Aşkın Metafiziği
₺140,00 Orijinal fiyat: ₺140,00.₺115,50Şu andaki fiyat: ₺115,50.
Alman filozof Arthur Schopenhauer, roman türünün yükselişiyle birlikte edebiyatın vazgeçilmez temalarından biri haline dönüşen ve intihar vakalarıyla gazete haberlerine giderek daha sık konu olan aşka o zamana dek filozofların yeterince ilgi göstermemesini yadırgar ve bu eksikliği gidermek için kendi özgün felsefi yaklaşımından yola çıkarak aşk üzerine, tüm dünyeviliği içinde, kesin bir metafizik görüş ortaya koyar. Kadın ve erkeğin birbirine duyduğu sevdanın ardında bireyi aşan bir istencin yattığını ileri sürerek bu sinsi planın tuzaklarına karşı okurlarını uyarır.
Metnin sonundaki Ek ise daha sonradan muarızlarının diline düşmek pahasına üzerinde durup düşünme ihtiyacı hissettiği oğlancılığı kon u alır. David Bather Woods’un makalesi, tam da bu meseleden hareketle, Schopenhauer’ın “gayritabii” cinsel pratiklere ilişkin saptamalarını etik düzlemde irdelemektedir.
| Yayınevi |
Sel Yayıncılık |
|---|---|
| Yazar |
Arthur Schopenhauer |
| Sayfa Sayısı |
120 |
| Kağıt Cinsi |
2. Hamur |
| Baskı Yılı |
2024 |
| Boyut |
"13 ,0" ,5 X 21 |
| Cilt Tipi |
Karton Kapak |
3 adet stokta
Sel Yayıncılık – Aşkın Metafiziği
/n
Alman filozof Arthur Schopenhauer, roman türünün yükselişiyle birlikte edebiyatın vazgeçilmez temalarından biri haline dönüşen ve intihar vakalarıyla gazete haberlerine giderek daha sık konu olan aşka o zamana dek filozofların yeterince ilgi göstermemesini yadırgar ve bu eksikliği gidermek için kendi özgün felsefi yaklaşımından yola çıkarak aşk üzerine, tüm dünyeviliği içinde, kesin bir metafizik görüş ortaya koyar. Kadın ve erkeğin birbirine duyduğu sevdanın ardında bireyi aşan bir istencin yattığını ileri sürerek bu sinsi planın tuzaklarına karşı okurlarını uyarır.
Metnin sonundaki Ek ise daha sonradan muarızlarının diline düşmek pahasına üzerinde durup düşünme ihtiyacı hissettiği oğlancılığı kon u alır. David Bather Woods’un makalesi, tam da bu meseleden hareketle, Schopenhauer’ın “gayritabii” cinsel pratiklere ilişkin saptamalarını etik düzlemde irdelemektedir.
İlgili ürünler
David Strauss. İtirafçı Ve Yazar Zamana Aykırı Bakışlar – 1 – Hasan Ali Yücel Klasikleri 261
Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844-1900): Geleneksel din, ahlak ve felsefe anlayışlarını kendine özgü yoğun ve çarpıcı bir dille eleştiren en etkili çağdaş felsefecilerdendir. Bonn Üniversitesi’nde teoloji okumaya başlayan Nietzsche daha sonra filolojiye yöneldi. Leipzig Üniversitesi’nde öğrenimini sürdürdü, henüz öğrenci iken Basel Üniversitesi filoloji profesörlüğüne aday gösterildi. 1869’da sınav ve tez koşulu aranmadan, yalnızca yazılarına dayanarak doktor unvanı verilen Nietzsche profesörlüğü sırasında klasik filoloji çalışmalarından uzaklaştı ve felsefeyle uğraşmaya başladı. Tragedyanın Doğuşu, Zamana Aykırı Bakışlar, İnsanca Pek İnsanca (Karışık Kanılar ve Özdeyişler, Gezgin ve Gölgesi), Tan Kızıllığı, Şen Bilim, Böyle Söyledi Zerdüşt, İyinin ve Kötünün Ötesinde, Ahlakın Soykütüğü, Ecce Homo, Wagner Olayı, Dionysos Dithyrambosları, Putların Alacakaranlığı, Deccal, Nietzsche Wagner’e Karşı başlıca büyük eserleri arasında yer almaktadır.
Eğitici Olarak Schopenhauer Zamana Aykırı Bakışlar – 3 – Hasan Ali Yücel Klasikleri 263
Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844-1900): Geleneksel din, ahlak ve felsefe anlayışlarını kendine özgü yoğun ve çarpıcı bir dille eleştiren en etkili çağdaş felsefecilerdendir. Bonn Üniversitesi'nde teoloji okumaya başlayan Nietzsche daha sonra filolojiye yöneldi. Leipzig Üniversitesi'nde öğrenimini sürdürdü, henüz öğrenci iken Basel Üniversitesi filoloji profesörlüğüne aday gösterildi. 1869'da sınav ve tez koşulu aranmadan, yalnızca yazılarına dayanarak doktor unvanı verilen Nietzsche profesörlüğü sırasında klasik filoloji çalışmalarından uzaklaştı ve felsefeyle uğraşmaya başladı. Tragedyanın Doğuşu, Zamana Aykırı Bakışlar, İnsanca Pek İnsanca (Karışık Kanılar ve Özdeyişler, Gezgin ve Gölgesi), Tan Kızıllığı, Şen Bilim, Böyle Söyledi Zerdüşt, İyinin ve Kötünün Ötesinde, Ahlakın Soykütüğü, Ecce Homo, Wagner Olayı, Dionysos Dithyrambosları, Putların Alacakaranlığı, Deccal, Nietzsche Wagner'e Karşı başlıca büyük eserleri arasında yer almaktadır.
Kendime Düşünceler – Hasan Ali Yücel Klasikleri 325
Marcus Aurelius (MS 121-MS 180): MS 121 yılında Roma’da doğdu. Fronto, Apollonius Chalcedonius gibi döneminin önde gelen hatip ve filozoflarından özel dersler aldı. MS 161-180 yılları arasında Roma İmparatoru olarak hüküm sürdü. “Stoacı İmparator”, “Filozof İmparator” gibi sıfatlarla anılan Marcus Aurelius, barışçı bir insan olmasına rağmen hükümdarlığının çoğunu seferlerde geçirdi. MS 169 yılı sonlarında Germen kavimlerine karşı düzenlenen bir sefer esnasında yazmaya başladığı Kendime Düşünceler, Stoacılık özellikle de Roma Stoası açısından büyük bir öneme sahiptir.Sağlam bir eşitlik ve özgürlük inancına sahip olan Marcus Aurelius imparatorluğu boyunca doğayı bilip anlayarak yaşamaya çalışmış, her şeyin ortasına insanı koymuştur. Günlük olarak kaleme alınmış bir özdeyişler ve düşünceler derlemesi denebilecek Kendime Düşünceler eserinde kendinden önceki caesarları ve filozofları eleştirmekle kalmayıp, kendi kendini de sorguya çekerek bir vicdan muhasebesi de yapar. Sonraki kuşaklara, kilise düşünürlerine, Rönesans’a da temel olan Kendime Düşünceler, Stoa felsefesinin anlaşılması açısından günümüzde de çok değerli bir kaynaktır.
Kendini Bulmak
İnsan bir kendilik arayışıdır. Kendilik-bilincine ermiş insan, çağdaş dünyada anlamın yitimini (dis-enchanment) en derinden yaşamış birey ve tür olarak varlığını korumak için var oluşunu, var olmayı ve hayatı yeniden anlamlı kılmalıdır. (re-enchantment) Nasıl? Kendi olmuş, kendilik bilincine ermiş, ferdiyetini kazanmış kişioğlunun alâmet-i fârikası “âmentu bi...” diyerek iyi, doğru ve güzel/yüce ile bağını en sahih biçimde kurmak; bir meta-fizik var olan olarak kendini yani emâneti yani akletmeyi yüklenmek; hesabı verilmiş bir hayat görüşü içinde yaşam ile ölümü bir süreklilik içinde idrâk etmek; madde ile manâyı birbirinin yerine ikame etmeksizin sahiplenmek...
Ve dahi geçmişiyle geleceğinde buluşmak için teklif sahibi olmak; verili, hazır reçetelerden medet ummadan halis niyetle yola çıkmak ve yolda hatalarını doğrularına azık kılmak...
İşte bu deneme, böyle bir yola çıkışın azığı olmayı mütevazı bir biçimde teklif ediyor...
Mutlu Olma Sanatı
Mutlu olmak, mutlu yaşamak mümkün müdür?
Schopenhauer’in radikal kötümserliği, onun felsefesini mutluluk düşüncesiyle bağdaştırma girişimlerini daha doğmadan boğar. Schopenhauer’e göre yaratıkların en mutsuzu insandır ve her türlü oluşun kaynağı olan irade, dünyadaki bütün kötülüklerin çıkış noktasıdır. Dünya kötü bir yerdir ve kötülüğünün en belirleyici yönü, acı ve mutsuzluğun her yerde hazır ve nazır oluşudur.
Mutlu Olma Sanatı, iyimser dünya görüşüne karşı çıkan ve yaşadığımız dünyayı olası dünyaların en kötüsü sayan Schopenhauer’den umulmadık bir kılavuz. Adını felsefe tarihine kötümser olarak yazdıran filozofun bu küçük kitabı, mutluluğa ulaşma çabası olarak hayata dair pratik bir felsefeyi de olanaklı kılıyor.
Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı Üzerine – Hasan Ali Yücel Klasikleri 338
Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı Üzerine
Seneca (MÖ 4’e doğru-MS 65): Devlet adamı ve filozofluğunun yanı sıra Roma tarihinin en önemli söylev ustalarından ve tragedya yazarlarından biridir. Babasının bir siyaset adamı ve hatip olarak yetiştirmek istediği Seneca, bir süre devlet işleriyle uğraştı ve sonunda kendisini en sevdiği işe, yani felsefeye adadı. Stoacı öğretileri içeren çok sayıda düşünce metni, mektup ve tragedya yazdı. Mutlu Yaşam Üzerine ve Yaşamın Kısalığı Üzerine’de Seneca doğaya uyumlu yaşama mecburiyetini çeşitli açılardan ve yaşadığı dönemden örnekler vererek ele alır. İlham verici bu iki metin, Stoacılığın Roma döneminde nasıl bir yaşam anlayışını salık verdiğine dair soruların yanıtlarını da barındırır.
C. Cengiz Çevik (1983): İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde lisans, yüksek lisans, doktorasını tamamladı. Eskiçağ ve Rönesans dönemi Latincesi, kültürü ve felsefe-bilim geleneği üzerine çeviri ve telif çalışmalarına devam etmektedir.
Novum Organum
Bacon, Aristotelesçiliğin egemen olduğu çağıkapatmak isteyen bir dönemin filozofudur.
Bacon´a göre Aristotelesi´in organon´u, "modern çağda", bilgiye ulaşmada yetersiz kalmıştır. Bu istenmedik durumdan çıkmak, bilgiye ulaşmada başarısız olmamak için, Aristoteles´in organonunun yerini alacak, "bilim çağında" bilgi edinmede başarılı olacak, başka bir organon, bir novum organum ortaya konmalıdır. Bacon´a göre en baştan başlamak, düşünme için yeni -nova- bir yol tutmak gerekir.
Bacon´ın felsefe tarihinde bir kırılma noktası oluşturan Novum Organum´u, mevcut organondan ötürü "sahte kavramlar"ın, "putlar" ın istilasına uğrayan "zayıf insan anlığını" arındırıp, insana onu bilimlere götürecek yeni bir organon, bir "araç" sunmaktadır.

Değerlendirmeler
Henüz değerlendirme yapılmadı.