Zavallı Necdet – İskele Yayıncılık
“Azizim! Pek büyük bir felakete uğradım. O kadar büyük ki şimdiye kadar kadınlar üzerindeki âşıkane muvaffakiyetlerimin cümlesine bedel bir felaket, ümitsiz bıraktığım gönüllerin, meftun olarak terk ettiğim aşkların hepsinin intikamından dehşetli bir felaket darbesi…”
Saffet Nezihi hayatının son döneminde unutulmuş bir isimdi, maddi ve manevi bir çöküş yaşamıştı, Bakırköy Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde yaşıyordu. Oysa 1900’de İkdam ’da tefrika edilen ilk romanı Zavallı Necdet iki yıl sonra kitap hâlinde yayımlanmış, kısa sürede dönemin en popüler eserlerinden olmuştu. Hatta yazarının vefatından otuz sene sonra 1960 yılında, bu romanın, başrollerinde Göksel Arsoy ile Belgin Doruk’un oynadığı bir sinema uyarlaması da çekilecekti.
Gönlünü eğlendirmeyi seven, hayatını tek bir kadına adayamayacak kadar özgür ruhlu Necdet Feridun, komşu evde piyano çalan Meliha Hanım’a körkütük âşık olur. Ancak Meliha, Necdet’in yakın dostlarından İbrahim Şemsi Bey’le evlenir. Bir zamanların burnu havada çapkını Necdet, bu imkânsız aşkın kahrıyla derbeder olacaktır.
Saffet Nezihi’den Zavallı Necdet melodramın en saf hâli, Türk Edebiyatı’nın unutulmuş çoksatan romanlarından biri.
Monte Kristo Kontu
Dünya edebiyatının unutulmaz eserlerinden biri olan “Monte Kristo Kontu”, Alexandre Dumas’nın muhteşem kaleminden çıkan tam bir başyapıt. İntikamın, aşkın ve adaletin mükemmel örgüsüyle dokunan roman, okurlarını 19. yüzyıl Fransa’sının şatafatlı ve karanlık dünyasına davet ediyor.
Roman, zengin karakterleri, entrikaları ve döneminin sosyal yapısına derinlemesine bir bakış sunarak okuyucularını sürükleyici bir maceranın içine çekerken adalet arayışına dair unutlmaz bir okuma deneyimi sunuyor.
“Monte Kristo Kontu”, insan doğasının karmaşıklığını ve içinde bulunduğumuz dünyanın derinliklerini sorgulayan, yüzyıllar boyunca okuyucularını etkilemeye devam edecek olan bir eser.
Cezmi
“Yüksel ki yerin bu yer değildir
Dünyaya geliş hüner değildir”
Namık Kemal’in İntibah ’tan sonra yazdığı ve “Türk edebiyatında ilk tarihi roman” özelliği taşıyan eseri Cezmi, 1880 yılında yayımlanmıştır. Romantik bir tavırla kaleme alınan ve bir ideoloji romanı olarak da anılan bu başyapıtın iki cilt hâlinde basılması planlanmış ancak ikinci cilt yazılamamıştır.
Cezmi ’de olaylar, Osmanlı İmparatorluğu’nun en parlak devrini yaşadığı, sonunda ise gerilemenin başlangıcı sayılabilecek birçok hadisenin meydana geldiği 16. yüzyılda geçer. Romanın girişinde, bu yüzyılda Osmanlı ve dünyada gerçekleşen olaylar okura sunulur. Yazarın başat temalarından biri olan vatan sevgisi, tarihi kişilikler üzerinden özgürlük, merhamet, fedakârlık ve adalet gibi alt temalarla zenginleştirilerek işlenir. Osmanlı İmparatorluğu, İran Şahlığı ve Kırım Hanlığı’nın bir dönemine ışık tutan bu romandaki aşk da serüvenlerle kurgulanır. Sonu ölüm müdür, hayat mıdır?
Namık Kemal’den tarihe yazılan, tarihi belgeleyen büyük bir anlatı...
Devlet
“Savaş, Devletin sağlığıdır.”
Bourne’un klasikleşmiş eseri Devlet, savaş ve devlet ilişkisini derinlemesine inceliyor; devletin yasa ve kamu gücünü uygulayan hükümet mekanizması olarak, bireyleri kolektivite uğruna işbirliği yapmaya nasıl ittiğini, diğer tüm değerleri feda eden bir birlik duygusunu nasıl beslediğini gözler önüne seriyor. Savaş, “Devlet” idealini açığa çıkarır – insanları bir araya getiren, saldırgan ya da savunmacı reflekslerle örgütleyen otoriteyi kutsayan bir güç olarak Devlet.
Bourne’a göre, savaşın uluslara değil, devletlere ait bir işlev olması ve devletin, ulusun enerjisini yıkıcı amaçlar için tüketmesi önemli bir paradoksa işaret eder: Devlet savaşla güçlenir ve genişler, ancak bu genişleme çoğunlukla yurttaşların özgürlüklerinden ödün verilmesini gerektirir. Savaş, topluluğun sürü duygusunu canlandırarak, kolektif bir kimlik yaratırken muhalifleri dışlama ve bastırma eğilimini doğurur; bu, devletin kendi varlığını koruma çabasının bir tezahürüdür.
Türk Ninnilerinden Seçmeler
Bir yandan çocuğun uyumasını, susmasını, sevilmesini veya oynatılmasını sağlayan ninniler, diğer yandan anneleri ile çocuklar arasında psikolojik bir bağ kurar. Bu sebeple ninniler sadece bebeği uyutmak için icra edilen ritmik ses unsurları olmayıp, aynı zamanda bebeği besleyip büyütürken korku, stres ve endişeden koruyan, rahatlatan ve anne ile çocuk arasındaki iletişimi sağlayan güçlü bir bağdır.
Hayata yeni gözlerini açmış bir çocuğun kulaklarında yankılanan ilk musiki olan ninnilerle ilgili çeşitli kaynaklarda birçok tanım bulunmaktadır. Enver Behnan Şapolyo, “Ninni, annelerin çocuklarını uyutmak için söyledikleri nağmeleri birer kıtalık halk şiiridir. Ninni yalnız küçük çocuklar için düzülmüştür. Ne şairleri bellidir, ne de yazılısı vardır. Bunların şairleri Türk anneleridir. Anneden kıza kulaktan geçer, bu suretle dilden dile, nesilden nesile devam eder. Muayyen bir bestesi vardır.” (Şapolyo 1938: 104) diyerek, ninnilerin sadece çocukları uyutmak için söylendiğini belirtir.
Tekerlemeler
Hangi çocuk tekerleme sevmez ki…
Tekerlemeler dilinizde dolanırken, tekerleme nedir, tarih boyunca nasıl kullanılmıştır onu da öğreneceğiniz eğlenceli bir kitap küçük okurlarımızın elinde…
Çocuk Klasikleri serimizin en eğlenceli kitaplarından birinin sayfalarını çevirmeye hazırsanız, buyurunuz Tekerlemeler…
Türk Manilerinden Seçmeler
Türk Bilmecelerinden Seçmeler
Türk kültüründe bilmecelerin ayrı bir yeri ve önemi vardır. Hemen hepsi, Türk kültür ve topluluklarının yaşayış ve kültürel hareketliliklerinden derlenerek, bazısı da çevre kültürlerin etkisiyle dilimize kazandırılmıştır. Bilmecede hedef herhangi bir konu hakkında birkaç özelliğin ilginç bir anlatım ve şekilde verilerek gerçek hedeflenen sözcük ya da nesnenin tanımlanması istenir.
Çocukluk çağının vazgeçilmez öğelerindendir. Çocukların nesneleri kavrama, algılama ve onları tanımaları açısından, Türk kültüründe bilmecelerin ayrıcalıklı bir önemi vardır.
Andersen Masallar
Mesneviden Hikayeler
AŞK KIBLEMDİR, SEVGİ SECCADEM… HER İBADETİ BOZMANIN KEFFARETİ VARDIR, AŞK’IN KEFFARETİDE NÂRDIR…
Mesnevi sadece bir kitap değildir. Mesnevi, satırlarda insanlığın ve hayatın anlamlı damlalarını okuyucuya sunan bir mâna denizidir. İnsanlar; önce kendini, sonra evreni gösteren ve tanıtan bir aynadır. “Körler çarşısında ayna satılmaz” diyen Hz. Mevlâna bizi bize anlatma yolunda büyük bir eseri hediye etmekte ve bizleri insaf, izan ve inanç ikliminde mutluluk nefesi solumaya davet etmektedir.
Mesnevinin, gençliğimize ahlaki bir kişilik kazandırmadaki önemine binaen, milli ve manevi duygularla, karakterini geliştirmiş, aydınlık bir gelecek kurma düşüncesiyle kaleme alınmış hikayele-rinden bir demet sunmayı amaçladık.
Bu kitabımızda çocuğundan, yetişkinine kadar tüm insanlığın kendine bir ders çıkaracağı mutlaka bir hikaye vardır. Ayrıca her hikayenin sonunda O hikayeden çıkaracağımız dersler ile ilgili mesaj pasajı vardır.
Keloğlan Masalları
Zamanın tozlu sayfalarından süzülerek günümüze ulaşan, her biri bir öğreti ve eğlence kaynağı olan "Keloğlan Masalları", okuyucularını büyülü bir yolculuğa çıkarıyor. Bu kitapta, Keloğlan'ın maceralarını, kurnazlığını, zekâsını ve cesaretini keşfedeceksiniz.
Keloğlan, sadece bir halk kahramanı değil, aynı zamanda yaşadığı her olayda bizlere yaşamın temel değerlerini öğreten bir bilge. Her bir hikâye dostluk, cesaret, zekâ, adalet ve iyilik gibi evrensel değerleri işlerken, okuyucularına unutulmaz dersler sunuyor. Keloğlan'ın renkli dünyasında, konuşan hayvanlar, büyülü yaratıklar ve fantastik maceralar sizi bekliyor.
Billur Köşk Masalları
Dünya Klasikleri, içinde yazıldığı toplumu şekillendiren, aradan geçen zamana rağmen eskimeyen, yalnızca yazarının ait olduğu topluma değil, tüm okuyuculara hitap eden eserler olarak her toplumda kıymetli kabul edilen sanat eserleridir.
Bu eserler, çocuk okuyucuların algı seviyelerine ve yaş gruplarına uygun seviyede ve özenle hazırlanıp sizlere
sunulmuştur.İyi Okumalar...
Tiryaki Sözler
Servet-i Fünun dönemi edebiyatının en büyük temsilcilerinden Cenap Şahabettin’in ince düşüncelerine aracılık eden Tiryaki Sözleri, özlü sözlerden oluşur. Kısaltılmadan aslından günümüz Türkçesine uyarlanan bu kapsamlı eser, dönemine ışık tuttuğu gibi zamanımızın meselelerinde de yol gösterici olmaya devam ediyor.
Hayat bize haykırıyor: “Ben terleyen kulların, çırpınan kanatların ya da gerçek uğruna didinen kafaların yardımcısıyım!”
Türkülerden Seçmeler
80 Günde Devrialem
Phileas Fogg zengin, kibar bir adamdır. Günlerini evinde ve üyesi olduğu Londra Reform Kulübünde geçirir. O günlerde İngiltere Bankası soyulur ve yapılan tartışmalar dünyanın seksen günde gezilip gezilemeyeceği konusuna dönüşür.
Phileas Fogg dünyanın seksen günde gezilebileceği üzerine iddiaya girer ve bütün servetini ortaya koyar. Fogg ve yardımcısı Passepartout yolculuk için hazırlıklara başlarlar. Onları entrikalarla dolu, bol maceralı bir yolculuk beklemektedir. En sonunda Fogg iddiayı kazanır ve Bayan Audo ile evlenerek servetine servet katar.