Odysseia Destanı
İnanç, cesaret ve macera:
İşte Homeros’un büyüleyici dünyası!
Çağlar boyunca sayısız esere esin kaynağı olan Odysseia, İlyada ile birlikte, ozan Homeros’un günümüze ulaşan iki büyük yapıtından biri. İlyada’da Troya Savaşı’nı anlatan Homeros, Odysseia’da bu savaşın tanrısal kahramanlarından biri olan İthake Kralı Odysseus’un başından geçen inanılmaz serüvenleri konu alır. Günümüz okuru için de heyecanla okunan bir metin olma özelliğini koruyor bu metin.
Bilgin Adalı’nın güzel Türkçesinden, Kral Odysseus’un serüvenlerle dolu on yıllık yolculuğu... “Bilgin Amca”nın şiir diliyle yeniden yazdığı Odysseia Destanı’nı Musfata Delioğlu resimledi.
Arkadaşım Kirpi – Fom Kitap
Büyük Tuzlu Su Klanı
Buzul Çağı
Havşan Öyküleri
Bu tavşan başka tavşan…
Bir tavşan düşünün ki kendisine “havşan” diyor.
Niye mi?
Çünkü bu bildiğiniz, havuç kemiren ve hoplayıp zıplayan tavşanlara benzemiyor.
Havlıyor, konuşuyor, miyavlıyor…
Bu kadar da değil…
Resim yapıyor, okuma yazma öğreniyor, bilgisayar kullanıyor.
Bir aileyle birlikte yaşamaya başladığı eve neşe getiriyor.
Bilgin Adalı’nın kaleminden Havşan Öyküleri…
Tadımlık
“Az sonra kızlarla birlikte denizdeydik. Suların içinde alt alta üst üste, çığlık çığlığa oynaşıyorduk. Birden, ‘Hev hev, miyeeeeev, imdaaat…’ diye bir ses duyduk. Zıpzıp’tan başkası olabilir mi? Baktım dalgaların içinde çırpınıyor. Zıpzıp bu, ille bir havşanlık yapacak. Hemen ona doğru yüzüp sudan çıkardım. Korkudan tir tir titriyordu.”
Barış Çocuk Atatürk Le Kurtuluş Savaşında
Kurtuluş Savaşı’nı bir de Bilgin Amca’dan dinle!
Çocukların Bilgin Amca’sından hem eğlenceli hem öğretici bir tarih anlatısı: Hazırlayacağı ödev için internette Mustafa Kemal Atatürk fotoğrafları arayan Barış, birdenbire karşısına çıkan bir fotoğrafın içinde bulur kendini: Tarih 16 Mayıs 1919’dur; Barış, Mustafa Kemal’le birlikte Samsun’a doğru yola çıkar. 10 Eylül 1922 günü İzmir’de son bulan bu yolculuk boyunca, Kurtuluş Savaşı’nı adım adım izler, başından geçenleri de Paşa’nın armağanı olan kırmızı deftere yazar.
Meraklı Karınca Cimcim Yollarda
Uyku Saati Masalları 2
Meraklı Karınca Cimcim’in Serüvenleri Devam Ediyor. Bilgin Adalı’nın Meraklı Karınca Cimcim’in başından geçenleri yazdığı ilk kitap Meraklı Karınca Cimcim’in Serüvenleri’ni çocuklar çok sevmişti. Dizinin ikinci kitabı Meraklı Karınca Cimcim Yollarda da okurlarıyla buluşmak üzere raflarda yerini aldı. Karınca arkadaşı Tintin ile kırlangıç Kırla’nın sırtında yollara düşen Cimcim, Marmara Bölgesi’nden başlayıp Ege’yi katederek Akdeniz’e uzanıyor.
Seyyah hayvancıklar bu kitapta Bursa, Kuş Cenneti, Allianoi, Bergama, İzmir, Efes, Pamukkale, Dalyan, Demre ve Antalya gibi yurdumuzun tarihi ve doğal güzelliklerle bezeli yerlerinde, atalarından dinlediği hikâyelerle büyüyen kırlangıç Kırla’nın rehberliğinde geziyorlar. Ayşın Delibaş Eroğlu’nun resimlediği bu güzel kitabı okurken bir taşla iki kuş vuracak, hem okuyacak, hem gezmiş gibi olacaksınız.
Benekli
Bilgin Adalı’dan Çocuklara Yeni Bir Kitap: “Benekli”
Bilgin Adalı’dan çocuklara yeni bir kitap: “Benekli”. Adalı’nın YKY’nin okul öncesi serisinden çıkan son kitabı Arkadaşım Papi idi. YKY’nin Doğan Kardeş Kitaplığı’ndan çıkan son kitabıysa “Oğuz Kağan Destanı”.
Adalı, “Benekli” adlı kitabında bir çocuk ile bir dalmaçyalının dostluğunu anlatıyor. Kitabın kahramanı Doğay, çok hareketli bir hayvan olan Benekli’yle birlikte yaşamaya alışırken, hayatlarına yeni biri daha katılıyor: Benekli’nin yavrusu Benek…
Bu güzel kitaba resimleriyle Buket Topakoğlu Gencer eşlik ediyor.
Meraklı Karınca Cimcimin Serüvenleri
Bir karınca düşünün... Ama meraklı mı meraklı!
Ulu ağaçlara tırmanıp uzaklara bakmak, uzaklarda gördüğü yerlere gitmek, başka yerlerde yaşayan karıncalarla tanışmak, daha da, daha da uzaklara, gökyüzüne kadar çıkmak istiyor... Cesaretle yollara düşüyor, kâh bir ceviz kabuğunda dereler geçiyor, kâh bir kırlangıcın sırtında kilometreler katedip şehirler geziyor.
İşte size Meraklı Karınca Cimcim ile karınca yoldaşı Tintin ve diğer dostlarının serüvenleri...
Bilgin Adalı’dan hayata duyulan merak ve öğrenme hevesi üzerine çok eğlenceli bir hikâye...
Üstelik meraklı kafadarların hikâyeleri bu kitapla bitmiyor, devamını bekleyin.
Kanatlı Kirpiyle Uçan Kaplumbağa – Karton Kapak
Çocukların Bilgin Dede'sinden... Kirpicik ile kaplumbağa uçan kuşlara baktıkça onlara özeniyor, "Ah! Keşke biz de uçabilsek!" diyorlarmış. Sihirli pınar bu isteği duyup hemen kanat takmış gövdelerine. Peki, mutlu olmuşlar mı? Çocukların çok sevdiği bir yazardan, Bilgin Adalı'dan Kanatlı Kirpiyle Uçan Kaplumbağa'nın hikâyesi...
Zaman Bisikleti 2 Geçmişten Gelen Konuklar
Bu dizinin ilk kitabı olan Zaman Bisikleti'inde, Yağmur ile Damla, babalarıyla birlikte günümüzden tam yüz bin yıl öncesine gidiyorlar, Karain Mağarası'ndaki bir kabilenin yaşadıklarına, Çuka ile Anin'in ilginç buluşlar yapmalarına tanık oluyorlardı. Geçmişten Gelen Konuklar'da iki kardeşle babalarının bu heyecan verici yolculukları sürüyor.
Arkadaşım Kirpi
Bugün yeni bir gün! Üstelik dünden daha sürprizli bir gün. Çocuklar yeni güne saklanan cevapların peşinde, bir o kadar heyecanlı. Umut Barış kendi uçurtmasını yapıp uçurabilecek mi? Yağmur’un doğum gününe kimler yetişebilecek? Uğurböceği Umut bir daha onları görmeye gelecek mi? Bambi, kirpiyi yeniden ziyaret edebilecek mi? Ya U-gi ve Barış’ın sınırlar ötesi dostluğu nasıl ilerleyecek?..
Kitaplarında okurlarını farklı çağlarda yolculuklara çıkaran Bilgin Adalı, bu kez öyküleriyle çocukları günlük hayatın akışında hayallere, arkadaşlıklara, deneyimlere, karşılaşmalara konuk ediyor.
Zaman Bisikleti 3 Zamanda Kaza
Geçmiş zamanda hapsolsaydınız ne yapardınız?
Dizimizin bu son kitabında zaman bisikletimizin bilgisayarı, çocukların Çuka ile Anin'e yaptıkları ziyaret sırasında ne yazık ki bozuluyor ve kahramanlarımızı zamana hapsediyor.
Neyse ki dinozorların çağında değil de, sizlerin de yakından tanıdığı bu iki kardeşin yaşadıkları zamandalar. Onlarla birlikte yaşamlarını yeniden kurmaya, avcılığa ve buluşlar yapmaya başlıyorlar. Sizce evlerine dönebilecekler mi yoksa yeni evleri orası mı olacak?
Büyük Göç Aninna Nın Serüvenleri 2
Dünya Artık Daha Güzel
Kaledibi Sokağı – Yapı Kredi Yayınları
Bilgin Adalı’nın ilkokula başlamadan önce Antalya’ya göçtükleri iki yılı anlattığı Kaledibi Sokağı sıcacık bir aile ve büyüme hikâyesi aslında. 1949-1950 yıllarına odaklanan kitap, ileride yazar olacak bir çocuğun gözünden hayata dair gözlemlerini paylaşırken, o dönemin çocukluğuna da ayna tutuyor. Yer yer hüzünlü, yer yer güldüren, bir solukta okunacak bir metin.
Tadımlık
“Kaledibi Sokak, bir sırası eski evlerden, bir sırası üç adam boyunda taşlardan örülmüş bir setten –eski bir kale duvarıydı bu set– oluşan daracık bir sokaktı. Sokağın alt yanına dizili evlerin duvarlarının dibinde, Antalya’nın en sıcak gününde bile serin suyun hoş bir şırıltıyla aktığı küçücük bir ark uzanırdı. Hemen her evin önünde küçük bir bahçe ya da avlu vardı. Avlulardaki havuzlar bu arktan gelen suyla doldurulurdu. Kullanma suyu, bu sudan sağlanırdı.
Küçük tahta parçalarını bu arktaki suda kayık niyetine yüzdürdüğümü gören bitişik komşumuz Ahmet Kaptan’ın ortanca oğlu Nuri, bir gün bana çam kabuğundan bir kayık yaptı. Ortasında direği, direğe bağlı bir bez parçasından yelkeni, direğin tepesinde küçücük bir bayrağı bile vardı. Arkın suyu içinde çam kabuğundan teknemi yönlendirirken, kendimi gerçek bir kaptan gibi hissederdim.”
Çevre Kardeşliği – Atlantis’in Çocukları 1
Bizim Sokakta Şenlik Var – Masalperest
Kralın Adaleti
"Kralın Adaleti"nde sevilen yazarımız Bilgin Adalı okurlarını tarih içinde yepyeni ve gizemli bir yolculuğa götürüyor... Hitit Kralı Hattuşili, savaştan yaralı dönmüştür. Ölürse, yerine manevi oğlu Labarnaş’ın kral olmasını buyurur. Ama Labarnaş’ın biraz acelesi vardır. Sarayda yaşayan genç Arinna ve arkadaşı Himuli, Labarnaş’ın bir şeyler çevirmekte olduğunu anlayınca, onun peşine düşerler ve oyununu bozmaya çalışırlar. Bu heyecan verici serüveni, gerçek bilgilerle de donatan Bilgin Adalı, alternatif tarih anlatılarını yepyeni bir biçimde sürdürüyor.
Çanakkale Destanı
Çanakkale Destanı Bilgin Adalı'nın yalnızca gençler ve çocuklar için değil, Çanakkale Savaşı'na farklı bir gözle bakmak isteyen her yaştaki okuyucu için yazdığı bir destan. Bu destanda sadece kahramanlıklar değil, savaşın insani boyutu öne çıkıyor. Hiçbir cephede, hiçbir savaşta görülmemiş unutlmaz insan öyküleri... "Suların başladığı yerde, toprağın kuralları sona erer. Kan dağılır suda, ateş söner, yeryüzünün gürültüsü biter... Böyle olmamıştı bu kez tutuşmuştu denizin üstü bile, ateş, kan ve barut kokusu örtmüştü her şeyin üstünü."
Alev Kız Aninna
Bundan 10.000 yıl önce, Anadolu’da bir köyden çıkıp kendi geçmişini ve ailesini arayan Alev Kız Aninna’nın öyküsü... Aninna, annesini doğarken yitirmiş alev saçlı bir kız. Yurdundan çok uzak bir köyde, babası bildiği Kallu büyütmüş onu. Avcılık ve sağaltım yetenekleriyle tüm köyün saygısını ve sevgisini kazanıyor Aninna; köyün gençlerinden Manat’ın da aşkını... Bir gün, gezgin ve bilge Hurru’yu dinlerken, ailesinin yaşadığı yerleri merak ediyor ve oralara gitmeye karar veriyor. Kara adını verdiği evcil kurdunu da yanına alıp geçmişini aramak için serüven dolu bir yolculuğa çıkıyor... Onu çok seven Manat’la birlikte...
Uzaylılar Geliyor
"Selam Dünyalı! Biz dostuz."
Evren tarihindeki gezegenler arası ilk işbirliğine tanık olmaya var mısınız? Barışçı ve eşitlikçi bir uygarlık olan Şin-a gezegeni, nükleer sızıntılardan açığa çıkan radyasyon tehlikesiyle karşı karşıyadır.
Tek umutları ise Dünya'dan sağlanabilecek askeri yardımdır. Peki, uzaylılar ile dünyalılar arasındaki
iletişim nasıl kurulacaktır? Merak etmeyin; Bilgin Amcanız ve küçük dostlarınız Doğay ile Akita size yol gösterecek. Haydi gecikmeyin; evrenin kapılarının dünyaya nasıl açıldığını birlikte öğrenelim.
Gezgin – Can Çocuk
Korkusuz gezgin Ege’yle birlikte Everest’in doruğundan Amazon ormanlarına! Televizyonda izlediği belgesellerden sonra dünyayı gezip görme tutkusu sarmıştı Ege’yi. Bunu yapabilmek için çok para gerektiğini biliyordu elbette. Hem daha 10 yaşındaydı; yani dünyayı gezip dolaşmak için henüz çok küçüktü. Ancak, yolculuğa çıkmanın ille de otobüse, vapura, uçağa binip bir yerden bir yere gitmek olmadığını anlaması uzun sürmedi. Bunu nasıl mı başardı? Bu sorunun yanıtını Ege’yle birlikte yapacağınız yolculuklarda bulacaksınız.
Zaman Bisikleti 1
Zaman için dolaşabilen bir bisikletiniz olmasını istemez miydiniz? Bisikletinize atlayıp, eski çağlara kadar gidip dünyamızın ilk günlerinde yaşayan insanları yakından görmek hoşunuza gitmez miydi? Yağmur ile Damla, işte böyle bir Zaman Bisikleti icat eden iki kardeş. Değişik bir bisiklet bu. Babalarıyla birlikte sık sık bisiklete atlayıp eski çağlara gidiyorlar. Günümüzden tüm yüz bin yıl öncesine.
Akdeniz'in en güzel kentlerinden biri olan Antalya'nın biraz ötesindeki 'Karain Mağarası'nın yakınında duruyorlar. Orada, bugünkü insanların ataları olan ilk insanları görüyorlar. Çuka ile Anin de bu mağarada yaşayan iki kardeş. Bu iki kardeşin en önemli özelliği, gördükleri şeylerden kimsenin akıl edemeyeceği sonuçlar çıkarıp yeni buluşlar yapmak. Yüz bin yıl öncesinde iki kardeş: Çuka ile Anin, yüz bin yılın bugününde de yine iki kardeş: Yağmur ile Damla. Ve yaşayacağınız ilginç bir serüven.
Genlerin Şifresi
Heyecan verici anımsamalar... İlke, kendi halinde bir kızdır. Bir gün, bir rastlantı sonucu geçmişin kilidini açar ve tarihin en eski çağlarından bu yana, atalarının yaşamış olduğu şeyleri, rüyaları yoluyla anımsamaya başlar... Okurlarını her kitabında başka bir serüvene sürükleyen Bilgin Adalı, "Genlerin Şifresi"nde de, yepyeni ve gizemli bir dünyanın penceresini aralıyor. Heyecanla okuyacaksınız...
Güneşi Arayan Çocuk
Ateşin Çocukları Çatalhöyük Öyküleri 2
Tarih öncesindeki yolculuğumuz kaldığımız yerden devam ediyor! Dünyamızın İlk Şafağı’nda tanıştığınız Ningur ve Ninlil’in serüvenleri bu kitapta da devam ediyor. Ningur, yeryüzünün bu en eski yerleşim yerlerinden olan Çatalhöyük’teki köyün artık başkanı. Kız kardeşiyle birlikte bugün bizim kullanmakta olduğumuz birçok madeni keşfediyor ve onlardan alet yapmayı öğreniyor. Onları dikkatlice izleyin, belki bundan on bin yıl sonra, sizin de buluşlarınızı yazacak birileri olur. Ne dersiniz? Serinin son kitabı Bolluk ve Savaş’ı da, rafınıza eklemeyi unutmayın!
Dünyamızın İlk Şafağı – Çatalhöyük Öyküleri 1
Günümüz uygarlığının oluşmasına katkıda bulunan binlerce buluş var. Bu buluşların kimler tarafından, nasıl gerçekleştirildiğini kimse bilmiyor. Dünyamızın İlk Şafağı, serüven heyecanını eksiltmeden, kimi önemli buluşların nasıl yapılmış olabileceği konusunda ipuçları veriyor. Bu kitabı okuyan herkesi, yeni buluşlar yapmaya çağırıyor. Zaman içinde çok uzun bir yolculuğa hazır mısınız? Önce kemerlerimizi bağlayalım, sonra gözlerimizi yumalım. Az sonra, kendimizi çok eski çağlarda, günümüzden on bin yıl önce Ningur ve Ninlil'in yaşadığı Çatalhöyük'te bulacağız. O çağda, yeryüzünün ilk kenti olan Çatalhöyük'te yaşam koşulları bugün bildiğimizden çok farklı. Ama, gözlemlerinden yeni sonuçlara ulaşmayı bilen Ningur, buluşlarıyla yaşam koşullarını geliştiriyor. Bilgin Adalı'nın yine bu dizide yayınlanan Zaman Bisikleti kitabını okuyup sevdiyseniz, Dünyamızın İlk Şafağı'nı da severek okuyacaksınız.
Hazine Dedektifleri
Can ve arkadaşları, İstanbul’un fethini işledikleri tarih dersinde Kariye hazinesinin gizemli öyküsünü duyunca, bu hazinenin izini sürmeye karar verirler. Tarih öğretmenleri Erdal Bey’in de desteğiyle, tarihin sayfalarında buldukları karmaşık bilgileri ve ipuçlarını bir araya getirerek günlerce çalışırlar. Bu arayış onlara yalnızca Kariye Müzesi’nin değil, hiç tahmin etmedikleri dönemlerin ve deneyimlerin de kapısını açacaktır.
Çocukları tarihte gizemli serüvenlere çıkaran Bilgin Adalı bu romanında okurlarını on beşinci yüzyıldan tarihöncesine, arkeolojik kazılardan tarihî eser kaçakçılığına uzanan serüvenlere davet ediyor.
Dede Korkut Hikayeleri – Yapı Kredi Yayınları
Bilgin Adalı’nın kaleminden, Oğuzların destansı hikâyeleri...
Yazıya geçirildiği 14. ve 15. yüzyıllardan günümüze dek varlığını koruyabilmiş Dede Korkut hikâyeleri sadeleştirilmiş dili, şiirsel yapısı ve akıcı anlatımıyla yeni bir boyut kazanıyor. “Metnin tümünün özü de, sözü de Dedem Korkut’un, değil mi? Ben yalnızca aracılık yapıyorum” diyen Bilgin Adalı, genç okurları, sözlü geleneğin şiirini yakalamaya çağırıyor.
Bu kitabı yazarken, dilimize daha önce kazandırılmış olan Dede Korkut kitaplarından farklı bir yol izlemeyi seçtim. Öykülerde düzyazı olarak yer alan bölümlerdeki gizli şiiri yakalamaya, tüm metni şiir diliyle yazmaya çalıştım. Bunu bir anlamda, yazıya geçirilmezden önceki, sözlü geleneğe dayalı ilk metinleri özgür bir yeniden yazma çabası olarak niteleyebiliriz.