Zilif
Hani
Geç Gelen Ağıtlar
Gürültünün arkasından yavaşça süzüldün Bazısı gürdü
ışıklarının, bazısı süzgün Uzakta bekleyen karanlığa
doğru yürüdün Gülümsemen üzgün gibiydi, biraz küskün
Biliyorum, artık doğmayacak öyle bir gün Yapraklar
dingin, dallarda sürgün Ben alacakaranlığa kalkarken
üzüntülüydün O sabah en uzak yerindeydi gün
Sonra solgun renkleriyle geldi hüzün Hızla geçip
yanımdan yitiyordu yüzün.
Uzak – Metis Yayınları
"uzak", bir cilt içinde bir araya getirilmiş iki kitaptan oluşuyor: "Tavşan Besleyene Kılavuz" ve "Özlem Çekene Kılavuz". Bu iki kitap, 1997'de yayınladığımız "yakın" adlı cilt içinde bir araya getirilecek "Ateş Yakana Kılavuz" ve "Kut Arayana Kılavuz" adlı iki kitapla, ikili / dörtlü bir bütünlük oluşturmaktadır.
De Ki İşte
Bugün bir külliyat haline gelmiş olan Oruç Aruoba kitaplarına 1990'da de ki işte ile başlamıştık. de ki işte, geniş bir okur kesimine felsefi, şiirsel metnin keyfini tattırdı. Felsefe okumayı onlarla, yüzlerle sayılabilecek okur çevresinden çıkararak binlerce insana, en başta da genç kuşaklara yaydı.
1986-88 yılları arasında yazılmış olan de ki işte, daha önce yayımlanmış tümceler ve daha sonra yayımlanan yürüme adlı ciltlerle birlikte Yürüme Üçlüsü'nü oluşturmaktadır. de ki işte’nin bugün de Oruç Aruoba'ya başlamak için ilk kitap olduğunu düşünüyoruz.
Yakın – Metis Yayınları
Olmayalı
Katıp birleştirmişsem ruhumu, ya da tümüyle
Çözülüp kuşatılmışsam birşeyce burada, yeryüzünde,
Orada bulabilirsin beni, sen Ey endişeli sen,
Kapılarının önünde yitik bir ben'e seslenen;
Derim, akıp geldi ruhum geri, parıldatıcı oldu.
Arama dudaklarımı, Ey sevgili, bırak ellerimi,
Bir insan gibi devinen bu şey artık ölümle değil.
Benlik
Yürüme
İle
En başta zorunlu olan, yaşamdır: üslup yaşamalıdır. Üslup, her seferinde, senin kendinle ilgili bildirimde bulunmak istediğin çok belirgin bir kişi bakımından, sana, uygun olmalıdır. Yazmaya kalkışmadan önce, şunu tam olarak bilmelidir. "Bunu söylüyor olsaydım, söyle konuşurdum". Yazmak yalnızca bir benzetilme olmalıdır.