Henüz Vakit Varken Gülüm
Henüz vakit varken, gülüm,
Paris yanıp yıkılmadan,
Henüz vakit varken, gülüm,
Yüreğim dalındayken henüz,
Ben bir gece, şu Mayıs gecelerinden biri
Volter Rıhtımı’nda dayayıp seni duvara
Öpmeliyim ağzından
Sonra dönüp yüzümüzü Notrdam’a
Çiçeğini seyretmeliyiz onun,
Birden bana sarılmalısın, gülüm,
Korkudan, hayretten, sevinçten
Ve de sessiz sessiz ağlamalısın,
Yıldızlar da çiselemeli
İncecikten bir yağmurla karışarak.
Sarayda
1932 yılında “Orman Cücelerinin Sergüzeşti” Naime Hassan takma adıyla Sûhulet Kütüphanesi tarafından yayımlanır. Bu sırada Nâzım, Bursa Cezaevi’ndedir. Sonradan yazarın adıyla yayımlanan bu eserdeki maceralardan biri, “Sarayda” şimdi yeni bir dokunuşla küçük kitapseverlerle buluşuyor.
Filiz Özdem’in yayına hazırladığı, Ayşe İnan Alican’ın resimlediği “Sarayda”, 4-7 yaş arası okurlar için kurgulanan çok resimli, özel bir baskıyla, Nâzım Hikmet’i 115. yaşında ilk kez bu kadar küçük okurlarla buluşturuyor.
Orman cüceleri ormanın derinliklerinde yaşar. Uzaktan ağustosböceği ya da çekirge sanılabilir. Ancak zaman zaman ormandan çıkıp dünyayı dolaşırlar… İyi insanlara yardım etmeye, gülüp eğlenmeye, bazen de fenalıkların cezasını vermeye giderler küçücük boylarına bakmadan…
Yusufçuk, orman cücelerinin içinde kendisinin en çevik, en akıllı, en cesur, en şık olduğunu düşünür. Orman cüceleri onunla alay eder, onun cakacının teki olduğunu düşünürler. Yusufçuk nasıl cesur biri olduğunu göstermek için bir hatıra defteri tutmaya başlar. Orman cücelerinin bütün maceraları Yusufçuk’un gözünden anlatılır.
Kafatası
Ferhat İle Şirin
Demokles’in Kılıcı
Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim
Nazım Hikmet'in sayısı sadece dört olan romanları yaratıcı calışmaları içinde daha sınırlı sayıda olsa da, yazarı bütüncül olarak tanımak için vazgeçilmez bir okuma oluşturuyor. Genelde Nazım Hikmet'in bireye, topluma, olaylara ve olgulara "tarihsel diyalektik" açıdan bakışını veren bu romanlar, aynı zamanda, özellikle Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim'de gizli bir otobiyografi niteliği de taşıyor."Nazım Hikmeti Külliyatı" bu romanlarsız düşünülemez...
La Fontaineden Masallar Hikayeler
Nâzım Hikmet'in da daha az bilinen bir yazarlık yönünü dışa vuruyor hikâyeleri ve masalları. Hikâyelerde, keskin bir gözlem gücü, keskin bir alayla birleşiyor ve çelişkilerin gülünçlüğü sergileniyor. Alabildiğine doğal bir güldürü ustasıyla karşılaşıyoruz bu hikâyelerin çoğunda. Şiirin büyük ustası, bazı masallarda çocuk dünyasının o sınır tanımaz hayal gücünü ayaklandırırken, bazı masallarında gelenekselden çağdaş bir yorum çıkartıyor, çağdaşla gelenekseli kaynaştıran bir anlatım dili kullanarak. İster doğrudan çocukların hedeflediği masallar olsun ister daha çok yetişkinlere seslenenler... Bu masallarda zengin bir anlatı dünyası sizi bekliyor. "Nâzım Hikmet Külliyatı" masallar ve hikâyelerle tamamlanıyor.
Yatar Bursa Kalesinde
Yeni Şiirler
Kuvayi Milliye Şiirler 3
Son Şiirleri
835 Satır
İlk Şiirleri
Benerci Kendini Niçin Öldürdü?
Kan Konuşmaz
Nazım Hikmet'in sayısı sadece dört olan romanları yaratıcı çalışmaları içinde daha sınırlı sayıda olsa da, yazarı bütüncül olarak tanımak için vazgeçilmez bir okuma oluşturuyor. Genelde Nâzım Hikmet'in bireye, topluma, olaylara ve olgulara "tarihsel diyalektik" açıdan bakışını veren bu romanlar, aynı zamanda, özellikle Yaşamak Güzel Şey Be Kardeşim'de gizli bir otobiyografi niteliği de taşıyor. "Nâzım Hikmet Külliyatı" bu romanlarsız düşünülemez...