Kulak Aşık Olurmuş Gözden Evvel
Gece Günlüğü
GECELERİ YALNIZCA BİRKAÇ DAKİKA YAZARAK HAYALİNİ KURDUĞUNUZ HAYATA UYANIN!
Kilo vermek için başladığınız her diyet yarım kalıyorsa,
Duygusal yeme alışkanlığınızla baş edemiyorsanız,
Kendinizi mutlu hissetmek için sürekli gözünüz tatlılardaysa,
Finansal hedefleriniz hep bir adım gerideyse,
Artık bunu değiştirme zamanı geldi!
Gece Günlüğü tekniği, şikâyetçi olduğunuz ne varsa bırakmanız ve hayatınızı yeniden yazmanız için size rehberlik edecek.
Gece Günlüğü’nün yazarı Elif Erdenay, kendi kendine yardım programlarıyla binlerce insanın kötü alışkanlıklarını bırakıp hayatlarının kontrolünü ellerine almasına yardımcı olmuştur. Dünya üzerinde kullanılan en faydalı teknikleri öğreterek insanlara hayatlarını daha anlamlı yaşamaları ve istedikleri sonuçları elde etmeleri için ilham vermiştir.
Gece Günlüğü sizin için ne yapar? Kilo vermek için sizi motive eder ve disiplini sağlar. Duygusal yeme alışkanlığını sonlandırmanız için bilinçaltınızı yeniden programlar. Finansal hedeflerinizi belirler ve zenginleşme zihniyeti oluşturur. Özgüveninizi yükseltir ve kendinize olan inancınızı artırır.
Bu kitap, yalnızca bir rehber değil, aynı zamanda kişisel bir tecrübenin, yıllarca süren deneyimlerin, binlerce hayatı değiştiren tekniklerin ve bilimsel yaklaşımların bir birleşimidir. Hayal ettiğiniz her şey, bu sayfaların içinde sizi bekliyor. Gece Günlüğü, kelimelerin şifasını size gösterecek. Mental ve fiziksel forma ulaşmak hiç bu kadar kolay olmamıştı!
Kalbin Şifası Hayatın Zincirlerinden Kurtulmaya Dair İçgörüler
Dünyaca ünlü bir davetçi ve başta gençler olmak üzere çok geniş bir kitleye manevi ve ruhsal gelişimi İslam perspektifinden anlatan bir konuşmacı olan Yasmin Mogahed Kalbin Şifası’nda hayatın zincirlerinden kurtulmaya dair içgörüler kazandıran bir bakış açısı sunuyor. Kalbimizi bağladığımız “şeyler”, insanın maneviyatını sabote eder boyuta geçen aşk duygusu, hayatın getirdiği imtihanlar, Yaratıcımızla kurduğumuz ilişki, kadınlara kültürel olarak yüklenen ekstra zorluklar gibi temalar üzerinden bir farkındalık oluşturuyor.
Kalbin Şifası yalnızca bir kişisel gelişim kitabı değil, aynı zamanda kalbin yolculuğuna dair bir rehber. Hayatı bir okyanusa benzeten Mogahed, kalbinizi bu okyanusun derinliklerine batmaktan nasıl koruyacağınızı ve batarsanız ne yapmanız gerektiğini anlatıyor. Kurtuluş, umut ve yenilenmeden bahsediyor. Her kalp iyileşebilir ve yaşadığımız her an bizi, hayatımızı değiştirecek o dönüşe yaklaştırmak için yaratılmıştır. Kalbin Şifası işte o her şeyin durduğu ve bambaşka göründüğü ânı, kendi uyanışımızı bulma yolunu gösteriyor bize. İşte o zaman, daha iyi, daha doğru, daha hür bir insan olduğumuz hâlimize geri dönebiliriz.
“Kalbin Şifası, İslam’ın manevi mesajını yansıtıyor: sade, derin ve yüceltici. Yasmin Mogahed kişisel ve samimi yolculuğu boyunca okurunu çok özel bir şekilde beraberinde götürüyor: kalpten kalbe hitap ediyor, aklı tatmin ediyor. Kitap, elde ettiği başarıyı sonuna kadar hak ediyor.
Bu kitap her birimizin Bir Olan’a ve kalbimize yaklaşmasına yardımcı oluyor. Kalbin Şifası, madde ve mânânın sevgi ve huzur yoluyla uzlaşısını anlatıyor. Hepimizin buna ihtiyacı var.”
Tarık Ramazan
Sevdim Seni Matematik
Bu kitap, vazgeçmemen gerektiğini hatırlatmak, "matematik başarısızlığının" nedenlerini görmene yardımcı olmak ve onunla mücadele ederken sana kılavuzluk yapmak için yazıldı. Matematikte başarılı olmak için yapılması gerekenleri yapacak tek kişi Sensin!
Matematik birçok öğrencinin sevmediği dersler sıralamasında zirveyi kimseye kaptırmamaktadır. Lise ve üniversiteye giriş sınavlarında matematikte tek bir soru dahi cevaplayamayan binlerce öğrencinin olduğu gerçeği karşısında bu başarısızlık küçümsenmemelidir. Anneler, babalar, öğrenciler ve hatta öğretmenler bu başarısızlığı öğrencinin "matematik yeteneğinin" olmamasına dayandırır. Ancak yapılan araştırmalara göre her çocukta matematik yeteneği vardır. Matematikte başarısızlık "matematik korkusu" ve "matematiği sevmeme" duygusundan kaynaklanır.
İnsan İsterse 4 Azmin Zafer Öyküleri
Bazıları asi ama azimli doğar. Kalıplara sığmaz, sıra dışı yaşarlar. Alanlarında çığır açar, devrimci yenilikler yaparlar. Yerleşik yargılara meydan okurlar. Özgün ve özgür ruhlarıyla, yalnız kalsalar da ileri yürürler. Ömürleri mücadeleyle geçer. Öfkeyle kalkıp başarıyla oturanların hikâyeleri bu kitapta...
Orta Asya bozkırlarında doğdu, önce mülteci, sonra bekçi, sonunda NATO'ya VIP yönetici oldu! Türkistan-Hindistan-Türkiye üçgeninde yaşanan görkemli bir serüven. Kazak kurdu Şerizat'ın film gibi hikayesi ilk kez İnsan İsterse'de...
Tabelacı babasının aldığı bisikleti çalan çocuğu yakalasaydı katil olacaktı, yakalayamayınca dünya ağır siklet boks şampiyonu oldu! Asi efsane Muhammed Ali'nin hikayesi...
Yoksul ve yalnız bir çocuk nasıl yılmaz bir savaşçıya dönüştü? Gözyaşlarını gülmeceye çeviren Aziz Nesin'in insanı başarıya azmettiren hikayesi...
İlkokulu zor bitirdi ama "balonu şişirip satarak" dünya markası oldu! Zeki Başeskioğlu'nun "zekice" yükseliş öyküsü...
Emekliliğine iki ay kala ordudan atılınca inat edip yazdığı kitaplarla ordu kadar okuru oldu! İskender Pala'nın hikayesi...
2,5 yaşında babasını kaybetti, sisteme inat dershaneye gitmeden Boğaziçi'ni kazandı: Teoman'ın azimli yüzü...
Üniversiteyi 6 ayda terk etti, evin garajında kurduğu şirketle efsane oldu: Steve Jobs'un hikayesi...
Erkeklere meydan okudu, "Kadınca" bir başarının kahramanı oldu: Duygu Asena'nın azmi nasıl zaferine ulaştı?
Babasına karşı çıkınca, önce beş parasız kaldı, sonra "my başarı” sahibi oldu: Ali Ağaoğlu'nun hikayesi...
Avukat patronuna kızdı, hukuk okuyup New York'ta kendi hukuk bürosunu açtı: Çiğdem Acar'ın hikayesi...
"Türkler ancak kebapçılıktan anlar," diyenlere inat, Londra ve Las Vegas'ta İngilizce kursu açtı: Kazım Kahraman'ın hikayesi...
Heykeli "hayattayken üzerine atılan taşlardan yapılan" Soljenitsin'in hikayesi...
Bir amigonun 'Alen'i başarı hikayesi: "Çarşı" azimsizliğe de karşı! Bir grup öğrencinin "imkansızın fotoğrafını çekme" hikayesi...
Neuro Aşk
AŞK neden var gerçekten?
Peki, gerçekten de sihirli mi? Kalpten mi başlıyor? Yoksa karındaki kelebeklerle mi?
Ya da AŞK tamamen beyinde yaşanılan bir süreç olabilir mi?
Daha da önemlisi biz AŞK sürecini öğrenerek istediğimizi kişiyi hayatımıza çekebilir miyiz?
Daha önceki kitaplarım Yıka Beynini, Beynine Format At ve Sağlığına Format At’ı okuduysanız ya da bir şekilde denk geldiyseniz yaşamda başımıza gelen her şeyde beynimizin bizi nasıl yönlendirdiğini anlatmıştım.
Ben size bu kitapta aşkın ilk insandan başlayan milyonlarca yıllık kurallarını, bilimini ve NeuroAŞK’ı anlatıyorum.
Ve günlük hayatta doğru aşkı ve ilişkiyi yaşamak için en pratik tüyoları ve aşkta kaybeden taraf olduysanız AŞK acısını, ayrılıklar sonucu oluşan değersizlik hissini NeuroFormat sistemiyle nasıl temizleyeceğinizi de öğreneceksiniz.
Aşkı gerçekten anlamaya ve kazanan olmaya ne dersiniz?
Çekim Yasası
Hayatın büyük sırrı! Tüm "büyük" insanlar bu sırrı biliyor. Asırlar boyu bir avuç insan tarafından bilinen bu sır şimdi size de ulaştı. Sağlık, haz, para, kariyer, sevgi, huzur, mutluluk, doyumlu ilişkiler... İstediğiniz her şeyi yaratmanın sırrını siz de keşfedebilir ve hayatınıza çekebilirsiniz. Bu sırrın adı: Çekim Yasası Çekim Yasası her an ve her yerde devrede... Şu anda bu kitabı kendinize çektiğiniz gibi.
Bu Kitap Annelere Çok İyi Gelecek
Duaların Kayıp Sırları
GERÇEK DUA SAMİMİYETLE İÇE DÖNMEKTİR.
Hakikat bizden bilerek saklanmaz. Eğer Yaradan’ı hayatlarımızda hissetmiyorsak, sebebi biziz. Yaratıcı ilke her yerde kendini gösterir, o esen her meltemde, her çiy damlasında ve dalgaların hareketindedir...
Peki ama onu neden algılayamayız? Bize engel olan nedir?
Türkiye’de yüz binlerce okura ulaşmayı başaran Guy Finley bu kitapla bizi kendi sınırlı dünyamıza hapseden düşünce duvarlarını yıkıyor. Çoğu insan için sadece eksik olan şeyi istemek olarak görülen duanın şimdiye dek keşfedilmeyen gücüyle tanıştırıyor. Öz uyanış uygulamalarıyla bizleri sıradan dünyadan alıp asıl gerçeğin kalbine ulaştırıyor.
Hayatımız bu dünya içinde devam eden yorgun bir yürüyüşten ibaret değildir. Her birimiz, sadece iyiliğimiz için olan ve anbean gerçekleşen Büyük Görünmez İstek’in birer parçasıyız. Yalnız değiliz ve unutulmadık. Samimi bir duayla içsel gözlerimizi açabilir ve bize kalbimiz kadar yakın olan gerçeğe uyanabiliriz.
Başarı Bilgesi
Başarı arenasında türlü insanlar görülür:
Başarmak için doğanlar, çabayla başarılı olanlar, başarılı yapılanlar…
Peki bu büyük başarı tiyatrosunun kulisinde neler dönüyor?
Karakterli olmak mı zor, kariyerli olmak mı? Aşkta başarı ile başarı aşkı nasıl çatışır? Kaybedenlere oynayarak kazananların sırrı ne? Sosyal başarı jürisi kimi, neden seçer? Başarı bukalemunları nasıl yükselir? Başarıyı nasıl bölüşmeli? Az gelişmişler neden az gelişmiş kalır? Neden Türkiye’den dünya çapında başarılar pek çıkmıyor? Yakıcı sorulara yaratıcı cevaplar, akıllı okurları bekliyor.
Kendini geliştirmeyi seven ama hep aynı şeyleri okumaktan sıkılmış insanlar için, hayata, başarıya, aşka ve kariyere dair ilginç, yeni ve yararlı fikirler.
• Başarının en büyük rakibi başarısızlık değildir, aşktır.
Seçmediğimiz bir hayatın içinde doğarız. Seçeneklerimizi hayat hazırlar, seçimleri biz yaparız. Hepimizin önünde iki büyük soru var:
1. Şu hayatı nasıl yaşamalı?
2. Hayatın içinden başarıyla nasıl çıkmalı?
Dört Arketip
Tıp ve psikiyatri kökenli bir ruh çözümlemecisi olan Jung'un, psikolojik tiplemeler, kompleksler teorisi ve sözcük çağrışım testi gibi özgün bilimsel katkıları günümüz psikolojisi ve psikiyatrisi içinde hâlâ yerini korumaktadır. Bunun ötesinde, bugün Jung'u bir ekol olarak anmamızın nedeni, bütün insan bilimlerine yansıyan türev ve etkileriyle "simge" alanındaki çalışmaları, ve kişisel ya da kolektif bilinçdışının dinamiklerini ve görüngülerini irdeleyen yapıtlarıdır. Jung düşüncesinin antropolojiden teoloji ve felsefeye, etnolojiden sosyolojiye çok geniş bir alanda kalıcı izleri vardır.
Dijital Çağda Sağlıklı Çocuk Yetiştirmek
Yakın gelecekte teknoloji alışkanlıklarımızı kökünden değiştirecek bir devrime tanıklık ediyoruz.
Dijital dünyanın, tıpkı evren gibi, sınırları belirsiz; belki de yok.
Anne-babalar olarak, bugün belki de ilk kez, çocuklarımızın bizden beş adım ileriden gittiği bir dünyada -hem de sanal bir dünyada- onlara yaklaşarak eşlik etme ve dahası, bir de üstüne, rehberlik yapma durumundayız. Peki, bunu nasıl yapacağız?
• Dijital teknolojiden uzak durmadan, kendimizi ve sağlığımızı koruyarak bu çağda nasıl yer alacağız?
• Çocuğumuzun fiziksel dünya ile sanal dünya arasında denge kurmasına nasıl destek olacağız?
• Dijital çağda sağlıklı sınırları nasıl koyacağız?
• Yapay zekâ uygulamalarında, sanal gerçeklik ortamlarında dikkat edilecek noktaları çocuğumuza nasıl anlatacağız?
• Çocuğumuzun gelişimi için internetin getirdiği fırsatlardan nasıl yararlanabiliriz?
• Çocuğumuzun dijital zekâsını nasıl destekleyebiliriz?
Yaşam-boyu gelişim, çocuk psikolojisi ve ebeveynlik konularında otuz yıllık bilgi birikimine sahip bir bilim insanı, ebeveyn danışmanı ve dijital çağda bir anne olarak Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk’un kaleminden ses getirecek bir çalışma: Dijital Çağda Sağlıklı Çocuk Yetiştirmek.
Psikolojide uluslararası düzeyde araştırmalarıyla tanınan Prof. Dr. Ayşe Bilge Selçuk dijital zekâ, ekran süresi, sağlıklı sınırlar, teknoloji bağımlılığı, siber zorbalık ve dijital çağda anne-babalar için kritik olan konuları basmakalıp reçetelerle değil; çok katmanlı ve gerçekçi şekilde ele alıyor. Dijital çağda sağlıklı çocuk yetiştirirken pek çok kapıyı açacak 33 anahtar, 33 yol gösterici prensip sunuyor.
Dijital Çağda Sağlıklı Çocuk Yetiştirmek; sırtını bilime yaslayan, yüzünü gerçek yaşama dönen bir rehber…
Mutluluk Yavaş Yavaş Gelir
Kalk. Çalış. Başarısız Ol!
İLK KEZ GERÇEKLERİ DUYACAKSIN!
PEKİ BUNA HAZIR MISIN?
“Bu kitabı satın alıp, almamak arasında gidip geliyorsunuz. Kararınızı daha sağlıklı vermek umuduyla bir de kitabın arka kapağında yazanlara bakmak istediniz…
Bu kitabı satın alıp almamaya ilişkin birkaç saniye içerisinde vereceğiniz karar, hayatınızda bir dönüm noktası olacak. Bu kitap bugüne kadar sizlerden saklanan tüm gerçekleri yüzünüze çarpacak. Bugüne kadar nasıl da gözlerinizin içine baka baka yalanlar söylendiğini göreceksiniz. Bugüne kadar ömrünüzü nasıl da bir aldatmaca içinde yaşadığınızı anlayacaksınız. Bu kitabı okuduktan sonra daha güzel bir hayatınızın olacağı iddiasında değilim. Ancak tüm hayal kırıklıklarınızı anlamlandırabilecek ve yeni hayatınızı artık gerçeklerin üzerinde inşa edebileceksiniz.
Şimdiden uyarayım, gerçekler canınızı çok acıtacak. Tüm hayalleriniz ve umutlarınız yerle bir olacak ama sonra daha sağlam bir şekilde tekrar yeşerecekler. Eğer gerçeklerin acımasızlığı ile yüzleşmeye hazır değilseniz hemen yan tarafta duran birbirinin benzeri binlerce klasik gelişim kitaplarından birini alın lütfen.
Şimdi hazırsanız, emniyet kemerinizi bağlayın ve koltuklarınızı dik konuma getirin.
Çünkü hayatınızda ilk kez gerçeklerin türbülansına gireceksiniz ve uçuşunuz ekonomi sınıfı.”
Prof. Dr. Behçet Yalın Özkara
Hayat Acemileri İçin Yaşam Rehberi
Bazen senin de aklından geçiyor mu hiç; bu insanlar nasıl bu kadar rahatlar, nasıl kafaya takmıyorlar, nasıl üzülmüyorlar diye. Benim aklımdan geçiyor açıkçası. Bir psikolog olmama rağmen ben de bazen aynı hatalara düşüyorum, aynı şeylere üzülüyorum ve sonra her seferinde olduğu gibi kendime kızıyorum; bir öğrenemedin şu hayatı diye.
Hayatın acemisi gibi hissediyorum kendimi.
Oysa pek çok kişi bir psikolog olarak her derdini çözmüşsün, her zaman mutlu ve huzurluymuşsun gibi zannediyor. Hâlbuki bazen terzi kendi söküğünü dikemiyor.
İşte bu kitabı; benim gibi, yıllar geçse de hâlâ bu hayatın acemisi olanlara, hassas ve duygusal insanlara, hayatın zorlu yollarından geçmekte olanlara yazdım.
Neden hep aynı hataları yapıyorsun?
Yaşadığın olumsuzluklar için hep başkalarını mı suçluyorsun?
Neden çok istediğin hâlde değişemiyorsun?
İnsanların senin sınırlarını ihlal etmesine neden izin veriyorsun?
Bu yolculukta sanki beraber bir yolda yürürken sohbet ediyormuşuz gibi bu konulardan ve çözüm yollarından bahsedeceğiz.
Evet sevgili dostum; psikolojik olarak daha güçlü olmak, kendini bu alanda geliştirmek, bu hayatın acemisi değil de ustası olmak mümkün.
Şimdi benimle artık zamanı gelmiş bir yolculuğa çıkmaya hazır mısın?
Çocuk Eğitiminde 100 Temel Kural 7-14 Yaş
7-14 yaş kişiliğin şekillendiği dönemdir…
Çocuğun, var olduğu hali ile kendini ortaya koyabilmek için çaba harcadığı dönem…
Ondandır ki bu dönemde kız çocukları annesi gibi çanta ister...
Erkek çocukları babası gibi cüzdan…
Çocuğun bu dönemde ne yaşadığının farkındalığına erişmiş yetişkinler, onun kendini var olduğu hali ile ortaya koymasından keyif alır, kişilik gelişim sürecine eşlik ederler…
Kişilik gelişimi farkındalığı olmayan yetişkinler ise çocuğu “adam etmek için” kırar, incitir, baskılar… yaşına uygun olmayan beklentilerle onun çocuksu coşkusunu hayal kırıklıkları ile tüketir…
Böylesi önemli bir döneme bir de çocuğun okulu, öğretmeni, ödevi, arkadaş ilişkileri eklendiğinde ebeveynlerin problem çözme becerilerini artırmaları bir zorunluluk haline gelir…
Pedagog Dr. Adem Güneş, “okul çağı çocuğu” da diyebileceğimiz 7-14 yaş dönemi çocuğuyla ilgili temel özellikleri kısa ve net bilgilerle bir kitapta topladı…
Uzun okumalara fırsat bulamayan…
Kısa ve öz bilgilerle bu dönemin farkındalığını kazanmak isteyen yetişkinler için 7-14 Yaş Dönemi Çocuk Eğitiminde 100 Temel Kural bir ilke kitabı niteliğinde…
İyi Aile Yoktur
İyi aile yoktur. Ya da paradoks şu ki iyi aile, "İyi aile yoktur" düsturuyla hareket edebilen ailedir. İnsanlar çocuk sahibi olduğunda farkında olmadan kendi çocukluğuna dair hisleri yaşar. Çocuğumuzla ilişkimiz, anne-babamızla ilişkimizin devamıdır.
Çocuğumuzla doğru bağ kurma, kendi çocukluğumuzu ve içimizdeki çocuğu tamir etmekle olur. Her insanın içinde anne, baba, çocuk vardır ve güçlü psikoloji aslında, içimizdeki çocuğun güçlü olduğu, saygı gördüğü psikolojidir.
İyi Aile Yoktur sadece anne-babalar değil, çocukluk geçirmiş ve kendisini daha iyi anlamak isteyen her yaşta insan için yazıldı.
Bu kitabın sunduğu farklı bakış açısıyla, neden acı çektiğimiz, sevilmeyi neden isteyip sevgiyi kaybettiğimizde neden üzüldüğümüz, işlerimizi neden ertelediğimiz gibi kendimize dair birçok şeyin altındaki nedeni yepyeni bir gözle, şaşkınlıkla keşfedeceksiniz.
İngiltere’de Essex Üniversitesi’nde Psikanaliz yüksek lisansı yapan, Avrupa ve Amerika’da psikoloji alanında konferanslarda tebliğler sunan ve çocukluk atölyeleriyle ebeveynlerle buluşan Nihan Kaya, yıllarca süren çalışmalarını bu kitapta derliyor.
Ruhsal Zeka
Olağanüstü Anlar İçin Ev Yapımı
Beni İncitemezsin
İNCİTMEK DİYE BİR ŞEY YOKTUR, İNCİNMEK VARDIR. KIRMAK DİYE BİR ŞEY YOKTUR, KIRILMAK VARDIR. YARALAMAK DİYE BİR ŞEY YOKTUR, YARALANMAK VARDIR.
Merkezinde duran, başkasının savaşına müdahil olmayan, esnek ve sakin bir insanın incinmesi, kırılması, yaralanması mümkün değildir. İnsan incinmemek uğruna güçlü, sert ve katı bir savaşçıya dönüştükçe daha fazla incinir. Korunma kalkanları daha da korunmasız kılar insanı.
Gerçek gücünüzü dışarıdan edindiğiniz zırhlarınızdan değil, merkezinizdeki esneklikten alırsınız.
Peki ya merkez neresi?
Bu kitap kendini arayan insanlar için yazılmadı. Merkezini yitiren insanlar için yazıldı. Dışarıya gidip aramak için değil, içeriye dönüp bulmak için kaleme alındı. İnsan merkezini dışarıda bulamaz, merkez içeridedir, bulmaya karar verdiğinizde dönüp onu yeniden keşfedersiniz. Merkezinde olmayı bilen insan için kaos yoktur, kaygı yoktur, çaresizlik yoktur, güvensizlik, yetersizlik ve korku yoktur.
Sen Annen Değilsin
"Bağırmayan Anneler" kitabının yazarından bir içe dönüş daveti!
“Annemle çok da iyi anılarım yok!”
“Keşke şefkatli ve sevgi dolu bir annem olsaydı…”
“Anneme en son ne zaman sarıldığımı hatırlayamıyorum.”
“Annem gibi annelik yapmayacağım!”
“Annemle ilişkimi düzeltmeyi çok isterdim…”
Bu cümleler sizin için anlamlıysa hazırlanın!
Anne yaralarımızı onarıp, kendi anneliğimizi bugüne doğurma yolculuğuna çıkıyoruz!
Kitapları milyonlarca okuru sevgiyle kucaklayan Uzman Psikolog Hatice Kübra Tongar, yüreğimizin uf olan yerlerine bir anne öpücüğü vadediyor ve bu kitapta kulağımıza şöyle fısıldıyor: Çocukken ne yaşadıysan yaşamış ol… Ne kadar çok yaran olursa olsun ve ne denli canın acımışsa acısın…
Tüm bu yaraları ve acıları yüreğinin ortasına saplanmış kırık bir broş gibi taşımaya ve bir miras gibi çocuğuna aktarmaya mahkûm değilsin.
İyileşebilir ve değişebilirsin. Çünküunutma ki Sen Annen Değilsin!
Dünyaya Değil Kendine Meydan Oku
Mutluluk, her yer karanlıkken içindeki aydınlığa güvenmektir.
• İçinizde doldurulamayan bir boşluk duygusu mu var?
• Kendinizi yaşadığınız hayata ait hissedemiyor musunuz?
• Her şey var bir şey yok gibi mi aslında?
• Gelecek belirsizliklerle dolu ve korkutucu mu geliyor?
• Hiçbir yerde ve hiçbir şeyde anlam bulamıyor musunuz?
Günün sonunda kendisinin alacaklı olduğuna inanan insan, hep haksızlığa uğramış hisseder kendini, hakkının gasp edildiğine inanır, hınçla dolar, küser ve hep kurbandır. Oysa dünyanın da hayatın da kimseye borcu yoktur. İnsan alacaklı değildir. Tam da bu yüzden istemek yerine vermeyi, tüketmek yerine üretmeyi, reddetmek yerine anlamayı seçmek gerekir.
Dünyaya Değil Kendine Meydan Oku, dışarıdaki anlamsız hesaplaşmadan içerideki anlamlı uzlaşmaya davet ediyor sizi.
Bu kitap, giderek yalnızlaşan çağımız insanının gerçek tatmine, güçlü sosyal bağlara ve anlamlı bir hayata nasıl ulaşacağını anlatıyor.
Kadın Beyni Erkek Beyni
Bu kitabı okuduğunuzda beyninizin cinsiyeti hakkında birçok detayı öğreneceksiniz. Kadınlar ve erkekler arasındaki farkları, karşı cinsin sizi kızdıran, güldüren hatta şaşırtan birçok tepkisinin nedenini anlayacaksınız.
Serkan Karaismailoğlu’nun bilimsel bir o kadar da mizahi anlatımıyla Kadın Beyni Erkek Beyni…
Çocuklara Söz Geçirme Sanatı
İçimizdeki Biz
İçimizdeki Biz, yaşamımızdaki dayanışma gerçeğinin temelidir. Bu gerçeği yaşayan insanlar birbirlerine güvenduyarlar. Alie yaşamı, komşuluk ilişileri, ekonomik ve politik yaşam bu güven üstüne kurulur. Böyle bir toplumda trafik ışığında motoru stop eden arabanın sürücüsüne yardım eli uzanır; çocukların ve toprağın geleceğine sahip çıkılır. Evlerin içi kadar sokakların ve kentlerin temizliğine de önem verilir.
Dayanışma bilincinin olmadığı yerde, Sen-ben Anlayışı hakimdir. Evrendeki daşanışma gerçeğinin fark edilmesi Biz Bilinci'nin temelini oluşturur.
Bu kitap, Sen-Ben Anlayışı üzerine kurulmuş aile ve iş yaşamının sorunlarını irdelemekte ve çözümün Biz bilinci'nde yattığını göstermektedir.
Bilinçaltının Gücü
Neden bir insan üzgünken, diğeri mutludur?
Neden bir insan korkak ve endişeliyken, diğeri inanç ve güven doludur?
Neden bir insan amansız olduğu söylenen bir hastalıktan kurtulurken, diğeri iyileşemez?
Neden bir insanın güzel ve lüks bir evi varken, diğeri derme çatma bir yerde yaşamak zorundadır?
Neden bir insan tam bir başarı örneğiyken, diğeri sefil haldedir?
Neden bir konuşmacı ilgi çekici ve son derece popülerken, diğeri sıradan ve sönüktür?
Neden bir insan işinde ya da mesleğinde bir dehayken, diğeri hayatı boyunca hiçbir şey yapmadan ya da başarmadan düşe kalka yürümeye çalışır?
Neden hoşgörülü ve ahlaklı bu kadar insan zihnindeki ve bedenindeki olumsuzlukların acısını çekiyor?
Neden bir insan mutlu bir evlilik sürerken, diğeri evliliğinde mutsuzluk ve hayal kırıklığı yaşıyor?
Bu soruların yanıtı, bilinçaltı ve bilinçli zihninizin işleyişinde gizli olabilir mi?
Kesinlikle evet.
Zihnimi Aç
NeuroZihin uygulamalarına hoş geldiniz!
Zeki ama çalışmıyor! Bir türlü derslere kafasını veremiyor! Tableti hiç elinden düşürmüyor! Neden derslerini aklında tutamıyor? Bir türlü istediğim seviyeye gelmiyor!
NeuroFormat’ı duymuşsunuzdur. Hani travmatik olayların beyindeki etkisini temizleyerek muazzam psikolojik ve hatta fizyolojik iyileşmelere yol açan sistem. Biz NeuroFormat’ın travmatik olayları çözmesindeki etkisi ve birçok başka sistemi bir araya getirerek bu sefer çocuklarınızın başarısının önündeki engelleri kaldırıyoruz. Ve şimdi yepyeni bir programla karşınızdayız: NeuroZihin!
Ben de bir kız babası olarak görüyorum ki çocuklarımızın işi bizimkinden çok daha zor.
Başarılarının önünde engel olabilecek sayısız ayartmayla, ekran ve oyun bağımlılıklarıyla, öğrenme güçlüğü, özgüven, motivasyon ve hafıza sorunlarıyla uğraşıyorlar. Üstüne üstlük başarının tanımı, çerçevesi, yöntemi de hızla değişiyor. Ve rotayı adeta her gün yeniden oluşturmak gerekiyor. Peki bu zorlu koşullar altında çocuklarının başarısını isteyen anne-babalar olarak ne yapabiliriz? Ne yapmalıyız?
Bugüne dek psikoloji ve sağlık konusunda NeuroFormat ile binlerce kez ezberleri bozduk.
Şimdi sırada çocuklarımızın başarısı var.
Düşün Ve Zengin Ol – Altın Kitaplar
Bütün engellerin üstesinden gelebileceğimiz, her emelimize ulaşabileceğimiz, sürekli akan bir nehirden taşar gibi başarıya ulaşabileceğimiz bir yol gösteriyor. Bu kitap, gücüyle bizi sarsacak hayatımızı değiştirecektir.
Eğer "Çekim Yasası'nı uyguluyorum ama benim için çalışmıyor" ya da "bazen çalışıyor, bazen çalışmıyor" diyorsanız; bu güçlü yasayı her defasında lehinize çalıştırmanın kanıtlanmış formülü bu kitapta bulacaksınız!
Napoleon Hill, Düşün ve Zengin Ol'u 1937'de Henry Ford, Thomas Edison gibi birçok tanınmış ismin de bulunduğu çok başarılı 500 insan üzerinde yaptığı 25 yıllık bir araştırmanın sonucunda yazmıştır. Dünyanın en çok satan kitaplarından olan Düşün ve Zengin Ol'u şu anda elinizde tutuyor olmanız bir tesadüf mü? Bu kitapta yer alan 13 adımlık formül ile başarıya giden yolda sırrı kullanmakta ustalaşacaksınız. Bir kez okumak kesinlikle yetmez!...
Hayalllerinize ulaşmak mı istiyorsunuz?O zaman Hill'in ölümsüz kurallarını takip etmeniz yeter!...
Çoktan Seçmeli Hayatlar İçin Ruh Diyeti
Yaşama Tutunmak İçin Nedenler
Hayatımızı Şekillendiren 10 Yıl – Yirmili Yaşlarımız Neden Önemlidir Ve Bu Yılları En İyi Nasıl Değerlendiririz?
Hayatımızı Şekillendiren On Yıl yirmili yaşlarındaki milyonlarca gencin kendileri hakkındaki düşüncelerini değiştirerek hayatlarına yön verdi. Günümüz gençliği için gözden geçirilip yeniden yayımlanan bu kitap, size de yirmili yaşlarınız için bir yol haritası sunabilir.
Yaygın olarak kabul gören “Otuz yeni yirmidir” yaklaşımı bize yirmili yaşların önemli olmadığını söylüyor. Kimileri bu yaşları uzatılmış bir ergenlik dönemi, kimileriyse yeni yetişkinlik dönemi olarak görüyor. Hayatımızı Şekillendiren On Yıl adlı kitabında Meg Jay yirmili yaşların yanlış bilgi ve kabuller sarmalına sıkıştırılarak önemsizleştirildiğini gösteriyor ve hayatımızın en dönüştürücü dönemine sahip çıkmamız gerektiğini savunuyor.
Yüzlerce danışanı ve öğrencisiyle yirmi yılı aşkın bir süredir çalışan Jay, yirmili yaşlara ait en son bilimsel verileri, gençlerin kapalı kapılar ardında kendisiyle paylaştığı hikâyelerle bir araya getiriyor. Sonuç, okurlara yirmili yaşlarını en iyi şekilde değerlendirmeye yönelik araçları sağlayan; iş, ilişkiler, kişilik, kimlik ve hatta beyin gelişimi gibi konularda ufuk açıcı bir okuma vadeden, kılavuz niteliğinde bir metin.
“Eğer üniversite öğrencisiyseniz ya da çocuğunuz üniversite öğrencisiyse lütfen bu kitabı okuyun ve aranızda tartışın.” — Doğan Cüceloğlu
“İşte yirmili yaşların beklediği kitap. Size hayatınızda ne yapmanız gerektiğini söylemeyecek, ama bunu bulmanız için size ilham verecek ve eğitecek.” — Rachel Simmons
Uzun İlişkilerin Sırrı
"Beni olduğum gibi sev, olmamı istediğin gibi değil!"
İlişkiler, insanın kendiyle yüzleşme alanlarıdır. Hepimiz her insanda bambaşka insanlar olur, başka yönlerimizi, başka yüzlerimizi görürüz.
İlişkiler, yaşam yolculuğu boyunca tecrübe ettiğimiz gelişim sürecinin en kıymetli parçalarıdır. İlişkiler, sınavımız değildir. Bir başarı ya da başarısızlık hikâyesine de dönüştürülmemelidir. İlişkiler dönüşüm alanlarımızdır, kendimizi bir başkasında görmek, kendimizi bir başkasında sevebilmek, hatta çoğu zaman kendimizle ilk kez tanışmaktır.
Uzun bir ilişkinin sırrı sevmek ama kırmadan, dökmeden sevebilmek. Bugünlerde insanların sevilmeye ama kırmadan dökmeden sevilmeye ihtiyacı var. Güvenebilmeye ihtiyacı var, çünkü güvenin olmadığı yerde sevgi de olamaz. Sabra ihtiyacı var, hemen ilk kavgada ayrılmaya değil, mücadele etmeye. Çünkü sevmek için yürek ama sürdürmek için emek gerek. İnsanların, kendilerini olduğu gibi seven kişilere ihtiyacı var, onları değiştirmeye çalışanlara değil. Ve tabii ki ilgiye... Çünkü ilgi görmeyen her şey ölür, çiçekler bile.
Bu kitap uzun ilişkilerin sırlarını samimiyetle ve açık yüreklilikle paylaşmayı hedefliyor.
Hakan Mengüç, eserleri 13 farklı dile çevrilen ve uluslararası alanda tanınmış bir yazar ve akademisyendir. Aynı zamanda, kendi bestelerinden oluşan müzikleri, dünya genelinde geniş bir dinleyici kitlesi tarafından ilgiyle takip edilmektedir.
Subliminal Mesajlarla – Bilinçaltının Gücü
Bilinçaltınızın gizli gücüyle iletişime geçmeyi ve bu gücü size hizmet etmek üzere serbest bırakmayı öğrenerek yaşamınıza daha fazla güç, daha fazla zenginlik, daha fazla sağlık, daha fazla mutluluk ve neşe getirebilirsiniz. Bu güç için dışarıdan bir desteğe ihtiyacınız yok, siz zaten ona sahipsiniz. Yalnızca onu nasıl kullanacağınızı öğrenmeniz ve hayatınızın her alanında uygulayabilmek için iyice anlamanız gerekiyor. Bu kitapta yer alan basit teknikleri uyguladıkça ve öne sürülen aşamalardan geçtikçe, ihtiyacınız olan tüm bilgiye ve anlayışa ulaşacaksınız. Hayatınıza yeni bir ışık doğacak ve umduğunuz, hayalini kurduğunuz ne varsa bunları gerçekleştirecek gücü harekete geçireceksiniz. Öncekinden çok daha büyük, çok daha görkemli, çok daha varlıklı ve bilge bir yaşamı gerçekten seçiyor musunuz?Potansiyel gücünüzü bir kez ortaya çıkardınız mı yolunuzda bolluk ve bereketle, güvenle, neşeyle, hâkimiyetle ilerlemekiçin gerekli bilgeliği elde etmiş olursunuz.Sınırsız bir b gelik, sınırsız bir güç ve tüm ihtiyaçlarınızı karşılayacak sonsuz bir kaynak bilinçaltınızın derinlerinde yatıyor. Tek yapmanız gereken onu keşfetmek ve harekete geçirmek. Subliminal Mesajlarla Bilinçaltının Gücü kitabıylazihninizin derinliklerindeki bu potansiyeli bir kez fark ettiniz mi, onsuz yaşayamayacaksınız.
Kendinle Savaşma Sanatı
Bir filozof ve genç bir adamın, Freud ve Jung’la birlikte on dokuzuncu yüzyılın en önemli isimlerinden Avusturyalı psikoterapist Alfred Adler’in önünü açtığı yolda deneyimledikleri beyin fırtınası, Japonya’da milyonlarca insanın hayatını değiştiren bir fenomene dönüştü ve şimdi de size duygularınızdan korkmadan yaşamanız, geçmişin zincirlerini kırarak özgürleşmeniz ve kendiniz olmanın önündeki en büyük engele yani kendinize karşı savaştan galip çıkmanız için gerekli strateji ve felsefeyi sunuyor.
İkili arasında geçen diyaloglarda, kendi içinize dönüp cevaplamak isteyeceğiniz ve her cevapta gerçek ‘siz’ olmaya yaklaşacağınız soruların olduğu bu kitapla, artık rüzgarın önüne kattığı başıboş savrulan bir yaprak gibi hissetmeyecek, kendini tanımanın sonsuz okyanusundaki değerli sırra erişerek yaşam bilgeliğini kavrayacaksınız.
Sevmek Bu Kadar Güzelken
Yaşama Sanatı
Çağdaş psikolojinin en önemli isimlerinden biri olan Adler, kurucusu olduğu “bireysel psikoloji”nin temel ilkelerini açık seçik dile getirdiği bu kitabında yaşamın amacı, aşağılık kompleksi, üstünlük eğilimi, yaşam üslubu, sağduyu eksikliği gibi neredeyse adıyla özdeş kavramları irdeliyor; çocukların okul eğitimi, evlilik, özgürlük, toplumsal koşullardan kaynaklanan erkek ve kadın farklılığını somut örneklerle inceliyor.
“Adler’in psikolojik sistemi, psikoloji tarihinde ilk defa, bugün ‘toplumbilim’ diye tanımladığımız yöne dönük bir sistem olarak ortaya çıkmıştır.”
Gardner Murphy
“Demokrasi, eşitlik, davranışlar ve işbirliği kavramları Freud’un yazılarında hiç ele alınmamıştır. Buna karşılık Adler, ahlaken geçerli ya da ‘zihnen sağlıklı’ insan ilişkileri konusundaki fikirlerini rahatlıkla ortaya sermiş biridir. Bunlar büyük ölçüde ‘toplumsal ilgi’ ve işbirliği eğilimiyle karakterize edilmektedir. Adler değerlerin rolü konusunda zamanından çok daha ileridir. Bu yüzyılın başında, cinsel davranışları incelemek bile büyük kabahat sayılıyordu. Ahlaki davranışların bilimsel incelemesini yapmak ise tümüyle olanak dışıydı.”
Thomas Szasz