En Güzel Çocuk Fıkraları
En Güzel Öğrenci Fıkraları
Öğrenciler ve çocuklar için En Güzel ÖĞRENCİ FIKRALARI bu kitapta toplanmıştır. Okulda, evde ve tatilde birbirinden güzel bu fıkraları severek okuyacaksınız.
Sizin için kitaptan bir fıkra seçtik:
YENİ ÖĞRENCİ
Öğretmen, ilkokula yeni gelen Metin’e:
“Alfabeyi biliyor musun yavrum” diye sordu.
“Evet, biliyorum.”
“Peki öyleyse, ‘A’ harfinden sonra hangi harf gelir?”
“Bütün harfler.”
Boyayalım Eğlenelim Kaplan
Boyayalım Eğlenelim Ayı
Başını Vermeyen Şehit
“Hava kapalıydı. Ufku, küflü demir renginde, ağır bulut yığınları eziyor, sürü sürü geçen kargalar tam hisarın üstünden uçarken sanki gizli bir kara haber götürüyorlarmış gibi acı acı bağırıyorlardı.
Palanka kapısının sağındaki beden siperinde sahipsiz bir gölge kadar sakin duran Kuru Kadı, yavaşça kımıldadı. İkindiden beri rutubetli rüzgârın altında düşünüyor; uzakta, belirsiz sisler içinde süzülen kurşuni kulelere bakıyordu. Bunların hepsi Türklerin elindeydi.”
*****
Başını Vermeyen Şehit; savaşta başı gövdesinden ayrılarak şehit düşen derviş Deli Mehmet’in, dilden dile dolaşan destansı bir hikâyesidir.
İlk Namaz
“Evlerin arasında fakir ve önemsiz fakat manevi bir büyüklük ile gökyüzüne doğru yükselen eski caminin küçük ve ihtiyar minaresi boştu.
Sonra; minarenin şerefesinde, genç müezzinin zayıf gölgesi hareket etti. Ben, hırkama bütün bütün büründüm. Soğuktan büzülmüş ve düşünceli ruhumu titreten ezanı dinlerken, on beş senedir kalkabildiğim bu büyük ve ruhaniyet dolu sabahların birincisini düşünüyordum.”
*****
İlk Namaz; Ömer Seyfettin’in kıldığı ilk namazı ve onun üzerinde bıraktığı etkiyi konu alan hikâyesidir.
Vire
Milli hikayecilerimizden Ömer Seyfettin, yalnız Türk Edebiyatının değil, dünya edebiyatının da büyük isimlerindendir.
Değerli Yazarımız Ömer Seyfettin, hikayelerini o devirde sade bir Türkçe ile kaleme almış, Türk karakterine uygun düşen kahramanları seçkin bir uslupla destanlaştırmıştır. Türk insanı, bu hikayelerde kendisini, tarihini, geleneklerini, üstün ahlak ve karakterini bulduğu için Ömer Seyfettin'i istekle, zevkle ve heyecanla okumaktadır.
And
Bomba – Parıltı Yayınları
Buram buram tarih kokusuyla sarayı, askeri, fedaiyi ve nicesini betimleyen, okuyana sanki yaşıyormuş hissi veren birbirinden muazzam hikâyeler. Ömer Seyfettin’in Rus zulmünü hüzünlü bir hikâye teması ile anlattığı ve devamında nice kahramanların özünde ne denli yüce gönüllü olduğunu ortaya seren öyküler ile BOMBA iç dünyanıza çok iyi gelecek.
Gizli Mabed
Görünmez bir kâbusun önünden kaçar gibi gözlerimi oğuşturdum. Üzerinde temiz martıların uçuştukları koyu Prusya mavisi denize baktım. Karşı sahil mor tepeleri, beyaz yalıları, koyu nefti ağaçlıklarıyla sanki ebedi bir keyif uykusuna dalmış gibiydi. Fon Sadriştayn'ın uzvî istirahatinden, her ânına mantıkla hesap karışan saadetinden, çamaşır yıkayan, yemek pişiren, tahta silen, kundura boyayan aşkından tiksiniyordum.
Tâ orada... Şu küçük yalıcıkta müsrif, hesap bilmez, saz benizli, narin, şık bir kadınla borç içinde, manevi, maddi ıstıraplar içinde... Tabiatın uyuşuk sükûnu karşısında sessiz, mahmur yaşamak daha tatlı değil miydi?”
*****
Gizli Mabed; o dönemin günlük yaşamını konu alan bir Ömer Seyfettin hikâyesidir.
Primo Türk Çocuğu
Ömer Seyfettin, konusunu günlük olaylardan, hatıralardan, tarih, masal ve efsaneden alan etkileyici hikâyeler yazmıştır. Ömer Seyfettin okumaları, yetişme çağındaki kuşaklara tarihsel perspektife sahip bir bilinç ve belki daha önemlisi, bir dil zevki ve anlatım yeteneği kazandırır. Edebiyat alanındaki ününü 1911’de Genç Kalemler dergisinde yayımlanan hikâyeleriyle kazanan Ömer Seyfettin, edebiyat uzmanlarınca Türk hikâyeciliğinin Maupassant’ı olarak değerlendirilir.
Ömer Seyfettin, Primo Türk Çocuğu hikâyesinde bir Türk mühendisinin zihinsel değişim geçirerek kendi milliyetini keşfetmesini ve tek oğlu olan Primo’yu da aynı bilinçle donatmasını anlatır. Primo iken Oğuz ismini alan Türk çocuğu, Selanik’in savaşmadan teslimini asla içine sindiremez.