Memnun Kalırsın

Orijinal fiyat: ₺355,00.Şu andaki fiyat: ₺302,00.

“Bir gün dönüp yazdıklarımı okudum. Düşünce derinliği şekline bürünen bir sürü ıvır zıvır saçmalık. ‘En azından bunun farkındasın,’ dedim kendime. Bir süre ara verdim yazmaya. Saksıya menekşe ektim, her gün suladım, bir akşam geldim soğuktan donmuş. Olabilir. Her şey olabilir.” Mutluluğun tek numarasının insana kötü bir geçmişi unutma gücü vermek olduğunu bilen insanlar... Utanç ve korku denen kayalar arasında ezilen insanlar... Sevmeyecekse bütün gücüyle nefret eden insanlar... Ezilmiş onurlarıyla sağa sola saldırmaya hazır insanlar... Ancak benzer nedenlerle kafayı yemiş insanların saçmalamasıyla inilebilecek derinliklere inen insanlar... Hiç kimsenin üşümediği ülkeyi arayan insanlar... Emrah Serbes, Memnun Kalırsın’da çürüme hikâyeleri ve çürümenin içinden insan hikâyeleri anlatıyor. Gadrin ve hüznün içine sarılı bir şefkatle... Olağandışına adım atan kitabın “Olağan hikâyeler” bölümü ise, Serbes’in yazı serüveninde değişik bir fasıl açıyor. Bir adamın yavaş yavaş mavi oluverdiği, son istasyonda veya olmayan bir peronda gerçekliğin değiştiği, fantastiğin, bilimkurgunun eşiğinden atlayan hikâyeler var bu bölümde.

Çekiç Ve Gül – Behzat Ç. Bir Ankara Polisiyesi

Orijinal fiyat: ₺450,00.Şu andaki fiyat: ₺383,00.

“Biz mi bombaladık lan Emniyet’i darbe gecesi? Biz mi yıktık buraları? Bizi darbeden önce Köpek Eğitim Merkezi’ne sürmüşlerdi. Köpek mamalarının tadına bakıyorduk amirimle, köpekler ishal olmuştu, nedenini anlamaya çalışıyorduk. Bir baktık havada jetler uçuyor, Gölbaşı’na, dibimize bomba yağdırıyorlar.” Ankara Emniyeti’nin Cinayet Bürosu’nun aykırı başkomiseri Behzat Ç., öfkesinden yorgun düşmüş, yine hayalet gibi dolanıyor ortalıkta. Tabii Hayalet’le ve Akbaba ve Harun’la beraber... Bazen de Cinayet’in kızı Seher’le, Cinayet’in kedisi Gaspi’yle beraber...

Sıvasız duvarlı gecekonduda, pavyonda, işkembecide, oto tamirhanesinde, dükkânda, şık bir ofiste, tekkede, Millet
Bahçesi’nde, adliyede, hastanede, nezarethanede, mezarlıkta ve tabii sokaklarda, cinayetlerin ve nice cürümlerin izini sürüyor Behzat Ç.. Umutsuz, serkeş, pejmürde... Bazen de olanca dehşetine tezat, “basit, tatlı ve hüzünlü” insan hikâyelerinin içinde geziyor.
Emrah Serbes’in bir fenomen olan Behzat Ç.’si, Çekiç ve Gül’de bu defa öyküleriyle “ortamlarda” kol geziyor.



Müptezeller

Orijinal fiyat: ₺280,00.Şu andaki fiyat: ₺238,00.

“Üzülme baba,” dedim, “alt tarafı bir ev, alt tarafı beton parçası ya. Çalışır ederiz, yine alırız. Ben de çalışırım bundan sonra, söz, alırız bir ev daha.” “Ona üzülmüyorum ki ben,” dedi babam. “Her ay evin taksitini ödedik de ne oldu. Bak, uçup gitti elimizden balon gibi. Keşke seni ağlatmasaydık çocukken. Keşke sana o akülü arabayı alsaydık.”

Güzel olmak isteyen alkolikler, berduşlar, kardeşler... Zembereği boşalmış hayat memat ezberleri, tek gözlü geceler. Yeraltının karın gurultusuna, belalı bir gündüze sarılan cuaralar.

Müptezeller, uğultuların, yoksunluğun ve kaybeden delikanlıların romanı. Lime lime, ufalanarak.

Emrah Serbes, kenarların soluğunu, dünyaya katlanamayan, kendine gömülen çocukları haykırarak anlatıyor.

Yaz biter, güz biter, hep kış gelir.

Deliduman

Orijinal fiyat: ₺510,00.Şu andaki fiyat: ₺434,00.

On yedi yaşındaki Çağlar İyice konuşuyor. Kız kardeşi Çiğdem'i, onu meşhur etme ümitlerini, belediye başkanı dayısını, yakın arkadaşı Mikrop Cengiz'i, taşra muhabbetlerini, depresyonun eşiğindeki annesini, eski sevgilisini, hiç unutamadığı dedesini, hatırlarken kahrettiği babasını anlatıyor.

Deliduman, dermansız ve güdük bir ilçeden haykırmaya başlıyor, İstanbul'a uzanıyor. Çocukluğumuzun, hatıralarımızın ve bütün sokaklarımızın üzerinden dangır dungur geçen imar ve para iştahına lanet! Riyakâr dünyaya, Allahsız sermayeye, martılara, küçük bir kızın kalbini kıranlara isyan ediyor. Barikatların arkasında, soluk soluğa, yapayalnız, erken kaybeden bir delidumanın öfkesini çemkiriyor.

Emrah Serbes, zamanın ruhunu, Gezi'nin isyancılarını, hürriyetleri için öksürenleri, yerinde duramayanları, küfredenleri, ağlamayı unutmak için yumruğunu sıkanları resmediyor.

Deliduman, büyük zamanın ve her zaman kenarda kalanların romanı.

Hikayem Paramparça

Orijinal fiyat: ₺320,00.Şu andaki fiyat: ₺272,00.

"Annemin öldüğünü anlatma, onun etkisi altında olduğum için kendisini sevdiğimi düşünmesin." "Tamam Galip." "Karanlıkta uyuyamadığım için gece lambasını açık bıraktığımı anlatma, beni ottan boktan korkan biri zannetmesin." "Tamam Galip." "İlk defa âşık olduğumu anlatma, beni bu konularda tecrübesiz biri zannetmesin." "Tamam Galip." "Geçen sene el frenini çekmeyi unutup Kartal’ı boklu dereye yuvarladığımızı anlatma. Malının kıymetini bilmeyen biri olduğumu düşünmesin." "Tamam Galip." "Babamın orospu çocuğu olduğunu anlatma. Onu bizzat ben anlatmak istiyorum." "Tamam Galip." Gecenin ilk müşterisi olan, sabahçı kahvelerinde, çorbacılarda ayılan genç adamlar. Bazen en anlamsız yüzü yaşamanın ve bazen yel değirmenini arayan içli bir hatıra. Henüz ölmemişler ve ölümle tanışmamışlara yazılmış hikâyeler... Namluya sürülmüş küfür... Büyümemiş bir çocuk... Pati yapan arabalar, yutkuna yutkuna dinlenen şarkılar ve hayattan meseleler. Kutlanan yenilgiler, hayat kerpiçten bir gökdelen sevgili kardeşim, yanlış bir parantezde yaşıyoruz. Bırak konuşalım, iki çift laf edelim, yüz yüze bakıyoruz... Emrah Serbes, hayatı kendine katık eden, sokaktan çağlayan bir sesle yeraltının dumanını anlatıyor bize. Bitmez bir ergen öfkesiyle kuyuya düşmüş çocuklara sesleniyor. Emrah Serbes’ten parça parça anlar, parça parça anılar, paramparça hikayeler...

Erken Kaybedenler

Orijinal fiyat: ₺285,00.Şu andaki fiyat: ₺243,00.

AnKara polisiyeleriyle tanıdığımız Emrah Serbes, bu defa direksiyonu kırıyor ve edebiyatımızda pek de işlenmemiş bir başka meseleye el atıyor. Erkek çocukların enerjik, hüzünlü, alengirli dünyasına giriyoruz... Baba çalışıyor, anne ev hanımı, muhafazakârlığın kalesi... İşçiler, yoksullar, teyzeler, abiler... Kolay ağlayan sert adamlar... Taşra seyrekliği, mahallenin kalabalığı... Kıskanç, gururlu, saf ergenler... Emrah Serbes, çabuk öfkelenen, kolay vazgeçen, baştan çıkmış erkek çocukları konuşturuyor... Kederli, insana dokunan komik hikâyeler bunlar... Taşrada ve kâinatta, yapayalnız kalmış erkek çocukların hikâyesi... Erken Kaybedenler... Yoldan çıkmış bir neslin manifestosu...

Son Hafriyat : Bir Ankara Polisiyesi

Orijinal fiyat: ₺440,00.Şu andaki fiyat: ₺374,00.

Behzat Ç., Cinayet Büro Amirliği’nde başkomiser, hayata karşı işlenen suçlar uzmanı... Başına gelenlerden sonra lanet etmiş, çekip gitmişti aslında. (Dizinin ilk kitabı Her Temas İz Bırakır’ı okuyanlar bilir.) Hayır, hâlâ işinin başında! Ama ağzını bıçak açmıyor. Tek bir laf çıkmıyor ağzından. El işaretleriyle, çehresiyle, suskunluklarla anlatıyor anlatacağını - ve tabii dellenmeleriyle... Bu bir AnKara polisiyesidir... Behzat Ç. ve ekibi, kötü bir Renault Toros’la Sakarya Caddesi’nden Ayaş’a kadar altını üstüne getiriyor Ankara’nın. Sadece cinayetçiler değil, belediyenin envai çeşit birimi de altını üstüne getiriyor Ankara’nın. Her yer hafriyat. Kavşak inşaatıydı, kabloydu, boruydu, tamirattı... Sadece onlar da değil ama... Kendine "Red Kit" diyen bir adam da çukurlar kazıp duruyor. Öldürdüklerini tabuta koyup gömüyor o çukurlara - gömüp polise haber veriyor. Çok acayip, çok da zeki bir adam bu, feleğin çemberinden geçmiş, içinde intikam acısı... Belli, polisle bir meselesi var. Behzat Ç. ve ekibi, Ahlak Bürosu’na bile nasip olup da hâlâ kendilerine verilmeyen bir Megane’ın hayalini kurarak, kötü Renault’yla Ankara’da fink atıp Red Kit’i arıyor. Bir AnKara polisiyesi...

Her Temas İz Bırakır

Orijinal fiyat: ₺460,00.Şu andaki fiyat: ₺391,00.

"Behzat Ç., Cinayet Büro Amirliği'nde başkomiserdi, hayata karşı işlenen suçlar uzmanı. İdman Ocağında stoperken duran toplara ondan iyi vuran yoktu, sonradan topçuluğu bırakıp vatandaşı tekmelemeye başladı."

Kızılay, Sakarya Caddesi, SSK işhanı, Dil-Tarih,. Atakule, Öğrenci Evleri... Emniyet... Cinayet Masası. Behzat Ç., "yeni müktesebata" uyum sağlayamamış, lambur lumbur, "dişli" bir komiser.

Hayata başka türlü bakan biri, "amir", öfkeli, yerinde duramayan... İti de uğursuzu da biliyor... Her şey adil olsun yeter.. Ama devran başka türlü dönüyor. Adalet ne ki? Hallediliyor o işler..

At izinin it izine karıştığı bir cinayet... Kim, niye öldürsün bu kızı? Hem niye bu şekilde? Siyaset karışmış desek?... Garip..

Öğrenci alemine, başka âlemlere, ama asıl polis alemine, dikiz atan, entrikası bereketli bir polisiye... İlk Behzat Ç. romanı... Bir AnKara polisiyesi...