Elektronik Çöplüğü
Büyük bir gölün tam ortasındaki Paksu Adası elektronik ve metal atıkların toplanma merkezidir. Burada yaşayan neredeyse herkes için ada bir iş yeridir. Adaya dışarıdan gelen pek olmaz, birkaç ortaokul öğrencisi dışında adadan çıkan da yoktur. Hemen hemen tüm eşyaların metal ve elektronik atıklardan yapıldığı bu tuhaf adada yaşayan Yağmur, sinir bozucu sınıf arkadaşı Behçet tarafından “Teneke Adalı” diye anılmaya dayanamaz ve okul arkadaşlarını adaya davet eder. Yağmur’un kimseye danışmadan yaptığı bu davet Paksu Adası sakinlerinde huzursuzluğa neden olsa da ada halkı misafirleri için özenle hazırlanır. Büyük gün geldiğinde işler karışır, artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacaktır!
Yağmur ve arkadaşlarıyla birlikte Paksu Adası’nın sırlarını çözmeye hazır mısın? Haydi maceraya!
Endişe Ağacı
“Bir şeyin sihirli olmaması, içinde sihir barındırmadığı anlamına gelmez.”
Çocukların kendilerine özgü endişeleri ve onları mutsuz eden sorunları var. Bunlarla baş etmek için her biri farklı yöntemler bulabilir ya da bulamadığı için endişe boyutu gittikçe artabilir. Tırnak yeme, saçıyla oynama, takıntılı davranışlar ya da aşırı gerginlik gibi...
Juliet de o endişeli çocuklardan biri. Küçük yaşına rağmen, çevresinde olup biten her soruna karşı geliştirdiği endişeleri ve huzursuzlukları var. Sonunda, büyükannesinin daha küçük bir çocukken bu tür endişelerini uzaklaştırmak için bulduğu bir yöntem Juliet’in imdadına yetişir: Yeni odasının duvarında boylu boyunca yükselen Endişe Ağacı...
Marianne Musgrove, çocuk ruhuna naif bir dokunuş yaparken; duygusal, öğretici ve bir o kadar komik bir çalışma ortaya çıkarmış. Endişe Ağacı çocuklar kadar ebeveynlere de ışık tutacak özgün bir eser...
Enstitü
Minneapolis'in sakin banliyölerinden birinde yaşamakta olan Luke Ellis, bir gece yarısı evine giren davetsiz misafirler tarafından kaçırılır.
Luke, penceresi olmayan fakat tıpkı kendisininkine benzeyen bir odada gözlerini açar. Ve kapısını açıp dışarı çıktığında onun gibi özel yetenekleri yüzünden buraya getirilen birçok çocuğun odalarının sıralandığını görür.
Enstitü... Özel yeteneklere sahip çocukların tutulduğu bir hapishane, onlardan adeta intikam almaya yemin etmiş bir müdür ve insafsız personelin acı dolu yuvası.
Burada vicdan azabı yok.
Burası girişi olan ama çıkışı olmayan bir cehennem...
Erkekler Marstan Kadınlar Venüsten
Eroin
HER GÜN 13-15 YAŞLARINDA
PEK ÇOK ÇOCUĞUN VE GENCİN ADLARINI GAZETELERDE
‘‘AŞIRI DOZDA EROİN ALARAK ÖLDÜ…’’
BAŞLIĞI ALTINDA OKUMAMAMIZ İÇİN BİR UYARI!
Eroin bir roman değil, Christiane adlı bir genç kızın başından geçenleri bütün çıplaklığıyla anlattığı tüyler ürpertici bir yaşam öyküsüdür. Bu kitabın ortaya çıkmasını sağlayan anılarını anlattığında Christiane on altı yaşındaydı. On iki yaşında esrar, on üç yaşında da eroin kullanıyordu. Sabahları okula gidiyordu ama artık bir bağımlı olduğu için öğleden sonraları da kendisi gibi eroinman arkadaşlarıyla birlikte fahişelik yapmaya başlamıştı ve annesi uzun bir süre kızının bu ikili yaşamını fark etmemişti. Christiane bu kitapta kendisini uyuşturucu kullanmaya iten rahatsızlıklarını, tepkilerini ve çocukluktan genç kızlığa geçerken bir eroinman olarak yaşadıklarını bütün ayrıntılarıyla anlatmaya çalıştı. Bugün hepimizin bildiği gibi eroin kullanımı bütün dünyada oldukça yaygın bir sorun haline geldi. Christiane’nin öyküsünün çok yakınımızdakiler tarafından tekrarlanmaması için onun uyarılarını bütün dikkatimizle okumalı, yanı başımızda eriyip giden, hayatları solan çocuklarımıza, gençlerimize en içten sevgimizi vermeliyiz.
Esrarengiz Kelimeler
Esrarengiz kelimelerin sırrını çözdüğünde hayatının sonsuza dek değişeceğini bilmiyordu...
Bir tesadüf sonucu, kitaplarla arası hiç de iyi olmayan Mert'in eline eski bir kitap geçer. Kitabın ne adı ne de yazarı bellidir. Sayfalarının arasında bir de tiyatro bileti vardır. Bunun üzerine Mert kitabın ve biletin, kaybeden kişi için önemli olduğunu düşünerek sahibini aramaya karar verir.
Bu sırada kitaptan sanki canlı bir varlıkmış gibi söz eden İdil'le tanışır ve birlikte kitabı incelemeye başlarlar. Kitabı okudukça ise kimi tuhafliklarla karşılaşırlar. Çözülmeyi bekleyen bilmeceler, şifreli notlar ve ipuçları art arda gelmektedir. Mert zaman geçtikçe kitabın sırlarla dolu olduğunu düşünür. Üstelik böyle düşünen yalnızca kendisi değildir. İdil'in baş belası kuzini Mert'in sınıf arkadaşı sinir bozucu Sarp'ın da aralanna katılmasıyla heyecan dolu ve ilginç olaylar birbirini izlemeye başlar.
Mert bir yandan kitaptaki bilmecelerin ve ipuçlarının bitmesini istemezken, diğer yandan da son sayfaya yaklaştıkça kendilerini neyin beklediğini ve sonunda ne olacağını merak etmektedir.
Acaba esrarengiz kitap onları kime ya da neye götürecektir?
Esrarengiz Parmaklar
Genç pilot Jerry Burton, bir uçak kazası sonucu yaralanır ve doktorunun tavsiyesine uyarak kız kardeşi Joanna’yı da yanına alarak sıradan, sakin ve küçük sırların paylaşıldığı bir taşra kasabası olan Lymstock’a yerleşirler.
Ne var ki bu huzur ortamı kısa bir süre sonra kasabada dolaşan bir dizi imzasız ve nefret dolu mektuplarla bozulur. Önceleri bunu kıskanç bir kadının yaptığı düşünülürken, Bayan Symmington’u intihara sürükleyen mektupla birlikte olay korkutucu bir hale dönüşür. Herkes bunun bir intihar olduğunu düşünse de buna inanmayan biri vardır: Bayan Marple.
Yazar Hakkında;
Agatha Christie seksen adet eşsiz polisiye romanıyla, “Polisiye Edebiyatın Kraliçesi” unvanını kazanmıştır. Mary Westmacotttakma adıyla altı adet unutulmaz aşk romanı yazmıştır.
Evinizdeki Terapist
Ezo’nun Sessiz Dünyası
Ezo iki aydır konuşmuyor. Asla cep telefonu almamaya ve limonlu dondurma yememeye de kararlı. Her buluşmalarında, "Bugün ne yapmak istersin?" diye soran psikoloğu, sürekli homurdanan anneannesi ve balet olmayı hayal ederken kendini kasabanın futbol takımında bulan arkadaşı Durgun Deniz ile çevrili yeni hayatına belki alışabilirdi. Gece yarısı tavan arasından gelen o sesler olmasaydı...
ÇAT! ÇAT! ÇAT!
Tavan arasındaki büyük karşılaşma, hem Ezo'nun hem de huysuz bir hayaletin kaderini değiştirmek üzere...
Fadiş
Yıkılmış bir yuvadan arta kalan Fadiş, Analı babalı bir yuvası olmadığından , çeşitli köy, kasaba, ve kentlerde akrabalardan oluşan değişik ailelerin yanında yaşamak zorundadır. Tek dayanağı annesi Cemile'dir Ama, baba onu ikide bir kaçırıp annesinden uzaklaştırır. Anne, kızının izine düşer onu bulur. Ancak geçim için çalışmak zorunda olduğundan, Fadiş'i aylık yollamak koşuluyla yakınlarına bırakır. Ana kızın yaşamı özlemle sürer.Bir türlü bir araya gelemezler. Fadiş'in duygu yüklü yaşam serüveni, öylesine renkli, öylesine ilginç ve sürükleyicidir ki! Yazarın ilk romanı olan Fadiş 1971 yılında basılmıştır. O zamandan bu güne kadar, kuşaktan kuşağa sürekli okunarak, klasik çocuk romanı niteliği kazanmıştır. Yediden yetmişe ,bu kitapta, herkes kendinden bir şey bulmaktadır. Özellikle Fadiş'in yaşamın zorlukları karşısında gösterdiği direnç, insanlara örnek olmaktadır. Köy ,kasaba, kent yaşamı içinde süren Fadiş 'in serüvenleri ,özgündür sevinç coşku, kaygı, korku, acı, yanında örf adetler, gelenek görenekler, insan ilişkileri , sevgi dolu bir yaklaşımla işlenmektedir. Bu yüzden Fadiş, otuz yıldır halkın elinde, gönlünde yaşamayı başarmıştır.
Fare Kapanı
Fare Kapanı, Monkswell Köşkü’nde geçer. Hava çok soğuktur ve gökyüzü henüz yağmamış kar bulutlarıyla dolu ve karanlıktır.
Koyu renk palto giymiş olan bir adam Culver Sokağı’nda ilerleyerek 74 numaralı apartmanın kapısı önündeki basamaklardan çıkar. Atkısını yukarı çekerek çenesini sarmış, şapkasını gözlerine kadar indirmiştir. Parmağını düğmeye basar ve zilin aşağıdaki bodrum katında tiz bir sesle çaldığını duyar. Dışarıda duran adamın yalnızca silueti belli olmaktadır. Alçalmış gibi gözüken gökyüzü bu gölge için uygun bir arka plandır. Adam merdivendeki dönemeci aştıktan sonra usulca ıslık çalmaya başlar. Bir çocuk şarkısıdır bu… “Üç Kör Fare…”
Üç Kör Fare
Üç Kör Fare
Nasıl koşuyorlar bak,
Nasıl koşuyorlar bak!
Hepsi de çifçinin karısının peşinden koştular.
Kadın da kuyruklarını et bıçağıyla kesti.
Hayatın böyle garip bir şey görün mü hiç?
Şu
Üç Kör Fare
Gibi…
Filler De Hatırlar
Bayan Oliver dikkatle aynaya bakıyordu. Bir ara şöminenin rafında duran saate bir göz attı. Saatin yirmi dakika geri olduğunu düşündü. Sonra tekrar aynada saçlarına baktı. Bayan Oliver'ın bütün kusuru saç biçimini sık sık değiştirmesiydi. Bunu kendisi de itiraf ediyordu zaten. Hemen her modeli denemişti. Ciddi havalı, kabarık saç... Buklelerin zeka dolu alnı ortaya çıkacak şekilde, geriye doğru taranması... Daha doğrusu Bayan Oliver alnına bakanların zeki olduğunu düşüneceklerini ummuştu. Yazar bundan başka kıvırcık saçlarını hafifçe dağıtarak sanatkarca bir şekli de denemişti. Ama bugün saç modelinin önemli olmadığını o da biliyordu. Çünkü bu sabah pek ender yaptığı bir şeye kalkışacak, yani şapka giyecekti...
Flüte Saklı Müzik
Frankfurt Yolcusu
Ganga
Ganj nehrinin yatağında, insan küllerinden oluşma, olağanüstü nitelikler içeren, gizemli bir yaşam ortamı vardır. Burada yaşayan balıklarda zamanla hem insanca, hem de insanüstü özellikler belirir. Binlerce yıl süren evrim sonunda, giderek insanoğlunun beyin gücünü aşan balık türleri oluşur. Bu yaratıklar, yeryüzündeki canlıların en gelişmiş ve en yeni türü olmanın onuruyla kendilerini "Ganj’lılar" olarak adlandırırlar. Bu üstün beyinli yaratıklar, değişim tutkusuna kapılırlar. Tek amaçları insana dönüşüp yeryüzüne çıkmak, yok olmanın eşiğinde bulunan dünyayı kurtarıp insanlara, aklın boyutlarını aşan gözkamaştırıcı yaşam olanakları sunmaktır. "Ganga", bu gizemli canlı türünün, insana dönüşmeyi başarmış tek temsilcisi olarak insanların arasına karışır. Ganj’lılar adına, yeryüzünü ve insanları tanıyıp yaşam deneyimi edinmek için dünyayı dolaşmaya başlar. Bu süreçte, öylesine gülünç, korkunç, acıklı ve şaşırtıcı olaylarla karşılaşıp soluk kesici serüvenler yaşar ki!.. Ganga ile bir gün siz de karşılaşabilirsiniz. Görkemli beyninize yoğunlaşıp düşünerek, yaratıcı gücünüzü uyararak, onu algılayabilirsiniz. Bunu başarırsanız, yepyeni bir yaşama adım atmanın sevinç ve coşkusuyla kuşatılacaksınız.
Gelincik Dizisi 1 Azat Kuşu
Gelincik Dizisi 10 Sıcak Ekmek
Gelincik Dizisi 11 Şenlik Günü
Gelincik Dizisi 12 Uçurtma
Gelincik Dizisi; köy, kasaba ve kentlerde, başta okul olmak üzere, değişik ortamlarda çocukların yaşadığı çocukça serüvenleri içeriyor. Gerek resimleri gerekse sayfa tasarımıyla oldukça farklı ve özenli bir çalışmanın ürünü olan dizi, eğitsel nitelikli kısa öykülerden oluşuyor. İlköğretim 3. sınıf öğrencilerine hem okuma zevki ve alışkanlığı edindirmede, hem de okuma hızını geliştirmede yararlı olduğu için dizi, okullarda yaygın olarak okutuluyor. Dizideki öykülerde pek çok farklı tema ve kavram işleniyor. Tüm bunlar çocuğa kuru öğütler şeklinde verilmek yerine, yaş düzeylerine, dil dağarcıklarına uygun serüvenler eşliğinde, sezdirme yoluyla aktarılıyor. Bu dizide yer alan Yaşanmış Hayvan Öyküleri hayvanseverlerden derlenen yaşanmış olaylarla örülmüştür. Bu öyküler, çocuklarda doğa ve hayvan sevgisi oluştururken, bir yandan da hayvanlarla kurulacak ilişkilerde gözetilmesi gereken kuralları vurguluyor. Yazar Gülten Dayıoğlu'nun değişik yerlerde yayımlanmış öykülerinin bir araya getirilmesiyle daha da zenginleşen dizideki kitap sayısı on yediye çıkarılmıştır.
Gelincik Dizisi 13 Uçan Motor
Selim sekiz yaşındaydı. Sevimli ve cana yakın bir çocuktu. Ailesiyle deniz kıyısında bir ilçede yaşıyordu. Yaz gelince oteller, kiralık evler hep yazlıkçılarla dolardı. Selim yazı iple çekerdi. Yeni yeni arkadaşlar edinir, yeni oyunlar öğrenirdi. Annesi onu gün boyu, deniz kıyısındaki kumluklardan eve sokamazdı.
Gelincik Dizisi 14 Yalan Üç Ayaklıdır
Gelincik Dizisi; köy, kasaba ve kentlerde, başta okul olmak üzere, değişik ortamlarda çocukların yaşadığı çocukça serüvenleri içeriyor.
Gerek resimleri gerekse sayfa tasarımıyla oldukça farklı ve özenli bir çalışmanın ürünü olan dizi, eğitsel nitelikli kısa öykülerden oluşuyor. İlköğretim 3. sınıf öğrencilerine hem okuma zevki ve alışkanlığı edindirmede, hem de okuma hızını geliştirmede yararlı olduğu için dizi, okullarda yaygın olarak okutuluyor. Dizideki öykülerde pek çok farklı tema ve kavram işleniyor. Tüm bunlar çocuğa kuru öğütler şeklinde verilmek yerine, yaş düzeylerine, dil dağarcıklarına uygun serüvenler eşliğinde, sezdirme yoluyla aktarılıyor.
Bu dizide yer alan Yaşanmış Hayvan Öyküleri hayvanseverlerden derlenen yaşanmış olaylarla örülmüştür. Bu öyküler, çocuklarda doğa ve hayvan sevgisi oluştururken, bir yandan da hayvanlarla kurulacak ilişkilerde gözetilmesi gereken kuralları vurguluyor. Yazar Gülten Dayıoğlu’nun değişik yerlerde yayımlanmış öykülerinin bir araya getirilmesiyle daha da zenginleşen dizideki kitap
sayısı on yediye çıkarılmıştır.
Gelincik Dizisi 15 Yaşanmış Hayvan Öyküleri 1
Gelincik Dizisi; köy, kasaba ve kentlerde, başta okul olmak üzere, değişik ortamlarda çocukların yaşadığı çocukça serüvenleri içeriyor. Gerek resimleri gerekse sayfa tasarımıyla oldukça farklı ve özenli bir çalışmanın ürünü olan dizi, eğitsel nitelikli kısa öykülerden oluşuyor. İlköğretim 3. sınıf öğrencilerine hem okuma zevki ve alışkanlığı edindirmede, hem de okuma hızını geliştirmede yararlı olduğu için dizi, okullarda yaygın olarak okutuluyor. Dizideki öykülerde pek çok farklı tema ve kavram işleniyor. Tüm bunlar çocuğa kuru öğütler şeklinde verilmek yerine, yaş düzeylerine, dil dağarcıklarına uygun serüvenler eşliğinde, sezdirme yoluyla aktarılıyor. Bu dizide yer alan Yaşanmış Hayvan Öyküleri hayvanseverlerden derlenen yaşanmış olaylarla örülmüştür. Bu öyküler, çocuklarda doğa ve hayvan sevgisi oluştururken, bir yandan da hayvanlarla kurulacak ilişkilerde gözetilmesi gereken kuralları vurguluyor. Yazar Gülten Dayıoğlu'nun değişik yerlerde yayımlanmış öykülerinin bir araya getirilmesiyle daha da zenginleşen dizideki kitap sayısı on yediye çıkarılmıştır.
Gelincik Dizisi 16 Yaşanmış Hayvan Öyküleri 2
Gelincik Dizisi; köy, kasaba ve kentlerde, başta okul olmak üzere, değişik ortamlarda çocukların yaşadığı çocukça serüvenleri içeriyor. Gerek resimleri gerekse sayfa tasarımıyla oldukça farklı ve özenli bir çalışmanın ürünü olan dizi, eğitsel nitelikli kısa öykülerden oluşuyor. İlköğretim 3. sınıf öğrencilerine hem okuma zevki ve alışkanlığı edindirmede, hem de okuma hızını geliştirmede yararlı olduğu için dizi, okullarda yaygın olarak okutuluyor. Dizideki öykülerde pek çok farklı tema ve kavram işleniyor. Tüm bunlar çocuğa kuru öğütler şeklinde verilmek yerine, yaş düzeylerine, dil dağarcıklarına uygun serüvenler eşliğinde, sezdirme yoluyla aktarılıyor. Bu dizide yer alan Yaşanmış Hayvan Öyküleri hayvanseverlerden derlenen yaşanmış olaylarla örülmüştür. Bu öyküler, çocuklarda doğa ve hayvan sevgisi oluştururken, bir yandan da hayvanlarla kurulacak ilişkilerde gözetilmesi gereken kuralları vurguluyor. Yazar Gülten Dayıoğlu'nun değişik yerlerde yayımlanmış öykülerinin bir araya getirilmesiyle daha da zenginleşen dizideki kitap sayısı on yediye çıkarılmıştır.
Gelincik Dizisi 17 Yaşanmış Hayvan Öyküleri 3
Gelincik Dizisi; köy, kasaba ve kentlerde, başta okul olmak üzere, değişik ortamlarda çocukların yaşadığı çocukça serüvenleri içeriyor. Gerek resimleri gerekse sayfa tasarımıyla oldukça farklı ve özenli bir çalışmanın ürünü olan dizi, eğitsel nitelikli kısa öykülerden oluşuyor. İlköğretim 3. sınıf öğrencilerine hem okuma zevki ve alışkanlığı edindirmede, hem de okuma hızını geliştirmede yararlı olduğu için dizi, okullarda yaygın olarak okutuluyor. Dizideki öykülerde pek çok farklı tema ve kavram işleniyor. Tüm bunlar çocuğa kuru öğütler şeklinde verilmek yerine, yaş düzeylerine, dil dağarcıklarına uygun serüvenler eşliğinde, sezdirme yoluyla aktarılıyor. Bu dizide yer alan Yaşanmış Hayvan Öyküleri hayvanseverlerden derlenen yaşanmış olaylarla örülmüştür. Bu öyküler, çocuklarda doğa ve hayvan sevgisi oluştururken, bir yandan da hayvanlarla kurulacak ilişkilerde gözetilmesi gereken kuralları vurguluyor. Yazar Gülten Dayıoğlu'nun değişik yerlerde yayımlanmış öykülerinin bir araya getirilmesiyle daha da zenginleşen dizideki kitap sayısı on yediye çıkarılmıştır.
Gelincik Dizisi 2 Cambaz Parası
Gelincik Dizisi; köy, kasaba ve kentlerde, başta okul olmak üzere, değişik ortamlarda çocukların yaşadığı çocukça serüvenleri içeriyor. Gerek resimleri gerekse sayfa tasarımıyla oldukça farklı ve özenli bir çalışmanın ürünü olan dizi, eğitsel nitelikli kısa öykülerden oluşuyor. İlköğretim 3. sınıf öğrencilerine hem okuma zevki ve alışkanlığı edindirmede, hem de okuma hızını geliştirmede yararlı olduğu için dizi, okullarda yaygın olarak okutuluyor. Dizideki öykülerde pek çok farklı tema ve kavram işleniyor. Tüm bunlar çocuğa kuru öğütler şeklinde verilmek yerine, yaş düzeylerine, dil dağarcıklarına uygun serüvenler eşliğinde, sezdirme yoluyla aktarılıyor. Bu dizide yer alan Yaşanmış Hayvan Öyküleri hayvanseverlerden derlenen yaşanmış olaylarla örülmüştür. Bu öyküler, çocuklarda doğa ve hayvan sevgisi oluştururken, bir yandan da hayvanlarla kurulacak ilişkilerde gözetilmesi gereken kuralları vurguluyor. Yazar Gülten Dayıoğlu’nun değişik yerlerde yayımlanmış öykülerinin bir araya getirilmesiyle daha da zenginleşen dizideki kitap sayısı on yediye çıkarılmıştır.
Gelincik Dizisi 3 Damdaki Korkuluklar
Gelincik Dizisi; köy, kasaba ve kentlerde, başta okul olmak üzere, değişik ortamlarda çocukların yaşadığı çocukça serüvenleri içeriyor. Gerek resimleri gerekse sayfa tasarımıyla oldukça farklı ve özenli bir çalışmanın ürünü olan dizi, eğitsel nitelikli kısa öykülerden oluşuyor. İlköğretim 3. sınıf öğrencilerine hem okuma zevki ve alışkanlığı edindirmede, hem de okuma hızını geliştirmede yararlı olduğu için dizi, okullarda yaygın olarak okutuluyor. Dizideki öykülerde pek çok farklı tema ve kavram işleniyor. Tüm bunlar çocuğa kuru öğütler şeklinde verilmek yerine, yaş düzeylerine, dil dağarcıklarına uygun serüvenler eşliğinde, sezdirme yoluyla aktarılıyor. Bu dizide yer alan Yaşanmış Hayvan Öyküleri hayvanseverlerden derlenen yaşanmış olaylarla örülmüştür. Bu öyküler, çocuklarda doğa ve hayvan sevgisi oluştururken, bir yandan da hayvanlarla kurulacak ilişkilerde gözetilmesi gereken kuralları vurguluyor. Yazar Gülten Dayıoğlu’nun değişik yerlerde yayımlanmış öykülerinin bir araya getirilmesiyle daha da zenginleşen dizideki kitap sayısı on yediye çıkarılmıştır.
Gelincik Dizisi 4 Deli Bey
Gelincik Dizisi 5 Kır Gezisi
Gelincik Dizisi 6 Kırmızı Bisiklet
Gelincik Dizisi; köy, kasaba ve kentlerde, başta okul olmak üzere, değişik ortamlarda çocukların yaşadığı çocukça serüvenleri içeriyor.
Gerek resimleri gerekse sayfa tasarımıyla oldukça farklı ve özenli bir çalışmanın ürünü olan dizi, eğitsel nitelikli kısa öykülerden oluşuyor. İlköğretim 3. sınıf öğrencilerine hem okuma zevki ve alışkanlığı edindirmede, hem de okuma hızını geliştirmede yararlı olduğu için dizi, okullarda yaygın olarak okutuluyor. Dizideki öykülerde pek çok farklı tema ve kavram işleniyor. Tüm bunlar çocuğa kuru öğütler şeklinde verilmek yerine, yaş düzeylerine, dil dağarcıklarına uygun serüvenler eşliğinde, sezdirme yoluyla aktarılıyor.
Bu dizide yer alan Yaşanmış Hayvan Öyküleri hayvanseverlerden derlenen yaşanmış olaylarla örülmüştür. Bu öyküler, çocuklarda doğa ve hayvan sevgisi oluştururken, bir yandan da hayvanlarla kurulacak ilişkilerde gözetilmesi gereken kuralları vurguluyor. Yazar Gülten Dayıoğlu’nun değişik yerlerde yayımlanmış öykülerinin bir araya getirilmesiyle daha da zenginleşen dizideki kitap sayısı on yediye çıkarılmıştır.
Gelincik Dizisi 7 Kumluktaki Yavru Martı
Akşamüstü, çocuklar deniz kıyısındaki kumluğa dolmuşlardı. Kalabalığın orta yerinde, boz renkli bir martı yavrusu vardı. Tüylerini kabartmış, ürkek ürkek çevresine bakıyordu. Çocuklar, onun üzerine tartışmaya girişmişlerdi.
Gürcan:
En iyisi, dedi, birimiz elimize alıp yarasının yerini bulalım. Evdekilere danışır, merhem filan süreriz. Kırığı çıkığı varsa, sarar sarmalarız.
Gelincik Dizisi 9 Neşeli Boyacı
Erhanlar sekiz kardeştiler. Erhan beşinci sınıfı bitirmişti. Ailesi geçim sıkıntısı içindeydi. Erhan yaşındaki komşu çocukları, kendilerine göre birer iş uydurmuşlardı.
Kimi sokaklarda su satıyor kimi kundura boyuyor kimi pazarcılara çıraklık ediyor kimisi de yükçülük yapıyordu. Erhan da eve katkıda bulunmak istiyordu. Bu isteğini babasına söyledi. Ailece düşündüler. Erhan, zayıf ve çelimsiz bir çocuktu. Bu yüzden, küçük boy bir boya sandığı satın aldılar. Erhan, arkadaşlarına danışarak, gerekli boyaları edindi.
Gergedanlar Krep Yemez
Krep yiyen gergedanlar, dinlemeyen ebeveynler ve daha fazlası üzerine eğlenceli bir hikâye! Begüm her sabah olduğu gibi mutfakta kahvaltı yapıyordu. Birden arkasından mor bir gergedan geçti ve masadaki tabaktan bir krep alıp yemeye başladı. “İnanılır gibi değil! Otobüsten bile büyük! Hem de mor!” dedi şaşkınlık içinde. Üstelik bu gergedan çok da kabaydı. Begüm’ün krepini izin bile almadan yemişti. Peki Begüm’ün anne ve babası bu işe ne diyecekti?