Şimdi Masal Zamanı
Son Düzlük
Niçin İbrahim Tenekeci’nin şiirlerini okuyoruz? Birincisi, başarılı ve benzersiz bir şair. İkincisi, samimi. Tenekeci, hem sözden taviz vermeyen, hem de ses ve müzikaliteyi önceleyen bir şair. Sürprizli Üç Köpük çıkışından sonra şiir dilini daha da geliştirdi ve “işte budur” diyebileceğimiz bir ses tonu yakaladı.
İyi bir şairin yazdığı iyi bir nesri okuduğunuzda da bu ses tonunu duyarsınız. Elimde şimdi, İbrahim Tenekeci’nin Son Düzlük kitabı var. Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz artık: Karşımızda sadece iyi bir şair değil, aynı zamanda usta bir denemeci var. “Meselesi” olan bir denemeci...
En güzel tarafı da şu: Tenekeci yazılarını, deneme türünün çatık kaşlı ciddiyetinden uzak tutuyor. Hem coşkulu, hem olabildiğince muzip. Daha da önemlisi, ilginç. İlginç olmaya çalışmayan bir ilginçlik bu. Sahici bir tarafı var yani...
İyi bir kitap okumak isterseniz, size, “deneme” türüne itibarını iade eden Son Düzlük’ü öneririm.
Ahmet Kekeç
Yeni Şafak Kitap
29 Aralık 2005
Stratejik Analizler – Büyük Orta Doğu Projesi Ve Türkiye Üzerine
Dünyadaki devletler veya güç odakları iki türlüdür: Düşünen ve uygulayanlar bir gruptur, bunu anlamaya çalışan ve ulaştıkları sonuca göre davranışlarını belirleyenler ise diğerleridir. Ama bu diğerlerinin en büyük eksikliği, olayı gerçek niteliğiyle anlamak yerine, uygulayıcıların niyetine göre yorumlamalarıdır. Vardıkları sonuçlar düşünenlerin varılmasını istedikleri şeylerdir.
Dünyada üç kademeli bir yapılanma söz konusudur: düşünenlerin tamamen kontrol altında tuttuğu ve olayları onların istediği biçimde algılayanlar, düşüncelerini uygulama gücü ve becerisi olmamakla birlikte doğru anlayanlar ve en üst sırada, düşünüp bunu uygulayanlar.
Siz neredesiniz?
Prof. Dr. Mahir Kaynak’ın Büyük Orta Doğu Projesi ve Türkiye üzerine yaptığı stratejik analizlerinin ve yeni dünya dengelerine dair öngörü ile yorumlarının yer aldığı bu eser, görüş alanımızı genişletmemize yardımcı oluyor.
Takım Oyunu
"Takım Oyunu hepimizin okuması gereken çok özel bir kitap. Her birimize, günümüzün yeni dünyasında nasıl liderlik yapacağımızı öğretiyor."
- Eski ABD Senatörü Bill Bradley
Takım, birbirine, bir lidere ve bir fikre bağlı, küçük veya büyük herhangi bir gruptur. Binlerce yıldır insanlar, dinî, etnik, politik, hatta müzikal takımlara katılmışlardır. Bu bizim doğamızdır. Bütün bu takımlara kim önderlik edecek?
Web inanılmaz şeyler yapabilir, ancak liderlik sayılamaz. Bunu aynı sizin gibi bir şey için tutkusu olan insanlar yapabilir. Şu anda bir fark meydana getirmek isteyen herkes için gereken tüm araçlar hemen yanıbaşınızda hazır.
Günümüzde İnternet coğrafya, maliyet ve zamanla ilgili engelleri kaldırdı. Tüm bloglar ve sosyal network (şebeke) ağları, mevcut takımların daha da büyümelerine ve yeni takımların doğmasına olanak sağlıyor. Bu takımlar, İPhone'larını veya siyasî bir kampanyayı ya da küresel ısınmaya karşı yeni bir mücadele yöntemini benimseyen milyonlarca insandan oluşuyor.
Takım Oyunu sizi, çalışanlarınızı, müşterilerinizi, yatırımcılarınızı, inananları, hobisi olanları, okuyucuları yönetmeniz için karşınıza çıkan fırsatları düşünmeye (gerçekten düşünmeye) sevkedecek... Kolay değil, ancak muhtemelen ettiğinizden daha kolay.
Tatlıya Bağlayalım
Bu topraklar üstünde yüzyıllar ötesinden bugüne gelen ve bütün dünyaya örnek olan bir millî varlığın: huzur, sükûn, vefa, sadakat ve fedakârlığın; kısaca bütün güzellikleri yaşatma, koruma ve geliştirmede bayraktarlığın gösterişsiz kalesi,birinci adresi: ailemiz...
Bu kitapta; eşinizi, kayınvalidenizi, gelininizi, damadınızı, çocuklarınızı, annenizi, babanızı, büyükannenizi... göreceksiniz. Aile bağlarını güçlendirmenin, eşlerin her ikisinin de zararlı çıktığı hesapları kapatmanın, yepyeni muhabbetler başlatmanın, aile hayatına canlı renkler katmanın, yaşama sevincini her dakika tatmanın, can sıkıcı günleri unutmanın, evliliği ayakta ve zinde tutmanın sırları gibi.
Her hikâye bir şifa kitabının satırları gibi...
Uçuş Denemeleri
Sabahın altısında kalktım ve yüzümü suyla tazeledikten sonra evden çıktım. Dışarısı, bundan bin sene önceki gibi tenhaydı ve olması gerekenin aslında bu olduğunu düşündüm. Karga ve sığırcık sürülerinin çığlık çığlığa yaptıkları görev dağılımı ve gözlerindeki uykuyu henüz atlatamamış bir kaç insan..
..Üzerine ölü toprağı serpilmiş insanlar, uyanmak için değil, işe geç kalmamak için yataklarından doğruluyorlar.
Biz gidiyoruz dünya, sen çok yaşa emi diyen şairi bir kez daha haklı buluyor ve kalıcı olanın bizim dışımızdaki her şey olduğunu düşünüyorum.
Vefa Apartmanı
‘Allah var. Büyük Allah var. Her şeyi görüyor, biliyor. Gördüğüne ve bildiğine inanıyorum. Gerisi laf u güzaf. Yapılacak tek şey tebessüm etmektir. Size mal mülk, servet bırakmadım. Yalnız, size, şerefli, namuslu, erkek bir ad bırakabildim. Hiçbir zaman başınız yere bakmayacaktır. Bununla müteselliyim, siz de bununla iftihar edeceksiniz.’ Tevfik İleri
24.9.1961, Kayseri Cezaevi
Ulaştırma, Milli Eğitim ve Bayındırlık Bakanı olarak yıllarca başarıyla çalışmış, Adnan Menderes’in yakınında bir devre tanıklık etmiş, Yassıada'da yargılanıp idama mahkûm edilmiş bir bürokrat… İdam cezası ömür boyu hapse çevrilen, kanserin pençesinde kısa sürede mum gibi eriyen Tevfik İleri… Ailesine yalnız şerefli, namuslu bir ad bırakan Hemşinli Tevfik…
Tevfik İleri’nin Hemşin’den Vefa Apartmanı’na uzanan hikâyesinde yalnız bir “adam”ın hayatı değil, bir ailenin, bir ülkenin tarihi gizleniyor satır aralarına. Çalışma hayatı boyunca tuttuğu günceler ile Yassıada ve Kayseri Cezaevi günlükleri, Tevfik İleri’nin şahsında bir dönemin tarihini anlatıyor.
Yanılmışım Tanrı Varmış
Dünyanın en ünlü ateisti fikrini nasıl değiştirdi?
Cesaret ve yürek işi. Flew’in fikirleri sizi çarpacak ve neye uğradığınızı şaşıracaksınız.
Francis Collins
“Çok az dinî hikâye bu tür bir etki yaratır. Bu şaşırtıcı kitap, Tony’nin geçirdiği değişimin nedenlerini belgeliyor... ve bu kitabın zevkle okunmasını sağlıyor."
Gary Habermas, Liberty Üniversitesi, Felsefe ve Teoloji Bölümü, Seçkin Araştırma Profesörü ve Kürsü Başkanı
Son yıllarda Batı’da Tanrı, ateizm, inanç, din kavramları etraflıca tartışılıyor. Richard Dawkins’in ünlü Tanrı Yanılgısı kitabından sonra bu tartışmalar daha da alevlendi. Tanrı vardır diyenlerle yoktur diyenler doğa, bilim ve tarihteki çeşitli olayları değerlendirerek görüşlerini ispatlamaya çalışıyorlar.
Son dönemde tüm dünyada en ses getiren çalışma ise Antony Flew’in Yanılmışım Tanrı Varmış kitabı oldu. Antony Flew hayatının büyük bir bölümünde ateizmin bilinen felsefi savunucularının en önemlisiydi. Ama ateizm fikrinden cayan Flew artık Tanrı’nın varlığına inandığını ve Tanrı yoktur demenin hiçbir anlamı olmadığını ileri sürüyor.
Yanılmışım Tanrı Varmış çalışma hayatının büyük bir bölümünde ateşli bir ateist olan ünlü bir filozofun evrenin zekice tasarımına ve dolayısıyla Tanrı’nın varlığına inanmaya başlamasının ilgi çekici ve okunmaya değer bir hikâyesi.
Yaşam Dersleri
“Hepimizin yaşam denen bu zaman zarfında öğreneceği dersler var; bu, ölmek üzere olanlarla çalışırken özellikle belirginleşir. Ölmek üzere olanlar yaşamın sonunda çok şey öğrenir, ama genellikle öğrenilenleri hayata geçirmek için artık çok geçtir. 1995 yılında, Anneler Günü’nde, beni kötürüm bırakan bir felç geçirdim. Sonraki birkaç yılımı ölümün eşiğinde yaşadım. Kimi zaman ölümün birkaç hafta içinde kapımı çalacağını düşündüğüm oldu. Birçok kez, kapımı çalmadığı için hayal kırıklığına uğradım, çünkü hazırdım. Fakat ölmedim, çünkü hâlâ yaşamın öğrettiklerini, son derslerimi öğreniyorum. Bu dersler yaşamlarımızla ilgili nihai gerçekler; bunlar hayatın kendisiyle ilgili sırlar. Bir kitap daha yazmak istedim; ölüm ve ölmek değil, yaşam ve yaşamak üzerine.”
“Hayatımı gerçekten böyle mi yaşamak istiyorum?” Her birimiz bir noktada bu soruyu kendimize sorarız. Trajedi, hayatın kısa olması değil; çoğu zaman geriye dönüp baktığımızda gerçekten önemli olanı görememiş ve onu yaşamamış olmamızdır. İki ünlü yazar, Elisabeth Kübler-Ross ve David Kessler , hayatı dolu dolu yaşamak, ölüm korkusunu yenmek, içimizdeki kötülükten kurtulmak, kendimizdeki ve başkalarındaki en iyiyi bulmak için bilmemiz gereken kuralları formülleştirdi. Sevgi ve mutluluk, öfke ve bağışlama, kayıplar ve suçluluk duygusu gibi ruhsal dersleri, ölümün eşiğinde yaşayan insanların hayat deneyimleriyle harmanladı. Böylelikle korkularımız, umutlarımız, ilişkilerimiz ve her şeyden önce gerçekte kim olduğumuz hakkındaki paha biçilemez gerçeği ortaya çıkardı.
“Yaşam Dersleri” kendisiyle ve dünya ile uyum içinde anlamlı bir hayat yaşamak isteyen herkes için…
Birbirimizi ve kendimizi iyileştirmek, ruhlarımızı sağaltmak için…
Yavaşla Küçük Maymun!
Bazen etrafınızdaki şeylerin farkına varabilmeniz için yavaşlamanız gerekir.
Maymun pek telaşlı, durmak bilmiyor. O acele ettikçe aksilikler peşini bırakmıyor ve hiçbir şey yolunda gitmiyor. Ta ki sakinliğiyle meşhur bilge dostuyla karşılaşana kadar. Onun yardımıyla maymun, dünyayı tamamen farklı bir şekilde görmeye başlıyor ve her şeyin seyri değişiveriyor.
Eefje Kuijl’in büyüleyici çizimleriyle hayat bulan, Jess French’in yazdığı bu kıpırdak hikâyede; yağmur ormanlarının rengârenk atmosferi içinde ilerlerken, hem birtakım hayvanlara dair ilginç bilgiler öğrenecek hem de stres ve panikle nasıl baş edilebileceğinize dair ipuçları
bulacaksınız.
Yeni Başlayanlar İçin Dijital İllüstrasyon
Dijital sanat dünyasına adım atmak için doğru yerdesiniz! “Yeni Başlayanlar İçin Dijital İllüstrasyon” kitabı, hayal gücünüzü etkili çizgilerle yansıtmanıza yardımcı olacak kapsamlı bir eser...
Procreate, kullanıcı dostu arayüzü ve zengin fırça seçenekleri sayesinde hem yeni başlayanlar hem de deneyimli sanatçılar için ideal bir uygulamadır. Geleneksel çizim deneyimini dijital dünyaya taşıyan Procreate, yaratıcı süreçlerinizi kolaylaştıran birçok olanak sunar. Bu kitapta Procreate’in; katman yönetimi, renk paleti oluşturma ve doku, filtre, efekt ekleme gibi temel özellikleri keşfedeceksiniz. Görsel örneklerle desteklenen, pratik ipuçları ve teknikler barındıran bu eser, dijital çizim serüveninize hazırlık yapmanızı sağlayacak…
Haydi, bu kitabın rehberliğinde Procreate ile sanat yolculuğunuza başlayın!
Yeni Dünya Düzeni
Şeyh Ebû Mus’ab, kitapta küresel güçlerden ve Müslümanların bu küresel güçleri iyi tanıyamamasından bahsetmektedir. Küresel güçlerin tek hedefinin Müslüman halkları kendi emelleri doğrultusunda yönetmek olduğunu ve İslam âlemiyle gerek psikolojik gerek kültürel gerek de silahlarla ve tanklarla her türlü maddî ve manevî savaşı yapmak için elinden geleni yaptığını anlatmaktadır.
Kitap hacim bakımından küçük olmakla beraber özet olarak Müslümanları ilgilendiren önemli konulara değinmekte, İslam âleminin üzerine çöken sinsi emellerden, dâhilî ve hâricî düşmanlardan bahsetmekte ve düşmanı farklı boyutlarıyla tanıtarak Müslümanlara şuur verme amacı taşımaktadır. Küresel güçleri ve oyunlarını iyi bilmeyen biz Müslümanlara, İslâm düşmanı olan küresel güçleri özlü bir şekilde tanıtmakta ve İslâm âleminin bireylerinin “Yeni Dünya Düzeni”ndeki konumunun nasıl olması gerektiğine dair ipuçları vermektedir. Özellikle de “Yeni Dünya Düzeni”ne dahil etmiş olduğu siyasal İslâmcılar ve birtakım âlimler en dikkat çeken bölümlerdendir.
Yetenekli Çocuğun Dramı
Deneyimlerimizden ruhsal rahatsızlıklarla mücadele ederken her zaman kullanabileceğimiz çok önemli bir araca sahip olduğumuzu öğrendik. Bu araç tek ve benzersiz olan kendi çocukluk öykümüzün gerçeğini duygusal yönüyle kavrayabilmemiz, duygularımızla ona ulaşabilmemizdir... Fakat yanılmasalardan kendimizi tümüyle kurtarabilir miyiz? Her yaşam yanılsamalarla doludur; bu da, sanıyorum, gerçek bize çoğu zaman dayanılmaz göründüğü içindir.
Yine de gerçek bizim için o denli vazgeçilmezdir ki, ona varamamış olmayı ağır rahatsızlıklarla ödüyoruz. Bu nedenle uzun bir süreç sonunda bize yeni bir özgürlük alanının kapılarını açıncaya kadar, acı vereceğini bilerek gerçeği keşfetmeye çalışıyoruz... Ya da buna katlanamayıp yalnızca bilişsel düzeyde bir kavrayışla yetiniyoruz. Fakat böyle yapınca da yanılsamaların alanından kurtulmamız mümkün olmuyor.