Konfor Krizi
New York Times çoksatan yazarı Michael Easter’dan, konfor alanınızın sınırlarında yaşamanın ve vahşi doğayla yeniden bağlantı kurmanın evrimsel açıdan zihinsel ve bedensel faydalarına bir keşif yolculuğu.
Birçok açıdan hiç olmadığımız kadar rahatız. Ancak korunaklı, ısı kontrollü, aşırı beslenen, yeterince zorluk çekmeyen yaşamlarımız aslında en acil fiziksel ve zihinsel sağlık sorunlarımızın önde gelen nedeni olabilir mi? Bu sürükleyici araştırmada, ödüllü gazeteci Michael Easter, mantık dışı bir çözümün yaşamı iyileştiren sırlarını açığa çıkaran bağımsız vizyonerlerin, yıkıcı dahi araştırmacıların ve zihin-beden kondisyonu öncülerinin peşine düşüyor: konforsuzluk. Easter’ın evrimsel meydan okuma ihtiyacımızı anlama yolculuğu onu, şampiyon sporcular yetiştirmek için eski bir Japon uygulamasını kullanan NBA’in en iyi egzersiz bilimcisiyle tanışmaya; bir Oxford ekonomisti ve Budist liderin dünyaya ölümün bize mutluluk hakkında neler öğretebileceğini gösterdiği mistik Bhutan ülkesine; doğanın fiziksel ve zihinsel dayanıklılığımızı test ettiğini keşfeden genç bir sinirbilimcinin açık hava laboratuvarına götürüyor.
****
“Sağlığınıza, zindeliğinize ve kişisel gelişiminize seviye atlatmak için farklı bir şeyler arıyorsanız, işte bu kitap tam size göre.”
-Melissa Urban, Whole30 CEO’su ve The Book of Boundaries kitabının yazarı
“Michael Easter’ın dehası, sezgisel olarak bildiğimiz şeylerin yanına verileri dahil etmesidir. Çalışmaları birçok kişiye hayatlarını daha iyi hale getirmeleri için ilham verdi.”
- Dr. Peter Attia, Outlive kitabının yazarı
Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk
Bir çocuk psikiyatristinin not defterinden sıra dışı öyküler
Küçük bir çocuğun beyni travmadan nasıl etkilenir? Korku ve şiddet çocuğun beyninde nasıl bir tahribata yol açar ve bu beyin iyileştirilebilir mi?
Dr. Bruce Perry, olağandışı durumlara maruz kalmış çocuklara yardım ederek onları hayata yeniden kazandıran dünyaca ünlü bir çocuk psikiyatristidir. Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk’ta, karşılaştığı travma vakalarını bilimsel bir gözle irdeleyerek ve bunları herkesin kolaylıkla anlayabileceği hikayelere dökerek, aşırı strese maruz kalan beyinde tam olarak ne olduğunu açıklıyor ve bu beynin akıl almaz iyileşme kapasitesini ortaya koyuyor. Perry’nin stratejilerini öğrendiğinizde, travma geçirmiş çocukların fiziksel, ruhsal ve duygusal bakımdan nasıl iyileştirileceğinin ve sağlıklı bireylere dönüştürüleceğinin formülünü de elinizde tutuyor olacaksınız.
Beynin içinde olanları anlayabilmenin, psikolojik olarak en uç durumdaki çocuklar için bile bir umut ışığı olacağını gösteren bu kitap uzun süre hafızanızdan çıkmayacak.
Küçük Şeyler 1 – Deniz Kabukları
"Bu kitapta, temel konulara, özellikle toplumun ihtiyacı olduğunu düşündüğüm ve seminerlerimde izliyenlerin etkilendiklerini gözlediğim konulara yer veriyorum. Pek çok kişi televizyondaki "Küçük Şeyler" adlı programımızı izledi, beğendi. Ancak kitap ve televizyon farklı şeyler. Televizyon renkli, ama kitap da gerekli! Televizyonda paylaşamadığım, tartışamadığım konuları burada ele almaya çalışıyorum."
Küçük Şeyler 3 – Yaşama Yerleşmek
Küçük Şeyler 4 – Eşitler Evi
Biz köle miyiz?
Kollarımızda zincirler var mı?
Yüreklerimizde, zihinlerimizde zincirler var mı?
Galiba var. Çünkü bizler "çağdaş köle"leriz.
Evlerimizde, işyerlerimizde, marketlerde sloganlarla, kredi kartlarıyla, taksitlerle yönetilen, yönlendirilen köleleriz.
Kölelikten ya da kulluktan kurtuluşa nasıl geçebiliriz?
Yaşantılarımızı esirler evinden eşitler evine nasıl çevirebiliriz?
Prof. Dr. Üstün Dökmen, "Küçük Şeyler" dizisinin yeni kitabı Eşitler Evi'nde bu konuları irdeliyor.
Kulak Aşık Olurmuş Gözden Evvel
Lal – Libros Yayınları
Aşk ateşi kavurmasın gönlünüzü, aklınızı, benliğinizi... Sevdanın yoldaşı olmanın menzilinde LÂL sizi bekliyor.
Yana yana, düşe kalka, kör topal yuvarlanıp gidiyoruz hayatın içinde. Elimizde ateşten bir top olmuş "ilişkiler"... Yandıkça topu yanımızdakine fırlatıyoruz.
Saygının yitirildiği diyarlara aşk ve sevda köyü kurmaya çalışıyoruz. Kendi hakikatimize körleşiyoruz, kalbimize batan dikenlere nasırlaşıyor, almadan vermenin, vermeden almanın karanlığında uçuruma doğru ilerliyoruz.
İlişkilerimiz üzerine kurulan hayatlarımızda suçluluk duygusu, acizlik, eksiklik, yetersizlik, değersizlik, kibir, kanaatsizlik, öfke, kin, gurur, kıskançlık ve daha nice zehirli duygu kol geziyor. "Aşk aşk" diye aşka eziyet ediyor, aşkın itibarını yerle bir ediyoruz.
Küllerinden yeniden doğmuş, yaşamını insanı anlamaya, incelemeye, insan da derinleşmeye adamış bir yazar olan Pınar Boylu Gogulan, "ilişkiler sanatını" önümüze seriyor. Yalnız değil elbette; ona Lacivert, Mor, Siyah ve Lâl eşlik ediyor.
Hepsi de Ask-ı Hakikat’e davet ediyor bizi. Uzak olduğunu sanmayın; dibimizde, yanı basımızda duruyor, üstelik adresi belli:
Araz Mahallesi. Huzur Sokak. Vicdan Lokantası...
Masal Terapi
"Bu kitap hayat yolculuğunda tılsımlı pusulan olacak…"
Sevgili yolcu; Bu kitap senin için bir pusula olsun diye hayal edildi. Onu çantanda taşı. Kendini bir yol ayrımında bulduğunda, kararsızlık yaşadığında, ruhun yolunu kaybettiğinde kitabı çantandan çıkar. Rasgele bir sayfasını aç. Ve okumaya başla… Karşına çıkan masal sana yolunu bulmanda yardım edecek. Seni masallarla bir oyun oynamaya davet ediyorum. İçindeki yıldız gözlü oyunbaz çocukla yeniden bağ kurmanın vakti geldi. Bu bir iyileşme oyunudur. Bırak masallar sana rehberlik etsin, seni iyileştirsin ve dönüştürsün…
Masallarla Yola Çık
Çok ses getiren ve on binlerce okura ulaşan Masal Terapi’nin yazarı Judith Malika Liberman’dan hayalbazlar, oyunbazlar ve yolcular için 40 haftalık bir serüven: Masallarla Yola Çık. Bu 40 haftalık yolculuğun belli bir güzergâhı var. Önce orman. Korkuların karanlık dünyası. Korkularla yüzleşmek ve onları gözden geçirmek gerek. Karanlığın içine dalmadan ışık bulunamaz çünkü.
Ormandan sonra dağ var sırada. Burada zirvelere doğru uçulur ve ruhlar ilhamla dolar. Ardından çöle uzanır yol. Çöl, eyleme geçebilmesi
için insanı tutkuların ateşiyle bağ kurmaya ve hayatta cesurca ilerlemeye hazırlar. Ve en nihayet, deniz. Duygu dünyası. Orada
ilişkilere, çevreyle nasıl bir bağ kurulduğuna bakılır.
Okurlar ormanı, dağı, çölü ve denizi 40 masalla aşacak, masalların büyülü dünyasında bilinenin içindeki bilinmeyeni görecek, hayal ettikleri hayata doğru dönüştürücü adımlar atacaklar. Bu tılsımlı yolculkta masallar onlara rehberlik edecek.
Kapak görselini ve kitap illüstrasyonlarını Gamze Yalçın’ın hazırladığı Masallarla Yola Çık, Liberman’ın ikinci kitabı.
Minimalizm – İnsanları Sev Eşyaları Kullan
Hayatınız daha azla nasıl daha iyi olabilir?
Bir hayat hayal edin: daha az eşya, daha az dağınıklık, daha az stres, daha az borç ve hoşnutsuzluğun, dikkatinizi dağıtan şeylerin daha az olduğu bir hayat.
Şimdi de şöyle bir hayat hayal edin: daha fazla zamanınızın, daha anlamlı ilişkilerin olduğu, daha fazla gelişebildiğiniz, başkalarına daha fazla katkıda bulunabildiğiniz, daha fazla keyif aldığınız, içinde bulunduğumuz kaotik dünyanın tuzaklarından etkilenmeyen, tutku dolu bir hayat. Hayal ettiğiniz bu hayat, bilinçli ve amacı olan bir hayattır. Ve bu hayata ulaşmak için size engel olan fazlalıklardan kurtulmanız gerekecektir.
“[The Minimalists] okuyuculara dünyevi varlıklarını değerlendirmeleri ve iyi bir hayat yaşamak için gerçekten neyin gerekli olduğunu sorgulamaları için ilham veriyor.”
- Library Journal
“The Minimalists, aşırı şeylere olan bağımlılığınızdan kurtulmanın getirdiği ruhsal, duygusal ve finansal özgürleşmeyi etkili bir şekilde anlatıyorlar. Keşiş değiller ve tek bir pirinç tanesiyle yaşamıyorlar - sadece bir sürü fazla şeyden kurtularak hayatlarını değiştiren sıradan adamlar.”
- Elizabeth Gilbert, Ye, Dua Et, Sev’in yazarı
“Tüketimcilik karşıtlığının içten peygamberleri.”
- The New Yorker
Misafiriz Ş – İşaret Vı
Dünyanın esirleri...
Bedenin esirleri...
Malın mülkün esirleri...
Makamların, evlatların, hırsların, tutkuların esirleri...
Beni unuttunuz, ama daha acısı kendinizi unuttunuz.
Varoluş sebebinizi, ilahi hakikatinizi, aslen kim olduğunuzu ve neden dünyaya gönderildiğinizi unuttunuz!
Sıladasınız diye “salat” ile çağırdım sizi...
Ta ki siz esaretiniz olan dört unsur kalıbını (toprak, ateş, hava, su) kırıp da “Sıla”da değil içimde “Rahmim”de olduğunuzu anlayıncaya kadar...
Ya benî İsrâil...
Ey İsrâiloğulları...
Ey Esiroğulları!
Siz dünyaya değil aşka, sevgiye ve güzelliklere esirdiniz.
Siz Rabbinize, O’nun size duyduğu sevgiye esir olsaydınız dünyaya efendi olurdunuz.
Ne yaptınız siz... Ne yaptınız!
Yaptığınız nankörlük bana zarar veremez ama siz ne yaptınız!
Ne yaptınız...
Kendinize…
Mış Gibi Yaşamlar
Ne demek ‘mış gibi’ yaşam?
Düşüncelerinin arkasındaki niyetin farkında olmayan, sözü, gözü, davranışı birbirine uymayan insanların yaşamı demek.
“Böyle insanlar var mı?” diye sorarsanız, çevrenize bir bakın! Aklı, düşüncesi çocuğuna yardım etmekle dolu olduğu halde asık yüzlü, kırıcı, ilgisiz anne veya babaları; öğretmen olduğunu söyleyen ama hiç kitap okumayan insanları göreceksiniz.
Üstelik mış gibi yaşam, insanların bu anlayışla oluşturduğu ya da işlettiği kurumlar yoluyla giderek tüm topluma yayılıyor: Vatandaşa yardım etmek için oluşan bürokrasi, köstek olmak konusunda uzmanlaşıyor; güven duymamız için oluşturulan kurumlar güvensizliğin kaynağı haline geliyor; adaleti sağlamak için yapılan yasalar adaletsizliğin düzenini sürdürüyor.
Kimimizin körleşip fark etmediği, kimimizin kanıksayıp artık yadırgamadığı mış gibi bir yaşam yaşıyoruz. Sanki kaderimiz olmuş, kuşaktan kuşağa sürüp gidiyor: Yaşıyormuş gibi görünüp de aslında yaşamamak… Ve yaşamadığının farkında bile olmamak…
Ancak, farkında olan, gözlemleyen ve irdeleyen iki kişi var! Doğan Bey ve Arif Bey sizi sohbete davet ediyorlar.
Motivasyon Rehberi
Motivasyon nedir? Neden bazı şeyleri yaparken kendimizi tutulmuş gibi hissediyoruz ve bazılarını ise bırakamayacağımızı düşünüyoruz?
Birçok insan yanlış olarak kendilerinin sadece tembel olduklarını veya iradeli olmadıklarını düşünmektedir. Ancak eksik oldukları nokta kendi zihinlerini, motivasyonlarını ve işleyiş biçimlerini doğru bir şekilde anlamamalarıdır.
Bu kitapta aşağıdakileri öğreneceksiniz:
Muhabbet Duaları – Aşkın Dorukları
İki ruh, dua ile bir araya gelirse, bağ en derin yerden kurulmuş olur...
Bir kalbi gerçekten çok seversen, onu sadece Allah’tan iste. Bunun en samimi ve saf yolu, Dua’dan geçer…
MUHABBET DUALARI:
Barışma
Geri getirme
Aldatılmaya son verme
Aşkı artırma yolları
Cazibeli olma
Evde, aile içi huzur
İlişkiyi şifalandırma
Kısmet açma
Evlilik, eş bulma
Yalnızlığa son verme
Evliliği kurtarma
Bitmeye yüz tutmuş ilişkiyi canlandırma
Ve aşka, ilişkiye dair en etkili Dua, Ritüel, Uygulama ve Tılsımlar…
Mutlu Evliliğin Sırları
Mutlu Olma Sanatı
Mutlu Olma Sanatı Bertrand Russell’ın iyi bir yaşam sürmek isteyenlere sunduğu bir reçetedir. Kişisel Gelişim kitaplarının vermeyi vaat ettiği ama veremediği mutluluk sırlarını açıklar. Russell’a göre mutluluk birtakım insanların bizim elimizden alabileceği temel insan haklarından biri değildir. Kişi mutluluğa başkalarını suçlayarak değil, belirlediği hedeflere erişmek için mücadele ederek ve bu mücadele sırasında eğlenerek ulaşır. Üstelik kişi bu mücadeleyi iç dünyasına değil, sosyal yaşamına dönerek vermelidir. Deyim yerindeyse, Mutlu Olma Sanatı, kişisel gelişim vaat eden bir popüler felsefe kitabıdır.
Mutluluk Beyinde Başlar
Mutluluk Yavaş Yavaş Gelir
Muziceleri Çağırmak
Herkes bir Mucize bekler ama Mucizeler sadece onlara inananlara gelir.
Allah sana kendi ruhundan üfledi (Secde Suresi, 9. Ayet),
Sen doğuştan Mucizenin ta kendisisin. Yaşadıkların sana bunu unutturdu, bu kitap yeniden hatırlatacak…
“Mucizeleri Çağırmak ” ile yaşadığın tüm sorunların ve çöküşlerin bir fırsat olduğunu göreceksin, gerçek mucizenin insanın içinde ve dualarda saklı olduğunu fark ederek kendi mucizenin kapısını sen açacaksın…
Bir mucize bekliyorsan, bu kitap senin için
1- Bilinçaltın ile yüzleş, hayata yeniden başla
2- Duaların gücü ile kilitli kapıları aç
3- İçindeki büyük güç ile işbirliği içinde ol
4- Mucizeleri yaşayanların gerçek öyküleri
5- Meleklerin ışığı ve muhteşem farkındalık
6- Bereket mıknatısı
7- 21 günlük mucizevi yolculuk
8- Mucizevi enerji çalışmaları
9- İnandıkların senin olur
10- Büyük sır senin içinde
11- Allah senin vekil’in, yalnız değilsin
12- Enerji yasaları
13- Büyük tekamül
Namaste
Mutluluğa, Kendini Gerçekleştirmeye ve Başarıya Giden Yol Japonların uzun ve mutlu yaşam sırları üzerine yazdıkları uluslararası çoksatan Ikigai’nin ardından Héctor García ve Francesc Miralles bu sefer manevi gelişim yolunda önemli bir uğrak noktası ve binlerce yıllık köklü kültürüyle Doğu maneviyatının beşiği olan Hindistan’a rotasını çeviriyor. Yazarlar bu kapsamlı çalışmalarında nefes pratikleri, mantralar, meditasyonlar, Ayurveda, Tantra gibi bedensel, zihinsel ve ruhani gelişim için paha biçilmez mirasıyla bu topraklarda yeşeren kültürün dünyaya armağan ettiği önemli bilgileri okurlarına aktarıyor. Sanskritçede bir selamlama kelimesi olan namaste, içimizdeki kutsallığı selamlamamız için bizleri Hindistan’a götürüyor. Stres, endişe ve korkuyu hafifletmeye yardımcı olan en iyi teknikleri ve tam yaratıcı potansiyelimizi nasıl harekete geçireceğimizi öğreneceğimiz bu çalışma, mutluluk ve kendini gerçekleştirme yolunda eşsiz bir rehber niteliğinde.
Neuro Aşk
AŞK neden var gerçekten?
Peki, gerçekten de sihirli mi? Kalpten mi başlıyor? Yoksa karındaki kelebeklerle mi?
Ya da AŞK tamamen beyinde yaşanılan bir süreç olabilir mi?
Daha da önemlisi biz AŞK sürecini öğrenerek istediğimizi kişiyi hayatımıza çekebilir miyiz?
Daha önceki kitaplarım Yıka Beynini, Beynine Format At ve Sağlığına Format At’ı okuduysanız ya da bir şekilde denk geldiyseniz yaşamda başımıza gelen her şeyde beynimizin bizi nasıl yönlendirdiğini anlatmıştım.
Ben size bu kitapta aşkın ilk insandan başlayan milyonlarca yıllık kurallarını, bilimini ve NeuroAŞK’ı anlatıyorum.
Ve günlük hayatta doğru aşkı ve ilişkiyi yaşamak için en pratik tüyoları ve aşkta kaybeden taraf olduysanız AŞK acısını, ayrılıklar sonucu oluşan değersizlik hissini NeuroFormat sistemiyle nasıl temizleyeceğinizi de öğreneceksiniz.
Aşkı gerçekten anlamaya ve kazanan olmaya ne dersiniz?
Nevrotik Bir Gezegenden Notlar
Sunday Times #1 Bestseller
"Zamanı Durdurmanın Yolları"nın Yazarından
Dünya aklımızı zorluyor. çılgın ve gergin bir gezegen, telaşlı ve gergin insanlarını yaratıyor; politikadan vücut kitle endeksimize hemen her şey bizi dehşete düşürüyor.
Çılgın bir dünyada çıldırmadan nasıl yaşarız?
Çevremiz kesintisiz anksiyete kaynağına dönüşmüşken nasıl mutlu hissedebiliriz?
Matt Haig, haberlerden sosyal medyaya, iş ortamından bağımlılıklara çevremizi kuşatmış dış etkenlerin “nasıl hissettiğimiz” üstündeki etkisini anlamaya, dijital çağın törelerini sorgulamaya, biraz daha serinkanlı olmaya çağırıyor bizleri. Nevrotik Bir Gezegenden Notlar, anksiyete ve panik atakla uzun yıllar mücadele etmiş bir 21. yüzyıl insanından, böyle bir yüzyılda kendimizi mutlu, bütün ve insan hissedebilmek üzerine kişisel ve yaşam dolu bir bakış. Duygularımızın, sahip olduklarımız kadar mühim olduğunu gösteren, dünyadaki o pek kıymetli vaktimizi nasıl harcadığımızı değiştirebilecek bir kitap.
O An
Bu kitapla sizinle NeuroFormat uygulamalarının 2023 yılında geldiği noktayı paylaşıyorum. Zira uygulama eski kitaplarımdan çok değişti ve daha gelişti.
Beni tanırsınız, tevazuyu severim ama iddialı bir şey söyleyeceğim: NeuroFormat’ın bugün geldiğimiz noktada tüm dünyada travma çözmek konusundaki en etkili, en hızlı, kapsam derinliği en geniş yöntem olduğunu söyleyebilirim.
Sizi temin ederim, bu kitapta anlattığım analiz şeklini ve yöntemi gerçek anlamda kavramayı başarırsanız, tüm travmalarınızı çok daha derin ve eksiksiz biçimde çözebileceksiniz. Böylece pek çok sağlık sorununu geride bırakacaksınız.
Sadece travmalarını temizlemek isteyenler için değil, dünyadaki travma üzerine çalışan bütün uzmanlar için de çok etkili bir yol haritası veriyorum bu kitapta. Naçizane, travma felsefesi üzerine bilimsel literatüre geçmesi gerektiğini düşündüğüm bir sistem oluştuğunu söylemek isterim.
Ve itiraf edeyim bu kitabı yazmayı düşünmüyordum… Zira tekniği uygulamalı olarak görmeden bir kitapta anlatmanın çok da kolay olmadığını düşündüm hep. Evet, hâlâ hiçbir kitap uygulamalı seminerlerimin yerini tutamaz. Ama bu kitapla gerçekten yeni sistemi olabildiğince paylaşmaya çalıştım.
Beni “tamam, pes ediyorum, yazacağım” noktasına getiren şey, yaşadığımız yıkıcı deprem oldu. Sadece depremi bizzat yaşayanlar değil ülkece bir travma geçirdik. Ve tam da şimdi NeuroFormat yöntemine ihtiyaç duyan yüz binlerce kişi olduğunu biliyorum. Aslında bu ihtiyaç beni yazmaya, kendi kuralımı bozmaya itti diyebilirim.
Umarım kitabım hepinize, hepimize şifa olur…
O Panda Benim
Yüzlerce kişisel gelişim ve iletişim semineri; binlerce kişisel gelişim, dil eğitimi ve farkındalık videosu ile tanınan Haluk Tatar, okurlarıyla bu kez O Panda Benim kitabıyla buluşuyor.
O Panda Benim, içinden çıkılamayan durumlarda uzanan dost elini ve iyi niyet taşlarıyla döşenen yolları anlatıyor. Bu kitapta dostluk, evlilik ve delirme üzerine ders veren bir büyüleyici bir hikâye sizi bekliyor.
Yeniden başlamak, güvenmek ve affetmek üzerine düşündüren O Panda Benim ile an geliyor korkularımızla yüzleşiyoruz, an geliyor deliliğimizden utanıyoruz.
Zaten Haluk Tatar da “Herkesin bir hikâyesi var. Hikâyeler, insanların büyüsüdür.” diyerek anlatmaya başlıyor ve ekliyor:
“Baştan uyarayım. Bu kitapta okuyacaklarını, bana deli deme diye olabildiğince yumuşattım. Olaylar burada okuyacaklarından daha da vahim ve inanılması zor şekildeydi. Birazdan okuyacaklarının hepsinin açıklaması da, yine bu kitap bitmeden sana verilmiş olacak.”
Obsesif Kompulsif Bozukluk Çalışma Kitabı
Takıntılı Zorlantılarınızdan Kurtulmanız için Rehberiniz
Obsesif-kompulsif bozukluğunuz (OKB) varsa, ısrarcı takıntılı düşünceler ve zaman alıcı zorlantılar (kompulsiyonlar) hayatın tam anlamıyla tadına varmanızı önleyebilir. Aynı zamanda korktuğunuz şeylerden kaçınma alışkanlığınız olduğunda, bunlarla doğrudan yüzleşme fikri korkutucu ve zor gelebilir.
Obsesif-Kompulsif Bozukluk Çalışma Kitabı, OKB’li birçok kişinin sıkıntı veren OKB belirtilerinden kurtulmalarını ve verimli bir yaşam umudunu tekrar kazanmalarına önemli ölçüde katkıda bulunuyor.
Bu kitap, ilerlemenize yardımcı olabilecek, etkinliği kanıtlanmış kendine yardım teknikleriyle birlikte hemen kullanmaya başlayabileceğiniz günlük başetme stratejilerini içeriyor.
Odak
Daniel Goleman, uluslararası çok satan kitabı Duygusal Zekâ’dan sonra belki de en önemli eseri olan Odak: Mükemmeliğin Gizli Anahtarı’nda internet çağının enformasyon ve eğlence seli içinde kıt bir kaynak haline gelen Dikkat ve Odaklanma yetilerini araştırıyor.
Yirmi yılı aşkın bir süredir insan beyniyle ilgili bilim alanında kaydedilen en son ilerlemeleri izleyerek kitaplarında işleyen Daniel Goleman Odak’ta hepimizin kanıksadığı ve hafife aldığı bir meleke olan dikkat üzerinde duruyor. Çığır açıcı araştırmaları pratik bulgularla birleştiren yazar, uzmanları amatörlerden ve yıldızları ortalama oyunculardan ayıran şeyi açığa çıkarıyor. Sonuçta okuyucuları, dikkatlerini yalnızca kişisel meselelere değil, ayrıca çevrelerindeki dünyanın acil sorunlarına, örneğin güçsüzlere, yoksullara ve geleceğe de yöneltmeye davet ediyor.
Öğretmenim Moriyle Salı Buluşmalar
Öğretmenin Kişisel Gelişim Rehberi
Ben, “Hiçbir şey olamazsa bari öğretmen olsun,” cümlesinin çok sık kullanıldığı bir dönemde öğretmenliğe başladım. Birkaç yıllık tecrübeden sonra o cümle zihnimde şöyle değişti: “Eğer bir kişi öğretmenliğe layık değilse ne olursa olsun ama öğretmen olmasın.” Çünkü öğretmenlik kolay iş değildir. Başka mesleklere benzemez, mesai saatlerine sığmaz.
Bu yüzden öğretmen eve gidince işini kapının önünde bırakma lüksüne sahip değildir. Bırakırsa, öğrenciler de öğretmene duydukları saygı ve sevgiyi son dersten sonra sınıf kapısında bırakırlar.
Yıllar sonra buluşan mezunlar, akşamları öğrencilerini hatırlamayan öğretmenlerini hatırlamazlar.
Öğretmen, toprağı sürerken taşları, dikenleri değil hasat mevsimini düşünür. Sabah suladığı saksıdan akşam çiçek beklemez. Sabrı taşarsa verilen bütün emeklerin sele karışacağını bilir.
Olağanüstü Anlar İçin Ev Yapımı
Olan Biteni Kaçırma Keyfi Aşırılık Çağında Kendine Hakim Olmak
Sosyal bilimcilerin “aşırılık çağı” diye nitelediği bir zamanda yaşıyoruz.Seçenekler sonsuz, onlara ulaşmak hiç olmadığı kadar kolay görünüyor. Fakat bu sınır tanımaz kültür ortamında, her şeye yetişmek mümkün olmadığı gibi muhtemelen anlamlı da değil. O halde birey olarak hayatlarımıza nasıl biçim kazandıracağız?
Seçeneklerle ve ayartmalarla dolu hayatımızda, en kötü senaryo olan biteni kaçırmak. Son gelişmeleri, maç sonuçlarını, bize özel alışveriş fırsatlarını yakalamaya çalışırken, en çok odağımızı korumakta zorlanıyoruz. Özdenetim, itidal, ölçülülük gibi kavramlar yerini hedonik bir döngüye mi bıraktı? Bir şeyden feragat etmeden bir diğerine tutunmak mümkün müdür? Her şeyi birden yapma telaşının bedeli nedir? İnsan potansiyeli efsanesi nedir, eylemlerimiz üzerinde nasıl bir etkisi vardır? Sonsuz mutluluk ve doyum arayışı saplantısından kurtulabilir miyiz? Her şeyi deneme arzusunun kaynağı nedir? Sınırlar her durumda aşılmak için midir, onlarla yaşamak bize ne kazandırır? Kendine hâkim olma sanatı öğrenilebilir mi? Kışkırtıcı, davetkâr ve sınırsız bir dünyada kurumlar, örgütler,teknolojiler ve sosyal yapılar bizi nasıl belirler?
Sevilen psikolog ve felsefeci Svend Brinkmann Olan Biteni Kaçırma Keyfi’nde kendine hâkim olma sanatını bir erdem olarak ele alıp savunuyor. Yazar kendi isteğiyle bir şeylerden vazgeçmenin kişiyi stres,depresyon ve kaygı gibi dertlerden koruyacağını vurgularken itidal ve özdenetimi mutlu bir hayatın anahtarı olarak işaret ediyor. Hız ve sınırsızlık kültürüne karşı koymak isteyen herkes için etkili ve ilham verici bir kaynak.
Olandan Olasıya
Olanı Sevmek
Byron Katie'nin The Work (Çalısma)sı gezegenimiz için
büyük bir nimet. Hayatımda bu kadar kısa sürede insan
hayatına etki eden bir terapi yöntemi görmedim. Olanı Sevmek size bir anahtar sunuyor. Onu kullanın.
-Eckhart Tolle, Şimdi'nin Gücünün yazarı-
Dünya'nın en ünlü kişisel gelişim terapisti Byron Katie'den The Work (Çalışma) adı verilen semineri ve seansları bundan sonra hayatınızın önünde bir ışık olacak, karşılaştığınız bütün sorunları bu mucizevi 4 soru ile kendiniz de çözebileceksiniz.
Bu doğru mu?
Bunun doğru olduğunu kesinlikle bilebilir misin?
Bunu düşündüğünde nasıl tepki veriyorsun?
Bu düşünce olmasa sen kim olurdun?
İşte bu mucizevi 4 soru bütün hayatınızı baştan aşağı yenileyecek.
Byron Katie gerçeğe uyanmak diye adlandırdığı olayı 1986'da yaşadı ve o günden beri The Work (Çalısma)'yı yeryüzünde yüz binlerce kişiye tanıttı. Toplumsal etkinliklerinin yanı sıra iş çevrelerine, üniversitelere, okullara, hapishanelere ve hastanelere tanıttı.
Olumlu Düşünmenin Gücü
Onlar Benim Kahramanım
Şikayet yarışçısı olmayan gizli kahramanların öyküsü...
Abartmayan, alçakgönüllü ve hoşgörülü insanlar, kişisel bütünlük içinde yaşama hizmet etmekten mutluluk duyar.
Şikayet yarışçısı olmayan bu insanları duymayız ama toplum dengesini onlar sayesinde korur. Onlar, gizli kahramanlardır. Bu kitap, iki gizli kahramanın yaşam öyküsünü anlatıyor.
Onu Kendine Aşık Et
Yaşadığın aşk sana aynalık yapar...
Bu kitap, ruh eşlerini buluşturmaya adanmış spiritüel bir rehberdir.
Ritüeller, tılsımlar, enerji çalışmaları, dualar ve Meleklerin Mucizeleri yolunuzu aydınlatsın. Şimdi ve tüm zamanlara doğru Aşk olsun.
FMV Özel Işık Lisesi ve İstanbul Üniversitesi, İngiliz Dili & Edebiyatı mezunu olan Tuğçe Işınsu, 11 yıl süren reklam yazarlığı kariyerinin ardından doğuştan sahip olduğu psişik güçleri ve aldığı spiritüel eğitimler ile Spiritüel Yaşam Danışmanlığı yapmaya başlamıştır. Birçok yaşam merkezinde, ayrıca 6 yıldır kendi sunduğu ve konuk katıldığı 150'nin üzerinde TV programında Aşk, Melekler, Mistisizm, Enerji Çalışmaları, Şifa Yöntemlerini tüm Türkiye'ye ve Dünyaya tanıtan Tuğçe Işınsu, 5 kitabın da yazarıdır. Dünyanın her yerinden binlerce danışan ile çalışmalarını sürdüren Tuğçe Işınsu, "Onu Kendine Aşık Et" ile okuyucuya ömür boyu yararlanabileceği bir aşk rehberi ve kendini aşkın içinde tanıma fırsatı sunuyor. Sorun yoksa aşk da yoktur. En büyük intikam çok sevmektir.
Outliers Çizginin Dışındakiler (Bazı İnsanlar Neden Daha Başarılı Olur)
Bazı insanlar neden başkalarından daha başarılı olur?
Başarılı insanlar hakkında anlatılan bir hikaye vardır; onların zeki ve hırslı oldukları söylenir. Outliers’te Malcolm Gladwell başarının gerçek hikayesinin bundan çok farklı olduğunu ve bazı insanların neden başarılı olduğunu anlamak için, bunların çevrelerine daha dikkatli bakmamız gerektiğini iddia ediyor. Mesela aileleri, doğum yerleri ve hatta doğum tarihleri… Başarının hikâyesi başta göründüğünden daha karmaşık ve çok daha ilgi çekici… Outliers, Beatles ve Bill Gates’in ortak yanlarının ne olduğunu, Asyalıların matematikteki olağanüstü başarısının sırrını, star sporcuların bilinmeyen avantajlarını ve tüm New Yorklu avukatların özgeçmişlerinin neden aynı olduğunu ve dünyanın en zeki adamının neden adını bile duymadığınızı açıklıyor. Bunların hepsi de nesiller, aile, kültür ve sınıf açılarından açıklanıyor. Gladwell’in iddiasına göre, bir Silikon Vadisi milyarderi olmak istiyorsanız, hangi yıl; başarılı bir pilot olmak istiyorsanız nerede doğduğunuz çok önemli. Çizginin dışındakilerin yani normal beklentilerin ötesinde başarıyı yakalayan kişilerin hayatları tuhaf ve alışılmadık bir mantık izliyor. Gladwell bu mantığı basitleştirirken insanın kendi potansiyelinden en yüksek seviyede nasıl yararlanacağı konusunda heyecan verici bir plan sunuyor. Malcolm Gladwell, Tipping Point kitabında dünyayı anlama şeklimizi değiştirmişti Blink’te düşünme hakkındaki düşüncelerimizi değiştirdi. Outliers’taysa başarı konusundaki anlayışımızı değiştiriyor.
Öz Şefkatli Farkındalık
“Acı kızgın bir boğa gibidir. Onu küçük bir yere kapatırsanız iyice vahşileşir ve kaçmaya çalışır. Ama açık bir alana koyduğunuzda sakinleşir. Farkındalık, acı için duygusal bir açık alan yaratır.”
“Neşelen.” “Bu kadar abartma.” “Kendin için üzülmeyi bırak.” “Her şeyi berbat etme.”
Tedirgin, üzgün, öfkeli ya da yalnız hissettiğinizde kafanızın içinde bu eleştirel sesleri duyuyor musunuz? Kendinize karşı yargılayıcı olmak yerine zorlu duyguları kabul etseydiniz hayatınız hangi noktada olurdu, hiç düşündünüz mü?
Dr. Christopher Germer yıllar süren bilimsel çalışmalarında mantığa aykırı gibi görünen bir sonuca ulaştı: Hepimiz acıdan kaçınıyoruz ama acıyı kabul etmek ve utanç duymadan ve yargılama olmaksızın kusurlarımıza, eksiklerimize şefkatle karşılık vermek, iyileşme yolunda olmazsa olmaz adımlardır. Bu bilgece ve anlamlı kitap öz şefkatin gücüne ışık tutarken, öz şefkat çalışmalarının nasıl uygulanabileceğini gerçekçi, bilimsel ve yaratıcı stratejilerle dile getiriyor.
Klinik Psikolog Dr. Christopher Germer Harvard Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde psikiyatri alanında öğretim üyesidir. Psikoterapi temelli farkındalık ve şefkat konularında, dünyanın dört bir tarafında seminerlere katılıp eğitimler vermektedir. Psikoterapi ve Meditasyon Enstitüsü ile Şefkat ve Farkındalık Merkezi’nin kurucularındandır. Kitabı 18 ülkede yayınlanan Dr. Germer, uluslararası alanda öz şefkatli farkındalık konusunun tanınmasında öncü olmuştur.
Öze Dönüş Terapisi
Yaşadığımız çağda hayatın anlamı üzerine o kadar yanlış tercümeler yapıldı ki kafalar karmakarışık oldu. Kavramların tercümesi yanlış yapılınca da mutsuzluk ve değersizlik hissiyle baş etmeye çalışan insanların sayısı hızla arttı. Mutlu insan için çizilen resimlerdeki klişe sahneler zihnimize öyle bir kazındı ki varlığımızı bu resimlere uydurmak için kendimizden vazgeçtik, yine de ruhumuz doymuyor. Sıradan kelimesi öyle bir yerin dibine batırıldı ki herkes farklı olmak uğruna aksesuar avına çıktı. Artık başarı özgeçmişteki satır sayısıyla, mutluluk sosyal medyada paylaşılan kurgu fotoğraflarla ölçülüyor.
Bu arada farklı olmak için çaba sarf etmeyip kendisine bahşedilen hayatı doğru dürüst yaşamaya çalışanlar da var elbette. Reklam yapmadan, gürültü çıkarmadan sessiz sedasız yaşayıp gidiyorlar yanı başımızda... Kalabalıklar hiç durmadan ön plana çıkmaya çalışırken onlar duruyorlar. Hayatın kargaşası içinde bir duruş sahibi olmayı unutanlara inat, her türlü fırtınaya karşı bir yel değirmeni gibi sapasağlam hem de...
Bu kitap işte bunca gürültünün ve kargaşanın ortasında meselenin özünü fark edelim, mutluluğun resmini çizebilelim, yüreğimizin götürdüğü yerden dönüp kendimize gelelim diye yazıldı.