Peygamber Efendimiz
Peygamber Efendimiz’in hikayesi çocuklar için özel olarak hikayeleştirildi. Hikaye, çocukların hayal gücüne, soyut kavramlarla olan ilişkisine ve psikolojisine uygun olarak yazıldı. Hem Türkçe hem İngilizce hazırlanan bu kitap, çocukların dil farkındalığı kazanmasına katkı sağlıyor.
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in hayatını ve davranışlarını çocuklara en güzel şekilde anlatabilmek için kitabımız sizlerle.
Çocuklar İçin Peygamberlerin Hayatı
Sevgili çocuklar!
Elinizdeki bu güzel kitapta on bir peygamberimizin hayat öyküsü var. Bu kitabı okumak hem çok zevkli olacak hem de okuyacağınız her hayat öyküsü kolaylıkla zihninizde kalacak. Çünkü bu kitap, siz çocuklara özel olarak çok sevimli ve çok akıcı bir dille yazıldı. Onun için kitabımızın adı Çocuklar İçin Peygamberlerin Hayatı oldu.
Sizler bu kitabı okuyarak en yüce ahlakın sahibi olan peygamberleri ve onların örnek kişiliklerini kavrayacaksınız. İyiliği ve doğruluğu öğrenip hayatınıza hayat yapacaksınız. İmanı, sorumluluk kavramını, ahlakı ve dinî kuralları severek, zevkle öğreneceksiniz.
Hepinize iyi okumalar...
Dersimiz: Amentü
Peygamberimi Merak Ediyorum
RABBİMİZ ALLAH hakkında merak ettiğin sorulardan oluşan Allah’ı Merak Ediyorum adlı iki kitaptan sonra, sıranın Sevgili Peygamberimiz ile ilgili sorulara geleceğini az çok tahmin ediyordum.
İşin doğrusu ilk iki kitabın bu kadar ilgi görmesinden sonra biz de yayınevindeki arkadaşlarla oturup bir yol haritası hazırladık. Bu yol haritasına göre “Merak Ediyorum” dizisi devam edecek.
Bundan sonra, Kur’an-ı Kerim hakkında, melekler hakkkında, ölümden sonraki hayat hakkında, dinimiz İslâm hakkında ve kader hakkında da merak edilen konular üzerinde uzun uzun konuşacağız...
Merak Ediyorum dizisinin bu üçüncü kitabında, Sevgili Peygamberimiz ile ilgili bazı sorularına cevap vermeye çalıştım. Amacım sadece senin sorularına cevap yazmak ve merakını gidermek değil.
Bazıları, Peygamberimizi tarih boyunca yaşamış peygamberlerden bir peygamber ve dünyaya gelip gitmiş büyük insanlardan bir büyük insan olarak görmekle yetiniyorlar.
Ancak o bizim Sevgili Peygamberimizdir. Onun, yaşadığı asrı bir mutluluklar çağına çeviren hayatı, iki tarih arasına sığışmayacak bir hayattır.
Onun her bir sözü, ona dair anlatılan en küçük bir hatıra, bizim küçük hayatlarımıza, cennete kadar giden dosdoğru bir yolu aydınlatan ışık olur.
Bu kitabı okuduğunda Sevgili Peygamberimizin senin dünyandaki yerinin daha bir belirginleşmesini ve kendini ona daha bir yakın hissedecek olmanı ümit ediyorum...
Ama oldu, ama olmadı... Kurduğum her cümleyi bu ümitle kurdum, yazdığım her satırı bu ümitle ile yazdım...
Ümit, duadır! Gel bütün ümitlerimiz için, hep birlikte büyük bir “âmin!” söyleyelim.
Özkan Öze
Peygamberimi Merak Ediyorum kitabında cevap aranan sorular:
Peygamberler insanlık için neden bu kadar önemli?
Peygamberimiz neden başka bir yerde değil de, Mekke’de dünyaya geldi?
Peygamberimiz, Peygamber olmadan önce nasıl yaşardı? İbadet edermiydi, ediyorsa kime ederdi?
Peygamberimiz’e ismini kim vermiş? Başka isimleri de var mı?
Salâvat ne demek? Peygamberimiz’in ismi anıldığında neden salâvat getirmeliyiz?
Peygamberimiz neden okuma-yazma bilmiyordu?
Peygamberimiz neden, sıradan bir insan gibi uyuyor, acıkıyor, susuyor, yoruluyordu?
Peygamberimizin diğer peygamberler gibi mucizeleri var mıydı?
Peygamberimiz hayvanlara nasıl davranırdı, sever miydi hayvanları?
Peygamberimiz çocukları sever miydi?
Peygamberimiz arkadaşlarına şaka yapar mıydı?
“Peygamberimizin Sünneti” ne demek? Ve bizim için neden bu kadar önemli?
“Peygamberimiz bugün ya?asaydı, dişlerini misvakla mı temizlerdi; yoksa diş fırçası mı kullanırdı?”
Peygamberin Küçük Arkadaşları
Sevgili çocuklar, sizler için bu kitabı hazırlarken, hacmi küçücük ama içi hazinlerle dolu bir kitap olsun istedik. Sayfalarını teker teker çevirirken, içiniz sevgili peygamberimiz'in sevgisi ile dolsun istedik... O'nun küçük arkadaşları ile olan tatlı hatıralarını okudukça, peygamberimizin çocukları ne kadar çok sevdiğini görün ve öğrenin istedik... Kendinizi, saadet asrının o çok ama çok şanslı çocukları arasında hayal edin... Aranızdaki koca koca asırları bir kenara iterek, Medine'nin sokaklarında, güle oynaya koşturun ve Peygamberimiz'in gül kokusunu içinize çekin istedik...
Dersimiz İhlas Suresi
Aşırı Derece Zeki Ama Bir O Kadar Da Yaramaz İdris Takacı Ve Kankası Tacettin Taci, Cimcime Sınıf Başkanı Safinur Tazenane, Her Yere Altın Kalpli Papatya Resimleri Çizen Lepiska Saçlı Mahpeyker Çıtırak, Haksızlığa Hiç Gelemeyen Gözü Kara Cemile Mürdüm İle Sıra Arkadaşı Nefise Gügüm, İsmi Sorulduğunda Rüzgârda Bir Çiçek Gibi Titreyen Zarafet Abidesi Ayşe Melek, Pek Meraklı Osman Terazi Ve Çok Acayip Sıradışı Bir Öğretmen Halis Muhlis! Hepsi Ve Daha Fazlası Ümmüş Pörtlek Ortaokulu 5-A Sınıfında!
Başka bir Allah olmadığı ve La ilahe illallah! Olamayacağı için Allah birdir. Allah tek olduğu için birdir. Ve EHAD, Allah BİR ve TEK demektir...
–Ama sayı ile değil.
–Ama sayı ile değil, evet.
–Çünkü sadece bir tane olan bir şeyi saymazsın!
–Sana iki kere aferin. Çok güzel izah ettin.
–Hanımlar beyler! Beni dikkatle dinleyin. Çünkü size bir misal daha verilecek...
Dersimiz Fatiha
Aşırı derece zeki ama bir o kadar da yaramaz İdris Takacı ve kankası Tacettin Taci, cimcime Sınıf Başkanı Safinur Tazenane, her yere altın kalpli papatya resimleri çizen lepiska saçlı Mahpeyker Çıtırak, haksızlığa hiç gelemeyen gözü kara Cemile Mürdüm ile sıra arkadaşı Nefise Gügüm, ismi sorulduğunda rüzgarda bir çiçek gibi titreyen zerafet abidesi Ayşe Melek, pek meraklı Osman Terazi ve çok acayip sıradışı bir öğretmen Halis Muhlis! Hepsi ve daha fazlası Ümmüş Pörtlek Ortaokulu 5-A sınıfında!
– Gün doğumunu neşeli şarkılarla karşılamaları gibi kuşların; müminler de yıldızlar, çiçekler ve ikisi arasına cömertçe saçılmış hadsiz ve hesapsız güzellikler için, “elhamdülillahi rabbilâlemin” derler. “Âlemlerin Rabbi olan Allah’a hamd olsun...”
– Amin!
– Amin için daha erken değil mi Tacettin? Daha Fatiha’nın başındayız.
– Sonunda da söyleriz öğretmenim.
Çaylak İle Filozof 4 Güzellik İyiliktir
Kalbim kırılmış falan değildi. Aynaya baktığımda ne gördüğümün gayet farkındaydım ben. Gözlüklerimi çıkardığımda hafif şaşı oluyordum. Kulaklarım biraz kepçeydi. Kollarım ve bacaklarım güçsüzdü. Solucan kadar zayıftım ve boyum da bir türlü uzamıyordu... Sesim ise belki bir süre sonra değişecekti ama bir saksağanınki kadar çirkindi. Sivilcelerim vardı. Ve her geçen gün sayıları artmaktaydı. Saçım da iki tepeliydi. Onları ne tarafa taramam gerektiğine bir türlü karar verebilmiş değildim. Bütün bunlar yetmezmiş gibi terlediğimde fare ölüsü gibi kokuyordum.
Şükürler olsun, gülerken ya da konuşurken içerisi görünen bir ağzım yok. Dişlerim bir kunduzun dişlerine benziyordu çünkü. Hem sarı, hem de kazma gibi. Onlara tel takacaklardı. Filozof, Dr. Ortodontist'ten randevu bile ayarlamıştı. Yani bütün bunlar yetmezmiş gibi, yıllarca ağzımda tellerle dolaşacaktım. Sırf kendimi iyi hissedeyim diye bana, “Sen çok yakışıklısın. Robert Redford seni görse depresyona girer, oyunculuğu bırakır ve hayatını bir çiftlikte atlara fısıldayarak geçirirdi!” deseydi, Filozof'a inanacak mıydım sanki? Elbette inanmayacaktım!