Annem Neden Çıldırdı?
Böcek koleksiyonu yapan çocuk, işteki ilk gününü anlatan Emel Hanım, torunlarını özleyen Neriman Hanım, yeğenini tren yolculuğuna çıkaran Kerim dayı, bahçe katına taşınan aile, istasyon görevlisi ve elbette, yazarına bile fark ettirmeden kitabın baş kahramanı oluveren muzip ve gururlu kedi... Kendileri bilmeseler de birbirleriyle bir nedenle ilişkileri olan kahramanları öykülere serpiştirirken, Akal, yaşam içinde gözümüzün bir an dokunup geçtiği kişilerle bile bağımız olduğunun vurgusunu yapıyor. Yeni öykülerini merakla bekleyen okurlarını, gizli geçitlerden geçirerek maceradan maceraya gönderen Akal, yine sürprizlerle dolu eğlenceli bir okuma sunuyor.
Oğlum Nerdesin – Tudem Yayınları
Kızım Nerdesin
Aytül Akal’dan her kuşağa seslenen, “iyileştirici” öyküler…
Üretken yazar Aytül Akal’ın, kendi çocuklarıyla olan ilişkilerinden esinlenerek kaleme aldığı Kızım Nerdesin?, Oğlum Nerdesin?, Kızım, Ben Çocukken… ve Oğlum, Ben Çocukken… kitapları, Gizem Malkoç tarafından yenilenen resimleri ve gözden geçirilen baskılarıyla tekrar raflara giriyor.
Anne, büyüdüğümün farkında mısın? Anne, kimse odama girmesin! Anne, sen uzaydan mı geldin? Alo anne, ben âşık oldum!..
Her kitapta, genel bir çatı öykü altında akıp giden on bağımsız öykünün yer aldığı seri, anne ile kızları/oğulları arasındaki inişli çıkışlı ilişkiyi; kimi zaman gülünç, kimi zaman duygusal, çoğu zamansa “tatlı sert” bir eleştirel yaklaşımla ele alıyor.
Anne-çocuk ilişkilerine eğlenceli olduğu kadar derinlikli bir gözle de bakmayı başarabilen seri, çocukluk ve ergenlik sürecindeki ruhsal değişimler, yemek yeme alışkanlıkları, ilk aşklar ve kişisel özgürlükler gibi, bu dönemi tecrübe eden çocukların gündemini meşgul eden ve kişilik gelişimlerine olumlu/olumsuz yansıyan konuları odağına alıyor.
Günümüz çocuklarının nabzını tutabilen güçlü bir mizah anlayışından beslenen, zekice kaleme alınmış diyaloglardan oluşan kitaplar, Aytül Akal’ın yorumdan uzak, tarafsız yaklaşımıyla inandırıcılığını arttırıyor.
Okuruna empati yeteneğini kullanma fırsatı tanıyan ve bu sayede içsel bir okuma deneyimi sunan seri, kıvrak anlatımıyla, çocukların bir ebeveynin düşüncelerini daha rahat kavrayabilmelerini de sağlıyor.
Anne ve çocuk arasındaki kuşak farkına dikkat çekerek, iki tarafın da birbirine karşı daha hoşgörülü ve anlayışlı olması gerektiğini savunan öyküler, öğreticiliğini ve gerçekçi anlatımını kendi içinde barındırıyor.
Büyük-küçük her yaştan okurun kendinden bir şeyler bulabileceği bu renkli kitaplar ebeveynlerin çocuklarını, çocuklarınsa ebeveynlerini daha yakından tanımalarına, kaygılarını-sorunlarını anlamalarına ve çözüm bulmalarına imkân sağlayarak, “iyileştirici” ve yapıcı bir etki yaratıyor.
Babam Duymasın
Yazmak çocukluğundan bu yana en büyük tutkusu olmuş Aytül Akal'ın. Kitaptaki öyküler bu inanılmaz serüvenin gizlerini açıyor okurlarına. Aile ve arkadaşlık ilişkileri, okul, ev ve günlük yaşam hakkındaki öyküler karşılaşılan sounlarla daha kolay başa çıkmayı sağlayacak bir bakışla, anlamlı bir geziye davet ediyor okurlarını. Akal'ın çok sevdiği çocuk okurları için içtenlikle anlattığı öykülerin dünyasına girmeye hazır mısınız?
Babamın Sihirli Küresi
Akal’ın dilinin ve ilginç kurgularının tutkunları, Babam Duymasın ve Benim Babam Sihirbaz’dan sonra, Babamın Sihirli Küresi ile eğlenceli bir okuma serüvenine hazır mı? Üçüncü sınıf öğrencisinin sınıfta yaşadıklarını konu alan üç öykü var kitapta. Bir dakika... Öğretmenin sınıfta işlediği konulara bakılırsa, üç değil de, dördüncü sınıf olmasın? Yoksa beşinci sınıf mı? Geceyi Sevmeyen Çocuk (1991) ile başladığı edebiyat yolculuğunda, çocuklar için masal, şiir, roman, oyunlar yazarak 100’ün üstünde kalıcı eser veren Akal, bu kez dildeki ustalığını, eğlenceli konuların satır aralarında çeşitli sosyal sorunlara da değinen öyküleri için kullanıyor.
Kırmızı Arabanın Hayaleti
Gizemli bir köşk, sürekli suret değiştiren kimliği belirsiz bir ev sahibi, iki delikanlı, iki kız, bir kedi, bir köpek, bir tavşan, bir kuş, yerine getirilmeyi bekleyen dört ayrı vasiyet ve tüm bunlara şahit olan üstü açık kırmızı bir Cabrio…
Ruhları tedirgin eden bu gençlik masalı, hiçbir gencin kayıtsız kalamayacağı muhteşem vaatlerle dolu bir iş ilanının yayımlanması ile başlıyor. Kısa yoldan hızlı bir şekilde kolayca hedefe ulaşmak için tek yapmak gereken ise üç aylık bir süre zarfında gizemli köşkteki işverenin verdiği görevi tamamlamak. Türkiye’nin bir ucundan diğerine uzanan dört ayrı yolculuk ve dört sıra dışı görev… Her biri türlü tehlikeler ve anlam verilemeyen karşılaşmalarla dolu dört değişik serüven. Bilinmeyene doğru gitmenin getirdiği ürkütücü ve tedirgin edici hislerin kişisel hırslarla birleşerek oluşturduğu ruhsal hezeyanlar okurları derinden tesir etmeye yetiyor da artıyor bile. Özellikle birinci bölümün sonunda kanınızın çekildiğini hissetmeniz işten bile değil…
Korkularınızla yüzleşeceğiniz esrarengiz bir yolculuğa çıkmak istiyorsanız tek yapmanız gereken üstü açık bu kırmızı arabayı takip etmek!..
Süper Gazeteciler 2 Parktaki Esrar
Süper Gazeteciler / Parktaki Esrar, on üç yaşında dört çocuğun kendi çabalarıyla hazırlayıp dağıttıkları gazete için röportaj peşinde koşarken sürüklendikleri tehlikeli serüveni anlatıyor; bir yandan okul ve aile ilişkilerini genç okurlarıyla içtenlikle paylaşıyor. 10-14 yaş çocukların ilkgençliğe girişte yaşadıkları sorunların da yansıtıldığı roman, sürükleyici dili ve heyecanlı öyküsüyle, okurlarını daha ilk sayfalardan serüvene katıyor. Süper Gazeteciler dizisinin bu ikinci romanında Evren, Elif, Selin ve Yener, belediye arazisine göz koyan arazi mafyasıyla karşı karşıya gelirler...
Kitap Perisi
Kırmızı Şemsiye
Kuş Uçtu Şiir Kaldı
Birbirine uzak iki ayrı şehirde yaşayan iki usta yazarın yıllar boyunca elektronik postayla birbirlerine yolladıkları şiirler önce belli temalar üzerineydi: Ay, kar, deniz. Ancak onlar oyunlarını oynarken kediler gelmiş kapılarına, kuşlar konmuş pencerelerine, rüzgâr esmiş, kırlangıçlar uçmuş, kertenkeleler kaçmış… Bulutlar, martılar, balıklar, gökyüzü, karga, kirpi, güvercin ve dünyanın yedi rengi… Açın bakın, daha ne sürprizler bekliyor sizi bu kitapların sayfalarında. Sizde kendi şiirlerinizi yazın diye…
Evlere Sığmayan Macera
Benim Babam Sihirbaz
Aytül Akal’ın “küçük” aksilikler karşısında bile şakayı bir kenara bırakmayan, kendine özgü yaratıcı yöntemleriyle işleri yoluna sokan, capcanlı ve renkli karakterleri yine karşımızda. Kimin babası askerde? Krem kullanmak ne işler açacak bakalım kahramanın başına…
Saatleri öğrenmek kolay mı? Fark bulmaca oyununu kim oynamak ister? Günlük hayattan ve çevremizdeki karakterlerden yoğrulan öyküler, okurunu sessizce yaşam felsefesine doğru bir seyahate götürüyor…
Oğlum Ben Çocukken
Aytül Akal’dan her kuşağa seslenen, “iyileştirici” öyküler…
Üretken yazar Aytül Akal’ın, kendi çocuklarıyla olan ilişkilerinden esinlenerek kaleme aldığı Kızım Nerdesin?, Oğlum Nerdesin?, Kızım, Ben Çocukken… ve Oğlum, Ben Çocukken… kitapları, Gizem Malkoç tarafından yenilenen resimleri ve gözden geçirilen baskılarıyla tekrar raflara giriyor.
Anne, büyüdüğümün farkında mısın? Anne, kimse odama girmesin! Anne, sen uzaydan mı geldin? Alo anne, ben âşık oldum!..
Her kitapta, genel bir çatı öykü altında akıp giden on bağımsız öykünün yer aldığı seri, anne ile kızları/oğulları arasındaki inişli çıkışlı ilişkiyi; kimi zaman gülünç, kimi zaman duygusal, çoğu zamansa “tatlı sert” bir eleştirel yaklaşımla ele alıyor.
Anne-çocuk ilişkilerine eğlenceli olduğu kadar derinlikli bir gözle de bakmayı başarabilen seri, çocukluk ve ergenlik sürecindeki ruhsal değişimler, yemek yeme alışkanlıkları, ilk aşklar ve kişisel özgürlükler gibi, bu dönemi tecrübe eden çocukların gündemini meşgul eden ve kişilik gelişimlerine olumlu/olumsuz yansıyan konuları odağına alıyor.
Günümüz çocuklarının nabzını tutabilen güçlü bir mizah anlayışından beslenen, zekice kaleme alınmış diyaloglardan oluşan kitaplar, Aytül Akal’ın yorumdan uzak, tarafsız yaklaşımıyla inandırıcılığını arttırıyor.
Okuruna empati yeteneğini kullanma fırsatı tanıyan ve bu sayede içsel bir okuma deneyimi sunan seri, kıvrak anlatımıyla, çocukların bir ebeveynin düşüncelerini daha rahat kavrayabilmelerini de sağlıyor.
Anne ve çocuk arasındaki kuşak farkına dikkat çekerek, iki tarafın da birbirine karşı daha hoşgörülü ve anlayışlı olması gerektiğini savunan öyküler, öğreticiliğini ve gerçekçi anlatımını kendi içinde barındırıyor.
Büyük-küçük her yaştan okurun kendinden bir şeyler bulabileceği bu renkli kitaplar ebeveynlerin çocuklarını, çocuklarınsa ebeveynlerini daha yakından tanımalarına, kaygılarını-sorunlarını anlamalarına ve çözüm bulmalarına imkân sağlayarak, “iyileştirici” ve yapıcı bir etki yaratıyor.
Kızım Ben Çocukken
Aytül Akal’dan her kuşağa seslenen, “iyileştirici” öyküler…
Üretken yazar Aytül Akal’ın, kendi çocuklarıyla olan ilişkilerinden esinlenerek kaleme aldığı Kızım Nerdesin?, Oğlum Nerdesin?, Kızım, Ben Çocukken… ve Oğlum, Ben Çocukken… kitapları, Gizem Malkoç tarafından yenilenen resimleri ve gözden geçirilen baskılarıyla tekrar raflara giriyor.
Anne, büyüdüğümün farkında mısın? Anne, kimse odama girmesin! Anne, sen uzaydan mı geldin? Alo anne, ben âşık oldum!..
Her kitapta, genel bir çatı öykü altında akıp giden on bağımsız öykünün yer aldığı seri, anne ile kızları/oğulları arasındaki inişli çıkışlı ilişkiyi; kimi zaman gülünç, kimi zaman duygusal, çoğu zamansa “tatlı sert” bir eleştirel yaklaşımla ele alıyor.
Anne-çocuk ilişkilerine eğlenceli olduğu kadar derinlikli bir gözle de bakmayı başarabilen seri, çocukluk ve ergenlik sürecindeki ruhsal değişimler, yemek yeme alışkanlıkları, ilk aşklar ve kişisel özgürlükler gibi, bu dönemi tecrübe eden çocukların gündemini meşgul eden ve kişilik gelişimlerine olumlu/olumsuz yansıyan konuları odağına alıyor.
Günümüz çocuklarının nabzını tutabilen güçlü bir mizah anlayışından beslenen, zekice kaleme alınmış diyaloglardan oluşan kitaplar, Aytül Akal’ın yorumdan uzak, tarafsız yaklaşımıyla inandırıcılığını arttırıyor.
Okuruna empati yeteneğini kullanma fırsatı tanıyan ve bu sayede içsel bir okuma deneyimi sunan seri, kıvrak anlatımıyla, çocukların bir ebeveynin düşüncelerini daha rahat kavrayabilmelerini de sağlıyor.
Anne ve çocuk arasındaki kuşak farkına dikkat çekerek, iki tarafın da birbirine karşı daha hoşgörülü ve anlayışlı olması gerektiğini savunan öyküler, öğreticiliğini ve gerçekçi anlatımını kendi içinde barındırıyor.
Büyük-küçük her yaştan okurun kendinden bir şeyler bulabileceği bu renkli kitaplar ebeveynlerin çocuklarını, çocuklarınsa ebeveynlerini daha yakından tanımalarına, kaygılarını-sorunlarını anlamalarına ve çözüm bulmalarına imkân sağlayarak, “iyileştirici” ve yapıcı bir etki yaratıyor.
Süper Çocuklar 1 Renk Delisi
“Uç uç böceğim, yarın düğün olacak, annem sana terlik pabuç alacak…”
İnsanın kendini keşfetmesi bazen zaman alabilir. Herkesin özel bir yeteneği olduğunu düşünen Mete de yıllardır çabalamasına rağmen bir türlü kendi süper gücünü bulabilmiş değil. Öyle ki, acaba ileride bir bakışıyla koca masayı yerinden oynatabilen süper bir çocuğa ya da duvarın arkasını görebilen harika bir çocuğa dönüşebilir mi diye hayaller kurup duruyor. Hatta teselliyi dilekleri gerçekleştirdiğine inanılan uç uç böceklerinde aradığı bile oluyor. Oysa sınıflarına birkaç hafta önce katılan Asya’ya göre onun zaten bir yeteneği var: Mete cümle kurduğunda sözcükleri âdeta renklerle dans ediyor.
Hayret bir şey! Sözcüklerin rengi olur mu hiç!? Sınıfın yenisi Asya tuhaf kız doğrusu. Hayatı renklerle ifade eden tam bir Renk Delisi! Kısa sürede arkadaş olduğu Mete ve Tuna ne kadar çabalasalar da ondan hiçbir şey saklayamıyor. Yeni bir kitap mı okudular, Asya şıp diye anlıyor. Kendisinden bir bilgi mi sakladılar, Asya hop diye sırlarını açığa çıkarıyor. Günler birbirini kovalarken, Tuna bütün sınıfı ilgilendiren önemli bir defterin de içinde bulunduğu sırt çantasını hırsızlara kaptırıyor. Bu duruma kayıtsız kalamayan kahramanlarımız Mete, Asya ve Tuna kolları sıvıyor ve çantayı bulabilmek için maceraya balıklama dalıyor. Karşılarına çıkan gizemli kulübedeki esrarengiz adamlar çalınan çantaya doğru onları yaklaştırmış olsa da işleri hiç kolay görünmüyor. Üstesinden gelmeleri gereken bir sürü engel ve “süper” güçlerini kullanacakları bir dolu macera üç kafadarımızı bekliyor…
Renk Delisi, yüz binlerce çocuğa ulaşmayı başaran “Süper Gazeteciler” serisinin sevilen yazarı Aytül Akal’dan duyular ve farklılıklar üzerine heyecan dolu bir serüven. Yusuf Tansu Özel'in desenleriyle kitapseverlerin gözünde canlanan bu keyifli macera, Akal'ın 8-10 yaş grubundaki okurlar için kaleme aldığı yepyeni roman dizisi “Süper Çocuklar”ın da ilk kitabı