Aşk Kanatları
Ateşpare 2
Vahşi katil Aşkın’ın ve gizli örgüt lideri Ateş’in yolları bir girdabın içinde kesişmiştir. Aşkın ilk defa Ateş’e yenilmiştir ancak Ateş daha büyük bir yenilginin içine düşmüştür. İkisi de o girdabın içinde sürüklenirken birbirlerine oyunlar oynayıp kendilerini büyük bir iç savaşın içine çekmişlerdir. Ancak bilmedikleri bir şey vardır: Bu oyunun sonu en başından bellidir.
Ateş ve Aşkın aralarındaki tutku ve çekime karşı koyamayarak her geçen gün biraz daha yakınlaşırken kendilerini sürekli durdurmaya çalışırlar ancak bu çekime ikisinin de karşı koyması artık mümkün değildir. Sadece hisleriyle değil, aynı zamanda karşılarına çıkan büyük düşmanlarıyla da savaşmak zorundadırlar.
Düştükleri yangın ikisini de canlı canlı yakmaya başlamıştır, yangının büyüklüğünü fark etmişlerdir ancak ikisi de bunu durduramayacaktır.
“Perdelediğimi savunduğu kuşkularımı oldukları yere bıraktım. O, kuşkuları yok ettiğimi sanabilirdi ama belki de o kuşkular Ateş ve ateş parçasından daha yakıcı olacaktı. Bu lavların üstünde oynanan bir kumardı, sadece bir kişi dengesini bulacaktı.”
Ateşpare 3
Ateşpare 3 Ciltli
Ateşpare 5
Aşkın ve Ateş birbirlerine duydukları hisleri tamamen kabullenmiş ve aralarındaki güvensizliği de yok ederek ilişkilerini bir adım öteye taşımışlardır. Ancak bunlar yaşanırken yeni düşmanlar kendini göstermeye; geçmişten gelen sırlar, ihanetler ve acılar gün yüzüne çıkmaya başlar. Öyle ki Aşkın’ın, Ateş’le artan bağlarının tutkusunu yaşamaya fırsat bulamadan, öğrendiği yeni gerçeklerle dünyası altüst olur. Karanlıktan kendini gösteren yeni sırlar onun bile aklının alamayacağı kadar karmaşıktır.
Aşkın öğrendiği yeni gerçeklerin ve verdiği büyük kayıpların üzerine gönüllü bir teslimiyet gösterip kelepçelere ve parmaklıklara gittikçe yaklaşırken aslında yeni bir hayatın başlangıcında olduğunun farkında değildir.
Ateş’le yaşadıkları büyük aşka rağmen bir kez daha karşı karşıya gelmek zorunda kalırlar ama ikisinin de iyi bildiği bir gerçek vardır: Ateş ve Ateşpare’yi kimse yenemezdi.
“Bu son gibiydi ama son değildi. Sadece yeni bir devrimin başlangıcıydı, ölümsüz olacak isyanın yeni perdesiydi. Belki de ne Ateş ne de Ateş parçası daha birbirleriyle tanışmamıştı.”
Ateşpare 5 Ciltli Özel Baskı
Ateşpare 6 Ciltli
Adalet peşinde koşan bir seri katil: AŞKIN.
Mafyatik gücü ve keskin zekâsıyla tüm düşmanlarını alt eden bir örgüt lideri: ATEŞ ALANGUVA.
Aşkın ve Ateş’in yollarının kesişmesiyle başlamıştı her şey; biri katildi, diğeri maktul. İkisinin arasındaki aşk, alevleri daha da harlamıştı. Peki, şimdi bu alevler yerini sessiz bir kora mı bırakacaktı yoksa tüm dünyayı da beraberinde mi yakacaktı?
Ateşpare Serisi’nin altıncı ve final kitabında okurları tahmin edilemez bir son bekliyor. Kimileri için Aşkın hiç hak etmediği bir karanlığa mahkûm olurken kimileri içinse adını en parlak harflerle dünya tarihine kazımayı başarıyor.
“Heyecanlı gözler sayfaların üzerinde gezinirken tam da şu an aslında nereye geldiğini anladı. Finale gelmişti ama bu aynı zamanda bir başlangıçtı. Bu zamana kadar olan her şey V’nin doğuşunun hikâyesiydi. V bir efsaneydi, efsaneler unutulmazdı. V ölümsüz olduğu için efsaneydi ve asla ölmeyecekti. V sonsuza dek adalet ve güç arayan insanların zihninde ve kalbinde yaşayacaktı.”
*Uyarı: Argo ve küfürlü ifadeler içerir.
Yetişkin okurlar içindir.
Av Ciltli
Zamanın çok öncesinden gelen bir savaş ve tüm bunlardan habersiz bir genç kız…
Annabelle Jefferson, Hiddenfield kasabasına adımını attığı an bir şeylerin yolunda olmadığını biliyordu. Fakat bu kadar akıl almaz olayların tam ortasına düşeceğini asla tahmin edemezdi.
Ağaçların arasındaki tapınağın anlatılmamış hikayesi, kanlı bir tarih ve aydınlık ile karanlığın bitmek bilmez çatışması…
Tüm bunların ortasında Annabelle’i, karşısına çıkan tehlikelerden koruyan ama rengini asla belli etmeyen bir genç adam: Jay Sullivan.
Peki ya Annabelle’i, Jay’den kim koruyacaktı?
Kendi avına aşık olan bir avcı, yok edecek mi avını hiç düşünmeden?
Ya da Koruyabilecek mi onu kendisinden?
Avcı Ciltli
Kirli oyunlar dönüyordu ve herkes bu oyundaydı.
Sırlarının ardına gizlenmiş Jay Sullivan bile…
Peki, bu oyunda onun yeri neresiydi?
Annabelle, bunu henüz öğrenemese de artık kendi yerini biliyordu. Asırlar öncesinden beri her şeyin merkezinde o vardı.
Peki, gerçekte neydi o?
Ya da kimdi?
Bu soruların cevapları kimisinin bataklığı olacaktı. Ve bakalım, kimler bu bataklıktan kurtulacak, kimler tamamen dibe batacaktı? Artık karşılarında bir Av değil, Avcı vardı.
Ay Düğümü-1
Mısır’ın kızgın kumlarının içine gömülen karanlık bir sır…
Ra’nın gözünün arkasında asırlardır ulaşılamayan bir gerçek…
Hiyerogliflerin anlatmaya çalıştığı bir hikâye…
Ve mucizevi bir aşk.
Arkeolog olan Ayliz Kılıç, en büyük hayalini gerçekleştirmek üzere Mısır’da gizlice bir piramide girdiğinde karşılaşacağı esrarengiz olaylardan bihaberdi. Asırlardır kimsenin ayak basmadığı? bir hazine odasında rastladığı Ra’nın gözü onu kendi dünyasından bambaşka bir dünyaya sürüklediğinde bunun, çözmeye çalıştığı gizemlerin en büyüğü olduğunu öğrenecekti. Yaşayacağını hayal bile edemediği şeyler başına geldiğindeyse asıl kimliğini keşfedecekti.
Evine dönüş yolunu aradığı sırada karşısına çıkan Aytun Karavera, onunla beraber olayları çözmek isterken bilmeden kalbinin buzlarını da birer birer eritmişti. Peki, ne yapacaktı Aytun? Kraliçe’nin kurallarına karşı gelmek pahasına Ayliz’i gizleyecek miydi yoksa dünyasına izinsiz gelen kızı cezalandıracak mıydı?
Binlerce yıl öncesindeki bir lanet, geçmişten gelen Mısır tanrılarının kavgası ve içindeki nefreti dindiremeyen Mısır’ın acımasız Kraliçesi Neftis… Her şey bu kadar karışıkken Ayliz evine dönebilecek miydi?
Benim Küçük Sırrım 1 Ciltsiz
Her insanın sırları vardır.
Kimi masumdur, kimi karanlık…
Kimi sakladığı şeyden utanır, kimi ise korkar...
Eylül'ün sırrı ise geride hayal kırıklığı bırakmış, hayatını bambaşka bir hâle getirmiştir.
Dışarıdan bakan insanlar ne kadar dürüst, başarılı ve sevecen olduğunu düşünse de gerçek bambaşkadır. Eylül, sahip olduğu hayatı gizleyen, yaşamak istediği hayatı kendisine ait gibi göstermek için sürekli yalanlar söyleyen bir kızdır.
Peki, yeni dostlar edindiği ve aşk ile tanıştığ ıbu dönemde sırları mutlu olmasına fırsat verecek midir?
Yoksa gerçeklerle yüzleşip, söylediği yalanların içinde kendisine bir çıkış yolu aramak zorunda mı kalacaktır?
"Bir insanın duygularını dürüst bir şekilde karşısındakine aktarabilmesi, en az dünyayı kurtarmak kadar zor bir iştir."
Çaylak Av Serisi 2
Annabelle Jefferson, zamanın çok öncesinden gelen savaşı artık biliyordu. Fakat bu savaşı sürdüren iki düşman türün ortasında kaldığını sanırken, kendisini izleyen yeni düşmanların varlığından haberdar değildi.
Keşfedilen yeni türler, anlamı bilinmeyen kâbuslar, saklı kalan gerçekler, çözülmesi gereken yeni gizemler ve güç peşinde olanların bitmek bilmez mücadelesi…
Tüm bunların ortasında Annabelle’in sığındığı tek bir kişi vardı; Jay Sullivan.
Fakat…
“Aşk, şeytanın hiç uğraşmadan kendi sonlarını yazması için insanların önüne attığı oyuncaktan başka bir şey değil,” demişti Jay Sullivan.
Belki de haklıydı.
Tehlikeli bir hayat
Tehlikeli bir avcı
Ve
Tehlikeli bir aşk…
Cursed
New New York Times çoksatan yazarı Marissa Meyer “GILDED” ikilemesinin son kitabı “CURSED” ile sizlerle!
Erlking, Sonsuz Dolunay’dan önce yedi tanrıdan birini ele geçirip, sevgilisi Perchta’yı yer altından döndürmeyi amaçlar. Serilda ve Gild ise ruhlarını Adelheid’ın perili şatosuna bağlayan laneti yok etmeye çalışmaktadır. Ancak çok geçmeden gerçek ortaya çıkar: Erlking asıl niyetini gerçekleştirmek için ölümlüler dünyasını sonsuza kadar değiştirecek güce sahiptir ve bu gücünü onu ve karanlık varlıkları hapseden yedi tanrıdan intikam almak için kullanmaktan çekinmeyecektir.
Serilda ve Gild, Erlking’in tehlikeli planlarını bozmaya çalışırken kendilerini hayal bile edemeyecekleri kadar zorlu bir mücadelenin içinde bulurlar.
Marissa Meyer’ın yarattığı bu aşk ve gerilim dolu hikâye, Serilda’nın kadın, anne ve hikâye anlatıcısı olarak gücünü keşfettiği unutulmaz bir Rumpelstiltskin uyarlaması olarak okurlarla buluşuyor.
“Fantastik romanların kraliçesi Marissa Meyer, unutulmaz bir kurguya imza atmış.”
-NEW YORK TIMES
“Çok katmanlı bir kurgu ve talihsiz âşıkların hikâyesi.”
-PUBLISHERS WEEKLY
Düşman Okullar 1 Ciltli
"İnsanın, çıkmaz sokağa girdiği anda duvarı yıkacak kardeşleri olmalı yanında."
Bir yapbozun parçaları olan insanlar, daima zıt kutuplarda olduklarını sanarak kendilerini kandırırlar.
İki okulun öğrencileri aslında çok iyi dost olabilecekken, saçma bir öfke kıvılcımını büyük bir yangına dönüştürüp, senelerce kendilerini bu yangında yanmaya mahkûm ederler. Öyle ki, birbirlerine karşı duydukları kin ve nefret, zamanla 'Düşman Okullar' diye anılmalarına yol açar.
Peki, Düşman Okullar'ın öğrencileri bir yerden sonra sıkılırsa ve düşman olmak istemezse ne olur?
Bu, içinde fırtınalar kopmasına rağmen fısıldayamayan insanların hikayesi…
Bu, adına nefret denilerek inkâr edilen duyguların aşka dönüşmesinin hikayesi…
Bu, dostluğun hikayesi…
Düşman Okullar 2 Yapboz Ciltli
Sadece birkaç dakika içinde, hayatımız hiç beklemediğimiz bir noktaya ulaşabilir. Kısacık bir zaman dilimi, koca bir ömrü etkileyebilir. Ufacık bir an yeter tüm dengeleri bozmak için.
Hiç beklemediği birinin kalbini ona açmasıyla, bu anlardan birine yakalanan Defne'nin hayatı, tahmin edemeyeceği bir yönde ilerlemeye başlar. Mantığı, kalbinin sesini bastırmak istercesine bağırırken, Defne'nin hayatı içinden çıkılmaz bir labirente dönüşür.
Öte yandan Çağatay tarafından hayatı kurtarılan Su, Fatih'i aklından çıkaramayan Elif, Sıla ile benzer yönleri olduğunu fark eden Bora ve İrem'i her geçen gün biraz daha keşfeden Arda için de yaşanılanlar hiç kolay değildir.
Hayatları beklemedikleri bir yönde gelişen bu insanların tek sığınağı, yüreklerindeki eksikliği bir yapbozun parçası misali dolduran dostlarıdır.
Felah 1
Tümgeneral Halil Uluant’ın yegâne kızı Hilal Uluant, gözü kara bir gazetecidir. Hilal, İkinci Karabağ Savaşı’na gönüllü olarak gittiğinde hayatı tamamen değişir. Mikrofonuna sarılarak insanların sesini duyurmaya, savaşın hakiki yüzünü göstermeye çalışırken bir çukura düşer ama bu sıradan bir çukur değil, yıllar önce yapılan gizli geçitlerden biridir. Düştüğü geçitte mahsur kalan Hilal’in ilerlemekten başka şansı yoktur çünkü savaştan dolayı geçit kapanmıştır. Gizli geçidin içerisinde ilerledikçe buraya depolanmış eski silahları fark eder ve nereye çıkacağını bilmeden karanlık yoluna devam eder. Işığı görmek, ışığı bulmak için...
Ama bulacağı ışığın zifirî karanlık olacağının farkında değildir.
Çünkü onu buradan çıkaracak kişi düşmanın ta kendisidir.
Halef ve Rota serisi, ardından Yeşili Sevmek kitabı ile okurlar tarafından büyük ilgi gören Leman Veli, merakla beklenen Felah serisi ile okurları bu sefer Karabağ’ın dehlizlerine götürüyor ve savaştan arta kalan duyguları en derin şekilde açığa vuruyor.