konuları olabildiğince anlaşılır bir dille izah etmesiyle alan literatüründe kendine mahsus bir yeri olan Adler, bugün hâlâ çocuk eğitiminde ve kendimizde olan biteni anlama konusunda sık sık başvurma ihtiyacı duyacağımız bir kaynak.
“Dr. Alfred Adler ile 1927-28 kışında New York`taki Çocuk Rehberlik Enstitüsü’nde tanışma ayrıcalığına eriştim. O zamanlar Enstitünün oldukça katı Freudyen yaklaşımına alışkın olduğum için Adler`in doğrudan ve şaşırtıcı derecede basit bir şekilde çocukla ve ebeveynle hemen ilişki kurmasına hayret etmiştim. Ondan ne kadar çok şey öğrendiğimi fark etmem biraz zaman aldı.”
Carl Rogers
"Adler, kişilerin yaşadığı sorunların sosyal doğasını gerçekçi bir şekilde kavraması ve bilimle uyumlu davranışın bütünlüğünü amansız bir şekilde ortaya koyması bakımından büyük Çinli düşünürler dışında hiç kimseye benzememektedir. Eğer batı dünyası onun hizmetlerinden faydalanamayacak kadar geri kalmamışsa, Alfred Adler Batı`nın Konfüçyüs`ü olarak anılmaya başlayabilir."
Phillipe Mairet

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.