Barbaros Hayrettin Denizlerin Kartalı

Orijinal fiyat: ₺190,00.Şu andaki fiyat: ₺152,00.
“Yaraizli’ye baktım. Yüzündeki ifade beni de korkuttu, sonumuz geldi der gibi bakıyordu. Sonra kuzeyden bir kadırga daha belirdi. Bu kadırganın kime ait olduğunu bilemedik. Çanaklıktaki gözcünün aşağı güverteye rapor ettiği şey kara kadırgayı, forsunu da çıkaramadığıyla ilgiliydi. Önümüzden gelenleri ve kuzeyden gelen kara kadırgayı da hesaba katarsak eğer artık kaçacak yerimiz kalmamış oluyordu.”   Edebiyatta değer inatla, ısrarla kuşanır. Kendi yaptığına, yazına inançla. Edebiyat anlatılar evrenine bir davetse eğer Çalık bu daveti en gönülden cevaplayanlardan biri oldu. Çalık şimdi korsanlar hakkında yazan bir yazar olarak karşımıza çıkmakta. Denizler hakkında yazıyor çünkü o denizler kadar bağımsız biridir aslında.

Kuruluş Osman Bey’in Rüyası – Şeyh Edebali

Orijinal fiyat: ₺200,00.Şu andaki fiyat: ₺160,00.
Panama Yayıncılık – Kuruluş Osman Bey’in Rüyası – Şeyh Edebali

Sarıkamış

Orijinal fiyat: ₺190,00.Şu andaki fiyat: ₺152,00.
Zifiri karanlık… Tipiyle karışık bir fırtına vardı. Soluk alıp vermek zor. Askerler sırtını tipiye vererek yürümeye gayret ediyordu.  Sabah… Fırtına ve tipiden eser kalmamıştı. Hava soğuk fakat sakindi… Teğmen İsmail Hakkı komutasındaki on dokuz kişilik müfreze Rus savunma mevzilerinin gerisinde keşif ve gözetleme faaliyetindeydi. Amaçları, Rusların cephedeki kuvvetlerini ve hazırlıklarını öğrenmekti... Sızdıkları Rus mevzilerinde sabaha dek yürümüş ve cephenin otuz kilometre gerisindeki üç yol ağzına varmışlardı. Müfreze yola yakın küçük bir koruluğa gizlenmiş yolları ve güneye açılan geniş düzlükleri gözlemeye koyulmuştu. Her taraf karla kaplı olduğundan, kilometrelerce uzaklıktaki kıpırdamalar bile kolayca fark ediliyordu… Teğmen İsmail Hakkı, öğleye kadar çoğu yiyecek çuvalı ve fıçı yüklü at arabalarının geçişini izledi. Saydı. Tam 230 araba… Saat 14.00’te cephe yönünden gelen Kazak süvarilerini gördü. Onların ardından gelenlerin, başlarındaki kalpak ve şapkalardan, kürk yakalı üniformalarından, omuzlarındaki işaretlerden yüksek rütbeli subaylar olduğu anlaşılıyordu. Kendilerini belli etmemeleri, ateş açmamaları ve çok zor durumda kalmadıkça çatışmaya girmemeleri konusunda kesin emir almış olan Teğmen İsmail Hakkı, avını kaçıran avcının yürek burukluğuyla kafileyi seyretmek zorunda kaldı... Teğmen İsmail Hakkı’nın müfrezesinin tüfeklerinin önünden resmigeçit yapar gibi geçenler, Çar ve ona refakat edenlerdi... Keskin nişancıların da aralarında olduğu müfrezenin açacağı seri bir ateş sonrası, Çar’ın yaralanması veya ölmesi büyük olasılıktı. Böyle bir sonuç Rus ordusunun bütün gücüyle Türk mevzilerini ezer gibi büyük bir taarruza kalkışmasına neden olabilir ya da her şeyi bırakıp çok uzaklara geri çekilmelerine yol açabilirdi. Her iki durumda da Sarıkamış’ı ele geçireceğim diye bir taarruza ihtiyaç duyulmayacak, diğer bir ihtimalle de kış koşullarında harekâtın yapılmasında ısrarcı olunmayacaktı... Savaş sanatında “talihli olmak” önemli faktörlerden biridir. Tersi olunca da buna, “yazgı” denir