Köroğlu Geliyor
Uzun yıllar önce Azerbaycan'da bir yiğit vardı. Adı Ruşen Ali'ydi. Yani Ali'nin oğlu Ruşen. Ama ona herkes Köroğlu diyordu. Çünkü babası Nalbant Ali'nin gözleri görmüyordu. Bunun için ona hep körün oğlu, diyorlardı. Nalbant Ali, aksi mi aksi bir beyin, Hasan Bey'in yanında görevliydi. Onun atlarına bakıyordu. Nalbant Ali, yanına gelen ata şöyle bir dokunsun, hemen onun huyunu suyunu anlardı. Cinsini, yaşını hemen söyleyiverirdi.
Ulduz Ve Kargalar
Ulduz kız, evin bir odasında bir başına oturuyordu. Çünkü dışarıya çıkamıyordu. Üvey annesi kapıyı kilitlemiş ve komşuya gitmişti. Giderken de sıkı sıkıya uyarmıştı: -Sakın dışarı çıkayım deme, görürsem saçlarından asarım seni! Ulduz kız korkudan tir tir titriyordu. Pencereden bakıyor, düşlere dalıyordu. Derken havuzun kıyısındaki bir kargaya ilişti gözleri.
Ah Masalı
Sevgi Masalı – Fom Kitap
Bir Şeftali Bin Şeftali – Bilgi Yayınevi
Püsküllü Deve – Bilgi Yayınevi
Sevgi Masalı – Bilgi Yayınevi
Deli Dumrul
Güvercinci Kel Çocuk
“Tüm masal anlatanlar masalın sonunda, ‘Onlar ermiş muradına, biz çıkalım kerevetine’ derler; ama ben eminim ki bu masal daha bitmedi, elbet bir gün bu masalın peşine düşeceğim.”
Samed Behrengi
Çocuk edebiyatının duayen yazarı Samed Behrengi'nin Güvercinci Kel Çocuk adlı bu masalını, yazarın hemşerisi, uzman eczacı, dilbilimci, bilim felsefesi ve tarihi doktoru Anooshirvan Miandji Farsça orijinal baskısından dilimize çevirdi; Esra Uygun resimledi.
Küçük Kara Balık – Bilgi Yayınevi
Bir Şeftali Bin Şeftali – Can Çocuk
Samed Behrengi'yi kim sevmez ki. Onu, dünyanın dört bir yanında büyük yankılar uyandıran, iki de büyük ödül kazanan Küçük Karabalık adlı kitabıyla tanımıştık. Bir Şeftali, Bin Şeftali de onun en güzel kitaplarından biri. Bu küçük öyküde iki küçük yoksul çocuk var: Ali ile Mehmet. Ama öykünün asıl kahramanı, dalından kopmuş dünya güzeli bir şeftali. Samed Behrengi, öyle uygun görmüş, şeftali'yi konuşturmuş bu kez.
Toprağın altında kalın kabuklu bir çekirdek olarak nasıl uyuyup beklediğini, mevsim bahara dönüşünce nasıl çekirdeğin kabuğunu ikiye ayırıp içinden filizlenip boy attığını, sonunda toprağın üstüne çıktığını, ağaç olabilmek, meyve verebilmek, özellikle Ali ile Mehmet yesinler diye, dünya güzeli şeftalilerle dallarını süslemek için nasıl çabaladığını ilgiyle okuyacaksınız. Sonra bu güzel şeftali ağacının bir de küsüşü var. Yok, öykünün bütününü anlatmamızı beklemeyin. Açın, okuyun. Çok seveceğinizi umuyoruz.
Küçük Kara Balık – Can Çocuk
Sevgi Masalı – Can Çocuk
Samed Behrengi yine sevgiyi, dostluğu, arkadaşlığı anlatıyor. Bu kitapta Samed Behrengi’nin iki masalı var: Sevgi Masalı ve Ah Masalı. Öğretmenlik yıllarında dinleyip derlediği halk masallarını yeniden biçimlendiren yazarın her masalında olduğu gibi, bu masallarında da, sevgi, arkadaşlık ve dostluk ağır basıyor.
Küçük Kara Balık – Kırmızı Kedi Yayınevi
Bir varmış bir yokmuş, bir Küçük Kara Balık varmış; bu Küçük Kara Balık annesiyle birlikte bir derede yaşarmış. Küçük Kara Balık'ın en sevdiği şey, ay ışığının evlerinin üstüne vurmasıymış.
Her gün, sabahtan akşama kadar, Küçük Kara Balık, annesinin peşine takılır, oraya buraya yüzermiş. "Anneciğim, burada daha fazla kalamam ben, gitmeliyim!" demiş bir gün Küçük Kara Balık. "Gitmek istediğine emin misin?" diye sormuş annesi. "Evet," demiş Küçük Kara Balık. "Bu derenin ucunun nereye çıktığını gidip görmek istiyorum," demiş. Başka yerlerde neler olup bittiğini gerçekten bilmek istiyorum... Böyle amaçsızca yüzmekten bıktım usandım." Küçük Kara Balık, bütün çocuklar için unutulmaz bir öykü, bir başucu kitabı.
Çıngıraklı Deve
Babasıyla birlikte Tahran’ın yoksul semtlerinden birinde yaşayan Latif’in aklı fikri, sadece bir oyuncaktadır. Yalınayak ve aç karnına gezdiği sokaklar, günün sonunda hep çıngıraklı deveye çıkmaktadır. Hayallerini süsleyen oyuncağa, yalnızca rüyalarında kavuşan bir çocuğun sorusu geçerliliğini hâlâ korumaktadır: Hakkımı nasıl alacağım?
İran çocuk edebiyatının unutulmaz yazarı Samed Behrengi, okurlarını yoksul bir çocuğun düşlerine ortak ediyor. Zengin ve fakir ayrımını çocuksu bir bakışla anlatan yazar, sahip olmak, çocuk hakları, empati gibi kavramlar üzerine düşündürtüyor.
Tarhun
Küçük Kara Balık – Çınar Yayınları
Kışın en uzun gecesinde, denizin derinliklerinde yaşlı bir balık, yaklaşık on iki bin yavru balığı etrafında toplayıp onlara unutamayacakları bir masal anlatır. Bu, başka yerlerde neler olduğunu bilmek isteyen Küçük Kara Balık’ın hikâyesidir.
Çocuk edebiyatının unutulmaz klasiklerinden Küçük Kara Balık, Samed Behrengi’nin dünyaca tanınmasına yol açmış ölümsüz bir masal.
Püsküllü Deve – Can Çocuk
Küçük Kara Balık Ciltsiz
Azeri asıllı İranlı yazar Samed Behrengi, geleneksel anlatıları modern temalarla harmanladığı eserleriyle çocuk edebiyatındaki sarsılmaz yerini çoktan aldı. Onun masalları, öyküleri yıllardır çocuklara insan olmanın düşünmek ve sorgulamakla başladığını, mücadele etmeden, adaletin ve özgürlüğün peşinde koşmadan insan kalınamayacağını anlatıyor.
Puna Haeri’nin Farsça aslından özenli ve titiz çevirisi, çiçeği burnunda çizerimiz Ece Büşra Eryılmaz’ın incelikli suluboya resimleriyle Behrengi’nin çağlar boyunca yaşlanmayacak. Küçük Kara Balık’ı, Beyaz Balina’dan bir kez daha doğuyor…
Yıldız İle Konuşan Bebeği
Küçük Kara Balık – Doğan Çocuk
Samed Behrengi Bütün Öyküleri
İran çocuk edebiyatının dünyaca ünlü yazarı Behrengi, 1938’de Tebriz’de doğdu. İlkokul öğretmeni olarak hayata atıldı. Fars ve Azeri halk kültürü üzerine incelemeler yaptı. Halkın dilinde dolaşan masalları ve söylenceleri derledi, yorumladı, yeniden yazdı. Derlemelerinin yanı sıra, çocuk öyküleri de yazdı. Ne var ki, kimilerince çocuk öyküleri olarak görülen bu yapıtlar, kimilerince de İran ve diğer dünya halklarına, adalet, eşitlik, sorgulama, direnebilme gibi öğütlerde bulunan metinler olarak kabul edildi. Zamanının Şah yönetimine karşı masal ve hikâyeler yazarak karşı koymaya çalışmış, başkaldırmıştır. 1967 yılında 28 yaşındayken Aras Nehri’nde ölmüştür. Ölümü hep şüpheli bulunmuş, bir suikasta uğradığı düşünülmüştür.Sayısız dile çevrilmiş, dünyanın pek çok ülkesinde basılmış ve ödüller kazanmış Küçük Kara Balık başta olmak üzere, bütün öyküleri geniş kitleler tarafından sevilmiştir.