Tozkoparan İskender – Simurg Ateşi
TRT’nin sevilen gençlik dizisinin kahramanı Tozkoparan İskender ve arkadaşlarının gizemli zaman yolculuğu maceraları devam ediyor.
Zamanbozanlar, tarihin akışını değiştirmek için zamanda yolculuk yapmaya devam etmektedir. Sinsi planlarını gerçekleştirmeden önce durdurulmaları şarttır.
Zamanın Çocuğu Tozkoparan İskender ve arkadaşları, canları pahasına onları bulmaya kararlıdırlar.
Zamanbozanlar’ın izine yüzlerce yıl öncesinde rastlayan Mavi Ay’ın, Horasan’ın çorak topraklarından Hindistan’ın yeşil ovalarına nefes kesen macerası seni bekliyor.
Görevimiz Kara Delik
Vay canına! Bu kitabın her yerinde senaryo açıkları var! Senin görevin Ajan Harrier, bu açıkların nereye uzandığını bulmak ve onları açan suçluyu yakalamak. Kendine ajan diyen birisi, bir casus kitabında buna izin veremez! Elimizdeki bilgiler işin içinde bir ejderhanın bile olduğunu gösteriyor. HARBİDEN! Hâlâ ne duruyorsun? O parlak zırhı / astronot kıyafetini / süper kahraman kostümünü kap ve HAREKETE GEÇ!
Özel Ajan Ben Sanders yine Ajan Harrier`ın gülünç derecede imkânsız görevinde okuyucuyu kahkahaya boğuyor.
Seviyorum Deme İnanırım
Sevgi, güven ve ihanet… Bu hikâyede hiçbir şey göründüğü gibi değil. Mercan’ın geçmişinden gelen yaraları iyileştirmek için çıktığı yolculuk, sadece onu değil, çevresindekileri de derinden etkiliyor. Kendi korkularıyla yüzleşirken okura, hayatta karşılaştığı zorluklara farklı bir bakış açısıyla yaklaşmayı öğretiyor. Ama asıl soru şu: Geçmişin yükleri taşınarak mı, yoksa yüzleşilerek mi aşılır? Aşkın ve dostluğun birbirine karıştığı ince çizgiden, Mercan’ın duygusal arayışına; Barış’ın ve Elya'nın gizemli geçmişinden, hayatın en beklenmedik anlarında sunduğu derslere kadar bu kitap, aşkın ve güvenin kişisel gelişim yolculuğundaki yerini sorgulatıyor. Ve final…Her sayfada yaklaştığınız o an sizi ters köşe yapacak. Belki de her şeyin cevabı sandığınız kadar basit değil.
Romanları ve hikâyeleriyle kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, "Seviyorum Deme İnanırım” ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.
Gölge Adam
KORKUNÇ CİNAYETLER İŞLENİYORDU...
İngiltere'nin dört bir yanından bir dizi cinayet haberi geliyordu. Hepsinin yöntemi farklı olsa da her biri dehşet verici ve acımasızdı.
FAKAT KATİL DAHA YENİ BAŞLAMIŞTI.
Jess Ambrose, evi ateşe verildiğinde kendini koca bir soruşturmanın ortasında buluverdi. Kocası ölmüş ve polis onu ararken, o kaçmayı tercih etti. Tek umudu, onun masum olduğuna inanan tek kişi olan, görevden uzaklaştırılmış dedektif Nate Griffin'di.
VE DÜNYAYI DEHŞETE DÜŞÜRECEKTİ...
Çok geçmeden Jess ve Griffin akla hayale gelmeyecek bir şey keşfettiler; bu katil, cinayetlerini dünyanın en meşhur seri katillerini taklit ederek işliyordu. Ama artık taklit etmek ona yetmiyordu. Basının Gölge Adam adını taktığı katil, kendi şaheserini yaratmaya hazırdı ve bu daha önce görülmüş her şeyden daha korkunç olacaktı...
Rota Yeniden Oluşturuluyor
Hepimiz hayatımızın bir döneminde rotamızı kaybetmişizdir ya da bir yerlerden başlamak için yeni bir rotaya ihtiyaç duymuşuzdur. Belki şu an sen de tam o aşamadasın. Bir şey yapmak istiyorsun ama nereden başlayacağını bilemiyorsun, belki gitmek istiyorsun ama gidemiyorsun ya da her şeye bir kibrit çakıp yakmak istiyorsun ama yakamıyorsun. Çünkü şu anki durumundan daha beter olmaktan, mutsuz olmaktan, tek başına kalmaktan, başaramamaktan korkuyorsun ya da seni her seferinde mutsuz eden o insanı hayatından çıkarınca onun yokluğuna dayanamayacağını zannediyorsun.
Şems-i Tebrizi’nin çok sevdiğim bir sözü var. Eminim sen de duymuşsundur.
“Düzenim bozulur, hayatım alt üst olur diye endişe etme. Nereden biliyorsun hayatın altının üstünden daha iyi olmayacağını?”
Denemedin ki! Kendine fırsat vermedin ki!
Başlamak için bitirmen ya da yeni bir adım atman gerektiğini unutma!
Şimdi kendine bir fırsat tanıma ve yeni bir rota oluşturma zamanı.
Hayat cesareti olanlara güzeldir.
Kıyısızlar
Aramızda Kalsın
Bu kitabı okurken; çok güleceksin, heyecanlanacaksın, uykusuz kalacaksın, meraktan çatlayacaksın, kimseyi kınamayacaksın, kimseyi yargılamayacaksın, artık engel tanımayacaksın, hıçkıra hıçkıra ağlayacaksın, asla elinden bırakmayacaksın, bu kadar da olamaz diyeceksin, çok kızacak hatta öfkeleneceksin, artık hiç kimseyi suçlamayacaksın, hayatını yeniden gözden geçireceksin, Ve sonundaaaa....
Bana Aşkla Gel
Kalbime Girmeden Beynimde İşin Ne?
Derslere nasıl aşık olabilirim?
Hiç düşündün mü?
Dersler senin düşmanın mı, yoksa dostun mu? Dersleri hor gören başarıyı zor görür :)
Düşünceleri dayatmak insanları birbirinden uzaklaştırır, duyguları paylaşmak insanları birbirine yaklaştırır. Anne-baba ve öğretmenler mantıklarına uygun düşüncelerini çocuklarına dayatırlar. Oysa çocuklar duygularının peşinden koşarlar ve bütün çatışmalar bu yüzden çıkar.
Benzinli arabaya ayran doldurduğunda onu çalıştırabilir misin? Bu, arabanın arızalı ya da ayranın bozuk olduğu anlamına gelmez; doğru yakıtı doğru yerde kullanmadığın anlamına gelir.
Anne-baba ya da öğretmenin 'çalış' dediğinde içinden çalışmak gelmiyorsa; bu, onların yanlış konuştuğu veya beyninin arızalı olduğu anlamına gelmez.
Şu anda eline alıp içinde ne olduğunu merak ettiğin bu kitap seninle dersler arasındaki buzları eritecek, derslere aşık olduktan sonra başarmana, hedefine ulaşmana ve parmakla gösterilmene destek olacaktır.
Aşık olmanın sıcaklığını yaşamaya ve sonunda kendini alkışlayacağın bir yolculuğa çıkmaya ne dersin canım?
Sen Hiç Kendini Yaşadın Mı ?
Biliyor musun bugün sende okunanların çoğu taa çocukluğundan itibaren sana yazılanlar, bugün sende görünenlerin çoğu küçüklüğünde ruhuna ekilenlerdir.
"Bir tomurcuk gibiydim, ne zaman başımı toprağın üstüne çıkarıp filizlendiysem, bir çiçek olarak açmak istediysem kopardılar. Yeniden açmayı denedim, tekrar kopardılar. Adım Gül ama ben hayatımda hiç gülmedim. Kendimi yaprakları dökülmüş, dalları kırılmış bir ağaç gibi hissediyorum."
Koskoca bir delikanlı ya da genç kızken sınıfta arkadaşlarının önünde rencide edildin mi? Birine tepki göstermek isteyip de ayıp olur diye tepkini içine gömdün mü? Hakkını yiyenlere isyanını sadece dişlerini sıkacak kadar gösterebildiğin anlarda neler hissetmiştin?
Aslında başarısızlık diye bir durum yoktur. Bizim başarısızlık sandığımız şey, öğretmenin dersi anlatma biçimi ile öğrencinin dersi öğrenme biçiminin uyuşmamasından kaynaklanan bir durumdur.
"Babama ve kocama olan öfkem gözümü kör etmiş, içimdeki kor ateşin dumanı basiretimi örtmüş. Yaşanmamışlıklara olan hıncım aklımı sis perdesi gibi kapatmış. Korkak, pısırık, tedirgin, endişeli biri olarak yaşamışım bugüne kadar."
Bugüne kadar beynin seni kontrol etti. Şimdi sen beyninin kontrolünü eline alsan ve hayat otobüsünün direksiyonuna geçsen bundan sonra hayatında nasıl değişiklikler olacağını düşünebiliyor musun?
Yüreğime Dokunan Eller
Annemin beni eve hapsetmesiyle başladı esaretim, bazen başımı dışarı çıkarmak istediğimde babamın bakışları perdeliyordu hayallerimi.
Büyüyüp okula başladığımda öğretmenim beynimi kelepçeledi, bir süre sonra da 'elalem' ordusu gönül gözümü kapatmaya çalıştı.
Kendimi üzerine beton dökülmüş bir fidan gibi hissediyordum, üzeri örtülmüş sessiz, bırakılmış çaresiz. Ama ben beton duvarları yıkıp, kuşatılmışlıktan kurtulmak istiyordum. Etrafımı çevreleyen sınırların ötesine uzanıp, özgürlük denizinde yüzmek istiyordum.
Gökyüzünde bulutlarla beraber süzülüp, esen rüzgarlarla birlikte dünyayı keşfetmek istiyordum. Beynimdeki masalı, yaşamımdaki efsaneye dönüştürmek istiyordum.
Sence ben bunu başarabilecek miyim?
Bu öykümün içinde sende varsın; üzüntülerin, mutlulukların, öfken, neşen, en önemlisi hayallerin.
Geçmişin burada, haydi gel, geleceğimizi de beraber yazalım.
Sevgi Bahçesinin Bahçıvanı
Merhaba, Şimdi beni eline alıp incelediğine göre içimde ne olduğunu merak ediyorsun. Sayfalarımın arasında sen varsın, yaşadıkların var, aklını kurcalayan bazı soruların cevapları var. Annesiyle babasına gıcıklık olsun diye ders çalışmayıp dokuz zayıf öğrencilerin zayıflarını nasıl kurtarıp teşekkür belgesi aldıkları var. Çocuğuna iyilik olsun diye onu başkalarıyla kıyaslayan, sonunda hayal kırıklığına uğrayan anne babaların çaresizliği, mutsuzluğu ve çözüm arayışları var. Sınıf denen dört duvar arasında kalmış, kendini hapishanede hissetmiş, bunalmış derslerden nefret etmiş öğrencilerin çığlıkları var. İnanıyorum ki gözlerin sayfaların arasında ilerlerken kendinle yüzleşir, eğer varsa içindeki savaşı durdurur, çatışmaları bitirir özgüvenini artırır ve kendinle sımsıkı kucaklaşırsın. Sende benim yaptığım gibi sana atılan taşlardan kendine bir saray yapmaya başlarsın. İzin verirsen yüreğimi dizdiğim satırların arasında gözlerini misafir etmek istiyorum. Ne dersin?
İçindeki Uyuyan Güzeli Uyandır
İnsan bir ‘güzel’ olarak doğar. Büyüdükçe kendini büyük zannedenlerin oturduğu tahtı sallamaya başlar. Minik güzelle baş edemeyen büyükler, öcü, cin ve dev gibi hayali canavarlarla onu uyutmak isterler. Minik güzel büyüdükçe gelenek, ayıp, disiplin, not korkusu gibi gözle görülmeyen silahlarla sindirilmeye çalışılır. Maalesef güzel doğanların büyük bir çoğunluğu daha gençlik çağına gelmeden uyur. Çünkü bizim eğitim adına verdiğimiz bilgilerin çoğu aslında onu uyutmak ve uykusunu derinleştirmekten başka bir işe yaramaz. Bu kitapta dünyaya muhteşem olarak geldikten sonra iyi niyetlerle uyutulan, içindeki güzelin uyuduğunu fark eden ve onu uyandırmak için çırpınan bir sevgi yolcusunun serüveni var. Eğer sen de içindeki güzeli uyandırmak istersen hadi gel arkadaş olalım. Bu kitabı okuyup arkadaşlığımızın tadına bakman amacıyla gözlerini dört dakika ödünç verirmisin? İçindeki güzel uyandırmayı beklerken sen hala neyi beklediğini hiç düşündün mü?
Bunları Kimseye Anlatamamıştım
Allah’a Bırak Olmuş Bil
Dert Etme Allah Biliyor
Solomon
Yaptığı araştırmalarla birçok gizemli kişi ve olaya açıklık getiren Serhat Ahmet Tan, bu eseriyle de tarihin en esrarengiz ve çok yönlü figürlerinden biri olan Solomon'un yani Süleyman’ın kimliğinin üzerindeki gizem perdesini aralıyor. Binlerce yıldır farklı kültürler ve inanç sistemleri tarafından peygamber, kral ve büyücü olarak anılan Solomon’u çok boyutlu bir perspektifle ele alıyor.
Kutsal metinler, antik yazıtlar ve mitolojik anlatılar ışığında Solomon'un kimliği derinlemesine incelenirken onun bilge hükümdarlığı, peygamberlik misyonu ve büyücülükle ilişkilendirilen eylemleri tarihsel ve kültürel bağlamda analiz ediliyor.
Yalnızca Solomon'un değil, aynı zamanda insanlığın kadim geçmişinin de izini süren bir yolculuk tarih meraklılarını bekliyor. Gerçek ve efsane arasındaki ince çizgide yürümeye hazır olun!
Enkaz
İstila 2030
Bukre -2
Güzellik, bakmayı bilen gözdedir sevgilim. Artık kendime layık olanı seçebiliyorum sayende. Bir insanın gözlerine bakıp, kalbini görebiliyorum her seferinde. Eskisi gibi değilim. Neden mi senden çok daha öndeyim? Herkesin dünyası kendi gördüğü kadardır sevgilim. Sen önüne bakarken, ben uzakları ezberledim. Sen olup bitenlerle ilgilenirken, ben olmayanın izindeydim. Çivi çiviyi sökermiş, yalnızlığı kanatan hüzünlü şarkılar, yalnızlığa iyi gelirmiş. İşte ben bu şekilde hayata karşı direndim. Keşke bana akıl vereceğine, aklımı alacak kadar beni sevseydin. Ben, bir çocukluk edip büyüdüm işte! Sen büyümüşsün ama doğmamışsın bile. Ben, senin doğrundum sevgili. Ötekiler gelip geçerdi. Sen doğru olanı değil, geçerli olanı seçtin. Terk etmek kazanan olmaya yeter zannettin. Bana, bir veba busesi bırakıp gittin; bak şimdi yerini başkaları aldı. Bu aşkın vebası sende, busesi bende kaldı. Seçtiğin yolda sana mutluluklar diliyorum. Unutmak alışmaktır. Unutursun demiyorum… Ama alışacaksın biliyorum. Romanları ve hikâyeleriyle kalplerinize dokunan Kahraman Tazeoğlu, "Bukre" ile sizi yine duygusal bir yolculuğa davet ediyor.
Ben Meryem – Hayallerime Bilet Var Mı?
Sen hiç başkasının senin için kurduğu hayallerin altında ezildin mi?
Ben hayallerime kavuşmak istiyorum. Köyüme geri dönmek ve yediden yetmişe herkesin bayram sevinci olmak istiyorum.
Hayatımı, başkalarının benim için kurduğu hayallere kurban vermeyeceğim.
Ellerimi, aklındaki köhnemiş bilgileri bana dayatanlara değil, kalbimin kapısını sevgiyle çalan sana uzatıyorum.
Uğrunda hayatımı ortaya koyduğum ve azimle şaha kalktığım hayallerime kavuşabilmem için benim elimden tutar mısın?
Sende beni hayallerime götürecek bilet var mı?
Solmak üzere olan ve senden gelecek eli umutla bekleyen bir çiçek.
Meryem
Bu Kitap Annelere Çok İyi Gelecek
Çatı Katı – Tünelden Önceki Beyaz Ev
Tüm ülkenin gündemine oturan ve büyük sırlarla dolu Beyaz Ev soruşturmasını yürüten Başkomiser Emris, kendisine ulaşan yeni delillerin ardından araştırmayı derinleştirmeye başlar ve İnterpol’ün desteğiyle yurt dışına taşır. Beyaz Ev’in yeni sahibi Eren ve daha önce Beyaz Ev ile bağlantılı cinayetleri çözen Atlas, Demir, Ala üçlüsünün de dâhil olduğu özel bir ekip kurar.
Daha önce ortadan kaybolan Arden’i bulmak, soruşturmanın devamı ve uluslararası suç örgütünün deşifre edilmesi için kilit rol oynamaktadır. Ancak Arden’den hiçbir iz yoktur. Başkomiser Emris, Arden’i bulmak için uğraşırken; Eren için ise eski sevgilisi Arden’e yaklaşmak kendi içinde büyük iç çatışmalara neden olacaktır.
Tünelden Önceki Beyaz Ev serisinin başarılı yazarı Işıl Işık’tan her bölümünde ayrı bir heyecan ve merak duyacağınız bir polisiye roman… Beyaz Ev üçlemesinin final kitabı Çatı Katı isimli romanla, hikâye sona yaklaşırken kendinizi bir yandan soluk soluğa bir uluslararası soruşturmanın içinde bulacak, öte yandan Beyaz Ev’deki yeni gizemli olaylarla korku ve gerilimi iliklerinize kadar hissetmeye devam edeceksiniz
Ben Bir Kelebek Sevdim
Bodrum Katı – Tünelden Önceki Beyaz Ev
İstanbul Boğazı’nın kıyısında, boynunda altın bir kolye ile çarmıha gerilmiş şekilde duran bir kadın cesedi bulunur. Kısa sürede tüm ülke bu gizemli cinayeti konuşmaya başlar. Aradan geçen günlerde ise farklı yerlerde benzer cesetler bulunmaya devam eder.
Kadının boynundaki kolye ise Atlas’ın ikiz kardeşi Talya’nın kolyesinin birebir aynısıdır. Atlas, kardeşi ile cinayetler arasındaki ilişkiyi bulmaya çalışırken, hayatları babaları Enzel’in çeşitli sanrılar görmeye başlaması ve tuhaf davranışları nedeniyle altüst olur.
Atlas ve arkadaşları araştırmalarına devam ederken yolları tarihi gizemli Beyaz Ev ve evin yeni sahibi ile kesişir. Cinayetler, Beyaz Ev ve Enzel arasındaki bağlantıları çözmek ve olayların perde arkasını deşifre etmek ise hiç kolay olmayacaktır!
Paranormal Hikayeler ve Tünelden Önceki Beyaz Ev kitaplarının başarılı yazarı Işıl Işık’tan, aksiyon dolu ve her bölümü merak uyandırıcı bir polisiye gerilim romanı…
Ürpertici gizemlerle dolu Tünelden Önceki Beyaz Ev’e başka bir gözle bakmaya hazır mısınız?