Hayatımızı Şekillendiren 10 Yıl – Yirmili Yaşlarımız Neden Önemlidir Ve Bu Yılları En İyi Nasıl Değerlendiririz?
Hayatımızı Şekillendiren On Yıl yirmili yaşlarındaki milyonlarca gencin kendileri hakkındaki düşüncelerini değiştirerek hayatlarına yön verdi. Günümüz gençliği için gözden geçirilip yeniden yayımlanan bu kitap, size de yirmili yaşlarınız için bir yol haritası sunabilir.
Yaygın olarak kabul gören “Otuz yeni yirmidir” yaklaşımı bize yirmili yaşların önemli olmadığını söylüyor. Kimileri bu yaşları uzatılmış bir ergenlik dönemi, kimileriyse yeni yetişkinlik dönemi olarak görüyor. Hayatımızı Şekillendiren On Yıl adlı kitabında Meg Jay yirmili yaşların yanlış bilgi ve kabuller sarmalına sıkıştırılarak önemsizleştirildiğini gösteriyor ve hayatımızın en dönüştürücü dönemine sahip çıkmamız gerektiğini savunuyor.
Yüzlerce danışanı ve öğrencisiyle yirmi yılı aşkın bir süredir çalışan Jay, yirmili yaşlara ait en son bilimsel verileri, gençlerin kapalı kapılar ardında kendisiyle paylaştığı hikâyelerle bir araya getiriyor. Sonuç, okurlara yirmili yaşlarını en iyi şekilde değerlendirmeye yönelik araçları sağlayan; iş, ilişkiler, kişilik, kimlik ve hatta beyin gelişimi gibi konularda ufuk açıcı bir okuma vadeden, kılavuz niteliğinde bir metin.
“Eğer üniversite öğrencisiyseniz ya da çocuğunuz üniversite öğrencisiyse lütfen bu kitabı okuyun ve aranızda tartışın.” — Doğan Cüceloğlu
“İşte yirmili yaşların beklediği kitap. Size hayatınızda ne yapmanız gerektiğini söylemeyecek, ama bunu bulmanız için size ilham verecek ve eğitecek.” — Rachel Simmons
Yaşama Tutunmak İçin Nedenler
Çoktan Seçmeli Hayatlar İçin Ruh Diyeti
Zihnimi Aç
NeuroZihin uygulamalarına hoş geldiniz!
Zeki ama çalışmıyor! Bir türlü derslere kafasını veremiyor! Tableti hiç elinden düşürmüyor! Neden derslerini aklında tutamıyor? Bir türlü istediğim seviyeye gelmiyor!
NeuroFormat’ı duymuşsunuzdur. Hani travmatik olayların beyindeki etkisini temizleyerek muazzam psikolojik ve hatta fizyolojik iyileşmelere yol açan sistem. Biz NeuroFormat’ın travmatik olayları çözmesindeki etkisi ve birçok başka sistemi bir araya getirerek bu sefer çocuklarınızın başarısının önündeki engelleri kaldırıyoruz. Ve şimdi yepyeni bir programla karşınızdayız: NeuroZihin!
Ben de bir kız babası olarak görüyorum ki çocuklarımızın işi bizimkinden çok daha zor.
Başarılarının önünde engel olabilecek sayısız ayartmayla, ekran ve oyun bağımlılıklarıyla, öğrenme güçlüğü, özgüven, motivasyon ve hafıza sorunlarıyla uğraşıyorlar. Üstüne üstlük başarının tanımı, çerçevesi, yöntemi de hızla değişiyor. Ve rotayı adeta her gün yeniden oluşturmak gerekiyor. Peki bu zorlu koşullar altında çocuklarının başarısını isteyen anne-babalar olarak ne yapabiliriz? Ne yapmalıyız?
Bugüne dek psikoloji ve sağlık konusunda NeuroFormat ile binlerce kez ezberleri bozduk.
Şimdi sırada çocuklarımızın başarısı var.
Masal Terapi
"Bu kitap hayat yolculuğunda tılsımlı pusulan olacak…"
Sevgili yolcu; Bu kitap senin için bir pusula olsun diye hayal edildi. Onu çantanda taşı. Kendini bir yol ayrımında bulduğunda, kararsızlık yaşadığında, ruhun yolunu kaybettiğinde kitabı çantandan çıkar. Rasgele bir sayfasını aç. Ve okumaya başla… Karşına çıkan masal sana yolunu bulmanda yardım edecek. Seni masallarla bir oyun oynamaya davet ediyorum. İçindeki yıldız gözlü oyunbaz çocukla yeniden bağ kurmanın vakti geldi. Bu bir iyileşme oyunudur. Bırak masallar sana rehberlik etsin, seni iyileştirsin ve dönüştürsün…
Bilinçaltının Gücü
Neden bir insan üzgünken, diğeri mutludur?
Neden bir insan korkak ve endişeliyken, diğeri inanç ve güven doludur?
Neden bir insan amansız olduğu söylenen bir hastalıktan kurtulurken, diğeri iyileşemez?
Neden bir insanın güzel ve lüks bir evi varken, diğeri derme çatma bir yerde yaşamak zorundadır?
Neden bir insan tam bir başarı örneğiyken, diğeri sefil haldedir?
Neden bir konuşmacı ilgi çekici ve son derece popülerken, diğeri sıradan ve sönüktür?
Neden bir insan işinde ya da mesleğinde bir dehayken, diğeri hayatı boyunca hiçbir şey yapmadan ya da başarmadan düşe kalka yürümeye çalışır?
Neden hoşgörülü ve ahlaklı bu kadar insan zihnindeki ve bedenindeki olumsuzlukların acısını çekiyor?
Neden bir insan mutlu bir evlilik sürerken, diğeri evliliğinde mutsuzluk ve hayal kırıklığı yaşıyor?
Bu soruların yanıtı, bilinçaltı ve bilinçli zihninizin işleyişinde gizli olabilir mi?
Kesinlikle evet.
Kadın Beyni Erkek Beyni
Bu kitabı okuduğunuzda beyninizin cinsiyeti hakkında birçok detayı öğreneceksiniz. Kadınlar ve erkekler arasındaki farkları, karşı cinsin sizi kızdıran, güldüren hatta şaşırtan birçok tepkisinin nedenini anlayacaksınız.
Serkan Karaismailoğlu’nun bilimsel bir o kadar da mizahi anlatımıyla Kadın Beyni Erkek Beyni…
İçimizdeki Biz
İçimizdeki Biz, yaşamımızdaki dayanışma gerçeğinin temelidir. Bu gerçeği yaşayan insanlar birbirlerine güvenduyarlar. Alie yaşamı, komşuluk ilişileri, ekonomik ve politik yaşam bu güven üstüne kurulur. Böyle bir toplumda trafik ışığında motoru stop eden arabanın sürücüsüne yardım eli uzanır; çocukların ve toprağın geleceğine sahip çıkılır. Evlerin içi kadar sokakların ve kentlerin temizliğine de önem verilir.
Dayanışma bilincinin olmadığı yerde, Sen-ben Anlayışı hakimdir. Evrendeki daşanışma gerçeğinin fark edilmesi Biz Bilinci'nin temelini oluşturur.
Bu kitap, Sen-Ben Anlayışı üzerine kurulmuş aile ve iş yaşamının sorunlarını irdelemekte ve çözümün Biz bilinci'nde yattığını göstermektedir.
Dünyaya Değil Kendine Meydan Oku
Mutluluk, her yer karanlıkken içindeki aydınlığa güvenmektir.
• İçinizde doldurulamayan bir boşluk duygusu mu var?
• Kendinizi yaşadığınız hayata ait hissedemiyor musunuz?
• Her şey var bir şey yok gibi mi aslında?
• Gelecek belirsizliklerle dolu ve korkutucu mu geliyor?
• Hiçbir yerde ve hiçbir şeyde anlam bulamıyor musunuz?
Günün sonunda kendisinin alacaklı olduğuna inanan insan, hep haksızlığa uğramış hisseder kendini, hakkının gasp edildiğine inanır, hınçla dolar, küser ve hep kurbandır. Oysa dünyanın da hayatın da kimseye borcu yoktur. İnsan alacaklı değildir. Tam da bu yüzden istemek yerine vermeyi, tüketmek yerine üretmeyi, reddetmek yerine anlamayı seçmek gerekir.
Dünyaya Değil Kendine Meydan Oku, dışarıdaki anlamsız hesaplaşmadan içerideki anlamlı uzlaşmaya davet ediyor sizi.
Bu kitap, giderek yalnızlaşan çağımız insanının gerçek tatmine, güçlü sosyal bağlara ve anlamlı bir hayata nasıl ulaşacağını anlatıyor.
Beni İncitemezsin
İNCİTMEK DİYE BİR ŞEY YOKTUR, İNCİNMEK VARDIR. KIRMAK DİYE BİR ŞEY YOKTUR, KIRILMAK VARDIR. YARALAMAK DİYE BİR ŞEY YOKTUR, YARALANMAK VARDIR.
Merkezinde duran, başkasının savaşına müdahil olmayan, esnek ve sakin bir insanın incinmesi, kırılması, yaralanması mümkün değildir. İnsan incinmemek uğruna güçlü, sert ve katı bir savaşçıya dönüştükçe daha fazla incinir. Korunma kalkanları daha da korunmasız kılar insanı.
Gerçek gücünüzü dışarıdan edindiğiniz zırhlarınızdan değil, merkezinizdeki esneklikten alırsınız.
Peki ya merkez neresi?
Bu kitap kendini arayan insanlar için yazılmadı. Merkezini yitiren insanlar için yazıldı. Dışarıya gidip aramak için değil, içeriye dönüp bulmak için kaleme alındı. İnsan merkezini dışarıda bulamaz, merkez içeridedir, bulmaya karar verdiğinizde dönüp onu yeniden keşfedersiniz. Merkezinde olmayı bilen insan için kaos yoktur, kaygı yoktur, çaresizlik yoktur, güvensizlik, yetersizlik ve korku yoktur.
Olağanüstü Anlar İçin Ev Yapımı
Ruhsal Zeka
İyi Aile Yoktur
İyi aile yoktur. Ya da paradoks şu ki iyi aile, "İyi aile yoktur" düsturuyla hareket edebilen ailedir. İnsanlar çocuk sahibi olduğunda farkında olmadan kendi çocukluğuna dair hisleri yaşar. Çocuğumuzla ilişkimiz, anne-babamızla ilişkimizin devamıdır.
Çocuğumuzla doğru bağ kurma, kendi çocukluğumuzu ve içimizdeki çocuğu tamir etmekle olur. Her insanın içinde anne, baba, çocuk vardır ve güçlü psikoloji aslında, içimizdeki çocuğun güçlü olduğu, saygı gördüğü psikolojidir.
İyi Aile Yoktur sadece anne-babalar değil, çocukluk geçirmiş ve kendisini daha iyi anlamak isteyen her yaşta insan için yazıldı.
Bu kitabın sunduğu farklı bakış açısıyla, neden acı çektiğimiz, sevilmeyi neden isteyip sevgiyi kaybettiğimizde neden üzüldüğümüz, işlerimizi neden ertelediğimiz gibi kendimize dair birçok şeyin altındaki nedeni yepyeni bir gözle, şaşkınlıkla keşfedeceksiniz.
İngiltere’de Essex Üniversitesi’nde Psikanaliz yüksek lisansı yapan, Avrupa ve Amerika’da psikoloji alanında konferanslarda tebliğler sunan ve çocukluk atölyeleriyle ebeveynlerle buluşan Nihan Kaya, yıllarca süren çalışmalarını bu kitapta derliyor.
Hayat Acemileri İçin Yaşam Rehberi
Bazen senin de aklından geçiyor mu hiç; bu insanlar nasıl bu kadar rahatlar, nasıl kafaya takmıyorlar, nasıl üzülmüyorlar diye. Benim aklımdan geçiyor açıkçası. Bir psikolog olmama rağmen ben de bazen aynı hatalara düşüyorum, aynı şeylere üzülüyorum ve sonra her seferinde olduğu gibi kendime kızıyorum; bir öğrenemedin şu hayatı diye.
Hayatın acemisi gibi hissediyorum kendimi.
Oysa pek çok kişi bir psikolog olarak her derdini çözmüşsün, her zaman mutlu ve huzurluymuşsun gibi zannediyor. Hâlbuki bazen terzi kendi söküğünü dikemiyor.
İşte bu kitabı; benim gibi, yıllar geçse de hâlâ bu hayatın acemisi olanlara, hassas ve duygusal insanlara, hayatın zorlu yollarından geçmekte olanlara yazdım.
Neden hep aynı hataları yapıyorsun?
Yaşadığın olumsuzluklar için hep başkalarını mı suçluyorsun?
Neden çok istediğin hâlde değişemiyorsun?
İnsanların senin sınırlarını ihlal etmesine neden izin veriyorsun?
Bu yolculukta sanki beraber bir yolda yürürken sohbet ediyormuşuz gibi bu konulardan ve çözüm yollarından bahsedeceğiz.
Evet sevgili dostum; psikolojik olarak daha güçlü olmak, kendini bu alanda geliştirmek, bu hayatın acemisi değil de ustası olmak mümkün.
Şimdi benimle artık zamanı gelmiş bir yolculuğa çıkmaya hazır mısın?
Kalk. Çalış. Başarısız Ol!
İLK KEZ GERÇEKLERİ DUYACAKSIN!
PEKİ BUNA HAZIR MISIN?
“Bu kitabı satın alıp, almamak arasında gidip geliyorsunuz. Kararınızı daha sağlıklı vermek umuduyla bir de kitabın arka kapağında yazanlara bakmak istediniz…
Bu kitabı satın alıp almamaya ilişkin birkaç saniye içerisinde vereceğiniz karar, hayatınızda bir dönüm noktası olacak. Bu kitap bugüne kadar sizlerden saklanan tüm gerçekleri yüzünüze çarpacak. Bugüne kadar nasıl da gözlerinizin içine baka baka yalanlar söylendiğini göreceksiniz. Bugüne kadar ömrünüzü nasıl da bir aldatmaca içinde yaşadığınızı anlayacaksınız. Bu kitabı okuduktan sonra daha güzel bir hayatınızın olacağı iddiasında değilim. Ancak tüm hayal kırıklıklarınızı anlamlandırabilecek ve yeni hayatınızı artık gerçeklerin üzerinde inşa edebileceksiniz.
Şimdiden uyarayım, gerçekler canınızı çok acıtacak. Tüm hayalleriniz ve umutlarınız yerle bir olacak ama sonra daha sağlam bir şekilde tekrar yeşerecekler. Eğer gerçeklerin acımasızlığı ile yüzleşmeye hazır değilseniz hemen yan tarafta duran birbirinin benzeri binlerce klasik gelişim kitaplarından birini alın lütfen.
Şimdi hazırsanız, emniyet kemerinizi bağlayın ve koltuklarınızı dik konuma getirin.
Çünkü hayatınızda ilk kez gerçeklerin türbülansına gireceksiniz ve uçuşunuz ekonomi sınıfı.”
Prof. Dr. Behçet Yalın Özkara
Mutluluk Yavaş Yavaş Gelir
Başarı Bilgesi
Başarı arenasında türlü insanlar görülür:
Başarmak için doğanlar, çabayla başarılı olanlar, başarılı yapılanlar…
Peki bu büyük başarı tiyatrosunun kulisinde neler dönüyor?
Karakterli olmak mı zor, kariyerli olmak mı? Aşkta başarı ile başarı aşkı nasıl çatışır? Kaybedenlere oynayarak kazananların sırrı ne? Sosyal başarı jürisi kimi, neden seçer? Başarı bukalemunları nasıl yükselir? Başarıyı nasıl bölüşmeli? Az gelişmişler neden az gelişmiş kalır? Neden Türkiye’den dünya çapında başarılar pek çıkmıyor? Yakıcı sorulara yaratıcı cevaplar, akıllı okurları bekliyor.
Kendini geliştirmeyi seven ama hep aynı şeyleri okumaktan sıkılmış insanlar için, hayata, başarıya, aşka ve kariyere dair ilginç, yeni ve yararlı fikirler.
• Başarının en büyük rakibi başarısızlık değildir, aşktır.
Seçmediğimiz bir hayatın içinde doğarız. Seçeneklerimizi hayat hazırlar, seçimleri biz yaparız. Hepimizin önünde iki büyük soru var:
1. Şu hayatı nasıl yaşamalı?
2. Hayatın içinden başarıyla nasıl çıkmalı?
Duaların Kayıp Sırları
GERÇEK DUA SAMİMİYETLE İÇE DÖNMEKTİR.
Hakikat bizden bilerek saklanmaz. Eğer Yaradan’ı hayatlarımızda hissetmiyorsak, sebebi biziz. Yaratıcı ilke her yerde kendini gösterir, o esen her meltemde, her çiy damlasında ve dalgaların hareketindedir...
Peki ama onu neden algılayamayız? Bize engel olan nedir?
Türkiye’de yüz binlerce okura ulaşmayı başaran Guy Finley bu kitapla bizi kendi sınırlı dünyamıza hapseden düşünce duvarlarını yıkıyor. Çoğu insan için sadece eksik olan şeyi istemek olarak görülen duanın şimdiye dek keşfedilmeyen gücüyle tanıştırıyor. Öz uyanış uygulamalarıyla bizleri sıradan dünyadan alıp asıl gerçeğin kalbine ulaştırıyor.
Hayatımız bu dünya içinde devam eden yorgun bir yürüyüşten ibaret değildir. Her birimiz, sadece iyiliğimiz için olan ve anbean gerçekleşen Büyük Görünmez İstek’in birer parçasıyız. Yalnız değiliz ve unutulmadık. Samimi bir duayla içsel gözlerimizi açabilir ve bize kalbimiz kadar yakın olan gerçeğe uyanabiliriz.
Bu Kitap Annelere Çok İyi Gelecek
Çekim Yasası
Hayatın büyük sırrı! Tüm "büyük" insanlar bu sırrı biliyor. Asırlar boyu bir avuç insan tarafından bilinen bu sır şimdi size de ulaştı. Sağlık, haz, para, kariyer, sevgi, huzur, mutluluk, doyumlu ilişkiler... İstediğiniz her şeyi yaratmanın sırrını siz de keşfedebilir ve hayatınıza çekebilirsiniz. Bu sırrın adı: Çekim Yasası Çekim Yasası her an ve her yerde devrede... Şu anda bu kitabı kendinize çektiğiniz gibi.
Kalp Gücüyle Tedavi
Yas tedavi edilecek bir hastalık değil, yaşamın doğal bir parçasıdır. Ruh için kayıp diye bir şey yoktur; sadece her hikâyenin bir başı ve bir sonu vardır. Ama sevgi sonsuzdur.
Düşünce Gücüyle Tedavi adlı kitabıyla milyonlarca insanı zihinsel esaretten kurtaran kişisel gelişimin efsanevi isimlerinden Louise Hay ile kayıp ve yas konusunun en ünlü uzmanlarından David Kessler’ı bir araya getiren bu kitap, yaşadığımız kayıp ve travmaların ardından nasıl şifa bulabileceğimiz konusunda önemli bir rehber. Louise ve David, kalp kırıklığıyla biten bir ilişkinin, boşanmayla sona eren bir evliliğin ya da sevdiklerimizin ölümünün ardından hissettiğimiz duygu ve düşüncelere ışık tutuyor. Louise’in “düşüncenin gücü” konusundaki öğreti ve telkinlerini David’in “ölüm ve yas” konusundaki onlarca yıllık deneyimiyle birleştiren bu eşsiz kitap, yepyeni bir düşünce şeklinin kapılarını aralayarak yaşamınıza sevgi ve mutluluk getirecek.
Yazar Hakkında
Louise Hay, metafizik konferansları düzenleyen, dersler veren ve kitapları tüm dünyada 50 milyonun üzerinde satan bir bestseller yazarı ve eğitmendir.
Louise, 30 yılı aşkın bir süredir, insanların kişisel gelişimine katkı sunuyor ve kendi yaratıcı güçlerini kullanıp potansiyellerini keşfetmelerine yardımcı oluyor. Kendisi aynı zamanda, kitap, CD, DVD gibi yayınlar vasıtasıyla yaşadığımız gezegenin daha iyi bir yer olmasına çalışan Hay House Vakfı’nın kurucusu ve başkanıdır.
David Kessler, kendi alanında günümüzün en ünlü uzmanlarından biridir. Yas ve kayıp olgusu üzerine çalışmalar yapan David, efsane psikiyatr Elisabeth Kübler-Ross’la birlikte, Ölüm ve Ölmek Üzerine ve Yaşam Dersleri adlı iki bestseller kitaba imza atmıştır. Ayrıca ölüm döşeğindeki insanların ihtiyaçlarını konu eden The Needs of the Dying adlı bestseller kitabı, Rahibe Teresa’nın bile övgüsünü kazanmıştır. Görüntüler, Seyahatler ve Kalabalık Salonlar adlı kitabın da yazarı olan David, yakınları ölümcül hastalığa yakalanan Elizabeth Taylor, Jamie Lee Curtis ve Marianne Williamson gibi isimlere danışmanlık yapmıştır. Merhum aktör Anthony Perkins ve Michael Landon da David’in sunduğu danışmanlık hizmetinden faydalanan isimler arasındadır.
The Bogeyman in the Closet (Gardıroptaki Öcü) adlı kanser destek vakfının kurucusu olan David, kanserli hastaların hayatlarını iyileştirmeye yönelik seminerler düzenlemektedir. Aynı zamanda Kızılhaç gönüllüsü olan David, Farrah Fawcett Vakfı’nın da yönetim kurulu üyesidir.
Neuro Aşk
AŞK neden var gerçekten?
Peki, gerçekten de sihirli mi? Kalpten mi başlıyor? Yoksa karındaki kelebeklerle mi?
Ya da AŞK tamamen beyinde yaşanılan bir süreç olabilir mi?
Daha da önemlisi biz AŞK sürecini öğrenerek istediğimizi kişiyi hayatımıza çekebilir miyiz?
Daha önceki kitaplarım Yıka Beynini, Beynine Format At ve Sağlığına Format At’ı okuduysanız ya da bir şekilde denk geldiyseniz yaşamda başımıza gelen her şeyde beynimizin bizi nasıl yönlendirdiğini anlatmıştım.
Ben size bu kitapta aşkın ilk insandan başlayan milyonlarca yıllık kurallarını, bilimini ve NeuroAŞK’ı anlatıyorum.
Ve günlük hayatta doğru aşkı ve ilişkiyi yaşamak için en pratik tüyoları ve aşkta kaybeden taraf olduysanız AŞK acısını, ayrılıklar sonucu oluşan değersizlik hissini NeuroFormat sistemiyle nasıl temizleyeceğinizi de öğreneceksiniz.
Aşkı gerçekten anlamaya ve kazanan olmaya ne dersiniz?
İnsan İsterse 4 Azmin Zafer Öyküleri
Bazıları asi ama azimli doğar. Kalıplara sığmaz, sıra dışı yaşarlar. Alanlarında çığır açar, devrimci yenilikler yaparlar. Yerleşik yargılara meydan okurlar. Özgün ve özgür ruhlarıyla, yalnız kalsalar da ileri yürürler. Ömürleri mücadeleyle geçer. Öfkeyle kalkıp başarıyla oturanların hikâyeleri bu kitapta...
Orta Asya bozkırlarında doğdu, önce mülteci, sonra bekçi, sonunda NATO'ya VIP yönetici oldu! Türkistan-Hindistan-Türkiye üçgeninde yaşanan görkemli bir serüven. Kazak kurdu Şerizat'ın film gibi hikayesi ilk kez İnsan İsterse'de...
Tabelacı babasının aldığı bisikleti çalan çocuğu yakalasaydı katil olacaktı, yakalayamayınca dünya ağır siklet boks şampiyonu oldu! Asi efsane Muhammed Ali'nin hikayesi...
Yoksul ve yalnız bir çocuk nasıl yılmaz bir savaşçıya dönüştü? Gözyaşlarını gülmeceye çeviren Aziz Nesin'in insanı başarıya azmettiren hikayesi...
İlkokulu zor bitirdi ama "balonu şişirip satarak" dünya markası oldu! Zeki Başeskioğlu'nun "zekice" yükseliş öyküsü...
Emekliliğine iki ay kala ordudan atılınca inat edip yazdığı kitaplarla ordu kadar okuru oldu! İskender Pala'nın hikayesi...
2,5 yaşında babasını kaybetti, sisteme inat dershaneye gitmeden Boğaziçi'ni kazandı: Teoman'ın azimli yüzü...
Üniversiteyi 6 ayda terk etti, evin garajında kurduğu şirketle efsane oldu: Steve Jobs'un hikayesi...
Erkeklere meydan okudu, "Kadınca" bir başarının kahramanı oldu: Duygu Asena'nın azmi nasıl zaferine ulaştı?
Babasına karşı çıkınca, önce beş parasız kaldı, sonra "my başarı” sahibi oldu: Ali Ağaoğlu'nun hikayesi...
Avukat patronuna kızdı, hukuk okuyup New York'ta kendi hukuk bürosunu açtı: Çiğdem Acar'ın hikayesi...
"Türkler ancak kebapçılıktan anlar," diyenlere inat, Londra ve Las Vegas'ta İngilizce kursu açtı: Kazım Kahraman'ın hikayesi...
Heykeli "hayattayken üzerine atılan taşlardan yapılan" Soljenitsin'in hikayesi...
Bir amigonun 'Alen'i başarı hikayesi: "Çarşı" azimsizliğe de karşı! Bir grup öğrencinin "imkansızın fotoğrafını çekme" hikayesi...
Sevdim Seni Matematik
Bu kitap, vazgeçmemen gerektiğini hatırlatmak, "matematik başarısızlığının" nedenlerini görmene yardımcı olmak ve onunla mücadele ederken sana kılavuzluk yapmak için yazıldı. Matematikte başarılı olmak için yapılması gerekenleri yapacak tek kişi Sensin!
Matematik birçok öğrencinin sevmediği dersler sıralamasında zirveyi kimseye kaptırmamaktadır. Lise ve üniversiteye giriş sınavlarında matematikte tek bir soru dahi cevaplayamayan binlerce öğrencinin olduğu gerçeği karşısında bu başarısızlık küçümsenmemelidir. Anneler, babalar, öğrenciler ve hatta öğretmenler bu başarısızlığı öğrencinin "matematik yeteneğinin" olmamasına dayandırır. Ancak yapılan araştırmalara göre her çocukta matematik yeteneği vardır. Matematikte başarısızlık "matematik korkusu" ve "matematiği sevmeme" duygusundan kaynaklanır.
Kalbin Şifası Hayatın Zincirlerinden Kurtulmaya Dair İçgörüler
Dünyaca ünlü bir davetçi ve başta gençler olmak üzere çok geniş bir kitleye manevi ve ruhsal gelişimi İslam perspektifinden anlatan bir konuşmacı olan Yasmin Mogahed Kalbin Şifası’nda hayatın zincirlerinden kurtulmaya dair içgörüler kazandıran bir bakış açısı sunuyor. Kalbimizi bağladığımız “şeyler”, insanın maneviyatını sabote eder boyuta geçen aşk duygusu, hayatın getirdiği imtihanlar, Yaratıcımızla kurduğumuz ilişki, kadınlara kültürel olarak yüklenen ekstra zorluklar gibi temalar üzerinden bir farkındalık oluşturuyor.
Kalbin Şifası yalnızca bir kişisel gelişim kitabı değil, aynı zamanda kalbin yolculuğuna dair bir rehber. Hayatı bir okyanusa benzeten Mogahed, kalbinizi bu okyanusun derinliklerine batmaktan nasıl koruyacağınızı ve batarsanız ne yapmanız gerektiğini anlatıyor. Kurtuluş, umut ve yenilenmeden bahsediyor. Her kalp iyileşebilir ve yaşadığımız her an bizi, hayatımızı değiştirecek o dönüşe yaklaştırmak için yaratılmıştır. Kalbin Şifası işte o her şeyin durduğu ve bambaşka göründüğü ânı, kendi uyanışımızı bulma yolunu gösteriyor bize. İşte o zaman, daha iyi, daha doğru, daha hür bir insan olduğumuz hâlimize geri dönebiliriz.
“Kalbin Şifası, İslam’ın manevi mesajını yansıtıyor: sade, derin ve yüceltici. Yasmin Mogahed kişisel ve samimi yolculuğu boyunca okurunu çok özel bir şekilde beraberinde götürüyor: kalpten kalbe hitap ediyor, aklı tatmin ediyor. Kitap, elde ettiği başarıyı sonuna kadar hak ediyor.
Bu kitap her birimizin Bir Olan’a ve kalbimize yaklaşmasına yardımcı oluyor. Kalbin Şifası, madde ve mânânın sevgi ve huzur yoluyla uzlaşısını anlatıyor. Hepimizin buna ihtiyacı var.”
Tarık Ramazan
Gece Günlüğü
GECELERİ YALNIZCA BİRKAÇ DAKİKA YAZARAK HAYALİNİ KURDUĞUNUZ HAYATA UYANIN!
Kilo vermek için başladığınız her diyet yarım kalıyorsa,
Duygusal yeme alışkanlığınızla baş edemiyorsanız,
Kendinizi mutlu hissetmek için sürekli gözünüz tatlılardaysa,
Finansal hedefleriniz hep bir adım gerideyse,
Artık bunu değiştirme zamanı geldi!
Gece Günlüğü tekniği, şikâyetçi olduğunuz ne varsa bırakmanız ve hayatınızı yeniden yazmanız için size rehberlik edecek.
Gece Günlüğü’nün yazarı Elif Erdenay, kendi kendine yardım programlarıyla binlerce insanın kötü alışkanlıklarını bırakıp hayatlarının kontrolünü ellerine almasına yardımcı olmuştur. Dünya üzerinde kullanılan en faydalı teknikleri öğreterek insanlara hayatlarını daha anlamlı yaşamaları ve istedikleri sonuçları elde etmeleri için ilham vermiştir.
Gece Günlüğü sizin için ne yapar? Kilo vermek için sizi motive eder ve disiplini sağlar. Duygusal yeme alışkanlığını sonlandırmanız için bilinçaltınızı yeniden programlar. Finansal hedeflerinizi belirler ve zenginleşme zihniyeti oluşturur. Özgüveninizi yükseltir ve kendinize olan inancınızı artırır.
Bu kitap, yalnızca bir rehber değil, aynı zamanda kişisel bir tecrübenin, yıllarca süren deneyimlerin, binlerce hayatı değiştiren tekniklerin ve bilimsel yaklaşımların bir birleşimidir. Hayal ettiğiniz her şey, bu sayfaların içinde sizi bekliyor. Gece Günlüğü, kelimelerin şifasını size gösterecek. Mental ve fiziksel forma ulaşmak hiç bu kadar kolay olmamıştı!
Kulak Aşık Olurmuş Gözden Evvel
Büyü Dükkanı Üçüncü Bahar
Öze Dönüş Terapisi
Yaşadığımız çağda hayatın anlamı üzerine o kadar yanlış tercümeler yapıldı ki kafalar karmakarışık oldu. Kavramların tercümesi yanlış yapılınca da mutsuzluk ve değersizlik hissiyle baş etmeye çalışan insanların sayısı hızla arttı. Mutlu insan için çizilen resimlerdeki klişe sahneler zihnimize öyle bir kazındı ki varlığımızı bu resimlere uydurmak için kendimizden vazgeçtik, yine de ruhumuz doymuyor. Sıradan kelimesi öyle bir yerin dibine batırıldı ki herkes farklı olmak uğruna aksesuar avına çıktı. Artık başarı özgeçmişteki satır sayısıyla, mutluluk sosyal medyada paylaşılan kurgu fotoğraflarla ölçülüyor.
Bu arada farklı olmak için çaba sarf etmeyip kendisine bahşedilen hayatı doğru dürüst yaşamaya çalışanlar da var elbette. Reklam yapmadan, gürültü çıkarmadan sessiz sedasız yaşayıp gidiyorlar yanı başımızda... Kalabalıklar hiç durmadan ön plana çıkmaya çalışırken onlar duruyorlar. Hayatın kargaşası içinde bir duruş sahibi olmayı unutanlara inat, her türlü fırtınaya karşı bir yel değirmeni gibi sapasağlam hem de...
Bu kitap işte bunca gürültünün ve kargaşanın ortasında meselenin özünü fark edelim, mutluluğun resmini çizebilelim, yüreğimizin götürdüğü yerden dönüp kendimize gelelim diye yazıldı.
Olan Biteni Kaçırma Keyfi Aşırılık Çağında Kendine Hakim Olmak
Sosyal bilimcilerin “aşırılık çağı” diye nitelediği bir zamanda yaşıyoruz.Seçenekler sonsuz, onlara ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay görünüyor. Fakat bu sınır tanımaz kültür ortamında, her şeye yetişmek mümkün olmadığı gibi muhtemelen anlamlı da değil. O halde birey olarak hayatlarımıza nasıl biçim kazandıracağız?
Seçeneklerle ve ayartmalarla dolu hayatımızda, en kötü senaryo olan biteni kaçırmak. Son gelişmeleri, maç sonuçlarını, bize özel alışveriş fırsatlarını yakalamaya çalışırken, en çok odağımızı korumakta zorlanıyoruz. Özdenetim, itidal, ölçülülük gibi kavramlar yerini hedonik bir döngüye mi bıraktı? Bir şeyden feragat etmeden bir diğerine tutunmak mümkün müdür? Her şeyi birden yapma telaşının bedeli nedir? İnsan potansiyeli efsanesi nedir, eylemlerimiz üzerinde nasıl bir etkisi vardır? Sonsuz mutluluk ve doyum arayışı saplantısından kurtulabilir miyiz? Her şeyi deneme arzusunun kaynağı nedir? Sınırlar her durumda aşılmak için midir, onlarla yaşamak bize ne kazandırır? Kendine hâkim olma sanatı öğrenilebilir mi? Kışkırtıcı, davetkâr ve sınırsız bir dünyada kurumlar, örgütler,teknolojiler ve sosyal yapılar bizi nasıl belirler?
Sevilen psikolog ve felsefeci Svend Brinkmann Olan Biteni Kaçırma Keyfi’nde kendine hâkim olma sanatını bir erdem olarak ele alıp savunuyor. Yazar kendi isteğiyle bir şeylerden vazgeçmenin kişiyi stres,depresyon ve kaygı gibi dertlerden koruyacağını vurgularken itidal ve özdenetimi mutlu bir hayatın anahtarı olarak işaret ediyor. Hız ve sınırsızlık kültürüne karşı koymak isteyen herkes için etkili ve ilham verici bir kaynak.
Küçük Şeyler 1 – Deniz Kabukları
"Bu kitapta, temel konulara, özellikle toplumun ihtiyacı olduğunu düşündüğüm ve seminerlerimde izliyenlerin etkilendiklerini gözlediğim konulara yer veriyorum. Pek çok kişi televizyondaki "Küçük Şeyler" adlı programımızı izledi, beğendi. Ancak kitap ve televizyon farklı şeyler. Televizyon renkli, ama kitap da gerekli! Televizyonda paylaşamadığım, tartışamadığım konuları burada ele almaya çalışıyorum."
Takım Oyunu
"Takım Oyunu hepimizin okuması gereken çok özel bir kitap. Her birimize, günümüzün yeni dünyasında nasıl liderlik yapacağımızı öğretiyor."
- Eski ABD Senatörü Bill Bradley
Takım, birbirine, bir lidere ve bir fikre bağlı, küçük veya büyük herhangi bir gruptur. Binlerce yıldır insanlar, dinî, etnik, politik, hatta müzikal takımlara katılmışlardır. Bu bizim doğamızdır. Bütün bu takımlara kim önderlik edecek?
Web inanılmaz şeyler yapabilir, ancak liderlik sayılamaz. Bunu aynı sizin gibi bir şey için tutkusu olan insanlar yapabilir. Şu anda bir fark meydana getirmek isteyen herkes için gereken tüm araçlar hemen yanıbaşınızda hazır.
Günümüzde İnternet coğrafya, maliyet ve zamanla ilgili engelleri kaldırdı. Tüm bloglar ve sosyal network (şebeke) ağları, mevcut takımların daha da büyümelerine ve yeni takımların doğmasına olanak sağlıyor. Bu takımlar, İPhone'larını veya siyasî bir kampanyayı ya da küresel ısınmaya karşı yeni bir mücadele yöntemini benimseyen milyonlarca insandan oluşuyor.
Takım Oyunu sizi, çalışanlarınızı, müşterilerinizi, yatırımcılarınızı, inananları, hobisi olanları, okuyucuları yönetmeniz için karşınıza çıkan fırsatları düşünmeye (gerçekten düşünmeye) sevkedecek... Kolay değil, ancak muhtemelen ettiğinizden daha kolay.
Eşimle Tanışmayı Unutmuşuz
Rezonans Kanunu
Size hep ulaşılmaz görünen mutlu anları özlüyorsunuz. Evrendeki sonsuz zenginliğin bir parçası olmak ve onunla uyum içinde kalmak istiyorsunuz. Artık hayatın gerçek, bilgece sırlarından birini keşfetme zamanı geldi: Hissettiğiniz ya da düşündüğünüz her şey, bir rezonans alanı oluşturur ve hem sizi hem de çevrenizdekileri kalıcı olarak değiştirir.
Kuantum düşünce tekniğinin temelinde yer alan Rezonans Kanunu’na göre sizi isteklerinizi gerçekleştirmekten alıkoyan sınırlar yalnızca kalbinizdedir. Pierre Franckh bu kitapta arzularınızı bloke edebilme potansiyeline sahip iç ve dış etkileri nasıl ortadan kaldıracağınızı, hedeflerinize dair pozitif bir imgelemeyi nasıl yapacağınızı, nasıl güçlü rezonans alanı kuracağınızı, düşünce gücünüz ve hislerinizle hayatınızda olmasını istediğiniz değişiklikleri nasıl elde edeceğinizi anlatıyor.
Bilinçaltından Gelen Ebeveyn
“Anlamsız şeylere öfkelenirken buluyorum kendimi.”
“Çocuklarıma böyle davranmamın yanlış olduğunu biliyorum ancak kendime engel olamıyorum.”
“Kendime söz veriyorum ama buna rağmen her gün öfke patlaması yaşıyorum.”
“Asla annem gibi olmayacağım, derdim ama gittikçe anneme benziyorum.”
“Bazen bir gülüş, bir bakış, bir el hareketi sinirlenmeme yetiyor.”
“Anneme ve babama şimdi hak veriyorum.”
“İyi ki zamanında bana o cezaları vermişler, aksi halde bu konumda olmam mümkün olmazdı.”
“Çocukluğuma dair pek bir şey hatırlamıyorum.”
“Çok mutlu bir çocukluk geçirdim, hiç travmam yok.”
“Ebeveynlerimizin zamanında pedagoji mi vardı?”
“Aslında ebeveynlerim iyi insanlar ama o dönemde cehalet varmış.”
“Biliyorum ama uygulayamıyorum.”
Bu cümleler yaşamınızda ne sıklıkta yer alıyor? Hayatınızda tekrar edip duran döngüler mi var? Her seferinde çocuğunuzla yemek, uyku ya da ödev gibi konularda birbirine benzeyen tartışmalar mı yaşıyorsunuz?
İlişkilerinizde hep aynı konularda tartışmaktan bıktınız mı? Tüm bu döngüler bilinçaltınızın “kader” adı altında karşınıza çıkması olabilir mi?
Kendi içinizde bir yolculuğa çıkmaya, bilinçaltınızın anlatmaya çalıştıklarını duymaya ve bu farkındalıklarla kendi üzerinizde çalışıp hayatınızı dönüştürmeye ne dersiniz?
Namaste
Mutluluğa, Kendini Gerçekleştirmeye ve Başarıya Giden Yol Japonların uzun ve mutlu yaşam sırları üzerine yazdıkları uluslararası çoksatan Ikigai’nin ardından Héctor García ve Francesc Miralles bu sefer manevi gelişim yolunda önemli bir uğrak noktası ve binlerce yıllık köklü kültürüyle Doğu maneviyatının beşiği olan Hindistan’a rotasını çeviriyor. Yazarlar bu kapsamlı çalışmalarında nefes pratikleri, mantralar, meditasyonlar, Ayurveda, Tantra gibi bedensel, zihinsel ve ruhani gelişim için paha biçilmez mirasıyla bu topraklarda yeşeren kültürün dünyaya armağan ettiği önemli bilgileri okurlarına aktarıyor. Sanskritçede bir selamlama kelimesi olan namaste, içimizdeki kutsallığı selamlamamız için bizleri Hindistan’a götürüyor. Stres, endişe ve korkuyu hafifletmeye yardımcı olan en iyi teknikleri ve tam yaratıcı potansiyelimizi nasıl harekete geçireceğimizi öğreneceğimiz bu çalışma, mutluluk ve kendini gerçekleştirme yolunda eşsiz bir rehber niteliğinde.
O An
Bu kitapla sizinle NeuroFormat uygulamalarının 2023 yılında geldiği noktayı paylaşıyorum. Zira uygulama eski kitaplarımdan çok değişti ve daha gelişti.
Beni tanırsınız, tevazuyu severim ama iddialı bir şey söyleyeceğim: NeuroFormat’ın bugün geldiğimiz noktada tüm dünyada travma çözmek konusundaki en etkili, en hızlı, kapsam derinliği en geniş yöntem olduğunu söyleyebilirim.
Sizi temin ederim, bu kitapta anlattığım analiz şeklini ve yöntemi gerçek anlamda kavramayı başarırsanız, tüm travmalarınızı çok daha derin ve eksiksiz biçimde çözebileceksiniz. Böylece pek çok sağlık sorununu geride bırakacaksınız.
Sadece travmalarını temizlemek isteyenler için değil, dünyadaki travma üzerine çalışan bütün uzmanlar için de çok etkili bir yol haritası veriyorum bu kitapta. Naçizane, travma felsefesi üzerine bilimsel literatüre geçmesi gerektiğini düşündüğüm bir sistem oluştuğunu söylemek isterim.
Ve itiraf edeyim bu kitabı yazmayı düşünmüyordum… Zira tekniği uygulamalı olarak görmeden bir kitapta anlatmanın çok da kolay olmadığını düşündüm hep. Evet, hâlâ hiçbir kitap uygulamalı seminerlerimin yerini tutamaz. Ama bu kitapla gerçekten yeni sistemi olabildiğince paylaşmaya çalıştım.
Beni “tamam, pes ediyorum, yazacağım” noktasına getiren şey, yaşadığımız yıkıcı deprem oldu. Sadece depremi bizzat yaşayanlar değil ülkece bir travma geçirdik. Ve tam da şimdi NeuroFormat yöntemine ihtiyaç duyan yüz binlerce kişi olduğunu biliyorum. Aslında bu ihtiyaç beni yazmaya, kendi kuralımı bozmaya itti diyebilirim.
Umarım kitabım hepinize, hepimize şifa olur…