Batış Yılları
₺220,00 Orijinal fiyat: ₺220,00.₺182,00Şu andaki fiyat: ₺182,00.
Biz Osmanlı İmparatorluğu’nun son çocuklarıyız. Biraz büyüyüp kendimize geldiğimiz zaman memleket sınırlarının bir ucu Adriyatik, bir ucu Fars Körfezi kıyılarındaydı. Rüştiye Mektebi’nde okuduğumuz coğrafya kitabına göre ülkemiz daha da büyüktü. Mısır ve Sudan, Bulgaristan Prensliği, Bosna ve Hersek sınırlarımız içindeydi. Henüz Tuna’lar, Nil’ler ve Fırat’lar Türkiyesi’ydik. Şimdiki Doğu petrollerinin bütün kaynakları topraklarımızdaydı. Bu sayfalarda çocukluğumun ve ilk gençliğimin havasını teneffüs ettirmek üzere sizleri gerilere götürmek istiyorum. 1918’e kadar geçmişin hatıralarını, durmadan ve son dakikaya kadar uslanmadan ve ayılmadan ödeyen bir nesil olduk. Hiçbirini kendi işlemediğimiz günahların acı ve ağır azaplarını biz çektik. Bugün ve yarın için faydalı dersler verebilecek ölüm kalım imtihanlarından geçtik. Maksadım bugünün ve yarının gençlerine Osmanlı’nın batış ve dağılış yıllarının hikâyelerini anlatmak ve onları Türkiye’nin geleceği üzerinde daha uyanık tutmaktan ibaret.
| Yayınevi | Pozitif Yayınları |
|---|---|
| Yazar | Falih Rıfkı Atay |
| Sayfa Sayısı | 224 |
| Kağıt Cinsi | 2. Hamur |
| Baskı Yılı | 2019 |
| Boyut | “13, 00″, 50 X 21 |
| Cilt Tipi | Karton Kapak |
1 adet stokta
Pozitif Yayınları – Batış Yılları
/n
Biz Osmanlı İmparatorluğu’nun son çocuklarıyız. Biraz büyüyüp kendimize geldiğimiz zaman memleket sınırlarının bir ucu Adriyatik, bir ucu Fars Körfezi kıyılarındaydı. Rüştiye Mektebi’nde okuduğumuz coğrafya kitabına göre ülkemiz daha da büyüktü. Mısır ve Sudan, Bulgaristan Prensliği, Bosna ve Hersek sınırlarımız içindeydi. Henüz Tuna’lar, Nil’ler ve Fırat’lar Türkiyesi’ydik. Şimdiki Doğu petrollerinin bütün kaynakları topraklarımızdaydı. Bu sayfalarda çocukluğumun ve ilk gençliğimin havasını teneffüs ettirmek üzere sizleri gerilere götürmek istiyorum. 1918’e kadar geçmişin hatıralarını, durmadan ve son dakikaya kadar uslanmadan ve ayılmadan ödeyen bir nesil olduk. Hiçbirini kendi işlemediğimiz günahların acı ve ağır azaplarını biz çektik. Bugün ve yarın için faydalı dersler verebilecek ölüm kalım imtihanlarından geçtik. Maksadım bugünün ve yarının gençlerine Osmanlı’nın batış ve dağılış yıllarının hikâyelerini anlatmak ve onları Türkiye’nin geleceği üzerinde daha uyanık tutmaktan ibaret.
İlgili ürünler
Dünyayı Değiştiren Konuşmalar
Savaş çağrılarından ateşkeslere, özgürlük isyanlarından ilham kaynağı sözlere, kutlamalardan anmalara kadar birçok konuşmayı derleyen bu merak uyandıran antoloji, önemli figürlerin seslerini tarihsel bağlamda bir araya getiriyor.
Earl Spencer'ın Galler Prensesi olan kızı Diana’nın cenazesinde “Modern çağın en talihsiz kadını” dediği konuşması, Nikita Kruşçev'in 1956'daki “Gizli Söylev”i, Kevin Rudd’ın Avustralya’da kötü muamele gören Aborjinler için yaptığı tarihi savunması, Barack Obama’nın ABD başkanlık seçimlerindeki ilk zafer konuşması, Malala Yusufzay’ın BM Gençlik Meclisindeki eğitime destek çağrısı, İndira Gandi’nin kadın eğitiminin önemine dair görüşleri, Al Gore’un BM Bali İklim Değişikliği Konferansı’ndaki konuşması…
Bunların yanı sıra, Martin Luther King’in “Bir hayalim var” ve “Vaat edilmiş toprakları gördüm” konuşmaları ile Nelson Mandela’nın coşkulu söylevleri de dâhil olmak üzere, modern dünyayı şekillendirmiş olan 50'nin üzerinde önemli tarihi figürün ilham veren konuşmaları bir araya geliyor. Her konuşmacının biyografisi ile konuşmasının önemi ve sonuçlarına yer verilen bu kitabı, dünya tarihinin sürükleyici bir özeti olarak okuyacaksınız.
Eğlenceli Tarih 139 Padişahlar Ve Sultanlar Albümü
Evliya Çelebi Seyahatnamesinden Seçmeler – İnkılap Kitabevi
Hunlar Hakanı Attila
Osprey
Büyük Komutanlar - 3
Tarihin en büyük komutanlarının yaşam öyküleri, muharebe tecrübeleri, uyguladıkları taktikler ve stratejiler
Hunlar Hakani Attila
Dünya tarihinin en büyük komutanlarını tüm yönleriyle inceleyen osprey büyük komutanlar serisi, hunlar hakanı attila ile devam ediyor…
Hunlar hakanı attila, tarihin en simgesel şahsiyetlerinden biridir; öyle ki mirası ve namı günümüzde dahi hayal gücünü harekete geçirebiliyor. Genel kanı, onun gelmiş geçmiş en etkili komutanlardan biri olduğu yönündedir.
Gelgelelim, Attila’nın efsanevi seferlerinin ardındaki gerçeklere dair tam olarak ne biliyoruz? O, MS 430’ların sonlarından öldüğü yıl olan 453’e kadar Roma İmparatorluğu’nun önce doğu, sonra da batı yarılarını tarumar etmişti. Hatta 452 yılındaki seferde bizzat İtalya’yı hedef almış ve ebedi şehir Roma’yı tehdit altında bırakmıştı.
Zengin bir görsel malzemeyle desteklenen bu yeni kitap, Hunlar Hakanı’nı etrafını çevreleyen efsaneleri aralayarak analiz ediyor ve Avrupa’yı bir uçtan öbürüne silip süpürmeyi nasıl başarabildiğini açıklığa kavuşturuyor. Attila’nın getirdiği yenilikler ile verdiği savaşlar, yaşadığı pek az yenilgiden biri olan MS 451’deki Chalons muharebesi de dahil, masaya yatırılıyor.
Elinizde tuttuğunuz, Attila’nın olağanüstü fetihlerinin ve onun bu denli geniş bir imparatorluk kurabilmesini sağlayan kabiliyetlerinin eksiksiz bir hikayesidir. Salt kurucusunun iradesine bağlı bu imparatorluk, Attila sahneyi terk edince ayakta duramayıp dağılmıştır.
Sınıf Arkadaşım Atatürk
Mustafa Kemal’i altmış yıl önce bir cuma akşamı tanımıştım. Harp Okulu’nda ve Harp Akademesi’nde sınıf arkadaşımdı. 1905 yılı başlarında birer Kurmay Yüzbaşı olarak şanlı Türk Ordu’suna katıldık. Önce Suriye’de Beşinci, sonra da Makedonya’da Üçüncü Ordu’larda kurmay stajlarımızı birlikte yaptık. İttihat ve Terakki Cemiyeti’nde aynı safta bulunduk. Mücadelelerimiz ortaktı. Hürriyet hareketlerinde de birlikte çalıştık. Bu kitap, okul ve genç subaylık hayatımızın anılarını içine almaktadır. -Ali Fuat Cebesoy-
Tarihe Tanıklığım
“Buradakiler hayatımın belirli kesitleri çünkü hayatımın tamamının bazı kısımlarını unuttum, bazı kısımları da bana özeller. Geriye kalanlar ise biyografiden çok tarihi kronoloji mahiyetinde. Hayatımı takip eden hadiselere ilişkin hikayeler, gerçek şekilde, kendimize ait hikayeler ne kadar samimi ve doğru olabilirse o ölçüde anlatıldı.
Hatıraların nasıl kaleme alındığını bilmiyordum. Meşhur Churchill’in eserini okurken edebiyatın bu türünde, Churchill’in kendisinin de ifade ettiği üzere, yazarın tarihteki siyasi ve askeri gelişmeleri kendi şahsi tecrübeleriyle bağlantı kurarak yazdığını anladım. Bu nedenle de hatıralar her zaman subjektif görüşlerdir. Bu tarih değildir ve tarih, onu yaşayanlar tarafından yazılmamalıdır.
Kitap metninin nisbeten büyük bir kısmı, o döneme ait mektuplar veya mektupların kesitlerinden, konuşmalardan ve mülakatlardan oluşuyor.Bunlardan bazılarını bütün olarak almayı veya geniş şekilde sunmayı gerekli gördüm zira bunlar benim cereyan eden hadiselere mesafesiz, hızlı ve bazen de anlık tepkilerim. Bunu yaparken, geçmiş olaylara şahitlik etmenin en aslına uygun yolunun bu olduğunu düşündüm. Üstelik bu sayede buna benzer yazılarda sıklıkla görüldüğü gibi kendimi olduğumdan daha akıllı göstermekten de kaçınmış oldum. Kısacası, bundan sonra gelenler tarihimizin zor bir dönemine ilişkin benim doğrularımdır.”
Tarihi Dönemlere Ayırmak Şart Mı?
“Dönemlendirme, insanın zaman üzerindeki bir eylemini belirtmekte ve zamanın bölünmesinin herhangi bir etki olmadan kendiliğinden ortaya çıkmış bir durum olmadığını vurgulamaktadır. Buradaki meselemiz, insanların zamanı dönemlere ayırırken şu veya bu ölçüde ifade ettikleri, şu veya bu ölçüde açıkladıkları nedenleri, bu dönemlere atfettikleri mana ve değerin altını çizen tanımlarla birlikte ortaya koymak olacaktır.”

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.