Anneannemin Kuyruklu Yıldızı
Babamla bazı pazar günleri bitpazarına gideriz. Çok değil, yılda birkaç kez. Babam, orada satılan şeylerin önünde durur, uzun uzun bakar, sonra bana:
-Kimbilir bunu kimler kullanmıştı Metin, der. Acaba yeniyken nasıldı? Sonra niçin buraya düştü?
Babam bitpazarından bazen kitaplar, bazen de onarım aletleri satın alır. Penseler, tornavidalar, kerpetenler, çekiçler. Onları evde birtakım şeyleri onarırken kullanır. Bir kezinde benim odam için küçücük bir dolap aldı.
Süpermen İstanbul’a Düştü
Süslü Kızlar
Kuklacı Çocuklar – Bilgi Yayınevi
Can Dayım
4. Sınıf Ökkeş Öykü Seti 10 Kitap
Anneanneme Bilgisayar Öğretiyorum
Çocukların "yazar dede"sinden hem okul öncesi hem de ilk okuma dönemi için... Rengârenk, cıvıl cıvıl, oyun ve bilgi dolu...
Okuma alışkanlığına doğru...
Minik kuş, uykucu Pelin, inatçı keçi, fısfıs fil ve daha birçok yeni oyun arkadaşı siz çocukları bu öykülerde bekliyor. Bu öykülerle hem ilk okuma heyecanını yaşayacak hem de bambaşka dünyalara gideceksiniz.
Anneannemin Kar Kızı
Anneannemin Konuk Kedisi
Apartmanımıza kim taşınırsa, anneannem, kamyonu ve taşıyıcıları görür görmez hemen hazırlığa başlar. Karşı apartmana taşınanlar için de aynı şeyi yapar. Büyük tencerede suyu haşlar, içine makanayı salar. Başka bir tencerede de tarhana çorbası hazırlar. Yeni taşınanlar kaç kişiyse, artık ona göre, tabaklara çorbaları, makarnaları doldurur, tam taşınma biter bitmez, yeni taşınanların kapısını çalar...
Anadolar
Anneannem Süsleniyor
Anneannem Süsleniyor, yine çocukların beğenisini toplayacak maceralardan oluşuyor. Sevimli anneanne Hikmet Hanım bu kez tiyatroya merak sarıyor, hırsız kovalama teknikleri geliştiriyor ve torunu Metin'in hastalığını ilginç yöntemlerle iyileştiriyor. Tabii ki Metin, tüm bunlar olup biterken çok eğleniyor ve “İyi ki sevimli, çılgın bir anneannem var” diyor. Çocuklar, Metin'in eğlencesine katılmak istiyorsanız, kitabın kapağını açmanız yeterli.
Keyifli okumalar...
Kardelen
Kardelen, birbirinden güzel yedi öyküden oluşuyor. Her öyküde eğlendirici ve sürükleyici maceralar var: Kardelen ve Toros adında iki kardeşin dağlarda çiçek araması; Rıza'nın kaybolan eşeğini bulmak için verdiği uğraş; köyden kente göç eden ama köyünü özleyen Sefer'in, kentli arkadaşlarıyla dostluğu... Her kitabı severek okunan Muzaffer İzgü, yine çocuklarımızı hem eğlendiriyor, hem eğitiyor. Öyküleri Cavit Yaren resimledi.
Arıcık
Arıcık inanamadı gözlerine... Yok yok hayır, düş değildi bu. O soğuk kış günlerinin açlık düşleri değildi. Kovanın deliğinde ışık görmüştü. Işık vurmuştu kovanın içine. Ya bu koku, bu koku... Arıcık çok iyi tanıyordu bu kokuyu. Bu koku bahar kokusu, ıtır kokusu, papatya kokusu, akasya kokusuydu... Çok uzaklardan geliyordu bu koku. Bütün kış ölümle kalım arasında uyuyan arılar birer birer canlanıyorlar. Koşuyorlar deliğe. Bir an önce uçmak, bir an önce çiçeklere kavuşmak, bir an önce doymak için...
Karlı Yollarda
Kar bir yağar bir yağar bizim köye, hani yazları pınar kıyıcıklarında gülöbekler açar ya, onun gibi, top top, ak ak. Savrulur durur dam başlarıdan, ağaçsız yamaçlardan. Kara kayalar apak olur bir-iki gün içinde. Kerpiç evlerin damlarına yığılır kalır. Babalar analar karı küreklerler, damın kıyısına yığar yığar aşağıya atarlar. Biz çocuklar, kar yığınları yere atılırken altına gireriz, sonra una bulanmış gibi çıkarız.
Uçtu Uçtu Ali Uçtu
Annem yok benim, babam da yok. Ninemle kalıyorum. Hayır hayır, annem babam ölmediler. Almanya'dalar. Almanya çok uzak. İlkin İstanbul'a gidecekmişsin, sonra orada havaalanı varmış. Bu alana kocaman kocaman uçaklar iner kalkarmış.
İşte annem, babam bir gün otobüse bindiler, İstanbul'a gittiler. Otobüse binmezden önce, bana iyice sarıldılar, öptüler. En çok da annem sarıldı, öptü. Ağladı. Benim annem öyle güzel kokar ki... Kokladım annemi. O beni öptü sıka sıka, ben onu öptüm.
Kabakçı Amca
Akşam yemeğini yedikten sonra çay içeriz. Babam bulaşıkları yıkarken annem çayı demleyiverir. Öyle koyu içmeyiz, babam "Gece çayı açık olmalı," der. Babam bulaşığını bitirdiğinde ablam Funda babamın eline çayı tutuşturur. Ama bulaşığı ablam yıkamışsa, o zaman çayı dağıtmak görevi benimdir. Önce anneme veririm, sonra babama. Ablam bulaşıktan yorulmuştur diye, çayını ben karıştırırım. Ablamla aramız üç yaş ama, annem de babam da boyumun ablama ulaştığını söylüyorlar, oysaki ablamla yan yana geldiğimizde yine benim boyum ufak kalıyor.
Çıngıraklı Çoban
Çıngıraklı Çoban'ın adı Ali'ydi. Ama köyde kimse onu Ali diye çağırmazdı. Köylüler bir yığın Ali adlı çocuk için "Meryem'in Ali", "Burnüküçüklerin Ali", "Sarıların Ali" derlerdi, ama Çoban Ramazan'ın oğlu Ali'ye sıra gelince, "Haa şu bizim Çıngıraklı Çoban," derlerdi.
Ali, babasıyla birlikte ilk kez çobanlığa çıktığında, bu ad takılmıştı ona. Daha doğrusu Çıngıraklı Çoban, kendi adını kendisi takmıştı.
Duyduk Duymadık Demeyin
Bir varmış bir yokmuş...
Bütün masallar bu tümceyle başladığı için, biz de öyle başlıyoruz. Evet, bir varmış bir yokmuş. Şimdi içinizden bazıları;
"Aaaa, benim babamın maaşı, annemin maaşı," diyecekler.
Bir başkası;
"Harçlığım," diyecek, "Hop bir şey aldım, bitiverdi."
Bir başkası;
"Tatil," diyecek, "Aman da hemencecik bitiverdi. Sanki bir varmış bir yokmuş gibi..."
Yedi Renkli Saat
Ben resim yapmasını çok seviyorum. Onun için de resim derslerini çok seviyorum.
Öyle ki her şeyin resmini yapmak istiyor canım. Elime bir kurşun kalem bir de kağıt geçti miydi tamam, düşünmüyorum bile, hemen o anda usuma bir şey geliyor ve ben onun resmini yapmaya başlıyorum. Ah, bir de renkli kalemlerim olunca, o zaman benim keyfime diyecek yok.
Renkli kuruboyalarla öyle güzel deniz, rıhtım ve gemiler yapıyorum ki, öğretmenim de arkadaşlarım da bayılıyorlar. Pastel boyalarla da dağ, nehir resimlerini yapıyorum, onları da çok seviyor arkadaşlarım ve öğretmenim. Bütün yaptığım resimlerin bir köşeceğine kendimi konduruveriyorum. Denizde hiç insan yok ama kıyıda ufacık bir çocuk var, o benim işte. nehirler, köprüler, dağlar, mutlaka bir yerinde ufacık ben varım.
Çocukların Ormanı
Akrobat Pisicik
Bizim sokak denli heyecanlı bir sokak yoktur.
Yok canım, hiç sokak heyecanlı olur mu, sokağın insanları heyecanlı. Ufacık bir olay karşısında hemen heyecanlanırlar. Heyecanlanırlar ama, "Şunu şöyle yapalım, bunu böyle yapalım" derler. Heyecandan donup kalmazlar. Vahide Teyze'nin saksısı rüzgardan uçmuş; hiç balkon taşlığına saksı konur mu? Suç Vahide Teyze'de...
Bulutlara Simit Satan Çocuk
Kahkahacı Sınıf
Bizim okulumuz dört köyün ortasında. Bir köy bu yanda, bir köy o yanda, karşı yamacın ardında da bir köy var. Bir köy de onun bu başında. Okulumuzun olduğu yerde de evler var ama, köy değil orası.
Bizim köylerimiz de ufacık. Sokağı bile yok, sanki evler üst üste binmiş gibi bir dağın yamacında. Kırk iki ev, bu yamaca sıralanmışız. İşte bu kırk iki evden on üç çocuk okula gideriz. Beşinci sınıf olanımız var, üçüncü sınıf olan var, birinci sınıf olan var...
Gözlüklü Köpek
Benim iki dedem var. Suat Dedem bize yakın oturur, babamın babası, çok sık gelir bize, babaannemle birlikte yemek yeriz. Nuri Dedemler'in evi bize uzak. Nuri Dedem annemin babası, ancak haftada bir kez gelir bize. Bazen kendi tekrar evlerine gider, anneannem bizde yatar iki-üç gün. İşte bu Nuri Dedem bana hep bisikletleri anlatır. Zaten bana ilk bisikleti de Nuri Dedem aldı. Bisikletin her ayarını, her onarımını bilir. Nereleri her hafta yağlanacak, nereleri ayda bir yağlanacak, bana hep Nuri Dedem öğretti...
Küçük Futbolcu
Anneannem Dans Kraliçesi
Anneannemin Bebeği
Bizim evde gazeteyi en sonra anneannem okur. Gazeteyi her gün bakkaldan ben alırım. Eve gelince şöyle bir bakarım. Bazen ablam elimden almak ister, biraz tartışırız. Ablam da şöyle bir bakar. Okuldan gelince gazeteyi bir kez daha elime alırım. Bazı yerlerini okurum, fotoğraflarına bakarım. Ablamın okuması yarım saati geçer...
Kaçak Kız -34
Yaşasın Anneannespor
Hırsız Köpek
Anneannem Cankurtaran
Cankurtaranlık yapan bir anneanneyle geçirilecek yaz tatili kimbilir ne kadar eğlenceli olurdu.
Anneannemin Akıl Almaz Maceraları dizisinin bu romanında Hikmet Teyze, cankurtaranlığa merak sarıyor ve torunu Metin’le arkadaşlarını hem şaşırtıyor, hem mutlu ediyor.
Renkli çizimlerle yenilenen Anneannemin Akıl Almaz Maceraları serisi, kitaplığınızda yer almaya hazır.
Anneannem Gelin Oldu
Muzaffer İzgü'nün çocuklar tarafından çok sevilen “Anneannemin Akıl Almaz Maceraları” serisinin sürükleyici öykülerle dolu bu kitabında da anneannemiz Hikmet Hanım gelin oluyor, lunaparkta uçuyor, sürprizler yapıyor. Yani yine güldürüyor, şaşırtıyor, sevindiriyor. Bu kez, evin kedisi Tekir de yaşanan serüvenlerden payını alıyor.
Renkli çizimlerle yenilenen Anneannemin Akıl Almaz Maceraları serisi, kitaplığınızda yer almaya hazır.