Seksen Günde Dünya Gezisi – Modern Klasikler 94
Londralı beyefendi Phileas Fogg, üyesi olduğu Reform-Kulüp’te gazetesini okurken seksen günde dünyayı dolaşmanın mümkün olduğunu öğrenir. Bu olağanüstü yolculuk 19. yüzyılda sanayi devrimiyle gelen tren ve buharlı gemi gibi toplu taşıma araçlarının yanı sıra 1869 yılında açılan Süveyş Kanalı sayesinde yapılabilmektedir.
Kulüp arkadaşlarıyla bu yolculuğu seksen gün içinde tamamlayacağına dair bahse tutuşan Fogg, aynı gün uşağı Passepartout’yla birlikte Londra’dan ayrılır. Bu meydan okumayla başlayan bin bir türlü maceraya, bir polis soruşturmasıyla, bir de aşk hikâyesi eklenir. Yayımlandığı 1972 yılından beri popülaritesinden hiçbir şey yitirmeyen Seksen Günde Dünya Gezisi yazarın en sevilen yapıtlarından biridir. Verne’in ulaşım olanaklarının gelişmesiyle “küçülen” dünyasına, artık elektronik çağa adım atmış ve geleneksel medyanın yerini yeni medyaya bırakmasıyla bir “küresel köy”e dönüştüğünden dem vurulan günümüz dünyasından bakmak da ayrı bir macera olsa gerektir.
Seksen Günde Dünya Turu – Kısaltılmış Metin
İngilizlerin dillere destan soğukkanlılığı ve ciddiyetinin temsilcisi gibiydi Phileas Fogg. Herkes İngiliz olduğundan emindi ama kimse, hakkında bir şey bilmiyordu. Hem serinkanlı hem de gizemliydi.
Titizliğini, dakikliğini ve düzenli hayatını bilenler, kulüpteki arkadaşlarıyla servetinin yarısı üzerine iddiaya girdiğini duyunca şaşkınlık içinde kaldılar.
Üstelik bu iddiayı kazanabilmesi için, Bay Fogg’un Dünya’yı 80 gün gibi imkânsız bir sürede dolaşması gerekiyordu.
Tuna Kılavuzu Çocuk Klasik
Avrupa’nın en büyük ve en muhteşem nehri, Tuna. Güçlü ve işinin ehli bir balıkçı, İlia Brusch. Zeki ve tuttuğunu koparan bir polis şefi, Karl Dragoch. Tuna Nehri kıyısındaki şehirlere korku salan tehlikeli bir çete. Ve hepsini bir araya getiren sürprizlerle dolu bir yolculuk.
Tuna Nehri’ne kıyısı bulunan ülkelerdeki balıkçıların kurduğu Tuna Derneği’nin düzenlediği en iyi balık tutma yarışmasının galibi sürpriz bir isim olur. Bu balıkçı ödül töreninde bir rekora imza atmak istediğini duyurur; balıkçı teknesiyle Tuna Nehri’ni boydan boya geçerek Karadeniz’e ulaşacaktır. Bu yolculuk heyecan dolu bir maceranın fitilini ateşler. Acaba balıkçının amacı gerçekten de yalnızca bir rekor kırmak mıdır?
Yeşil Işın – Kısaltılmış Metin
Jules Verne’in Evren’i ve bilimsel gelişmeleri, yeryüzünde yaşanan maceralarla süsleyerek anlattığı romanlarından Yeşil Işın, Kuzey Işıkları denilen doğa olayı üzerine kurulmuş. Kuzey Kutbu’ndaki manyetik alanın güneş ışınlarını etkilemesi sonucu gerçekleşen bu olay, 19. yüzyılda az sayıda insan tarafından biliniyordu. Kuzey Işıkları’nı görebilenlerin sayısı ise çok daha azdı. Yeşil Işın’da bu ilginç doğa olayını görmek üzere yola çıkan bir grup meraklının maceraları anlatılıyor. Birçok başarısız denemenin ve heyecanlı olayın ardından başarıya ulaşan kahramanlarımız, şaşırtıcı bir final yaşıyor.
Jules Verne’in bilimsel zekâsının yanı sıra nefes nefese okunan maceralar yazmaktaki ustalığını sergilediği Yeşil Işın’ı elinizden bırakamayacaksınız.
Yeşil Işın Çocuk Klasik
Sebastian ve Samuel Melvill kardeşler, gösterişli evlerinde biricik yeğenleri Helena Campbell ile birlikte yaşamaktadır. Herkes tarafından sevilip sayılan bu iki kardeş, iyi yürekliliğin ve dürüstlüğün canlı birer simgesidirler.
Hayatta en değer verdikleri kişi olan Helena’nın ise en büyük arzusu gizemli Yeşil Işın’ı görebilmektir. Helena Yeşil Işın’ı görebilirse, gerçek sevgiye ulaşacağına inanır. Çok sevdikleri yeğenlerinin bu isteğini yerine getirmeyi arzu eden Melvill kardeşler, yeğenleri ve emektar hizmetçileriyle birlikte bu gizemli doğa olayını görebilmek için heyecan verici bir yolculuğa çıkarlar.
Yolculuk boyunca talihsizliklerin peşini bırakmadığı kahramanlarımızın yaşadığı bu olağanüstü macerayı soluk soluğa okuyacaksınız.
Zacharius Usta – Modern Klasikler 110
Zacharius Usta olağanüstü ince bir işçilikle ürettiği kusursuz saatlerle Cenevre şehrinin gururudur. Ünü İsviçre sınırlarını aşıp Fransa ve Almanya’ya kadar uzanmıştır. Saatçiliğin ilerleyen bilime ayak uydurmasıyla, Zacharius Usta da “saat maşası”nı icat eder. Bu icadının ardından kibir başını döndürür. Öyle ya, Tanrı sonsuzluğu yarattıysa, kendisi de zamanı yaratmıştır. Ancak günün birinde imal edip sattığı bütün saatlerin ortada görünür bir sebep olmaksızın birden durmasıyla, öfkeli müşteriler evinin kapısını aşındırmaya başlar. Bilimle manevi değerler arasındaki çatışma Jules Verne’in 1854 yılında yayımladığı bu fantastik öykünün ana temasıdır. Kibrine yenilip ölümsüzlüğün peşine düşen ve ruhunu kaybeden Zacharius Usta için çöküş kaçınılmazdır.