Don Kişot
Gençler İçin Beş Sevgi Dili
Ergen çocuklarınızın sizi en iyi anlayacağı Sevgi Dilini konuşun. Tıpkı yetişkinler gibi gençler de sevildiklerini hissetmeye büyük bir ihtiyaç duyarlar. Ancak bu gerçeği çocuklarımıza iletebilmek bazen hiç de sorunsuz olmayabiliyor. Çünkü insanlar sevgiyi farklı -çoğu zaman birbiriyle çatışan- yollarla alıp veriyorlar. Gerçekse, diyor Gary Chapman, her ana baba ve çocuğun beş farklı sevgi dili konuşmakta olduğu. Çocuğumuzun kendi sevgi dilinin farkında ya da ona hazırlıklı olmadığımızda ise ortaya ciddi çatışmalar çıkıyor. Nitelikli zaman. Sevgi sözcükleri. Armağanlar. Fiziksel temas. Hizmet davranışları. Gençler İçin Beş Sevgi Dili, sevginin işte bu beş ayrı ifade yolunu öğrenmemiz için yazıldı. Geçtiğimiz on yıl içinde Chapman‘ın bütün dünyada büyük ilgi gören kitabı Beş Sevgi Dili, sayısız evliliğin duygusal ortamında dönüşüme yol açtı. Yazar elinizdeki kitabıyla da ergen çocuklarınıza sevginizi ifade etme konusunda kapılar açacak içgörüler sunuyor.
Köpek Kalbi (Bez Ciltli)
Tipik bir burjuva yaşantısına sahip ve laboratuvarında gerçekleştirdiği gençleştirme deneyleriyle tanınan Profesör Filipoviç restoran çıkışında sokakta rastladığı sahipsiz, aç bir köpeği evine götürür. Yaralarını tedavi eder, onu besler, ona sıcak bir yuva sunar; zavallının çektiği çileler artık son bulmuş gibidir. Ta ki gözünde ilaha dönüşen bu profesör onu ameliyat edip hipofiz ve er bezlerini bir suçlununkiyle değiştirene kadar. Yaşaması âdeta bir mucize olan Şarik’in insana dönüşme süreci de böylece başlamış olur. Dört ayaktan iki ayağa terfi eden, serseri davranışlarıyla çevresinde terör estiren ve profesörün elinde rejime karşı bir koz olmaktan çıkıp potansiyel bir tehdit hâline gelen Şarik’in köpek kalbi büyük değişime ne kadar uyum sağlayabilecektir?
Bulgakov’un 1925’te kaleme aldığı bu kitap ancak ölümünden yıllar sonra 1987’de yayımlanabilmiştir. Yeni Sovyet bürokrasisi içinde debelenen bir figür üzerinden rejimi mizahi bir dille eleştiren bu eseri Mehmet Yılmaz’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.
Oblomov – Koridor Yayıncılık
Oblomov, sınırsız bir hayal gücüne sahip ancak günlerini gerçekleşmeyecek planlar kurarak geçiren, yerinden kalkmamak için hep bir mazereti olan, miskin, ihmalkâr ve kaygısız bir asilzadedir. Toprak köleliğinin son bulmaya yüz tuttuğu bir dönemde Petersburg’daki yeni yaşama ayak uyduramayınca kabuğuna çekilir ve işlerini yattığı yerden yürütmeye çalışır. Ne var ki kendisinden daha tembel olan uşağı Zahar ile can dostu Ştoltz onu toplumsal yaşama çekmeye kararlıdır. Zoraki tanıştığı Olga sayesinde dünyası kısa süreliğine renklenip ruhunda bir uyanış gerçekleşse de bu saf aşk tek başına kabuğunu kırmasını sağlayabilecek, onu Oblomovluğundan çekip çıkarmaya yetecek midir?
Gonçarov’un 1849 yılında kaleme aldığı ve Rusya’nın soylu sınıfını hicveden bu eseri, çağların müzmin hastalığı Oblomovluğu anlatır ve adeta içimize bir ayna tutar. Derin kişilik analizleri ve eşsiz tasvir gücüyle Gonçarov’un ustalığını gösteren bu eseri Furkan Özkan’ın özenli çevirisiyle sunuyoruz.
Beş Kutsal Yara
Sahilde kanlar içinde bir ceset bulunduğunda, sakin bir sahil kasabası olan Weston-super-Mare’de kâbus dolu günler başlar. Olayın ardındaki sır perdesini aralamaksa kasabaya yeni atanan Dedektif Louise Blackwell’in sorumluluğundadır.
Yaşlı bir kadın olan kurban Veronica Lloyd’un elleri delinmiş halde bulunmuştur. Bir rahip de aynı şekilde ölü bulunduğunda, Blackwell`in bir seri katille karşı karşıya olduğu anlaşılır. Üstelik kurbanlar rasgele değildir. Katil yıllar öncesine dayanan karanlık bir sır için intikam almaya çalışmaktadır.
Ölü sayısı arttıkça, Blackwell katilin kimliğini ortaya çıkarmak ve cinayetlere son vermek için zamanla yarışmaya başlar. Ne var ki Weston’ı tanıdığını sanan dedektifin attığı her adımda kasabanın düşündüğünden de çok sır barındırdığıyla yüzleşmesi gerekecektir...
Çevrildiği her dilde okurların büyük beğenisini kazanan Beş Kutsal Yara, soluksuz okunacak bir polisiye.
“Çılgın bir sona doğru ilerleyen sürükleyici bir dedektiflik hikâyesi. Louise Blackwell harika bir karakter.” Chris McDonald
“Harika karakterler, çarpıcı bir olay örgüsü ve müthiş bir tempo.” M J Lee
Kevin Hakkında Konuşmalıyız
Eva hiçbir zaman anne olmak istememişti, hele ki on altıncı yaş gününden iki gün önce yedi okul arkadaşını, bir kafeterya çalışanını ve kendisiyle arkadaşlık etmeye çalışan öğretmenini öldüren bir çocuğun annesi olmayı hiç. Ve artık Eva’nın evliliği, kariyeri, anneliği ve oğlu Kevin’ın korkunç saldırısıyla yüzleşmesi gerekiyor. Ayrı düştüğü kocası Franklin’e yazdığı mektuplar yoluyla kendi hayatıyla hesaplaşan Eva, başından beri anneliğin gerektirdiği fedakârlıklardan ve mesleğinden uzak kalışından ne kadar rahatsız olduğunu itiraf ediyor, kendi oğluna karşı duyduğu endişe verici hoşnutsuzluğun, Kevin’ı nihilist bir şekilde yoldan çıkardığından endişeleniyor. Peki gerçek suçlu kim? Aile mi, toplum mu, yoksa çocuk mu?
Filmiyle de izleyicilerin büyük beğenisini kazanan, çoktan kült statüsüne erişmiş bu ödüllü kitap, uzun süre hafızalardan çıkmayacak, hikayesi kadar sorduğu sorularla da okurun zihnini meşgul edecek çarpıcı bir roman.
“Son yıllarda okuduğum en sert, en düşündürücü kitap.” Sunday Telegraph
“Kusurlu olmaya dair psikolojik ve felsefi bir yaklaşım ve zekice bir sonuç... Eva öfke, kendine acıma ve pişmanlık arasında gidip gelen bir anlatıcı olarak güvenilirliğini yitirdikçe, cevap arayışı okur için de bir o kadar zor oluyor.” Observer
Macbeth (Bez Ciltli)
William Shakespeare’in en önemli trajedilerinden biri sayılan Macbeth’te insanın güç uğruna yapabileceklerinin dehşet verici ve ibretlik hikâyesi sahnelenir. Kehanetler, entrikalar ve kanlı iktidar mücadeleleri üzerine kurulu oyunda iyilik ve kötülük, kader ve irade, hayal ve hakikat arasındaki çizgiler kâh silikleşir kâh belirginleşir.
İlk kez 1606 yılında sahnelenen oyun daha sonra 1623’te Shakespeare’in toplu oyunlarının yer aldığı Birinci Folio’da ilk kez yayımlanmıştır. O zamandan beri Shakespeare’in en çok sahnelenen oyunları arasında yer almış, gözükara Macbeth’in yanısıra hırslı Lady Macbeth karakteriyle, kâhine Cadılar’ın gizemli sözleriyle edebiyat kadar etik, siyaset ve toplumsal cinsiyet alanlarında pek çok yoruma konu olmuştur.
İnsan doğasındaki ikircikli halleri gelgitleriyle sergileyen ve yüzyıllardır güncelliğini koruyan Macbeth’i Mehmet Zeki Giritli’nin özenli çevirisiyle sunuyoruz.
Hamlet Bez Ciltli
Edebiyat tarihinin en büyük yazarlarından William Shakespeare’in tüm zamanların en çok yoruma konu olan edebiyat eseri Hamlet, eser üzerine kapsamlı bir çalışması da bulunan Ferit Burak Aydar’ın çevirisiyle Koridor Klasikler dizisinin 100. kitabı olarak başköşedeki yerini alıyor.
Shakespeare’in ilk olarak 1600/1601 yılında sahnelenen Hamlet tragedyası ihanet ve sadakat, intikam ve sürünceme, vicdan ve acımasızlık, delilik ve akıl, iktidar ve zayıflık, başkaldırı ve itaat, mizah ve ciddiyet, sevgi ve nefret, ölüm ve yaşam gibi çatışmalı temaları muammalı bir biçimde işleyişiyle, kuşkucu ve kararsız modern bireyin arketipi olan başkarakteriyle 400 yıldan fazladır okurların, izleyicilerin, eleştirmenlerin, sanatçıların, filozofların zihnini ve hayalgücünü cezbetmeye devam ediyor.
Eserin en kapsamlı ve güncel edisyonlarını temel alan bu titiz ve mahirane çevirinin Türkçedeki Hamlet okumalarında ve uyarlamalarında önemli bir yer edineceğine inanıyoruz.
Oblomov – Koridor Yayıncılık
Prens – Düşünce Klasikleri – Bez Ciltli
“Halkların tabiatından iyi anlamak için prens olmak icap eder,
prenslerinkinden iyi anlamak içinse halktan biri olmak icap eder.”
Modern çağın en önemli düşünürlerinden İtalyan filozof, siyasetçi ve tarihçi Niccolò Machiavelli’nin Prens’i tarihte en çok tartışma yaratmış kitaplardan biridir.
16. yüzyılın başında Avrupa’da ve İtalya’da siyasi ve coğrafi olarak son derece karmaşık bir dönemin ürünü olmanın ötesinde iktidarın ve devletin işleyişine, halkların psikolojisine ve hükümdarlık sanatına dair gerçekçi çözümlemeleri ve iddialı önerileriyle yüzyıllarca siyaset kılavuzu olarak okunmuş, filozoflarca ve siyasetçilerce modern politikanın kurucu metinlerinden biri olarak tartışılmıştır.
Ahlakdışı bir siyaset anlayışıyla da özdeşleştirilen kitabın şöhreti yazarının adından Makyavelizm kavramının türemesine yol açmış olsa da, Prens tarihsel ve coğrafi koşulları, zamana bağlı zorunlulukları, fiili gerçekliği, siyasi önderlerin meziyetlerini ve talih dönüşlerini gözeten çok yönlü yapısıyla siyasetin hem değişken hallerine hem de temel ilkelerine dair bir klasik haline gelmiştir.
Betül Parlak’ın İtalyanca aslından özenle çevirdiği bu eseri, Fırat Mollaer’in metni Machiavelli’nin düşüncesi dahilinde ve siyaset felsefesi bağlamında aydınlatan önsözüyle ve notlarıyla sunuyoruz.
Sefiller Karton Kapak
En çok okunan klasikler, özenli çevirilerle ve alanında uzman akademisyenlerin editörlüğünde okuyucuyla buluşuyor.
Ailesini doyurabilmek için ekmek çalan ve bu yüzden kürek mahkûmu olan Jan Valjean, on dokuz yılın ardından serbest bırakıldığında bütün kapıların ona kapandığını görür. Bir piskoposun merhameti ile ikinci bir şans elde eden Valjean yeni kimliğiyle toplumda saygın bir yer edinir ama geçmişi peşini bırakmaz. Kendisine emanet edilen ve kızı gibi gördüğü Cosette’le birlikte Paris’in çalkantılı zamanlarında sakin bir hayat sürmeye çalışırken, attığı her adımı gölge gibi takip eden kanun adamı Javert’in onun için başka planları vardır.
Hayata umutla sarılmanın, mücadelenin ve yasaların çürümüşlüğünün gerçek olaylardan esinlenilerek yansıtıldığı Sefiller, adaletsizliğe karşı bir duruşun temsilcisi olmuştur.
Victor Hugo’nun sürgün yıllarında yazdığı ve insan ruhunun çarpıcı bir portresinin çizildiği bu eseri, Süleyman Doğru’nun özenli çevirisiyle sunuyoruz.
Anne’nin Duygusal Yokluğu
Çocuklukta Yaşanan Duygusal İhmalin
Görünmez Etkilerini Bilmek ve İyileştirmek
Anneniz dalgın, mesafeli, hatta küçümseyici miydi? Kurduğunuz ilişkiler ya da kendinize verdiğiniz değer konusunda sorunlar yaşadınız mı? Duygusal açıdan orada olmayan annelerin yetişkinliğe erişmiş çocukları, genellikle hayatlarında neyin eksik olduğunu tam olarak anlayamazlar. Buna karşılık, ihmalkar annelerin çocukları yaşadıkları duygusal travmanın farkındadırlar ama bunun kalıcı ve zarar veren etkilerini gözden kaçırırlar.
Psikoterapist Jasmin Lee Cori binlerce kişide yetersiz annelik yüzünden açılmış her türlü yaranın iyileşmesine yardımcı olmuştur. Yazar, öncü niteliğindeki bu kitabının yeni baskısında, hem anneye hem de çocuğa şefkatle yaklaşmakta ve şu konulara açıklık getirmektedir:
İdealist Öğretmen – Koridor Yayıncılık
Moskova Üniversitesi’nde başarılı bir matematik profesörü olan Raçinski, herkesin gıptayla baktığı kariyerini bir kenara bırakıp istifa eder. Hem de yalnızca köyüne gidip sıradan bir öğretmen olabilmek için. Başta kimselerin anlam veremediği bu durum, Raçinski’nin hayatında aldığı en önemli karardır. Çünkü halkın içindeki keşfedilmemiş cevherleri bulacak ve onları parlatıp hak ettikleri gibi aydınlığa kavuşturacaktır.
Profesör Raçinski’nin bir bilinmeze doğru attığı adımlar, bu yoldaki umutları ve fedakarlıkları sizi öylesine sarsacak ki hayatta neyin önemli olduğunu ve sonunda gurur duyacağınız bir yaşam sürmeniz için ne yapmanız gerektiğini bir kez daha sorgulayacaksınız.
Bu küçük ama etkisi büyük kitapta yalnızca bir öğretmenin çırpınışını değil, aynı zamanda Rusya’nın o dönemdeki içler acısı durumunu, halkın tembelliği, sefaleti ve cehaletiyle nerelere sürüklendiğini ve eğer doğru yönlendirilirse neler başarabileceğini de okuyacaksınız. Atatürk tarafından, bir bataklıklar ülkesi olan Finlandiya’nın kurtuluşunun ülkemize örnek olarak gösterildiği Beyaz Zambaklar Ülkesinde’yi yazan Grigoriy Petrov’un kaleminden yine unutulmaz, sarsıcı bir hikaye.
Beyaz Diş – Koridor Yayıncılık
Aşk Ve Gurur
En çok okunan klasikler, Türkiye’nin önde gelen çevirmenlerinin özenli çevirileri ve alanında uzman akademisyenlerin editörlüğünde okuyucularla buluşuyor.
18. yüzyılın sonlarına doğru İngiltere'nin küçük bir kasabasında, taşralı bir beyefendi ve korumacı bir baba olan Mr. Bennet ve onun aklı havada karısı Mrs. Bennet'ın beş kızının iyi birer evlilik yapmak dışında hayatta başka bir seçenekleri yoktur. Fakat kardeşlerden Elizabeth kent soylusu, züppe ama bir o kadar da kendini içindeki zindanlara hapsetmiş olan Mr. Darcy ile yolları kesiştiğinde kaderine başkaldırarak tarihin en büyük aşklarından birinin yazılmasını sağlayacaktır.
Her satırıyla kalbinizde iz bırakacak, aşkın yüceliği ve fedakarlıklarını insana hatırlatan bu romanı Handan Haktanır'ın eşsiz çevirisiyle sunuyoruz.
Araba Sevdası – Koridor Yayıncılık
Türk Edebiyatı’nda “ilk realist” roman olarak bilinen Araba Sevdası gerek içeriği, gerekse edebî üslubuyla yazın dünyasının mutlaka okunması gereken kitapları arasında yer alır. Recaizade Mahmut Ekrem, içinde yaşadığı topluma eleştirel gözle bakmayı becerebilen bir aydın, sözcüklerle oynayabilen edebî bir cambaz, ince bir mizah anlayışına ve olağanüstü gözlem gücüne sahip bir yazardır. Araba Sevdası’nı okurken hem usta kalemin bu özelliklerine bizzat tanık olacak hem de romanın çok katmanlı yapısında keyifli bir yolculuğa çıkacaksınız.
Recaizade Mahmut Ekrem’in Batı özentiliğini ya da yanlış Batılılaşmayı anlattığı ve ilk olarak Servet-i Fünun dergisinde yayınlanan Araba Sevdası, Ceyda Yüksel tarafından yayıma hazırlanmış, editörlüğünü ise Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü'nden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir. Eser yazıldığı dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun, günümüz okuru içinse anlaşılabilir olması amaçlanarak çevrilmiştir.
Billy Milliganın Zihinleri
Tek bedende 24 farklı kişilik barındıran Billy Milligan’ın gerçek hikayesi
Billy Milligan, bedenine hâkim olmak için mücadele eden yirmi dört belirgin kişiliğin içinde hapsolmuş genç bir adamdır. Bu mücadele, üç kadını kaçırmak ve onlara tecavüz etmekle suçlanarak tutuklanmasına kadar sürer. Billy Milligan çoklu kişilik bozukluğu olan bir akıl hastası olduğu gerekçesiyle kendisine isnat edilen bu suçlardan beraat eder, mahkemenin bu kararı tarihte ilktir ve bugüne kadar bilinen en dikkat çekici ve tüyler ürpertici çoklu kişilik vakasını toplumun gözleri önüne sermiştir.
Sıradan bir suçlu olan Philip; bir ecza deposu soygununun planlayıcısı ve uyuşturucu dünyasıyla bağlantıları olan Kevin; tek amacı Billy’nin üvey babasını öldürmek olan April; Billy’nin bedenini onun tutuklanmasına neden olan tecavüzlerde ‘kullanan’ şefkate aç, çekingen ve lezbiyen Adalana; tüm kişiliklerin acılarını hisseden sekiz yaşındaki David ve erkeklerden, kadınlardan, kız ya da erkek çocuklardan oluşan tüm diğerleri ve onları bir arada tutabilen tek kişilik olan Öğretmen… İşkenceler içindeki bu genç adamın zihninin derinliklerine ve onun paramparça olmuş dehşet verici dünyasına yolculuğa hazır olun.
Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu – Koridor Yayıncılık
Bir İdam Mahkumunun Son Günü – Koridor Yayıncılık
Kendinle Savaşma Sanatı
Bir filozof ve genç bir adamın, Freud ve Jung’la birlikte on dokuzuncu yüzyılın en önemli isimlerinden Avusturyalı psikoterapist Alfred Adler’in önünü açtığı yolda deneyimledikleri beyin fırtınası, Japonya’da milyonlarca insanın hayatını değiştiren bir fenomene dönüştü ve şimdi de size duygularınızdan korkmadan yaşamanız, geçmişin zincirlerini kırarak özgürleşmeniz ve kendiniz olmanın önündeki en büyük engele yani kendinize karşı savaştan galip çıkmanız için gerekli strateji ve felsefeyi sunuyor.
İkili arasında geçen diyaloglarda, kendi içinize dönüp cevaplamak isteyeceğiniz ve her cevapta gerçek ‘siz’ olmaya yaklaşacağınız soruların olduğu bu kitapla, artık rüzgarın önüne kattığı başıboş savrulan bir yaprak gibi hissetmeyecek, kendini tanımanın sonsuz okyanusundaki değerli sırra erişerek yaşam bilgeliğini kavrayacaksınız.
Dna
Monoton bir hayat süren otuzlu yaşlardaki Elísa bir gün kendi evinde akıl almaz bir biçimde öldürülür ve olayın tek tanığı o geceden sonra hiç konuşmayan yedi yaşındaki kızıdır. Çok geçmeden aynı yöntemle işlenen bir başka cinayeti soruşturan Dedektif Huldar’a göre katilin zihnini çözebilecek ve arkasında neden şifreli mesajlar, anlamsız sayılar ve olasılık hesapları bıraktığını söyleyebilecek tek kişi bu kızdır.
Huldar ve ona yardım eden travma uzmanı psikolog Freyja, küçük bir kızın karanlık hikayesindeki bilinmeyenleri araştırırken şehrin diğer ucunda amatör bir radyo programcısı ölümcül bir paranoyayla karşı karşıyadır: Aldığı gizemli mesajlar onu korkunç bir caninin peşinde av mı yapacaktır avcı mı?
“Yrsa, öyle muhteşem bir yazar ki okuyucunun daha ilk sayfada onu sarmalayacak olan sisin ardını görebilmesi için olaylara bambaşka bir açıyla bakması ve biraz da şanslı olması gerekiyor.”
- Karin Slaughter
30 Adımda Özgüven
Kendinizi hiç güçten düşmüş, kararsızlık içinde, yabancılara karşı kapalı veya yeniliklerle baş edemeyecek durumda hissettiniz mi? Nerede olduğunuza ya da kiminle olduğunuza bağlı olmadan dört dörtlük bir özgüven edinmenin yollarını bu kitapta bulacaksınız. Hem de 30 günlük bir programla, pratik yöntemleri kolayca hayata geçirerek.
Artık siz de,
-Tanımadığınız insanlarla dolu bir ortamı kısa sürede arkadaşlarla çevrili bir yer haline getirecek,
-Kendinizi sürekli eleştirmek yerine kendi kendinizin koçu olacak, hataları bir başarısızlık olarak görmektense onlardan ders çıkaracak,
-Bir yerlere yalnız gidecek ve herhangi bir korku hissetmeyecek,
-Karşılaştırma tuzağından kendinizi koruyacaksınız.
Sam Horn'un gerçekleştirilmesi mümkün tavsiyeleri, eğlendirici anekdotları ve bilge sözleri sayesinde daha önceki koşullarınız ya da yaşantınız ne olursa olsun zarafete, dinginliğe ve güce erişebilirsiniz.
İnsanları Okumak
Beden dilinin önemini vurgulayan bir kitaptan daha fazlasını bulacağınız bu titizlikle araştırılmış ve detaylandırılmış rehberde fiziksel özellikler, ses kalıpları, ofis dekorları ve konuşma esnasındaki davranışlar gibi pek çok konu hakkında şaşırtıcı bilgiler edineceksiniz. Patronunuzun masasındaki fotoğraf çerçevesinin şeklinden bir tanıdığınızın fırtınaya küfretme biçimine kadar günlük hayatta karşılaşacağınız yüzlerce ayrıntıyı nasıl analiz edeceğinizi yine bu eşsiz eserde öğreneceksiniz. Amerika’nın bir numaralı davranış uzmanı Jo-Ellan Dimitrius bir insanı kitap gibi okuyabileceğimizi söylüyor. Yazar; görüntü, ses tonu, yüz ifadesi ve kişisel alışkanlıklardaki gizli mesajları yorumlayarak son yirmi yılda en ünlü duruşmalardaki jüri üyeleri, tanıklar, avukatlar ve yargıçların davranışlarını doğru tahmin edebildi. Fenomen yaratan bu kitapta ise evde, işyerinde ve ilişkilerimizde karşılaştığımız günlük problemleri çözmedeki kendi sıradışı başarısının sırlarını anlatıyor. "Dünyaca ünlü davranış uzmanlarından hayatınızı değiştirecek gizli ipuçları. -Larry King- "Paha Biçilmez Bir Kılavuz.. İnsanları akıllıca "okuma" konusunda yalnızca pratik ve değerli tavsiyeler içermiyor, aynı zamanda sayılamayacak kadar çok sözsüz mesajın farkına varmamızı sağlıyor." -Kirkus Reviews- "İnsanların gerçek görüşleri, güdüleri ve karakteristik özellikleri hakkında stratejiler... Bu kapsamlı ve ayrıntılı kılavuz, kişinin değerlendirme yeteneği ile değerlendirilme kriterlerini geliştirmede çok önemli bir kaynak." -Publishers Weekly-
Beyaz Zambaklar Ülkesinde – Koridor Yayıncılık
Beyaz Zambaklar Ülkesinde, Mustafa Kemal Atatürk zamanında Türkçeye ilk kez çevrildi. Atatürk, kitabı okuduğunda bu destansı başarıya tek kelimeyle hayran olmuştu. Derhal kitabın ülkedeki okulların, özellikle askeri okulların müfredatına dahil edilmesini emretti. Türk askerleri ülkelerindeki “yaşamı yenilemek” için mutlaka bu kitabı okumalıydılar. O vakitler, kitap o kadar çok ilgi gördü ki, Kuran-ı Kerim'den sonra en çok okunan kitap haline geldi.
Bu kitap tüm yoksulluğa, imkansızlıklara ve elverişsiz doğa koşullarına rağmen, bir avuç aydının önderliğinde; askerlerden din adamlarına, profesörlerden öğretmenlere, doktorlardan işadamlarına kadar, her meslekten insanın omuz omuza bir dayanışma sergileyerek, Finlandiya'yı, ülkelerini geri kalmışlıktan kurtarmak için nasıl büyük bir mücadele verdiklerini, tüm insanlığa örnek olacak biçimde gözler önüne sermektedir.
Yaratıcı Dehanın Sırları
Nato ve ABD Ordusu İstihbarat Uzmanları İle Akademisyenleri Tarafından Başvuru Kaynağı Olarak Kullanılan Kitap.
Yaratıcılık tam olarak nedir? Neden bazı insanlar diğerlerine göre daha yaratıcıdır? Sırları öğrenilebilir mi? Bir çığır açan bu kitapta dünyaca ünlü bir yaratıcılık uzmanı olan Michael Michalko tüm bu sorulara ve daha fazlasına yanıt vererek günlük hayatınızda kolayca uygulayabileceğiniz teknikleri tanıtıyor.
Michalko okuyuculara yaratıcı insanların nasıl düşündüklerini anlatmak ve sırlarını açıklamak için Leonardo da Vinci’den Charles Darwin’e, Thomas Edison’dan Walt Disney’e kadar tarihteki en büyük yüz düşünürü mercek altına alıyor. Entrepreneur dergisinin bu kitabı iş dünyasında mutlaka okunması gereken kitaplar arasında göstermesi bir rastlantı değildir. Yaratıcılığı uyandırmak için pratik egzersizler ve stratejiler sunan bu özgün kitap düşünme tarzınızda bir dönüm noktası yaratmayı ve günlük hayatta karşınıza çıkan zorlukları yenmede yenilikçi çözümler üretmenize yardımcı olmayı hedefliyor.
Artık siz de başka hiç kimsenin görmediği gibi görebilir, düşünmediği gibi düşünebilirsiniz.
Beş Sevgi Dili
... Eğer sevginizi, eşinizin anlamadığı bir dilde ifade ediyorsanız, sevgi gösterdiğinizi hiç anlamayacaktır. Sorun iki ayrı dil konuşmanızdadır. Belki kocanız cesaret verici sözler duymak istiyor ama siz bir akşam yemeği pişirmenin onu neşelendireceğini düşünüyorsunuz. O kendisini hala kötü hissederken, siz hayrete düşüyorsunuz. Veya, belki de eşiniz, çocuklardan ve televizyondan uzakta sizinle beraber olmayı çok arzuluyor. Ona verdiğiniz çiçek de ona değer verdiğinizi anlatmıyor. "Beş Sevgi Dili"nde, nasıl olduğunu anlamadan, sevginin eşsiz dillerini konuşmayı, anlamayı ve eşinize sevginizi etkili bir şekilde gösterip, karşılığında gerçek sevgiyi bulmayı öğreneceksiniz.
Travmayı İyileştirmek
Hayatınızı yeniden kazanmak için duygusal özgürleşme rehberi
"Geçmişinde travma yaşamış bireyler veya travma üzerine çalışan uzmanlar için harika bir rehber olan bu kitapta Cori, travmanın ne olduğuna, travmanın farklı türlerine ve tedavi yöntemlerine dair çok faydalı somut bilgiler veriyor.”
İpek Aykol, Evlilik ve Aile Terapisti
Travmadan kurtulmaya yönelik birçok yaklaşım olmasına rağmen bunlardan çok azı yeni bir bakış açısı ve seçenek yelpazesi sunmaktadır. Travmayla ilişkili zorluklara yenilikçi bir anlayış getiren Jasmin Lee Cori şunları yapmanıza yardımcı oluyor:
• travmayı ve yıkıcı etkilerini anlamak
• travma semptomlarını (disosiyasyon, uyuşma, vs.) ve travmadan kaynaklanan yaygın ruhsal sorunları belirlemek
• travmatik tepkilerle ve anılarla başa çıkmak
• iyileşmenizi destekleyen daha dengeli bir hayat yaratmak
• uygun müdahaleleri seçmek (terapiler, kişisel yardım grupları, ilaçlar ve alternatifler)
• iyileşme sürecinizde ne kadar yol katettiğinizi ve gelişmeye devam etmek için nelere ihtiyacınız olduğunu görmek Alıştırmalarla, iyileşmeyle ilgili öykülerle, unutulmaması gereken noktalarla ve kaynaklarla dolu olan bu kitap, hayatını travmanın yıkıcı etkilerinden geri almak isteyen herkes için kusursuz bir arkadaş.
Tepenin Laneti
Dave Gurney polisiye/dedektif serisi hız kesmeden devam ediyor!
Larchfield’ın en nüfuzlu adamı Angus Russell, Harrow Hill’deki malikânesinde boğazı kesilerek öldürülmüştür. Olay mahallindeki DNA ve parmak izleri, kurbana karşı husumeti bulunan belalı Billy Tate'e işaret eder. Ancak bir sorun vardır: Tate, bir gün önce kilisenin çatısından düşerek ölmüştür.
Polis, Tate'nin cesedinin kaldırıldığı morgu kontrol ettiğinde cesedin yalnızca ortadan kaybolduğunu değil tabutun içeriden kırılarak açıldığını da keşfeder. Bu durum çok geçmeden yürüyen ölü, cehennemden gelen katil, zombi cinayeti olarak anılmaya başladığında bir zamanların huzurlu kasabası artık herkesin bir şüpheliye ve aynı zamanda kurbana dönüşebileceği korkunç bir kâbusa da uyanmış olur.
Eski meslektaşı art arda işlenen bu tuhaf cinayetleri çözmek için kapısını çaldığında Dave Gurney, ölümün ötesinden öldürme ihtimali olan bir katili avlamak üzere tüm analitik becerilerini kullanmak zorundadır.
“Verdon şaşırtıcı bir olay örgüsü yaratıp onu tatmin edici bir şekilde çözmede hiç bu kadar usta olmamıştı.” Publishers Weekly
“Ona verdiğiniz dikkati ve zamanı sonuna kadar hak eden bir yazar.” Bookreporter.com
Eylül – Koridor Yayıncılık
Suat ile Süreyya evli ve mutlu bir çifttir. Yaz için Boğaziçi’nde bir yalı kiralayan bu çifti, hem akrabaları hem de yakın dostları olan Necip sık sık ziyaret eder. Necip, Suat’ı diğer kadınlardan farklı görerek ona hayranlık duymaya başlar ve zamanla bu hayranlık artık vazgeçemeyeceği bir aşka dönüşür. Bu aşk, her birinin yaşamında büyük felaketlere neden olacak çıkmazları da beraberinde getirir.
“İlk psikolojik roman” olarak nitelendirilen Eylül’de Necip ile Suat’ın iç dünyalarına, bunalımlarına, dünya görüşlerine, çelişkilerine, gelgitlerine, çaresizliklerine ve yaşadıkları yasak aşkla toplumun ahlaki değer yargıları arasında kalmalarına geniş bir şekilde yer veren Mehmet Rauf, karakterlerin ruh hâllerini de uzun çözümlemelerle tahlil eder.
Mehmet Rauf’un bu romanı, Boğaziçi Üniversitesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde araştırma görevlisi olan Ayşegül Pomakoğlu tarafından yayına hazırlanmıştır. Editörlüğünü ise yine aynı bölümden öğretim üyesi Tülay Gençtürk Demircioğlu gerçekleştirmiştir. Yaklaşık yüz yirmi yıl önce kaleme alınmış olan eserin bu baskısı, dönemin diline ve ruhuna olabildiğince uygun fakat günümüz okuru için de anlaşılabilir olması amaçlanarak yayına hazırlanmıştır.
Hayatımızı Şekillendiren 10 Yıl – Yirmili Yaşlarımız Neden Önemlidir Ve Bu Yılları En İyi Nasıl Değerlendiririz?
Hayatımızı Şekillendiren On Yıl yirmili yaşlarındaki milyonlarca gencin kendileri hakkındaki düşüncelerini değiştirerek hayatlarına yön verdi. Günümüz gençliği için gözden geçirilip yeniden yayımlanan bu kitap, size de yirmili yaşlarınız için bir yol haritası sunabilir.
Yaygın olarak kabul gören “Otuz yeni yirmidir” yaklaşımı bize yirmili yaşların önemli olmadığını söylüyor. Kimileri bu yaşları uzatılmış bir ergenlik dönemi, kimileriyse yeni yetişkinlik dönemi olarak görüyor. Hayatımızı Şekillendiren On Yıl adlı kitabında Meg Jay yirmili yaşların yanlış bilgi ve kabuller sarmalına sıkıştırılarak önemsizleştirildiğini gösteriyor ve hayatımızın en dönüştürücü dönemine sahip çıkmamız gerektiğini savunuyor.
Yüzlerce danışanı ve öğrencisiyle yirmi yılı aşkın bir süredir çalışan Jay, yirmili yaşlara ait en son bilimsel verileri, gençlerin kapalı kapılar ardında kendisiyle paylaştığı hikâyelerle bir araya getiriyor. Sonuç, okurlara yirmili yaşlarını en iyi şekilde değerlendirmeye yönelik araçları sağlayan; iş, ilişkiler, kişilik, kimlik ve hatta beyin gelişimi gibi konularda ufuk açıcı bir okuma vadeden, kılavuz niteliğinde bir metin.
“Eğer üniversite öğrencisiyseniz ya da çocuğunuz üniversite öğrencisiyse lütfen bu kitabı okuyun ve aranızda tartışın.” — Doğan Cüceloğlu
“İşte yirmili yaşların beklediği kitap. Size hayatınızda ne yapmanız gerektiğini söylemeyecek, ama bunu bulmanız için size ilham verecek ve eğitecek.” — Rachel Simmons
Yılan Avı
John Verdon’ın şimdiye kadarki en sürükleyici polisiyelerinden biri olan Yılan Avı’nda emekli NYPD dedektifi Dave Gurney en tehlikeli düşmanıyla yüzleşiyor!
Eski tenis oyuncusu ve yeni uyuşturucu satıcısı Ziko Slade, küçük çaplı bir suçlu olan Lenny Lerman'ı vahşice öldürmekten yirmi yıl hapis cezasına çarptırılır. Arkadaşının ricası üzerine davayı üstünkörü inceleyen Dave Gurney ortada görünürden çok daha katmanlı bir suç olduğunu anlar.
Gurney olayların perde arkasını araştırırken kendini bir cinayetin baş şüphelisi olarak bulur ve soğukkanlı bir katil tarafından takip edilir. İtibarını kurtarmak için işlenen cinayetleri çözmeye çalışırken kanundan kaçmak zorunda kalan Gurney dedektiflik mesleğine olan sarsılmaz güvenini sorgulayacaktır.
“Verdon'ın Dave Gurney serisinin sekizinci polisiyesi daha ilk sayfadan itibaren büyülüyor. Yılan Avı Verdon'ın neden en iyi polisiye yazarlarından biri olduğunun kanıtı.”
—Publishers Weekly
Görünmez Gardiyan -1. Kitap
Baztán Nehri kıyısında genç bir kız cesedi bulunur – aynı ay içinde ikinci kez. Elizondo kasabasında söylentiler dolaşmaya başlar: Bu acımasız bir seri katilin işi midir, yoksa daha uğursuz bir şey mi?
Hırslı ve cesur dedektif Amaia Salazar, doğup büyüdüğü kasabadaki gizemli cinayetleri araştırmak üzere görevlendirilir. Annesi ve kız kardeşlerinin de yaşadığı, dört yanı ormanla çevrili ve sisle örtülü bu yerde nedenini çözemediği bir şey çocukluğundan beri peşini bırakmamıştır.
Cinayetlerin sayısı ve vahşeti arttıkça kasaba halkı bunun Bask mitolojisinin en büyük yaratıklarından biri olan Basajaun’un işi olduğundan da emin olur. Amaia bir yandan katilin izini sürerken bir yandan da kendi kâbusları ve geçmişiyle yüzleşmek zorunda kalır.