Anneannemin Kuyruklu Yıldızı
Babamla bazı pazar günleri bitpazarına gideriz. Çok değil, yılda birkaç kez. Babam, orada satılan şeylerin önünde durur, uzun uzun bakar, sonra bana:
-Kimbilir bunu kimler kullanmıştı Metin, der. Acaba yeniyken nasıldı? Sonra niçin buraya düştü?
Babam bitpazarından bazen kitaplar, bazen de onarım aletleri satın alır. Penseler, tornavidalar, kerpetenler, çekiçler. Onları evde birtakım şeyleri onarırken kullanır. Bir kezinde benim odam için küçücük bir dolap aldı.
Simitçilerle Boyacıların Maçı
Süpermen İstanbul’a Düştü
Süslü Kızlar
Kuklacı Çocuklar – Bilgi Yayınevi
Dr. Rıza Nur Dosyası
... Bazı çevrelere göre Dr. Rıza Nur’un Hatıraları, "hezeyan"; bazı çevrelere göre de, "yakın tarihimizin bakir gerçekleri üzerine ışık tutan müthiş ifşaat", "Türk tarihine kıymetli bir vesika", "Cumhuriyet dönemine ilişkin sivil belge", "çok kıymetli, zengin ve ibret dolu tarihi vesikalar yığını", "alternatif tarih için çok önemli bir kaynak"tır. Kim haklı? "Turgut Özakman", "Dr. Rıza Nur dosyası" adlı incelemesinde bu soruları, yine Dr. Rıza nur’un yardımıyla yanıtlıyor.
Can Dayım
Otlakçı
Memduh Şevket Esendal'ın, insan ve toplum anlayışımızın çağdaşlaşması, dilimizin özleşmesi yolunda atılımlar yapan yazarlarımız arasında önemli bir yeri vardır. Esendal, bilgece bir hoşgörü ve iyimserlikle her kesimden insanı ele alır öykülerinde. Bir soruya verdiği yanıtta, "İnsanlara yaşamak için ümit, kuvvet ve neşe veren yazarlardan hoşlanırım. İnsanları yoğunmuş mutfak paçavrasına çeviren ve yeise düşüren yazılardan hoşlanmam" diyor Memduh Şevket Esendal. İşte 'Otlakçı'daki öyküler doğaya, insanlara arı duru bir sevgiyle bakan; gerilimleri bile sevecenlikle karşılayan bir anlayışın ürünüdür. Soyuttan arınmış gözlemleri, alabildiğine derin ve gerçekçi boyutlarıyla, her dönemin yapıtı olabilecek öyküler bırakmıştır büyük usta. Uzun bir aradan sonra, her zaman gündemde kalmak üzere, yeniden genç kuşaklarla buluşan 'Otlakçı'yı büyük bir ilgi ve beğeniyle okuyacaksınız.
Meyveler Olgunlaştı
Doğadaki en güzel yuvayı
Çalışkan dokumacı kuş yaptı
Yavruları acıkınca
Uçup meyve bahçelerine ulaştı
Dut, kiraz ve kayısı
Hepsinin tadına baktı
Meyvelerin olgunlaştığını
Tüm canlılara anlattı
Deneyimli eğitimci Cemil Karagöz Hatmi Çiçeği, Arılar İş Başında ve Meyveler Olgunlaştı kitaplarından oluşan Doğadan Öğreniyorum serisinde, Burcu Karacalar'ın rengarenk resimleriyle süslediği hikâyeleriyle çocuklara doğanın döngüsünü anlatıyor. Serinin bu kitabında çocuklar meyvelerin olgunlaşarak doğadaki canlıların besin kaynağı olmasına tanık oluyor.
Arılar İş Başında
*
Deneyimli eğitimci Cemil Karagöz Hatmi Çiçeği, Arılar İş Başında ve Meyveler Olgunlaştı kitaplarından oluşan Doğadan Öğreniyorum serisinde, Burcu Karacalar'ın rengarenk resimleriyle süslediği hikâyeleriyle çocuklara doğanın döngüsünü anlatıyor. Serinin bu kitabında çocuklar arıların ilginç yaşamına ve bal yapımına tanıklık ediyorlar.
Yapay Zekâ Karanlık Gölgeler
"Teknoloji mi bizi yönetiyor yoksa biz mi teknolojiyi yönetiyoruz?"
Korku, gerilim ve bilinmezliğin ustalıkla işlendiği Karanlık Gölgeler; okuru sayfa sayfa içine çeken,
çıkışı belirsiz bir labirent...
İnsanın karanlık tarafı, yapay zekâ ile harmanlanmış akıl oyunları ve saklanan gerçeklerin ışığında
şekillenen bu kitap, zihninizi meşgul edecek ve sizi sonuna kadar soluksuz bırakacak.
Eğitimci yazar Fatih Tuncay bu kez bir korku, gerilim romanıyla karşımıza çıkıyor.
9 yaş ve üzeri için uygundur.
Kum Saati 3
Fatih Tuncay, çok sevilen Kum Saati serisinin üçüncü ve son kitabıyla okurlarını bir kez daha büyülemeye hazırlanıyor. Zamanın son kum taneleri bu defa Tokyo’dan İstanbul’a, Hindistan’dan Pakistan’a uzanan esrarengiz bir maceraya akıyor. Kaçırılan babalarını bulmak için tehlikeli bir yolculuğa çıkan çocuklar, yalnızca ailelerinin değil, tüm dünyanın kaderini de ellerinde tutuyor. Dünyayı kasıp kavuran Medusa virüsüyle yok olmanın eşiğine gelen insanlık, bu büyük tehlikeden kurtulabilecek mi? Çocuklar, hem babalarını bulup hem de gezegeni kurtarabilecek mi?
Bu sürükleyici finalde, zamanla yarış başlıyor!
"İnsanın ruhunda yankılanan duyguları, en doğru kelimeler ve güçlü betimlemelerle aktaran harika bir eser. Özlemin derinliği, hüznün ağırlığı, öfkenin gücü ve basit bir mutluluğun sıcaklığı, bu kitapta ustalıkla işlenmiş. Akıcı ve sürükleyici anlatımıyla sizi bir maceradan diğerine taşırken her sayfasında 'Hiç bitmesin' diyeceksiniz. 7’den 70’e her yaştan okura hitap eden bu seri, sıkılmadan defalarca okunacak türden. Kesinlikle herkese tavsiye ederim."
Sahra Nil Kepir
Beyaz Atlar Zamanı
Arap Booker Ödülü sahibi Filistinli yazar İbrahim Nasrallah'ın kaleminden yüz yılı aşkın zamandır süren Filistin Mücadelesi'ni anlatan sarsıcı bir roman. İbrahim Nasrallah, ustaca kullandığı sözcüklerle adeta Filistin direniş tarihinin resmini çiziyor. Verilen mücadeleler, yaşanılan acılar ve toplumsal travmalarla bambaşka hikayelere sahip üç farklı nesli ortak bir noktada buluşturuyor. Hadiye Köyü'nden Mahmud, Halid ve Naci'nin yaşamları üzerinden farklı dönemlerde Osmanlı, İngiliz ve Yahudi birliklerine karşı verilen direnişin hikayesine tanıklık ediyoruz. Cümleleriyle tutsak zamanların zincirlerini kıran Nasrallah, Filistin halkının kolektif hafızasını ve mücadelesini oldukça güçlü bir dille ortaya koyuyor.
"Göz kamaştıran, duyarlı bir üslupla yazılmış olan Beyaz Atlar Zamanı, okuru büyüleyici bir şekilde kavrıyor, onun duyarlılığı ve hafızası üzerinde kalıcı bir etki bırakıyor. Bu kitap, Filistin halkının yaşadığı trajedi ve felaketleri nedenlerini de ele alarak yaratıcı bir şekilde tasvir ediyor." Salma Khadra Jayyusi
Bir Garip Köy Lokantası
“Efe’nin amcası o kadar güzel yemek yaparmış ki insanlar ta Afrika’dan, ta Amerika’dan hatta ta Kuzey Kutbu’ndan gelip onun yemeğini yiyebilmek için sıraya girerlermiş. E tıpkısının aynısını burada da açacağına göre demek ki bizim Zeytinli’ye de gelecekler.”
Efe’nin amcası İsmail, İstanbul’da büyük bir lokantada ünlü bir şef olur. Gazetelerde boy boy fotoğrafları çıkan ve kendisinden övgüyle söz edilen İsmail Zeytinli köylülerini çok gururlandırır. Ondan İstanbul’daki lokantanın aynısını Zeytinli’de açmasını isterler. İsmail, hemşehrilerinin ricasını kırmayarak lokanta açmak için Zeytinli köyüne döner. Yeğeni Efe’ye de lokanta açılır açılmaz yanında yardımcı olarak çalıştıracağına dair söz verir. Efe, her gece tıpkı amcası gibi dünyaca ünlü bir şef olacağına dair hayaller kurup durur. Veee… Lokantanın açılış günü gelir…
2023 Muzaffer İzgü Çocuk Romanı Ödülü’nü kazanan Bir Garip Köy Lokantası’nda farklı kültürel ögelerin karşılaşmasının doğurduğu sonuçlar ve dayanışma geleneği, zengin ve canlı bir karakter çeşitliliğiyle işleniyor. Deniz Alev, dil ve anlatım yetkinliğinin doğallığıyla örülmüş mizahi bir yapıta dönüştürdüğü kitabında her yaştan okurun damağında doyumsuz izler bırakacak lezzetli bir anlatı sofrası kuruyor.
Gece Diye Bir Şey Yoktur!
Bayan Güneş, dünyanın dört bir yanını ışığa boğarken bir şeyden o kadar emin ki: "Gece diye bir şey yoktur!"
Bayan Güneş`e eşlik ederken belki siz onu Bay Gece`nin varlığına ikna edebilirsiniz.
Bakalım gündüzleri Bay Gece’nin nerelerde saklandığını bulabilecek misiniz?
Çocuklar Nuri Kurucu’nun kalemiyle Bayan Güneş ile gündüzleri saklanan Bay Gece’nin eğlenceli hikâyesini ve Burcu Karacalar’ın sıcak desenlerini çok sevecekler.
Tatuta’ya Yolculuk
“Karşılarına çıkıp ne diyeceğim peki? ‘Siz! Ey yüzyıllık ağaçlar, sizin karşınızda benim cılız sesim bile daha gür çıkıyor!’ Yok ya, bu ayıp olur. Peki şu nasıl? ‘Sizin türünüz milyonlarca senedir burada ama benimkiler bir geldi, şurada birkaç yüzyılda, hele şu son birkaç on yılda bir ilerledi, bir ilerledi ki sormayın!’ Ah, bu daha iyi oldu. Farkımızı anlatırken, özeleştiri de yapıyorum. Umarım sevgili ağaçların yüzyıllar içinde espri anlayışları gelişmiştir.”
Evlere kapanılan salgın günlerinde Zeki, “alternatif bir yaşam biçimi”ni değerlendirmek ister. Kent hayatına alışmış ve kırsal yaşama ilişkin önyargıları olan kızı Sezgi, babasının planına dirense de yaşadıkları kentten ayrılarak birlikte bir çiftliğe giderler. Ev sahipleri üç kişilik bir ailedir: Zeyno, Gür ve çocukları Ege.
Sezgi, doğadaki ömrünü tamamlamış nesneleri sanatsal bir form içinde geri dönüştürme uğraşına girişecek; Ege, doğayla ilişkisini, ekolojik ilgi ve merakını yaşıtlarıyla çevrimiçi buluşmalara taşıyacaktır
İklim krizi ve ekolojik yıkım sirenlerinin en tiz seslerle çaldığı çağımızda çocuklar da yetişkinler de işbirliğine, ortak emeğe, “biz” duygusuna, doğayla yaratıcı bir ilişki kurmaya dayalı bu yaşam biçiminin içinde yaşadıkları deneyimlerle dönüşüme uğrayacaklardır.
Ekolojik tarımı, sürdürülebilirlik felsefesini, gönüllü bilgi ve tecrübe takasını temel alan TaTuTa projesini sıcak bir arkadaşlık hikâyesi içinde anlatan özgün bir çocuk romanı.
Şapkalı Solucan
100 Yıla Bakış
“Korkacak bir şey yok. Uğruna mücadele edilecek çok şey var.”
Cumhuriyet’in 100 yıllık tarihini kırılma noktalarıyla ele alan bu kitap, devrimlerle ekilen tohumların darbelerle sarsılan bir toplumda nasıl yeşerdiğini, Cumhuriyet ağacının köklerinin nasıl sağlam olduğunu anlatıyor. Bir asırlık toplumsal dönüşüm tarihini sosyal, siyasal ve kültürel yansımalara bakarak okuyan Mustafa Balbay, “Tarih, toplumların oksijenidir. Ona ne kadar çok sahipse, onu ne kadar iyi bilirse, o kadar sağlıklı yaşar” diyerek okurlara Cumhuriyet’e sahip çıkma sorumluluğunu hatırlatıyor.
Çamur Böceği
Gerçek başarı nedir?
Hırs, yeteneği geçerse ne olur?
Başkalarını düşünmezsek ne olur?
Gerçeğe uymazsak başımıza ne gelir?
Hatalarımızdan ders çıkarmazsak ne olur?
Hak ettiğimizden fazlasını istersek ne olur?
Kendimizi olduğumuzdan büyük görürsek ne olur?
Gerçeğe ulaşmak için değil de birbirimizi yenmek için tartışırsak ne olur?
Çocukları soru sormaya, düşünmeye yönlendiren kitaplarıyla sevilen yazar Anooshirvan Miandji, bu kitabında da hırsla hareket etmenin, boyundan büyük işlere kalkışmanın nelere yol açabileceğini sevimli bir öyküyle anlatıyor.
Tarihe Tanıklık Eden Köpek Foks
Mustafa Kemal Atatürk, hayvanları çok severdi. En sevdiği köpeğinin adı ise Foks’tu. Mustafa Kemal, gittiği onca yere Foks’u da yanında götürürdü. Trende, vapurda, açılışlarda, şehir gezilerinde daima sahibinin yanındaydı.
Bu kitap, Foks’un gözünden -bir köpeğin penceresinden- Mustafa Kemal Atatürk ile ilgili anıları gün yüzüne çıkarıyor. Atatürk’ün kişiliğini, duygularını, olaylar karşındaki tepkilerini, üzüntülerini ve bugüne kadar duymadığınız anıları bu eserde bulabileceksiniz.
Cumhuriyetimizin 100. yılında “Foks” adlı eserimin siz değerli okurlarımla buluşacak olmasının onurunu ve gururunu yaşıyorum. Mustafa Kemal’in izinde nice yüzüncü yıllara…
Kuvayı Milliye Defteri
Ceyhun Atuf Kansu’nun Kuvayı Milliye Defteri adlı kitabı, I. Dünya Savaşı’ndan sonra Anadolu’yu ele geçirmeye çalışan işgal ordularına ve hal¬kından uzaklaşmış, ülke toprağını gözden çıkarmış Osmanlı sarayına karşı bir başkaldırının, örgütlü bir direnişin; bağımsızlık, özgürlük adına gerçek¬leştirilmiş olan onurlu bir halk eyleminin, ulusal bir kurtuluş savaşının sı¬cak, kapsamlı, yürekleri tutuşturan şiirsel öyküsüdür.
Bizleri toplumsal belleğimizin güneşli avlusunda, ortak bir yurttaşlık bilincinde buluşturan bu kitap, Cumhuriyet’in 100. yılı için okurlara arma¬ğan edilmiştir.
Cezeri Ve Mezopotamya’daki Sır
İçindeki sesi dinle, hayal et, iste, çalış ve başar.
Yeryüzündeki ilk robotu yapan, ilginç icatlarıyla tarihe damgasını vuran, Anadolu topraklarının yetiştirdiği mucitle tanışmaya hazır mısınız?
Cezeri, ortaçağın en büyük mühendislerinden. Onun gizemli hayatını ve Mezopotamya'nın sırını, edebiyatımızın güçlü kalemi Mavisel Yener'in içtenlikli dilinden okurken şaşıracak, sıradışı bir maceraya yelken açacaksınız.
Jamie Drake Denklemi
Astronot Bir Babanız Olması Harika Olmaz Mıydı?
Fırlatılan roketler, sıfır yerçekimi ve uzayda bir süperkahraman gibi uçmak! Jamie Drake’in babası Dünya’nın yörüngesindeki Uluslararası Uzay İstasyonu’ndaydı. Jamie bunu havalı bulmalıydı aslında ama babasını çok özlüyordu…
Yerel gözlemevinde vakit geçirirken Jamie’nin telefonu tuhaf bir sinyal alıverdi. Uzaylılar, Jamie’nin gezegenine gittikçe yaklaşıyor gibiydi. Ama uzay tehlikeli bir yerdi ve babasının görevinde bir şeyler ters gittiğinde Jamie, kendisinin de bir kahraman olduğunu kanıtlayabilecek miydi?
Hayatında Bir Kez Bile Yıldızlara Bakmış Herkes İçin Kozmik Bir Macera.
Sihirli Şakayık Selig
Bir Delinin Hatıra Defteri – Bilgi Yayınevi
Operadaki Hayalet
Sakarya
Sakarya, yakın Türk tarihinin bir dönüm noktasıdır. Sakarya zaferi sayesinde, Ankara önlerine ulaşan Yunan ordusu Afyon-Eskişehir çizgisine sürülmüş, Anadolu'da yeşeren on yedi aylık Türk Devleti dünyaya varlığını kabul ettirmiş ve uluslararası alanda ağırlık kazanmıştır. Verilen şehitler, özellikle yerleri doldurulamayan, küçük rütbeli muvazzaf ve yedek subay yitikleri bir yana bırakılırsa; birliklerinin savaş deneyimi ve moralleri arttığından, Türk ordusu Sakarya'dan güçlenerek çıkmıştır denilebilir. Buna karşılık ağır yitikler veren Yunan ordusu, uğradığı moral çöküntüsünden bir türlü kurtulamamış ve bir yıl sonra saldırıya kalkan Türk ordusu önünde bir haftada dağılmış, kurtulabilenler kendilerini ikinci hafta sonunda Ege kıyılarındaki gemilere zor atabilmişlerdir.
Sakarya gibi böylesine büyük bir olay, alışılmış tarih anlatımıyla veya bir kişinin çevresinde gelişen olayları aktarmakla yansıtılamazdı. Sakarya, cephede vuruşanlar kadar savaşçıları desteklemek için cephe gerisinde yoğun bir didinmenin içine giren fakir Anadolu halkının da zaferiydi. O günlerin ekonomik ve sosyal yapısını, o günlerin insanının yaşam koşullarını ortaya koymadan Sakarya'yı anlatmak olanaksızdı. Bu nedenle, okul kitaplarında Sakarya'yı yalnızca bir meydan savaşması zaferi olarak gören yeni kuşaklara o günleri bir parça yaşatabilmeyi amaç edindik ve "mozaik" diye adlandırabileceğimiz çalışma biçimini seçtik. Türk, Yunan ve İngiliz kaynaklarını tarayarak bulduğumuz binlerce küçük olayı gün gün saptamaya koyulduk. Tek bir mozaik taşı gibi yalnız başına anlam taşımayan bir gazete haberini, bir savaşçının anısını, bir diplomatik girişimi, bir mektubu, bir cephe olayını, bir meclis oturumunu, bir çarpışmanın ayrıntısını, bir komutanın tutumunu, bir cephe gerisi olayı ve bunlara benzer olayları günü gününe sıralayarak mozaiği bütünlemeye, yüce Sakarya'yı bütün yönleriyle ortaya çıkarmaya çalıştık.
Moby Dick – Bilgi Yayınevi
“Bana Ishmael deyin…”
Dünya edebiyatının en ünlü cümlelerinden biriyle başlayan bu büyük eserde Kaptan Ahab’ın, bacaklarından birini koparan ünlü Beyaz Balina Moby Dick’i avlamak üzere çıktığı sefere katılacak, gemisi Pequod’ın serüvenlerini okurken Kaptan Ahab ile Moby Dick’in son yüzleşmesine tanık olacaksınız.
Eğer Bir Fareciğe Kurabiye Verirsen
Dünyada tüm zamanların en çok sevilen çocuk kitabı serilerinden biri olan “Eğer…” serisinin
ilk üç kitabını çocuklarımızla buluşturuyoruz.
New York Times Çok Satanlar unvanlı yazar Laura Numeroff’un kaleme aldığı,
Felicia Bond’un eğlenceli resimleriyle süslediği, on üç dile çevrilen kitaplar, rengârenk,
kaliteli baskılarıyla şimdi Türkçede.
Bir fareciğe kurabiye verdiniz diyelim, yanına bir bardak da süt ister. Sütten bıyık olmuş mu diye aynaya bakmak ister, sonra da tüylerini kırpmak için makas ister...
Bu hareketli fareciğe kurabiye vermenin sonuçları, genç ev sahibini bitap düşürecek ancak
bu keyifli kitabın her sayfasında birbirini takip eden komiklikler küçük okurları gülümsetecek.
Çılgınlar Sınıfı 5 – Atlantis Takımı
Çocuk edebiyatının usta kalemi Mavisel Yener, yeryüzünden silinmiş gizemli batık kentlerde dolaştırıyor okurlarını.
Büyük Kâhin Şelamus, Bubon, Lolibu ve diğerleri, Atlantis'in, Simena'nın insanlığa gönderdiği mesajları nereye sakladılar? Tarih öncesi dönemlerde çok ileri uygarlıklar var mıydı?
Atlantis Takımı'nın yaşadıklarına yetişkinler asla inanmayacak. Çünkü sınırsız uzakları yalnızca çocuklar görüp deneyimleyebilir…
Oz Büyücüsü – Bilgi Yayınevi
Bilgi Yayınevi’nden, Tertemiz Bir Çeviriyle Yeni Bir Dünya Klasiği…
Dorothy ve köpeği Toto devasa bir hortuma kapılıp kendilerini Oz Ülkesi’nde bulduklarında, küçük kız teyzesini ve amcasını bir daha asla göremeyeceğini düşünmüştü. Ama eve dönmenin bir yolu vardı: Sarı taşlı yolu takip ederek Zümrüt Şehir’e ulaşmak ve Muhteşem Oz Büyücüsü’nden yardım istemek.
Bu yolculuk göründüğü kadar kolay olmadı. Dorothy ile Toto yolda karşılaştıkları Korkuluk, Teneke Adam ve Korkak Aslan’la heyecanlı ve korkulu pek çok macera yaşadı. Peki, Zümrüt Şehir’e vardıklarında Oz gerçekten de onlara yardım edebildi mi?