İslam’ın Rengi
Kendi Şiirini Yaşayanlar
Bilinçaltından Gelen Ebeveyn
“Anlamsız şeylere öfkelenirken buluyorum kendimi.”
“Çocuklarıma böyle davranmamın yanlış olduğunu biliyorum ancak kendime engel olamıyorum.”
“Kendime söz veriyorum ama buna rağmen her gün öfke patlaması yaşıyorum.”
“Asla annem gibi olmayacağım, derdim ama gittikçe anneme benziyorum.”
“Bazen bir gülüş, bir bakış, bir el hareketi sinirlenmeme yetiyor.”
“Anneme ve babama şimdi hak veriyorum.”
“İyi ki zamanında bana o cezaları vermişler, aksi halde bu konumda olmam mümkün olmazdı.”
“Çocukluğuma dair pek bir şey hatırlamıyorum.”
“Çok mutlu bir çocukluk geçirdim, hiç travmam yok.”
“Ebeveynlerimizin zamanında pedagoji mi vardı?”
“Aslında ebeveynlerim iyi insanlar ama o dönemde cehalet varmış.”
“Biliyorum ama uygulayamıyorum.”
Bu cümleler yaşamınızda ne sıklıkta yer alıyor? Hayatınızda tekrar edip duran döngüler mi var? Her seferinde çocuğunuzla yemek, uyku ya da ödev gibi konularda birbirine benzeyen tartışmalar mı yaşıyorsunuz?
İlişkilerinizde hep aynı konularda tartışmaktan bıktınız mı? Tüm bu döngüler bilinçaltınızın “kader” adı altında karşınıza çıkması olabilir mi?
Kendi içinizde bir yolculuğa çıkmaya, bilinçaltınızın anlatmaya çalıştıklarını duymaya ve bu farkındalıklarla kendi üzerinizde çalışıp hayatınızı dönüştürmeye ne dersiniz?
Çocuklar Ve Çiçek Mezarlıkları
Karşınızdaki çocuk; bir yaban mersini, papatya, gündüzsefası, cennetkuşu çiçeği, gelincik, gök sarmaşığı ya da yeşil kanatlı yabani orkide olabilir. Hepsinin farklı ihtiyaçları, farklı hassasiyetleri vardır. Onlardan rengârenk tarhlar yerine, kasvetli çiçek mezarlıkları yaratmak istemiyorsanız başkasının çizdiği otoyolları, sizi gitmenizi istedikleri yerlere doğru yönlendiren işaretleri, politize olmuş düşünce kalıplarını, karmakarışık çizgilerle dolu haritaları ve bilindik yollardan gitme konforunu terk edin. Çocukların kendi yollarını çizmelerine ve kendi ruhlarını bulmalarına izin verin. Gölgesinde nefesleneceğiniz bir ulu çınar, bir yönder, bir bilge bulun. Birbirinizle yaptığınız iyi şeylerin ve güzelliklerin mayalarını paylaşın, emanetler alın ve emanetler verin. Ezilmemiş otlarla örtülü yeşil bayırlara tırmanın, taşları kaldırıp altlarına bakın. Mısır, pancar ya da pamuk tarlalarında başıboş dolaşın. Karşılaştığınız ıssız kulübelerin kapılarını tıklatın. Sükûtu sevin ve yüceltin. Sol yanınızda hiç durmadan atıp duran ve sesini size duyurmaya çalışan o ritmi dinleyin.
Buzdolabım İnternet Bağımlısı
Yeterince Tembel Misin? – Aylaklar İçin Matematik
Matematik zekâsı efsane midir? Rögar kapakları neden yuvarlaktır? Tembellik asaletimizden mi gelir?
Fibonacci’ye tavşandan yahni yerine matematik yaptıran nedir? Doğa hangi dilde şarkı söyler?
Canımız matematiğe mi emanet? Altın orana sadece zenginler mi sahip olabilir? Neden kelebeklere
iyi davranmalıyız? Bıyıkların matematikle ne ilgisi var? Matematiği yapmak için gerçekten
çoraplarımızı mı çıkarmalıyız? İyi bir miço nasıl olunur? Bir suçlunun matematik bilmesi neyi
değiştirir? Alaylı kunduzların mektepli mühendislere okuduğu meydan nasıl sonuçlandı? Brokoliyle
matematik nasıl yapılır? Hepimiz açlıktan mı öleceğiz? Kredi kartlarının şifreleri neden çözülemiyor?
Rastgelelik gerçekten gerekli midir? Hamburgerin siyasilerle ne alakası var? Matematiğe göre simitle
kahve fincanı aynı şeyler midir? Bir saniye nasıl bir felakete sebep olabilir? Doğa dans etmeyi nereden
öğrendi? Mısır Piramitleri’nin boyunu 30 cm’lik cetvelle nasıl ölçersiniz? Bilgisayarlarımıza satranç
oynamayı kim öğretti? Bezelyeler hakikaten olasılık biliyor mu? Ev yapımı fraktal daha mı sağlıklıdır?
Pisagor’un namını inşaat işçileri mi yürütüyor? Bir gün neden 24 saattir?