30 Günde 10 Yıl
“Anlattıklarımın hepsini bizzat uyguladım. Bu 30 günlük programın sonunda 9 kg verdim, ‘vücut kitle indeksim’ azaldı, kas kitlem arttı, kan şekerim 24 puan düştü, tansiyonum kontrol altına girdi, artık tansiyon ilacı kullanmıyorum. Kolesterol değerlerim de kardiyolog arkadaşlarımı memnun edecek seviyelere geldi. Bu arada belki de en önemlisi; enerji düzeyim tahmin edemeyeceğim kadar arttı. Bu kazanımlar hiçbir ilaç tedavisi veya zayıflama diyeti ile elde edilemeyecek faydalar…”
- Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu
İşte karşınızda Prof. Dr. Yavuz Yörükoğlu’nun sizler için geliştirdiği ve bizzat uygulayıp denediği beslenme programı. Vaadi çok net: 30 gün boyunca uygulayın 10 yıl gençleşin!
Bu, basit bir zayıflama veya fitness programı değil! Tıbbi kanıtlara dayandırılmış komple bir ‘iyileştirme’ ve ‘yaşlanmayı geciktirme’ programı.
Prof. Yörükoğlu iddialı! 30 günlük bu programın sonunda:
Fazla söze gerek var mı? Deneyin, görün!
A’dan Z’ye Hastalıkların Travmaları
Ezber bozucu, ilham verici bilgilere hoş geldiniz.
Bu çalışma, ReSetting sisteminin yıllarca tuttuğu “hastalık-travma” ilişkilerinin istatistiklerinden derlendi. 1978-79 yıllarında Dr. Ryke Geerd Hamer’ın insanlığın hizmetine sunduğu bilgileri yıllardır yaptığım eğitim ve canlı yayın uygulamalarında kullanarak daha uygulanabilir hale getirdim. Bütün eğitimlerde ve canlı yayınlarda gelen iyileşmelerin sebeplerini tek tek not aldım.
Şu an elinizde tuttuğunuz bu kitap bu konuyla ilgili yazılmış en geniş travma arama motorudur. Hastalıkların travmalardan kaynaklı olduğu bilgisi yeni değil ancak hangi hastalığın hangi travmayla ilgili olduğunu bilmekten daha önemlisi bunları deneyimlemek. Yıllarca verdiğim eğitimler ve bire bir canlı yayın seanslarında neredeyse bu kitaptaki bütün hastalıkların travmalarına şahit oldum ve büyük oranda sonuçlar aldım.
On binlerce iyileşme vakası bu konuda bana ışık oldu ve şimdi bunu uygulamanız için beğenilerinize sunuyorum.
Anatomi 101
İnsan vücudunun karmaşık mekanizması ve organların fonksiyonları kafanızı karıştırıyor, Latince isimlerle uğraşmak size zor geliyor değil mi? İşte, Anatomi 101 bu sıkıcı ayrıntılara ve gereksiz detaylara son veriyor ve insan vücudu ile ilgili herkesin bilmesi gereken en önemli konulara değiniyor.
Birçok işleve olanak sağlamak için karmaşık bir düzene sahip olan hücrelerin, doku ve organların yapısını ve bunların nasıl işlediğini nedenleriyle açıklıyor. Her bölümde insan vücudunun farklı bir kısmını ele alıyor, sistemlerin nasıl şekillendiğini ve hastalıkların vücudumuzu nasıl etkilediğini açıklıyor.
• Detaylı insan vücudu haritaları,
• Vücudumuzu meydana getiren başlıca sistemlerle ilgili görseller,
• Tıbbi terminolojiyi kolayca anlamanızı sağlayacak terimleri açıklayan bölümler, sayesinde insan vücudunun gizemini çözeceksiniz.
Kaslar ve kemiklerden organlar ve sistemlere kadar Anatomi 101 başka yerden edinemeyeceğiniz bilgilerle dolu.
Beden Dismorfik Bozukluğu Çalışma Kitabı
Beden Dismorfik Bozukluğunun Üstesinden Gelin ve Beden Görüntünüz ile İlgili Takıntılarınızı Sonlandırın
Beden Dismorfik Bozukluğundan (BDB) yakınıyorsanız, BDB Çalışma Kitabı’ndan yararlanabilirsiniz.
Beden görünümünüzde algıladığınız kusurlarla ilgili bünyenizi zayıf düşüren takıntılarınızın üstesinden gelin.
Dengeli bir beden görünümü algısı oluşturun.
Özgüveninizi güçlendirin.
Bedenim Bana Ait
Bedenin Simyası
Beyin Ve Beden Arasındaki Sihir: Egzersizin Beyin Üzerindeki Devrim Nitelikli Etkisi
Bitkilerin Gizli Öğretileri
“Söyle bana” dedim. “Neden yaptığımız şeyleri yapıyoruz, neden Dünya’ya karşı bu kadar kaba davranıyoruz? İnsan denen türün ekolojik işlevi nedir?”
Doğa’yı, bitkisel ilaçları ve şifayı anlamak için beynin doğrusal algısının yanında kalbin holistik algısının önemi tarih öncesinden beri bilinmekteydi. Kuşaklar boyu şifacılar yetiştirmiş bir aileden gelen Stephen Harrod Buhner, İngiliz botanikçi Luther Burbank’ten Goethe’ye, bilim insanı, yazar ve düşünürlerin eserlerinde dolaşıyor. Okura Doğa’nın bilgisini özümsemeleri, bitkilerin tıbbi kullanımlarını öğrenmeleri ve Dünya’yla kurulacak derin bağın manevi etkilerini anlamaları için bir rehber sunuyor.
Can Boğazdan Çıkar
Beslenme Şeklimiz Hasta Ediyor
Bir klinikte yapılan ankette “İnsan niçin hasta olur?” sorusuna; insanların yüzde yetmiş üçü “Allah sevdiğine hastalık verir!” şıkkını işaretlemiştir. Birçok insan hastalığı kaderimizin ya da genetik yapımızın kalıtsal bir sonucu olarak kabul eder. Bu nedenle beslenme şeklimizin bizi hasta edebileceğini aklımıza getirmeyiz!
Motorların Farklı Yakıtla Çalıştığı Gibi...
Hastalıklarımızın büyük bir kısmının yediklerimiz ve içtiklerimizden kaynaklandığı bilimsel anlamda da ispat edilmiştir. Kişilerin mizaçlarına uygun beslenmemesi, hastalıklara davetiye çıkarmaktadır. Yapılan bilimsel çalışmalarda, farklı motorlarda farklı yakıtlar kullanıldığı gibi; insanların da birbirinden farklı mizaç ve yapılara sahip olduğu, alınan gıdayı hazmettirecek enzimin her bünyede aynı güçte ifraz edilmediği belirlenmiştir.
Kan Grubunuza Göre Beslenin
Bugün tüm dünyada, bu yeni bilgiler ışığında yeni bir beslenme tarzı önerilmekte; kişilerin, kan gruplarına (mizaçlarına) uygun beslenmeleri halinde şişmanlık ve hastalık probleminden kurtulacakları savunulmaktadır. Geleneksel tıp daha da ileri giderek her insanın kendine özgü sindirim sistemi ve enzimleri olduğu bilgisinden hareketle, kişiye özel beslenme programları önermektedir.
Bilinçli Beslenip Sağlıklı Yaşayın
Kendi bünyenize göre bilinçli beslenmenin yol ve yöntemlerini öğrenerek sağlıklı yaşayın
Çocuk Eğitiminde 100 Temel Kural 0 6 Yaş
Türkiye'nin en çok okunan pedagoji kitapları yazarı Pedagog Dr. Adem Güneş, bu kez çocukluk döneminin en kritik çağını ele aldı.
Çocuğun kişiliğinin ana hatlarının oluştuğu 0-6 yaş dönemi ve bu dönemde kaçırılmaması gereken 100 Temel Kural'ı kısa, öz ve sade bir dille bu eserde topladı.
Bir Hint atasözü; “Çocuklarınızı 6 yaşına kadar bana verin, 60 yaşına kadar sizin olsun…” der…
Pedagojik açıdan doğrudur bu söz…
Zira çocukluk dönemi, his edinim dönemidir…
Ve hangi his yerleşirse 6 yaşına kadar çocuğa; o, huya dönüşür…
İncecik sızı bırakır duyguda, sökülüp atılması kolay olmayan…
Kiminde, uğursuz bir iç ses gibi fısıldar durur, bütün bir ömür değersizlik hissettirir insana iliklerine kadar…
Kiminde ise cıvıl cıvıl bir iç kıpırtısı verir, dinmek bilmez yaşama sevinci…
Ve en zor anlarda çocukluğun tebessümü koşar gelir yardıma...
Her insanın sadece bir kez çocuk olma hakkı vardır…
O da anne babasının çocukluğunu yaşamasına izin verdiği kadardır…
Düşünce Gücüyle Tedavi
Düşündüğünüz her şeyin, yaşayacağınız her şeyin belirleyicisi olduğunu hiç düşündünüz mü?
Louise Hay “Düşünce Gücüyle Tedavi” adı altında kaleme aldığı kitabında bu düşünceden yola çıkarak yepyeni bir dünyanın kapılarını aralıyor. Bu öyle bir dünya ki sevginin ve özgüvenin temelleri üzerine kurulu. Ve sevgiyle özgüvenin başaramayacağı hiçbir şey yok. Kitabı okumaya başladığınız anda, gerçekten bir şeylerin değişmesi gerektiğini fark ediyor ve olumlu bir değişim içine girdiğinizi hissediyorsunuz. Bu bir tür düşünce tedavisidir. İyi, olumlu ve gerçek... Bugüne kadar başınıza gelen tüm olumsuzlukların ve hastalıkların, kendi kendinize ürettiğiniz olumsuz düşüncelerden kaynaklandığını söylüyor Hay. Bundan sonra yaşayacaklarınızın sizi memnun etmesini mi istiyorsunuz? Bu kitabı okuyarak bir başlangıç yapabilirsiniz. Kendinizi bu dünyaya çile çekmeye ve mutsuz olmaya gelmiş bir zavallı insancık olarak değil; seven, sevilen ve mutlu olmaya layık bir canlı olduğunuz için gönderilmiş bir pozitif enerji olarak düşünün.
Kitap, küçücük bir sivilceden, kansere kadar birçok hastalığın nedenlerinin psikolojik olumsuzluklardan kaynaklandığını satır satır anlatıyor. Hangi hastalık için, hangi olumlu öneriyi düşüncelerinizin besini olarak kullanacağınızı da söylüyor.
Evlat
İster âlim ol ister zalim; dünyadaki ilk rolün evlat olmaktı. Önce anne babalarımızın sonra da bu toplumun evlatları olduk. Toplum bir kanaviçe gibi ince ince işlenmiş rengârenk bir tablo. Her bir evlat o tabloda küçücük bir nokta! Küçücük bir nokta olsak da tabloda yerimiz belli, rengimiz belli, diğer noktalarla uyumumuz, ahengimiz belli. Hepimiz farklı renkteki iplerle işte böyle birbirimize bağlanmışız. Özümüzdeki renkler bir bütüne can vermiş. Özdeki o rengin solması, tablonun güzelliğini, ahengini etkilemiş. Bu kitap, tüm evlatlar güzel sözler duysunlar, doğru muamele görerek sevgi hamuru ile yoğrulsunlar diye yazıldı. Bir evlat olan kendim için, senin için, dünyaya gelmesine vesile olduğumuz çocuklarımız için, çocukla çalışan, kendiyle çelişen herkes için yazıldı.
Bu Kitapta Neler Var?
Bu kitapta, bir yandan bir akademisyenin hayat yolculuğunu anlatırken bir yandan da;
– Kriz anları için çözüm önerileri
– Bebeklik ve erken çocukluk döneminde beyin gelişimine kısa bir bakış
– Babanın çocuk gelişimindeki rolü
– Erken çocukluk döneminde özgüven gelişimi
– Çocukla iletişimde kullanılan kelimeler ve önemi
– Erken çocukluk döneminde hareket ihtiyacı
– Çocuk gelişiminde oyun ve kaliteli zaman
– Çocuk ve kitap
– Erken çocukluk döneminde televizyon ve tablet kullanımı
– Çocukluk çağı mastürbasyonu
– Erken çocukluk döneminde oyuncak ve renk tercihleri
– Kardeş kıskançlığı
– Erken çocukluk döneminde boşanma
– Erken çocukluk döneminde ölüm kavramı
Gençlik Reçeteleri
Gerçek Tıp
'Gerçek Tıp', hastalıkların gerçek sebeplerini, hastalıklara karşı çaresiz olmadığımızı, ilahi kuralları çiğneyerek şifaya ulaşılamayacağını ve yitirdiğimiz şifanın izini tekrar sürebileceğimizi anlatırken sade ve hikmet dolu bir gerçeğe işaret ediyor.
Tüm sağlık meselelerinin gerçek bir tıp yaklaşımıyla ele alındığı bu çalışmayla 'az yiyerek' ve 'doğru beslenerek' sağlığınızı koruyabilir; önerilen yöntemlerle hastalıklarınızdan kurtulabilirsiniz.
"Allah, şifasını vermediği hiçbir hastalığı yaratmamıştır. Onu bilen bildi, bilmeyen de bilmedi" (Buhari, Kader, 4)
Kalıcı Zayıfla
Sağlıklı kiloya ulaşmak ve kalıcı zayıflamak için okumanız gereken tek kitap. Çağımızın en büyük sağlık sorunu obezite! Tanıdığımız iki kişiden biri kilosundan hoşnut değil.
Peki, hiç düşündünüz mü, mevsimlik modalara dönüşen, üç ayda bir yenisi icat edilen “mucize diyetler” neden işe yaramıyor? Neden verdiğimiz kiloları aynı hızla geri alıyoruz? Acaba sorun tükettiğimiz gıdalarda mı, yoksa bizi içimizde yarattığı boşlukla duygusal yeme krizlerine sürükleyen modern çağda mı?
“Sayarak Zayıfla” sisteminin yaratıcısı Dr. Ayça Kaya, kilo vermenin püf noktalarını anlattığı kitabı Kalıcı Zayıfla ile kilo alma kilo verme doğru diyeti arama kısırdöngüsüne noktayı koyuyor. Sağlıklı kiloya ulaşmanın ve ideal kiloyu kalıcı olarak korumanın formülünü veriyor.
Hem de aç kalmadan, sevdiğimiz gıdaları tüketmeye devam ederek…
Karatay Diyeti’yle Beslenme Tuzaklarından Kurtuluş Rehberi
Porf. Dr. Canan Karatay bu kitabında sağlığını düşünen bilinçli bireyin en çok sorduğu soruya yanıt veriyor: "Neyi niçin yiyelim, neyi niçin yemeyelim?" Bu sorunun yanıtı önemli çünkü modern çağ, insanı hasta eden beslenme tuzaklarıyla dolu. Yanlış bilgilendirme, para uğruna gerçekleri gizleme, satışlar düşmesin diye belli ürünlerin zararlarını örtbas etme, geleneksel ve sağlıklı ürünleri karalama, endüstrinin sık başvurduğu taktiklerden... Bu 'ambalajlı' tuzaklara düşen masum insanlar da önce enerjisini ve sonra sağlığını kaybediyor.
İnsan ancak binlerce enzim, onlarca hormon dengeli bir şekilde çalıştığı zaman sağlıklı bir vücuda sahip olabiliyor. 'Beslenme tuzakları' işte bizi tam da buradan vuruyor! Çünkü yediklerimiz ve yaşam biçimimiz hormonlarımızı ve metabolizmamızı çok çabuk etkiliyor, hassas dengeyi bozibiliyor! Bu denge bozucular arasında neler yok ki: 1980'li yıllardan sonra moda olan kalori hesabı, az yağlı beslenme, light ürünler, 'mış' gibi üretilen fabrikasyon yiyecekler, bir türlü bırakılamayan tatlı ve şekerler, şekerli içecekler, trans yağlar...
Ezber bozan Profesör Canan Karatay, özellikle hormonal dengesizliği ve metabolik bozukluğu olan hastalarından gelen yoğun taleple şimdi de 7'den 70'e herkesi ilgilendiren bu kitabı hazırladı. Prof. Karatay, Beslenme Tuzaklarından Kurtuluş Rehberi'nde sağlıklı proteinlerin, sağlıklı yağların ve sağlıklı karonhidratların ne olduğunu, ne şekilde tüketilmesi gerektiğini, sağlıklı ve sağlıksız yiyeceklerin vücudumuza girdiği andan itibaren nasıl yol aldığını, hazmolduktan sonra nasıl etki yaptığını ve nelere sebep olduğunu yine bilimsel referanslar eşliğinde anlatıyor.
Karatay Diyetiyle Obezite Ve Diyayabete Çözüm Var
İnsülin direncini kırmanın, hipoglisemiyi önlemenin ABC’si! İnsanlar bilinçli olarak yaşadıklarında, sağlıklarını korumakta güçlük çekmiyorlar ve mutlu oluyorlar. İşte bu sebeple sağlığımızın sorumluluğunu kendi elimize almak ve korumak, en ucuz ve kolay yoldur. Hastalanmamak elimizdedir, yalnız kendi elimizdedir, başka kimsenin elinde değildir! Bizler buna karar verip yaşam biçimimizde köklü ve sağlıklı değişikler yapabildiğimiz zaman obeziteyi, diyabeti, kalp krizini, inme dediğimiz felç hastalıklarını ve diğer kronik dejeneratif hastalıkları önleyebiliriz. Prof. Canan Efendigil Karatay, satış rekorları kıran ilk üç kitabıyla Türkiye’de bir ‘sağlıklı halk hareketi’ başlattı. Bu kitapları okuyanlar hem kolayca zayıfladı hem de kalıcı kilo verdiren geleneksel Türk mutfağıyla tanıştı. Ezber bozan Profesör Canan Efendigil Karatay, bu kez diyabete çözüm sunuyor. Ona göre şişmanlık, obezite ve diyabet birbirinden ayrılamaz hastalıklar. Hatta çoğu kez bunlara kalp ve damar hastalıkları da eşlik ediyor. Dolayısıyla beslenme ve yaşam biçimini Karatay prensiplerine göre yeniden düzenlemek, birçok metabolik hastalıktan da kurtulmak anlamına geliyor. Elinizdeki kitap diyabet hastalarından gelen yoğun talebe yanıt vermek için yazıldı. Prof. Canan Karatay her zamanki anlaşılır üslubuyla obezite ve diyabet hastalığının nasıl geliştiğini ve nasıl düzeltilip önlenebileceğini anlatıyor. Her tür şekerin vücuda nasıl zarar verdiğini gözler önüne seriyor. İnsülin direncinden, hipoglisemi ataklarından ve insülin takviyesinden kurtulmanın şifrelerini veriyor! Türkiye’deki 20 milyon fazla kilolu, 20 milyon obez ve 10 milyon diyabetliye şimdiden hayırlı olsun! Çünkü kitaptaki tavsiyelere uyarak ‘sağlıklı ve mutlu bir hayata tekrar merhaba’ demek artık çok kolay!
Karatay Mutfağı
"Ben şunun garantisini veriyorum: Mutfağını, Karatay Mutfağı’na çevirenler sağlık bulacak, zayıflayacak ve kilosunu koruyacak! Bunu yaparken de hiç strese girmeyecekler." ‘Türkiye’yi zayıflatan profesör’ olarak ünlenen ve ilk iki kitabı satış rekorları kıran Prof. Canan Efendigil Karatay, bu kez sizin için ‘kalıcı kilo verdiren’ doğal ve lezzetli yemek tariflerini seçti. Karatay Mutfağı, Türk mutfağının en güzel örneklerini Karatay prensiplerine göre revize ederek sunuyor. Kitap adeta bir sağlıklı yaşam prospektüsü niteliğinde: Doğal ve temiz malzeme seçimi, sağlıklı pişirme yöntemleri, yoğurt, tereyağı gibi evde yapılabilecek doğal ürünlerin tarifleri... Ve çorbalardan salatalara, mezelerden yumurtalı yemeklere, zeytinyağlılardan et ve balık yemeklerine tamamı denenmiş onlarca leziz tarif. Küçük ‘tatlı’ kaçamaklar ve dinlendiren çay formülleri de hediyesi! Bu tariflerin en önemli özelliği ise zayıflatması... Çünkü hepsinin glisemik indeksi düşük. Yani Karatay Mutfağı, Karatay beslenme felsefesinin ‘pratik kitabı’ niteliğinde. Sürdürülebilir bir mutfağın olmazsa olmazı. Son sözü yine Prof. Karatay’a bırakalım: "Eşinin, çocuklarının, sevdiklerinin sağlığını (ve elbette kilosunu) düşünen herkesin bu kitabı okumasını ve tarifleri uygulamasını öneriyorum. Bu kitap ‘şişmanlıktan uzak’ sağlıklı nesiller yetiştirmek için önemli bir mihenk taşı. İlk iki kitabımla birlikte Karatay Mutfağı’na da kütüphanenizde mutlaka yer açın."
Mutluluk Kürleri
Mutluluk sağlıkla, sağlık mutlulukla mümkündür. Bağışıklık sisteminin dengeli ve güçlü çalışmasının ilk şartı yaşam sevincidir. Doğru beslenme ve bitkisel kürlerin gücüyle yaşamdan keyif alabilirsiniz.
Bu kitap modern yaşamın en önemli sorunlarına, bilimsel araştırmalarla kanıtlanmış gerçeklerin ışığında bakıyor. Katkı maddeleriyle dolu işlenmiş gıdalarla gelen depresyon, stres, hâlsizlik, fazla kilolar ve uyku problemi, vücudunuzun imdat sinyalleridir. Bu sorunları ilaçlar çözmez, aksine daha da kötüleştirir.
Şifa gıdanızdadır.
Mutluluk Kürleri’ni yeni başlangıçlara vesile olması için yazdım. Kitaptaki 21 günlük beslenme modelini uyguladığınızda…
Kendinizi hiç olmadığınız kadar enerjik ve dinç hissedeceksiniz!
Fazla kilolarınızı vereceksiniz. Hem de hiç aç kalmadan!
Uykunuz düzene girecek!
Depresyondan kurtulmaya başlayacaksınız!
Hayata pozitif bakacaksınız!
Ve kendinizi hiç olmadığınız kadar mutlu hissedeceksiniz!
En önemlisi, Mutluluk Kürleri’ni okuduğunuzda,
şifanın fıtratı ile oynanmamış gerçek gıdada olduğunu anlayacaksınız. Hipokrat’ın binlerce yıl önce söylediği gibi:
“Besininiz ilacınız, ilacınız besininiz olsun.”
Otizme Çözüm Var!
Otizm şu anda, bütün dünyada salgın hastalık gibi yayılıyor. Veba gibi... Sorumlusu hepimiziz. Dünyayı kirletenler...
Analarının rahminde bile onlara ulaşmayı başaran zehirlerden kurtulamıyor bazı bebekler. Bazıları büyüyünce hastalanmasınlar diye vuruldukları aşıdan, antibiyotikten, bazıları annelerinin içtiği renkli gazozdan, saç boyasından, tarım ilacından zehirleniyor.
Mide-bağırsak sorunları, bunlara bağlı olarak gelişen vitamin, mineral ve amino asit eksiklikleri, başta süt ve buğday olmak üzere çeşitli gıda proteinlerine karşı gelişen besin tahammülsüzlükleri, yeteri kadar güneşlenmeme ve maruz kalınan çeşitli toksinler bir araya geldiğinde otizm tablosu oluşuyor.
Herkesin gördüğü gibi göremiyor, işittiği gibi işitemiyor, kafalarının içinde bir ışık ve ses bombardımanıyla yaşıyor otizmli çocuklar...
Bu kitabın yazarları "Otizm tedavi edilebilir ve önlenebilir bir hastalıktır" diyor. Prof. Dr. Ahmet Aydın 10 yıldır otizmin biyomedikal tedavisi ile ilgileniyor. Dr. Cem Kınacı ise uluslararası DAN protokolünün (Defeat Autism Now! - Otizmi Şimdi Yen!) Türkiye'deki ilk hekimi.
Kitap, otizmi ailesinde yaşayanlara yardımcı olmayı hedefliyor. Otistik çocukların nasıl tedavi edilebileceğinin yolunu gösteriyor. Konuyla ilgilenen hekimlere ışık tutuyor, dünya çapındaki literatürü tarıyor. Asıl hedefiyse başka, henüz doğmamış çocukları kurtarmak...Alacağınız önlemlerle, yiyip içtiğinize, kullanacağınız kozmetiğe, duvar boyasına göstereceğiniz özenle bu salgının önüne geçmek mümkün. Şu kadarını söyleyelim: Bir anne, sadece yoğurt mayalamakla bile çocuklarının hayatını değiştirebilir!
Aile kurmayı düşünenler, bebek bekleyenler, küçük bebeği olanlar... Bu kitabı lütfen okuyun!
Panzehir- Halk Sağlığı İçin Dört Kıtada Mücadele Dolu Bir Hayat Hikayesi
O, on üç yıldır hayatımızın bir parçası. ‘Bana bir kaldıraç verin dünyayı yerinden oynatayım’ misali, on üç yıldır kapitalizmin güdümündeki tıbbın, ilaç ve gıda endüstrisinin yozlaştırdığı, deforme ettiği anlayışla savaşıyor. On üç yıldır, yanlış bilgilerle zehirlenenlere Panzehir oluyor.
On üç yıldır Türkiye’nin gündeminde en çok konuşulan, sözlerine en çok değer verilen, en çok tartışılan insanlardan biri. Yaptığı açıklamalara önce karşı çıkanlar olsa da sonunda hep o haklı çıktı. O, aslında bu ülkede kendi devrimini yaptı, bu adeta bir halk hareketiydi ve diğerleri, onun peşinden kendi seslerini oluşturdular. O, Türkiye’de sağlığa bakışı kökten değiştirdi, onunki kadim tıp ışığında bir halk sağlığı mücadelesi. Bu herkese nasip olmaz.
Sayarak Zayıfla 5333
Sağlıklı ve kalıcı zayıflamanın formülü Fazla kilolarımızın hepsinden kurtulmak ve bir daha hiç kilo almamak! Kulağa çok hoş geliyor değil mi? Hem de sıkıcı bir rutine dönüşen diyet reçeteleri olmadan... İster baklava ister lahmacun yiyerek... Günlük menülerinizi özgürce, kendiniz planlayarak... Yeni bir "mucize diyet" daha mı diyorsunuz belki. Demeyin! Çünkü Sayarak Zayıfla - 5333 bir diyet yöntemi değil aslında. Kalori hesapları yok. Matematik var bu sistemde. Yapmanız gereken, kilo-boy ve yaş grubu parametrelerini kullanarak kitapta yer alan zayıflama formüllerinden sizin için uygun olanı belirlemek. Ve yemek saatlerinizi keyifli bir oyuna dönüştürmek! Hepsi bu!
Sayarak Zayıfla Mutfakta
İster börek ister aşure yiyerek...
Fazla kilolarınızdan kurtulmaya...
İncecik bir bedene kavuşmaya...
Zayıflamaya hazır mısınız?
Mutfaklarda gerçek bir reform yapmanın zamanı geldi artık!
Aynı şeyleri yiyeceğiz ama pişirdiğimiz bütün yemekleri “yağ yakan, tok tutan” öğünlere dönüştüreceğiz! “Sayarak Zayıfla” sisteminden yola çıkarak kalorisi azaltılmış tariflerle fazla kilolara veda edeceğiz. Pişirme yöntemlerinde ve kullandığımız malzemelerde çok küçük değişiklikler yaparak hem daha az acıkacağız hem de daha sağlıklı besleneceğiz.
Sayarak Zayıfla Mutfakta tarifleriyle istediğiniz kiloya ulaşmak hayal değil artık. Bu sistemde mantıdan pilava, patatesten tatlıya her şeyi yemek serbest!
Daha ne olsun? Hadi afiyet olsun!
Şenlikli Toplum
Son yılların en radikal yazarlarından Ivan Illich, daha çok kurumlara ve kurumlaşmaya yönelttiği eleştirileriyle tanınıyor. Eğitim, sağlık, politika gibi kurumların insan yaratıcılığını öldürerek insanları kendine bağımlı kıldığını savunuyor. İlerleme ve verimlilik adına korkunç bir üretim/tüketim çılgınlığının yaşandığını oysa sanayileşme ve büyüme kavramlarının vazgeçilmeyecek kavramlar olmadığını ifade ediyor. Şenlikli Toplum’da ise seri üretim teknolojilerinin, insanları bürokrasinin ve makinelerin aksesuarları haline nasıl getirdiğini göstererek modern sanayi toplumlarını sorguluyor. Ve kişiler arasında özerk, yaratıcı ilişkiler kurulabilmesinde araçların rolüne değiniyor. İnsanların çalışırken zevk almaları, sevinç duymaları için araçlara hükmetmeleri gerektiğini belirterek, araçların insanlara hükmetmeye başladığı noktada büyümeye karşı çıkıyor.
“Elimdeki ilginç yapıtın sadece hekimlik ve tedavi konusunu işlediği sanılmasın; Ivan Illich, sorunu çok daha kapsamlı bir açıdan ele alıyor; daha fazla üretim ve daha fazla tüketim ilkesine dayanan çağdaş sanayi toplumunun başımıza açtığı ve nasıl bir sona varacağı açıkça kestirilmeyen sorunudur bu.”
- Melih Cevdet Anday/Cumhuriyet
“Şenlikli Toplum, üretim, verimlilik ve bilim gibi kutsal kavramları sorgularken, beliren sorunların sadece sanayileşmiş ülkeler açısından değil, gelişmekte olan ülkeler ve sosyalist ülkeler açısından da önem taşıdığını vurguluyor.”
- Ahmet Oktay/Milliyet
“Hele hele Yeşil ve Radikal hareketlerin pek sağlıklı olmasa da yeni yeni filiz vermeye başladığı Türkiye’de, Şenlikli Toplum mutlaka ciddiye alınması gereken az sayıda kitaplardan biri.”
- Tuğrul Eryılmaz/Milliyet Sanat
Şifa – Hastalıkların Duygusal Sebepleri
Küresel çağın olumsuzlukları bütün duygusal meselelerin içerisine sızarak bazen direkt bazen de dolaylı yoldan insanları hasta ediyor. Bu yüzden son doğal insan nesli boğuştuğu esas düşmanın ne kadar öldürücü olduğunu gözden kaçırıyor. Doğal hayatın içerisinde kendini en iyi şekilde kamufle etmeyi başaran duygusal sebepli katiller, insan ömrüne travmalardan çok hastalıklar ile saldırırken duygusal sebebe bağlı ölen kişilerin gerçekte neden hasta oldukları dahi bilinmiyor. Hasta olmadan önce ruhunuzu, sonra da duygudan kaynaklı olası hastalıkları hiç olmadan önlemek mümkün. Bunu bilmek insanlık için büyük bir müjdedir! Hiç vakit kaybetmeden, gerçek şifayı kalbinizde hissedin. Bu yolculukta duygularla hastalıkların, ruh-beden-zihin üçgeninin birbiriyle muhteşem bağına şahit olacağız. Duyguların kötü etkilerinin fark edilmediğinde nasıl hastalığa dönüştüğüyle yüzleşmek sizin için ilk adım. Esas şaşkınlık bilim diye anılan birçok şifanın nasıl da bu düşmanı bilerek görmezden geldiğine tanıklık edince başlayacak. Çünkü hem beslenmenin hem de duygusal sebeplerin bilinçli eller ile yok sayılması umuda bakışınızı değiştirecek. Şifanın duygusal izlerinde o kadar ileri gideceğiz ki, bırakın anne karnındaki hayatımızın günümüze etkilerini, atalarımıza kadar uzanan aktarım öykülerini dahi ele alacağız. İnanç ve sevgi gibi gözle görülmeyen ama insan hayatını ötelere taşıyan bir mucizenin, şifanın içindeki şahane etkilerine de tanık olacağız. Hasta olduktan sonra değil, hasta olmadan önce alıyoruz önlemimizi. İyileşmek, daha da önemlisi hastalık bizi bulmadan harekete geçmek için kendi değişimimizi sağlayabiliriz. Bu değişim için önümüzde hiçbir engel yok. Tabii kendi direncimizi saymazsak… Bu kitap hastalıklar ile duygusal sebepler arasındaki bağı ortaya koyarken hem dolaylı bir şifanın hem de ‘hiç vakit kaybetmeden’ yapabileceklerimizin peşine düşüyor.
Son Söz – Gerçek Tıp Dersleri Cilt 1
Bu eser 2 ciltlik eserin 1. cildidir.
Bu kitaptaki dersler 2012 yılında NHI Doğal Sağlık Enstitüsü tarafından videoya kaydedilen görüntülerin transkripte edilmiş hali olup Aidin Salih'in vefatından sonra hazırlanmıştır.
Günümüzde modern tıbbın imkânları çoğaldı ama hastalıklar da aynı şekilde çoğaldı ve yaygınlaştı.
Hiçbir hastalığın gerçek sebebini bilmeyen modern tıp, birtakım hastalık belirtilerine isim verip teşhis koyarak deneme yanılma yöntemleriyle tedavi etmeye çalışmaktadır. Çünkü sebebi bilinmeyen bir hastalığın tedavisi imkansızdır.
Bugünkü fen bilimlerini düşündüğünüzde mekanik fizik, elektromanyetik fizik ve sair hakkında kalın kalın kitaplar mevcut olduğunu görürsünüz.
Şimdi ise sibernetik tıp çıktı ve fizik kanunlarının tümü, kimya kanunlarınında %70'i iptal oldu. Hani o bildiklerinize ne oldu?
Hepsi seraptan ibarettir.
Bu yüzden Cenab-ı Hak, kitapta bizim için farzları bildirdi. Peygamberimiz (sav) de bütün sünnetleri gösterdi. Artık bizim için inanacak başka birşey yoktur.
Cenab-ı Hak Al-i İmran suresi 160. ayette "Allah yardım ederse size galip gelecek kimse yoktur. Eğer sizi bırakıverirse O'ndan sonra size kim yardım eder? Mü'minler ancak Allah'a dayanıp güvensinler." demektedir.
Bu son noktadır, başka da hiçbir şey yoktur.
Tokuz Ama Açız Mideni Değil. Hu¨crelerini Doyur!
Sonsuz sağlık ve gençlik peşindeyseniz
bu kitap size yol gösterecek.
Karnımız tok… Ama hücrelerimiz aç… Hücrelerimizi besleyemiyoruz.
Üstelik yediklerimizin çoğu; görüntüleri güzel, tatları lezzetli olsa dahi “besin” bile değil!
Öyle ki bir öğünde afiyetle 1.000 kalorilik yiyecek tüketip yine de hücrelerimizin ihtiyacı olan 1 gram gerçek besini alamayabiliyoruz.
Yakıt doğru değilse motor verimli çalışır mı?
Oysa vücudun temel biyolojik kuralları vardır. Bizler ise biyolojinin kanunlarını her gün her öğünde ihlal ediyoruz.
⦁ Artık çok az yeseniz dahi kilo vermekte zorlanıyor ve kendinizi sık sık bitkin mi hissediyorsunuz?
⦁ Obezite, diyabet, otoimmün hastalıklar neden bu kadar arttı? Bunlardan birinin sizi bulmamasını nasıl garanti edeceksiniz?
⦁ Eskiden kanser, bir arkadaşınızın arkadaşının tanıdığı kadar uzak bir mesafedeydi. Peki ya şimdi? Yakın çemberde, aile bireylerinizde bile yok mu?
Sayısı hızla artan hastalıkların çok yakında bizi bulması ihtimalinin istatistiksel olarak çok yüksek olduğunu unutuyoruz. Kendimizi istisna sanıyoruz.
Diyelim ki hastalıkları umursamıyoruz, sadece dış görüntümüz konusunda takıntılıyız. Sonuç değişmez, bu sefer de diyet yaptıkça kilo alıyoruz. Yine çıkmazdayız!
Çözüm; hücrelerimize gerçek ihtiyaçlarını, gerçek besinleri vermekten geçiyor.
Çünkü hücrelerimizin her şeyden önce “doğru enerji”ye ihtiyacı var.
Dr. Ayşegül Çoruhlu’nun değerli kaleminden Tokuz ama Açız’la, gerçek anlamda sağlıklı beslenmek, sağlıklı kiloda kalmak adına bilmeniz gereken her şeyi öğreneceksiniz.
Yaptığınız yanlışların nelere mâl olduğunu gördükçe hücrelerinizi aslında ne zaman ve neyle beslemeniz gerektiğini göreceksiniz
Sadece kalori kısıtlamasıyla değil, bazı yaşam alışkanlıklarınızı değiştirerek de ideal kiloya ulaşabileceğinizi anlayacaksınız.
Hücre sağlığı için “aklıyla yemek yemeyi öğrenmiş” daha sağlıklı birer birey olmayı hedefleyen herkes için şimdi değişme zamanı!
Yiyecek Anatomisi
DAMAK ZEVKİNİZ İÇİN BİR RENK CÜMBÜŞÜ
Yiyeceklerin ve dünya mutfaklarının Julia Rothman’ın muhteşem çizimleriyle tanıtıldığı görsel turla yiyecek dünyasına dalın. Bu kitapta, tüm dünyadaki yiyeceklerin tarihleri ve ilginç yanları, Rothman’ın benzersiz ve çekici tarzıyla resmedilmiştir ve anlatılmıştır.
Kuşkonmaz çatalı neye benzer? Hangi ülkede patates kızartmasının üstüne muz sosu dökülür? Balık filetosu ile balık bifteği arasındaki fark nedir? Her gün bir tutam bilgiyle kendinizi şımartın, eğlenmeyi de unutmayın.
Julia Rothman bir çizer olmasının yanı sıra kendine özgü tarzda duvar kâğıdı, çömlek, kumaş ve kırtasiye malzemeleri tasarlamaktadır. New York, Brooklyn’de yaşayan ve çalışan tasarımcı, New York Times’da köşe yazarlığı yapmaktadır. Ayrıca Çiftlik Anatomisi, Okyanusun Anatomisi ve Doğanın Anatomisi kitaplarının da yazarıdır. Rothman hakkında daha fazla bilgiye juliarothman.com adresinden ulaşabilirsiniz.