İnsanları Okumak
Beden dilinin önemini vurgulayan bir kitaptan daha fazlasını bulacağınız bu titizlikle araştırılmış ve detaylandırılmış rehberde fiziksel özellikler, ses kalıpları, ofis dekorları ve konuşma esnasındaki davranışlar gibi pek çok konu hakkında şaşırtıcı bilgiler edineceksiniz. Patronunuzun masasındaki fotoğraf çerçevesinin şeklinden bir tanıdığınızın fırtınaya küfretme biçimine kadar günlük hayatta karşılaşacağınız yüzlerce ayrıntıyı nasıl analiz edeceğinizi yine bu eşsiz eserde öğreneceksiniz. Amerika’nın bir numaralı davranış uzmanı Jo-Ellan Dimitrius bir insanı kitap gibi okuyabileceğimizi söylüyor. Yazar; görüntü, ses tonu, yüz ifadesi ve kişisel alışkanlıklardaki gizli mesajları yorumlayarak son yirmi yılda en ünlü duruşmalardaki jüri üyeleri, tanıklar, avukatlar ve yargıçların davranışlarını doğru tahmin edebildi. Fenomen yaratan bu kitapta ise evde, işyerinde ve ilişkilerimizde karşılaştığımız günlük problemleri çözmedeki kendi sıradışı başarısının sırlarını anlatıyor. "Dünyaca ünlü davranış uzmanlarından hayatınızı değiştirecek gizli ipuçları. -Larry King- "Paha Biçilmez Bir Kılavuz.. İnsanları akıllıca "okuma" konusunda yalnızca pratik ve değerli tavsiyeler içermiyor, aynı zamanda sayılamayacak kadar çok sözsüz mesajın farkına varmamızı sağlıyor." -Kirkus Reviews- "İnsanların gerçek görüşleri, güdüleri ve karakteristik özellikleri hakkında stratejiler... Bu kapsamlı ve ayrıntılı kılavuz, kişinin değerlendirme yeteneği ile değerlendirilme kriterlerini geliştirmede çok önemli bir kaynak." -Publishers Weekly-
İrade Terbiyesi – Koridor Yayıncılık
Aix-Marseille Üniversitesi’nin rektörlüğünü de yapmış bir eğitim bilimci olan Jules Payot “İrade Terbiyesi” adlı eserinde yüzyıllardır değişmeyen temel dürtüleri ve eğilimleri, insanın en önemli sorunu olan iradenin eğitilebilir bir güç olduğunu ve bu güçle hem iç hem de dış hayatın yönetebileceğini, kendine hâkim olmayı, çevreden gelen motivasyonu doğru algılamayı, derin düşünmenin ve harekete geçmenin önemini ve iradenin psikolojisini ele alıyor.
Yirminci yüzyılın ilk yarısında yazılmış ve zamanının çok ötesine seslenen, özellikle gençlerin, eğitimcilerin ve anne-babaların altını çizerek okuyacağı bu kitabı tam metin olarak Süleyman Doğru’nun özenli çevirisiyle sunuyoruz.
Kendinle Savaşma Sanatı
Bir filozof ve genç bir adamın, Freud ve Jung’la birlikte on dokuzuncu yüzyılın en önemli isimlerinden Avusturyalı psikoterapist Alfred Adler’in önünü açtığı yolda deneyimledikleri beyin fırtınası, Japonya’da milyonlarca insanın hayatını değiştiren bir fenomene dönüştü ve şimdi de size duygularınızdan korkmadan yaşamanız, geçmişin zincirlerini kırarak özgürleşmeniz ve kendiniz olmanın önündeki en büyük engele yani kendinize karşı savaştan galip çıkmanız için gerekli strateji ve felsefeyi sunuyor.
İkili arasında geçen diyaloglarda, kendi içinize dönüp cevaplamak isteyeceğiniz ve her cevapta gerçek ‘siz’ olmaya yaklaşacağınız soruların olduğu bu kitapla, artık rüzgarın önüne kattığı başıboş savrulan bir yaprak gibi hissetmeyecek, kendini tanımanın sonsuz okyanusundaki değerli sırra erişerek yaşam bilgeliğini kavrayacaksınız.
Kevin Hakkında Konuşmalıyız
Eva hiçbir zaman anne olmak istememişti, hele ki on altıncı yaş gününden iki gün önce yedi okul arkadaşını, bir kafeterya çalışanını ve kendisiyle arkadaşlık etmeye çalışan öğretmenini öldüren bir çocuğun annesi olmayı hiç. Ve artık Eva’nın evliliği, kariyeri, anneliği ve oğlu Kevin’ın korkunç saldırısıyla yüzleşmesi gerekiyor. Ayrı düştüğü kocası Franklin’e yazdığı mektuplar yoluyla kendi hayatıyla hesaplaşan Eva, başından beri anneliğin gerektirdiği fedakârlıklardan ve mesleğinden uzak kalışından ne kadar rahatsız olduğunu itiraf ediyor, kendi oğluna karşı duyduğu endişe verici hoşnutsuzluğun, Kevin’ı nihilist bir şekilde yoldan çıkardığından endişeleniyor. Peki gerçek suçlu kim? Aile mi, toplum mu, yoksa çocuk mu?
Filmiyle de izleyicilerin büyük beğenisini kazanan, çoktan kült statüsüne erişmiş bu ödüllü kitap, uzun süre hafızalardan çıkmayacak, hikayesi kadar sorduğu sorularla da okurun zihnini meşgul edecek çarpıcı bir roman.
“Son yıllarda okuduğum en sert, en düşündürücü kitap.” Sunday Telegraph
“Kusurlu olmaya dair psikolojik ve felsefi bir yaklaşım ve zekice bir sonuç... Eva öfke, kendine acıma ve pişmanlık arasında gidip gelen bir anlatıcı olarak güvenilirliğini yitirdikçe, cevap arayışı okur için de bir o kadar zor oluyor.” Observer
Kitlelerin Psikolojisi
Fikirleriyle Atatürk’ü Etkileyen Düşünür
Gustave Le Bon’un Kitlelerin Psikolojisi kitabı, günümüzün en önemli olgularından biri hakkında muhteşem bir inceleme olmasının yanı sıra, bir asır öncesinden gelen bir uyarı niteliğinde. Kolayca manipüle edilebilen, ilkel içgüdüleriyle hareket eden ve saldırganca davranmaya meyilli olan kitleler, modern dünya için tehlike arz ediyor. Kitlenin içinde kaybolmuş bireyler muhakeme yeteneklerini kaybederek, neredeyse barbarca hislere kapılıp sürüklenirler ve bu yıkıcı gücün kontrol edilmesi ülkelerin temelini oluşturur.
Le Bon ayrıca kitleler için liderin öneminden ve liderlerin sahip olması gereken özelliklerden de bahsediyor. Ona göre kitlelerin ruhunu tanıyan bir lider, onu istediği yöne rahatlıkla sürükleyebilir. Tam da bu yüzden her dönemde politikacıların başucu kitaplarından biridir. Hatta kitlelerin psikolojisini anlamak, halk hareketlerinin yükselişe geçtiği günümüzde, belki de çok daha önemlidir.
Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk
Bir çocuk psikiyatristinin not defterinden sıra dışı öyküler
Küçük bir çocuğun beyni travmadan nasıl etkilenir? Korku ve şiddet çocuğun beyninde nasıl bir tahribata yol açar ve bu beyin iyileştirilebilir mi?
Dr. Bruce Perry, olağandışı durumlara maruz kalmış çocuklara yardım ederek onları hayata yeniden kazandıran dünyaca ünlü bir çocuk psikiyatristidir. Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk’ta, karşılaştığı travma vakalarını bilimsel bir gözle irdeleyerek ve bunları herkesin kolaylıkla anlayabileceği hikayelere dökerek, aşırı strese maruz kalan beyinde tam olarak ne olduğunu açıklıyor ve bu beynin akıl almaz iyileşme kapasitesini ortaya koyuyor. Perry’nin stratejilerini öğrendiğinizde, travma geçirmiş çocukların fiziksel, ruhsal ve duygusal bakımdan nasıl iyileştirileceğinin ve sağlıklı bireylere dönüştürüleceğinin formülünü de elinizde tutuyor olacaksınız.
Beynin içinde olanları anlayabilmenin, psikolojik olarak en uç durumdaki çocuklar için bile bir umut ışığı olacağını gösteren bu kitap uzun süre hafızanızdan çıkmayacak.
Köpek Kalbi (Bez Ciltli)
Tipik bir burjuva yaşantısına sahip ve laboratuvarında gerçekleştirdiği gençleştirme deneyleriyle tanınan Profesör Filipoviç restoran çıkışında sokakta rastladığı sahipsiz, aç bir köpeği evine götürür. Yaralarını tedavi eder, onu besler, ona sıcak bir yuva sunar; zavallının çektiği çileler artık son bulmuş gibidir. Ta ki gözünde ilaha dönüşen bu profesör onu ameliyat edip hipofiz ve er bezlerini bir suçlununkiyle değiştirene kadar. Yaşaması âdeta bir mucize olan Şarik’in insana dönüşme süreci de böylece başlamış olur. Dört ayaktan iki ayağa terfi eden, serseri davranışlarıyla çevresinde terör estiren ve profesörün elinde rejime karşı bir koz olmaktan çıkıp potansiyel bir tehdit hâline gelen Şarik’in köpek kalbi büyük değişime ne kadar uyum sağlayabilecektir?
Bulgakov’un 1925’te kaleme aldığı bu kitap ancak ölümünden yıllar sonra 1987’de yayımlanabilmiştir. Yeni Sovyet bürokrasisi içinde debelenen bir figür üzerinden rejimi mizahi bir dille eleştiren bu eseri Mehmet Yılmaz’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.
Kumarbaz Ciltli
En çok okunan klasikler, özenli çevirilerle ve alanında uzman akademisyenlerin editörlüğünde okuyucuyla buluşuyor.
Erdemli ve asil bir ruha sahip Aleksey İvanoviç, sevdiği kızın borçlarını ödeyebilmek için kendini rulet masasında bulur. O masadan kalktığında artık zengin bir adamdır ama içindeki kumarbazın uyanışıyla artık hiçbir şey eskisi gibi değildir. İçinde büyüyen kumar tutkusuyla verdiği savaşta kaybedilecek çok şey vardır.
Bu atmosferde ortaya çıkan Kumarbaz’da hikâye, kurmaca bir kumar merkezi olan Roulettenburg’da geçer. Dostoyevski, okuyucuları ruhun karanlık sorularıyla yüzleşmeye zorlar: Kumar masasında para mı, aşk mı, onur mu kaybedilir? Yoksa hayatın kendisi mi?
Kendisi de bir kumarbaz olan Dostoyevski, teslim tarihine bir aydan daha kısa bir süre kaldığında romanına henüz başlamamış olduğunu fark eder. Eğer başaramazsa romanlarının telif hakkını kaybedecektir. Kendisine yardımcı olması için Anna Grigoryevna isimli stenografla anlaşır ve hem romanı tamamlar hem de gerçek aşkı tadar.
Okuyucuların Dostoyevski’nin ruhuna dokunma fırsatı buldukları bu ölümsüz eseri, Işıl Karasay’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.
Kurt Gölü
Gördüğünüz bir kabus, cinayet silahı olarak kullanılabilir mi?
Ülkenin farklı yerlerinde yaşayan dört kişinin tek ortak noktası; aynı rüyayı gördüklerini ve bu rüyada kurt başlı bir hançerle öldürüldüklerini söylemiş olmalarıdır. Dördü de bu ifadelerinden hemen sonra, bilekleri kesilmiş halde bulunur ve yanı başlarında hepsini ölüme götüren kurt başlı bir hançer duruyordur. Onları intihara götüren bu kabuslar mıydı?
Bir anda tüm dikkatler, ürkütücü atmosfere sahip Kurt Gölü diye bilinen yerde, hipnoz terapileri yapan Psikolog Richard Hammond’a yönelir. Her bir kurban ölmeden kısa bir süre önce Hammond ile Kurt Gölü’nde hipnoz terapisi görmüştür.
Kurt Gölü’nün şeytani esrarengizliğinde en az onu tuzağa düşüren kar fırtınası kadar acımasız olan düşmanları, ne pahasına olursa olsun Gurney’i gerçeklerden uzak tutmaya kararlıdırlar. Duygusal açıdan kırılma noktasına gelen Gurney, şimdiye kadarki en korkunç düşmanı ile kendini ölümcül bir oyunun içinde bulur.
Macbeth (Bez Ciltli)
William Shakespeare’in en önemli trajedilerinden biri sayılan Macbeth’te insanın güç uğruna yapabileceklerinin dehşet verici ve ibretlik hikâyesi sahnelenir. Kehanetler, entrikalar ve kanlı iktidar mücadeleleri üzerine kurulu oyunda iyilik ve kötülük, kader ve irade, hayal ve hakikat arasındaki çizgiler kâh silikleşir kâh belirginleşir.
İlk kez 1606 yılında sahnelenen oyun daha sonra 1623’te Shakespeare’in toplu oyunlarının yer aldığı Birinci Folio’da ilk kez yayımlanmıştır. O zamandan beri Shakespeare’in en çok sahnelenen oyunları arasında yer almış, gözükara Macbeth’in yanısıra hırslı Lady Macbeth karakteriyle, kâhine Cadılar’ın gizemli sözleriyle edebiyat kadar etik, siyaset ve toplumsal cinsiyet alanlarında pek çok yoruma konu olmuştur.
İnsan doğasındaki ikircikli halleri gelgitleriyle sergileyen ve yüzyıllardır güncelliğini koruyan Macbeth’i Mehmet Zeki Giritli’nin özenli çevirisiyle sunuyoruz.
Oblomov – Koridor Yayıncılık
Oblomov – Koridor Yayıncılık
Oblomov, sınırsız bir hayal gücüne sahip ancak günlerini gerçekleşmeyecek planlar kurarak geçiren, yerinden kalkmamak için hep bir mazereti olan, miskin, ihmalkâr ve kaygısız bir asilzadedir. Toprak köleliğinin son bulmaya yüz tuttuğu bir dönemde Petersburg’daki yeni yaşama ayak uyduramayınca kabuğuna çekilir ve işlerini yattığı yerden yürütmeye çalışır. Ne var ki kendisinden daha tembel olan uşağı Zahar ile can dostu Ştoltz onu toplumsal yaşama çekmeye kararlıdır. Zoraki tanıştığı Olga sayesinde dünyası kısa süreliğine renklenip ruhunda bir uyanış gerçekleşse de bu saf aşk tek başına kabuğunu kırmasını sağlayabilecek, onu Oblomovluğundan çekip çıkarmaya yetecek midir?
Gonçarov’un 1849 yılında kaleme aldığı ve Rusya’nın soylu sınıfını hicveden bu eseri, çağların müzmin hastalığı Oblomovluğu anlatır ve adeta içimize bir ayna tutar. Derin kişilik analizleri ve eşsiz tasvir gücüyle Gonçarov’un ustalığını gösteren bu eseri Furkan Özkan’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.
Olağanüstü Bir Gece – Koridor Yayıncılık
Peter Pan Ölmeli
John Verdon’un şimdiye dek yazdığı bu en şaşırtıcı romanında, her olayı bulmaca çözer gibi ele alan Dave Gurney, polisin belirttiği şekilde işlenmesi imkansız olan bir cinayeti sıra dışı dehasıyla çözebilecek mi…
Varlıklı bir işadamı, annesinin cenazesinde suikasta kurban gitmiştir. Suçlu bulunan karısı tutuklanır ve ömür boyu hapse mahkum edilir. Onun masum olduğuna inanan sürgündeki dedektif Hardwick, bu esrarı çözebilecek tek kişinin, Dahi Dedektif Dave Gurney’in kapısını çalar.
Suikastçının, bulunduğu noktadan hedefi vurabilmesinin imkansızlığı sadece Gurney’in dikkat edebileceği küçük bir ayrıntıydı.
Gurney, soruşturma için delilleri toplamaya başladıkça birbiri ardına tuhaflıklar olduğunu fark eder ve çok geçmeden tehlikeli bir adamın, sonucunda sadece ölüm olan şeytani hamleleriyle karşı karşıya kalır. Bu adamla alay eden herkes, bir gün ansızın ortadan kaybolmuş, kendilerinden bir daha hiç haber alınamamıştır. Öldürürken hep aynı şarkıyı mırıldanan, dünyanın en azılı tetikçisi, çocuk görünümlü olduğu için “Peter Pan” denilen sihirbaz bir cani.
"Dehşet verici bir olay ve çatallı yol ayrımında bir dedektif. Kesinlikle başarılı bir kombinasyon.”
- New York Daily News
"Sherlock Holmes gibi Gurney de gerçeğe o derece susamış, hassas ve mantıklı."
- New York Times
"John Verdon gizemli bir olayın akıl almaz örgüsünü işlerken hikayenin en beklenmedik anında ortaya çıkıveren, şeytani bir kurnazlığa sahip.”
- Washington Post
Prens – Düşünce Klasikleri – Bez Ciltli
“Halkların tabiatından iyi anlamak için prens olmak icap eder,
prenslerinkinden iyi anlamak içinse halktan biri olmak icap eder.”
Modern çağın en önemli düşünürlerinden İtalyan filozof, siyasetçi ve tarihçi Niccolò Machiavelli’nin Prens’i tarihte en çok tartışma yaratmış kitaplardan biridir.
16. yüzyılın başında Avrupa’da ve İtalya’da siyasi ve coğrafi olarak son derece karmaşık bir dönemin ürünü olmanın ötesinde iktidarın ve devletin işleyişine, halkların psikolojisine ve hükümdarlık sanatına dair gerçekçi çözümlemeleri ve iddialı önerileriyle yüzyıllarca siyaset kılavuzu olarak okunmuş, filozoflarca ve siyasetçilerce modern politikanın kurucu metinlerinden biri olarak tartışılmıştır.
Ahlakdışı bir siyaset anlayışıyla da özdeşleştirilen kitabın şöhreti yazarının adından Makyavelizm kavramının türemesine yol açmış olsa da, Prens tarihsel ve coğrafi koşulları, zamana bağlı zorunlulukları, fiili gerçekliği, siyasi önderlerin meziyetlerini ve talih dönüşlerini gözeten çok yönlü yapısıyla siyasetin hem değişken hallerine hem de temel ilkelerine dair bir klasik haline gelmiştir.
Betül Parlak’ın İtalyanca aslından özenle çevirdiği bu eseri, Fırat Mollaer’in metni Machiavelli’nin düşüncesi dahilinde ve siyaset felsefesi bağlamında aydınlatan önsözüyle ve notlarıyla sunuyoruz.
Rezonans Kanunu
Size hep ulaşılmaz görünen mutlu anları özlüyorsunuz. Evrendeki sonsuz zenginliğin bir parçası olmak ve onunla uyum içinde kalmak istiyorsunuz. Artık hayatın gerçek, bilgece sırlarından birini keşfetme zamanı geldi: Hissettiğiniz ya da düşündüğünüz her şey, bir rezonans alanı oluşturur ve hem sizi hem de çevrenizdekileri kalıcı olarak değiştirir.
Kuantum düşünce tekniğinin temelinde yer alan Rezonans Kanunu’na göre sizi isteklerinizi gerçekleştirmekten alıkoyan sınırlar yalnızca kalbinizdedir. Pierre Franckh bu kitapta arzularınızı bloke edebilme potansiyeline sahip iç ve dış etkileri nasıl ortadan kaldıracağınızı, hedeflerinize dair pozitif bir imgelemeyi nasıl yapacağınızı, nasıl güçlü rezonans alanı kuracağınızı, düşünce gücünüz ve hislerinizle hayatınızda olmasını istediğiniz değişiklikleri nasıl elde edeceğinizi anlatıyor.
Satranç-Bez Ciltli
En çok okunan klasikler, Türkiye'nin önde gelen çevirmenlerinin özenli çevirileri ve alanında uzman akademisyenlerin editörlüğünde okuyucularla buluşuyor.
Savaş sırasında Naziler tarafından tutuklanan ve çeşitli psikolojik işkenceler gördüğü bir hücreye kapatılan Dr. B. günün birinde sorgu odasındaki askıda bir kaputun cebinde küçük bir kitap bulur, bir satranç kitabı. Hiç bilmediği bu oyunla ilgili kitabı çalmayı başarır ve mutlak bir yalnızlığa mahkûm edilerek hiçliğin eşiğine itildiği odasında zihnini oyalayacak bir şey bulduğuna inanır, ancak tecritte ne satranç taşları ne de bir satranç tahtası olduğu için oyunun inceliklerini öğrenirken dâhilik ile deliliğin sınırlarında gezer. Suçsuzluğu ispatlanıp salıverildiğinde bir gemi yolculuğunda dünya satranç şampiyonu ile iki yolcunun oyununda kendini bir anda taktik veren ses olarak bulur, sonra da kendisine birebir bir maç teklif edildiğinde artık geri dönüşü olmayan bir yola girmiştir.
"Zihinsel yurdu Avrupa'nın" yıkımına tanık olan, buna katlanamayan ve 1942'de hayatına son veren Stefan Zweig'ın dönemin tarihsel arka planını da gözler önüne seren ve soluk soluğa okunan bu çarpıcı anlatısını Çağlar Tanyeri'nin özenli çevirisiyle sunuyoruz.
Sefiller – Koridor Yayıncılık
En çok okunan klasikler, özenli çevirilerle ve alanında uzman akademisyenlerin editörlüğünde okuyucuyla buluşuyor.
Ailesini doyurabilmek için ekmek çalan ve bu yüzden kürek mahkûmu olan Jan Valjean, on dokuz yılın ardından serbest bırakıldığında bütün kapıların ona kapandığını görür. Bir piskoposun merhameti ile ikinci bir şans elde eden Valjean yeni kimliğiyle toplumda saygın bir yer edinir ama geçmişi peşini bırakmaz. Kendisine emanet edilen ve kızı gibi gördüğü Cosette’le birlikte Paris’in çalkantılı zamanlarında sakin bir hayat sürmeye çalışırken, attığı her adımı gölge gibi takip eden kanun adamı Javert’in onun için başka planları vardır.
Hayata umutla sarılmanın, mücadelenin ve yasaların çürümüşlüğünün gerçek olaylardan esinlenilerek yansıtıldığı Sefiller, adaletsizliğe karşı bir duruşun temsilcisi olmuştur.
Victor Hugo’nun sürgün yıllarında yazdığı ve insan ruhunun çarpıcı bir portresinin çizildiği bu eseri, Süleyman Doğru’nun özenli çevirisiyle sunuyoruz.
Sefiller Karton Kapak
En çok okunan klasikler, özenli çevirilerle ve alanında uzman akademisyenlerin editörlüğünde okuyucuyla buluşuyor.
Ailesini doyurabilmek için ekmek çalan ve bu yüzden kürek mahkûmu olan Jan Valjean, on dokuz yılın ardından serbest bırakıldığında bütün kapıların ona kapandığını görür. Bir piskoposun merhameti ile ikinci bir şans elde eden Valjean yeni kimliğiyle toplumda saygın bir yer edinir ama geçmişi peşini bırakmaz. Kendisine emanet edilen ve kızı gibi gördüğü Cosette’le birlikte Paris’in çalkantılı zamanlarında sakin bir hayat sürmeye çalışırken, attığı her adımı gölge gibi takip eden kanun adamı Javert’in onun için başka planları vardır.
Hayata umutla sarılmanın, mücadelenin ve yasaların çürümüşlüğünün gerçek olaylardan esinlenilerek yansıtıldığı Sefiller, adaletsizliğe karşı bir duruşun temsilcisi olmuştur.
Victor Hugo’nun sürgün yıllarında yazdığı ve insan ruhunun çarpıcı bir portresinin çizildiği bu eseri, Süleyman Doğru’nun özenli çevirisiyle sunuyoruz.
Sil Baştan
Ken Grimwood’un sıradışı eseri Sil Baştan, zihninize şu soruyu kazıyor: Geçmişte yapmış olduğunuz hataları bilerek hayatınızı tekrar, tekrar ve tekrar yaşamak zorunda kalsaydınız ne yapardınız? 43 yaşındaki Jeff Winston bu şansı birkaç kez elde eder. Heyecanını yitirdiği evliliği ile geleceği olmayan işi arasında sıkışıp kalmıştır ve hiç beklenmedik bir anda ölüverir. Tekrar hayata gözlerini açtığında ise takvimler 1963 yılını göstermektedir. O sabah 18 yaşında, üniversite yatakhanesinin duvarlarına bakarak uyanır. Her şey eskisi gibidir... Tek bir fark dışında: Jeff geleceği avcunun içi gibi bilmektedir. Futbol ligi final maçlarından at yarışlarına kadar kimin kazanacağını, Wall Street’te köşeyi dönmek için hangi şirketlere yatırım yapmak gerektiğini... Yalnız, bilmediği bir şey vardır: Neden hayatını sil baştan yaşamak zorundadır? Sevdiği her şeyi ve herkesi kazanıp kaybetmeye daha ne kadar devam edecektir? Birçok dile çevrilen ve listeleri alt üst eden Sil Baştan hayatın karmaşık döngüsünü sorgularken hayal gücünüzü de sonuna kadar zorluyor. "Uzun zamandır okuduğum en sıradışı, en sürükleyici roman." -Dean Koontz- "Grimwood olağanüstü gözlem yeteneği, üslubu ve orijinal kurgu yeteneğiyle benzerlerini fersah fersah gerilerde bırakıyor." -Publishers Weekly-
Tepenin Laneti
Dave Gurney polisiye/dedektif serisi hız kesmeden devam ediyor!
Larchfield’ın en nüfuzlu adamı Angus Russell, Harrow Hill’deki malikânesinde boğazı kesilerek öldürülmüştür. Olay mahallindeki DNA ve parmak izleri, kurbana karşı husumeti bulunan belalı Billy Tate'e işaret eder. Ancak bir sorun vardır: Tate, bir gün önce kilisenin çatısından düşerek ölmüştür.
Polis, Tate'nin cesedinin kaldırıldığı morgu kontrol ettiğinde cesedin yalnızca ortadan kaybolduğunu değil tabutun içeriden kırılarak açıldığını da keşfeder. Bu durum çok geçmeden yürüyen ölü, cehennemden gelen katil, zombi cinayeti olarak anılmaya başladığında bir zamanların huzurlu kasabası artık herkesin bir şüpheliye ve aynı zamanda kurbana dönüşebileceği korkunç bir kâbusa da uyanmış olur.
Eski meslektaşı art arda işlenen bu tuhaf cinayetleri çözmek için kapısını çaldığında Dave Gurney, ölümün ötesinden öldürme ihtimali olan bir katili avlamak üzere tüm analitik becerilerini kullanmak zorundadır.
“Verdon şaşırtıcı bir olay örgüsü yaratıp onu tatmin edici bir şekilde çözmede hiç bu kadar usta olmamıştı.” Publishers Weekly
“Ona verdiğiniz dikkati ve zamanı sonuna kadar hak eden bir yazar.” Bookreporter.com
Travmayı İyileştirmek
Hayatınızı yeniden kazanmak için duygusal özgürleşme rehberi
"Geçmişinde travma yaşamış bireyler veya travma üzerine çalışan uzmanlar için harika bir rehber olan bu kitapta Cori, travmanın ne olduğuna, travmanın farklı türlerine ve tedavi yöntemlerine dair çok faydalı somut bilgiler veriyor.”
İpek Aykol, Evlilik ve Aile Terapisti
Travmadan kurtulmaya yönelik birçok yaklaşım olmasına rağmen bunlardan çok azı yeni bir bakış açısı ve seçenek yelpazesi sunmaktadır. Travmayla ilişkili zorluklara yenilikçi bir anlayış getiren Jasmin Lee Cori şunları yapmanıza yardımcı oluyor:
• travmayı ve yıkıcı etkilerini anlamak
• travma semptomlarını (disosiyasyon, uyuşma, vs.) ve travmadan kaynaklanan yaygın ruhsal sorunları belirlemek
• travmatik tepkilerle ve anılarla başa çıkmak
• iyileşmenizi destekleyen daha dengeli bir hayat yaratmak
• uygun müdahaleleri seçmek (terapiler, kişisel yardım grupları, ilaçlar ve alternatifler)
• iyileşme sürecinizde ne kadar yol katettiğinizi ve gelişmeye devam etmek için nelere ihtiyacınız olduğunu görmek Alıştırmalarla, iyileşmeyle ilgili öykülerle, unutulmaması gereken noktalarla ve kaynaklarla dolu olan bu kitap, hayatını travmanın yıkıcı etkilerinden geri almak isteyen herkes için kusursuz bir arkadaş.
Yaratıcı Dehanın Sırları
Nato ve ABD Ordusu İstihbarat Uzmanları İle Akademisyenleri Tarafından Başvuru Kaynağı Olarak Kullanılan Kitap.
Yaratıcılık tam olarak nedir? Neden bazı insanlar diğerlerine göre daha yaratıcıdır? Sırları öğrenilebilir mi? Bir çığır açan bu kitapta dünyaca ünlü bir yaratıcılık uzmanı olan Michael Michalko tüm bu sorulara ve daha fazlasına yanıt vererek günlük hayatınızda kolayca uygulayabileceğiniz teknikleri tanıtıyor.
Michalko okuyuculara yaratıcı insanların nasıl düşündüklerini anlatmak ve sırlarını açıklamak için Leonardo da Vinci’den Charles Darwin’e, Thomas Edison’dan Walt Disney’e kadar tarihteki en büyük yüz düşünürü mercek altına alıyor. Entrepreneur dergisinin bu kitabı iş dünyasında mutlaka okunması gereken kitaplar arasında göstermesi bir rastlantı değildir. Yaratıcılığı uyandırmak için pratik egzersizler ve stratejiler sunan bu özgün kitap düşünme tarzınızda bir dönüm noktası yaratmayı ve günlük hayatta karşınıza çıkan zorlukları yenmede yenilikçi çözümler üretmenize yardımcı olmayı hedefliyor.
Artık siz de başka hiç kimsenin görmediği gibi görebilir, düşünmediği gibi düşünebilirsiniz.
Yılan Avı
John Verdon’ın şimdiye kadarki en sürükleyici polisiyelerinden biri olan Yılan Avı’nda emekli NYPD dedektifi Dave Gurney en tehlikeli düşmanıyla yüzleşiyor!
Eski tenis oyuncusu ve yeni uyuşturucu satıcısı Ziko Slade, küçük çaplı bir suçlu olan Lenny Lerman'ı vahşice öldürmekten yirmi yıl hapis cezasına çarptırılır. Arkadaşının ricası üzerine davayı üstünkörü inceleyen Dave Gurney ortada görünürden çok daha katmanlı bir suç olduğunu anlar.
Gurney olayların perde arkasını araştırırken kendini bir cinayetin baş şüphelisi olarak bulur ve soğukkanlı bir katil tarafından takip edilir. İtibarını kurtarmak için işlenen cinayetleri çözmeye çalışırken kanundan kaçmak zorunda kalan Gurney dedektiflik mesleğine olan sarsılmaz güvenini sorgulayacaktır.
“Verdon'ın Dave Gurney serisinin sekizinci polisiyesi daha ilk sayfadan itibaren büyülüyor. Yılan Avı Verdon'ın neden en iyi polisiye yazarlarından biri olduğunun kanıtı.”
—Publishers Weekly