İlkçağ Felsefesi Tarihi
Öteden beri felsefe, bilimlerin çatısı olmaya layık görülmüş bir alan olmuştur. Bu, bilimler konusunda parçacı yaklaşımı benimsemiş olan bugünkü anlayış açısından çok değerli bir ilke gibi görünmese de konu bütüncül yaklaşımla ele alındığında doğru bir bakış açısıdır. Çünkü bir medeniyetin geri kalması ya da gelişmesi bütünlük arz eder. Bir yanı geride bir yanı ileride olmak üzere X alanında geri kalmış Y alanında ilerlemiş bir medeniyetten söz edilemez.
Bütün alanlarda üretim önce zihinde başlar. Zihin faaliyeti ise, hangi konuda olursa olsun bir tür felsefedir. Bu nedenle aklın üretimi olan felsefeden uzak kalmak medeniyetleri geri bıraktığı gibi, her alanın bir felsefesini oluşturabilen medeniyetler, bu üretimlerden kendilerinin tercih ettikleri anlayışlar doğrultusunda gelişme göstermişlerdir. Kültür tarihinin derinliklerinde felsefeye geniş yer ayrıldığı zamanlarda güçlü medeniyetler kurulmuştur. İnsanların felsefeden uzaklaşıp, onun uzak durulması gereken bir alan olduğu anlayışını benimsedikleri dönemlerde ise medeniyet, bilim ve teknoloji sekteye uğramıştır.
Öte yandan ister sosyal bilimler, ister fen bilimleri olsun her tür bilginin temelinde felsefe kendini göstermektedir. Daha doğrusu felsefeyle desteklenen bilimler güçlü olmakta, bu desteği reddeden veya bu destekten mahrum kalanlar gelişememektedir. Bu gerçeklik günümüzde daha iyi fark edildiği için biyoloji felsefesi, ahlak felsefesi, tıp felsefesi, matematik felsefesi, kültür felsefesi gibi özel felsefi alanlar ortaya çıkmıştır.
Bütün bu felsefelerin başlangıcında ise İlkçağ felsefesi bulunmaktadır.
Çünkü düşüncenin geçmişi, geleceği planlamada vazgeçilmezdir. Bunu dikkate alarak hem felsefeyi sevdirmek, hem de okunur bir hale getirmek için bu çalışmayı hazırladık. Çok fazla ayrıntıya girmeden ve anlaşılır bir üslupla oluşturduğumuz bu kitabın her yaştaki öğrenme meraklısına faydalı olacağı kanaatindeyiz.
Türk Düşünce Tarihi
Çocuklar İçin Felsefe
“Zaman nedir?”, “Kimin arkadaşınız olduğunu nasıl anlarsınız?”, “Beş yıl önceki sizle şimdiki siz aynı kişi misiniz?”, “Mantıklı bir şey aynı zamanda anlamsız olabilir mi?” Bunlara benzer soruların cevaplarını merak ediyorsanız filozof olma yoluna girmiş sayılırsınız!
Çocuklar İçin Felsefe, 10 yaş üzeri genç insanlara felsefenin harikalar diyarını tanıtmayı amaçlıyor. Kitapta yer alan, Değerler, Bilgi, Gerçek ve Sorgulayıcı Düşünme başlıkları altındaki kırk soru; çocukları, Antik Yunan Çağı’ndan günümüze filozofların üzerinde çalıştığı sorular hakkında düşünmeye çağırıyor.
Her bir soru, çocukların felsefi içerikleri ve kavramları anlaması ve aynı zamanda sıkılmadan iyi vakit geçirmesi için eğlenceli etkinlikler içeriyor.
Yıllardır çocuklara felsefe öğreten, üniversitelerde felsefe eğitimi veren bir akademisyen tarafından yazılmış olan bu kitap, çocukların kendi başlarına ya da öğretmenleri eşliğinde sınıfta kullanmaları için tasarlanmıştır.
Her soru için öğretmenlere ipuçları veren bu kitapta, felsefe konusunda yazılı kaynakları da bulabilirsiniz.
İnsanın Anlam Arayışı
20. yüzyılın önde gelen psikiyatrlarından Viktor Frankl, otuzun üzerinde yabancı dile çevrilen ve bütün dünyada 12 milyondan fazla satan İnsanın Anlam Arayışı‘nda, kurucusu olduğu logoterapinin ilkelerini, İkinci Dünya Savaşı sırasında bir toplama kampındaki deneyimleri eşliğinde anlatmaktadır.
Okurlar, Frankl’ın tasvir ettiği toplama kampının, dünyayı daha büyük bir hapishane olarak kavramamızı sağlayacak parlak bir metafora dönüştüğünü fark edecektir. Gasset, Heidegger ve Sartre’dan aşina olduğumuz düşünceler ışığında, varoluşun çetin koşullarında “anlam”ı keşfetmemize yardım edecek süreci anlatan Frankl, “İnsanı insan yapan nedir?” sorusuna da yanıt vermeye çalışıyor.
“Gerçekten ihtiyaç duyulan şey, yaşama yönelik tutumumuzdaki temel bir değişmeydi. Yaşamdan ne beklediğimizin gerçekten önemli olmadığını, asıl önemli olan şeyin yaşamın bizden ne beklediği olduğunu öğrenmemiz ve dahası umutsuz insanlara öğretmemiz gerekiyordu. Yaşamın anlamı hakkında sorular sormayı bırakmamız, bunun yerine kendimizi yaşam tarafından her gün, her saat sorgulanan birileri olarak düşünmemiz gerekirdi. Yanıtımızın konuşma ya da meditasyondan değil, doğru eylemden ve doğru yaşam biçiminden oluşması gerekiyordu. Nihai anlamda yaşam, sorunlara doğru çözümler bulmak ve her birey için kesintisiz olarak koyduğu görevleri yerine getirme sorumluluğunu almak anlamına gelir.”
Sokrates’in Savunması – Hasan Ali Yücel Klasikleri 182
Euthyphron, Apologia, Kriton, Phaidon.
Platon (MÖ yaklaşık 428-MÖ yaklaşık 348): Bugünkü üniversitenin atası sayılan Akademia’nın kurucusu ve hocası Sokrates’i konuşturduğu diyaloglarla felsefeyi yazıya en iyi aktarmış ustalardan biridir. Bu kitapta birbirini tamamlayan dört diyalog yer almaktadır. İlk diyalog olan Euthyphron’da yargılanışının öncesi anlatılır ve dinsizlikle suçlanan Sokrates’in inançları hakkında bilgi verilir. Sokrates’in Savunması’nda ise yargı süreci anlatılmaktadır. Kriton’da hüküm sonrası anlatılır, bir yurttaşın saygı duyması gereken ilkeler tartışılır. Platon’un en şiirsel eserlerinden biri olan Phaidon’daysa Sokrates’in son günü anlatılırken ruh hakkındaki düşünceleri yansıtılmaktadır.
Böyle Söyledi Zerdüşt – Hasan Ali Yücel Klasikleri 156
Herkes İçin ve Hiç Kimse İçin Bir Kitap.
Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844-1900): Geleneksel din, ahlak ve felsefe anlayışlarını kendine özgü yoğun ve çarpıcı bir dille eleştiren en etkili çağdaş felsefecilerdendir. Bonn Üniversitesi’nde teoloji okumaya başlayan Nietzsche daha sonra filolojiye yöneldi. Leipzig Üniversitesi’nde öğrenimini sürdürdü, henüz öğrenci iken Basel Üniversitesi filoloji profesörlüğüne aday gösterildi. 1869’da sınav ve tez koşulu aranmadan, yalnızca yazılarına dayanarak doktor unvanı verilen Nietzsche profesörlüğü sırasında klasik filoloji çalışmalarından uzaklaştı ve felsefeyle uğraşmaya başladı. Tragedyanın Doğuşu, Zamana Aykırı Bakışlar, İnsanca Pek İnsanca, Tan Kızıllığı, Şen Bilim, Böyle Söyledi Zerdüşt, İyinin ve Kötünün Ötesinde, Ahlakın Soykütüğü, Ecce Homo, Wagner Olayı, Dionysos Dithyrambosları, Putların Alacakaranlığı, Antichrist, Nietzsche Wagner’e Karşı başlıca büyük eserleri arasında yer almaktadır.
İdeal Devlet – Hasan Ali Yücel Klasikleri 302
Farabi (870-950): Türk-İslam filozofu, gökbilimci, müzisyen. İslam’ın Altın Çağ’ının en önemli isimlerden biridir. Farabî yükseköğrenimini Bağdat’ta tamamladı, zamanın ünlü bilginlerinden ders aldı. Aristoteles’in ve Platon’un eserlerini inceledi, bu iki filozofun felsefelerini İslam’la bağdaştırmaya, bu sayede İslam dinine felsefi bir nitelik kazandırmaya çalıştı. Felsefeye mantık ile başlayıp metafizik üzerinde durdu; felsefenin dil, siyaset, doğa, zihin ile ilgilenen dallarında eserler verdi; müzik aletleri geliştirdi, müzik ve psikoloji konularında yazdı. İslam felsefesinin gelişmesini ve korunmasını sağladı, İlkçağ Yunan-Latin eserlerinin Arapça tercümelerinden yararlanmak zorunda kalan ve kendisini Alpharabius ismiyle anan Batılı Orta Çağ düşüncesini etkiledi. İdeal Devlet bilinen 103 eserinden sonuncusudur ve Farabî’nin felsefesini tüm açılardan yansıtır. Eserde İlk Var Olan’ın nitelikleri, diğer varlıkların nasıl meydana geldiği, varlıkların dereceleri, bunun organlardaki karşılığı, bir beden gibi işleyen şehri/toplumu yönetecek kişinin nitelikleri, şehir/toplum türleri, her birinin güçlü ve zayıf yanları ele alınır.
Deliliğe Övgü – Hasan Ali Yücel Klasikleri 278
Desiderius Erasmus (1469-1536): Yeni Ahit’in ilk editörü, ilahiyat edebiyatının önde gelenlerinden ve Kuzey Avrupa Rönesansı’nın en önemli hümanistlerinden olan Erasmus, filolojik yöntemleri kullanarak tarihsel-eleştirel geçmiş araştırmalarının temelini attı. Eğitim alanındaki yazıları klasiklere eski dini müfredat yerine hümanist bir bakış açısıyla yönelinmesine katkıda bulundu. Kilisenin gücünün kötüye kullanılmasını eleştirirken yükselen reform taleplerini teşvik etti. Bu tutumu hem Protestan Reformu’nda hem de Katolik Karşı Reformu’nda ses buldu.
Luther’in doktrinini ve papalığın sahip olduğunu iddia ettiği güçleri reddeden bağımsız duruşu nedeniyle her iki tarafın hedefi haline geldi. İngiltere’ye giderken tasarladığı ve Thomas More’un evinde yazdığı Deliliğe Övgü ile dönemin entelektüellerini eleştirdi, öğretmenler, papazlar, ilahiyatçılar, filozoflar, tüccarlar, avukatlar, hükümdarlar, azizler ve kendini zeki sayan herkesi alaycı bir dille yerdi.
Poetika – Şiir Sanatı Üstüne – Hasan Ali Yücel Klasikleri 270
Aristoteles (MÖ 384-322): Antik Yunan felsefesinin önemli isimlerinden Aristoteles Platon’un öğrencisi, Tiran Hermias ile Büyük İskender’in hocası, Lykeion okulunun kurucusudur. Ortaçağ’da Musevi ve Müslüman düşünürleri, Hristiyan teolojisini, özellikle de skolastik düşünceyi etkilemiş, etkisi Aydınlanma Dönemi’ne, Rönesans’a ve Reform’a yayılmıştır.
Klasik mantığın kurucusudur. Biyoloji, botanik, zooloji, kimya, etik, mantık, metafizik, retorik, bilim felsefesi, fizik, şiir sanatı, siyaset kuramı, psikoloji hakkında günümüze ulaşan yazıları, anılan tüm alanlarda kurucu metinler olarak değerlendirilir.
Eğitici Olarak Schopenhauer Zamana Aykırı Bakışlar – 3 – Hasan Ali Yücel Klasikleri 263
Friedrich Wilhelm Nietzsche (1844-1900): Geleneksel din, ahlak ve felsefe anlayışlarını kendine özgü yoğun ve çarpıcı bir dille eleştiren en etkili çağdaş felsefecilerdendir. Bonn Üniversitesi'nde teoloji okumaya başlayan Nietzsche daha sonra filolojiye yöneldi. Leipzig Üniversitesi'nde öğrenimini sürdürdü, henüz öğrenci iken Basel Üniversitesi filoloji profesörlüğüne aday gösterildi. 1869'da sınav ve tez koşulu aranmadan, yalnızca yazılarına dayanarak doktor unvanı verilen Nietzsche profesörlüğü sırasında klasik filoloji çalışmalarından uzaklaştı ve felsefeyle uğraşmaya başladı. Tragedyanın Doğuşu, Zamana Aykırı Bakışlar, İnsanca Pek İnsanca (Karışık Kanılar ve Özdeyişler, Gezgin ve Gölgesi), Tan Kızıllığı, Şen Bilim, Böyle Söyledi Zerdüşt, İyinin ve Kötünün Ötesinde, Ahlakın Soykütüğü, Ecce Homo, Wagner Olayı, Dionysos Dithyrambosları, Putların Alacakaranlığı, Deccal, Nietzsche Wagner'e Karşı başlıca büyük eserleri arasında yer almaktadır.
Fragmanlar
Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı Üzerine – Hasan Ali Yücel Klasikleri 338
Mutlu Yaşam Üzerine – Yaşamın Kısalığı Üzerine
Seneca (MÖ 4’e doğru-MS 65): Devlet adamı ve filozofluğunun yanı sıra Roma tarihinin en önemli söylev ustalarından ve tragedya yazarlarından biridir. Babasının bir siyaset adamı ve hatip olarak yetiştirmek istediği Seneca, bir süre devlet işleriyle uğraştı ve sonunda kendisini en sevdiği işe, yani felsefeye adadı. Stoacı öğretileri içeren çok sayıda düşünce metni, mektup ve tragedya yazdı. Mutlu Yaşam Üzerine ve Yaşamın Kısalığı Üzerine’de Seneca doğaya uyumlu yaşama mecburiyetini çeşitli açılardan ve yaşadığı dönemden örnekler vererek ele alır. İlham verici bu iki metin, Stoacılığın Roma döneminde nasıl bir yaşam anlayışını salık verdiğine dair soruların yanıtlarını da barındırır.
C. Cengiz Çevik (1983): İstanbul Üniversitesi, Latin Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde lisans, yüksek lisans, doktorasını tamamladı. Eskiçağ ve Rönesans dönemi Latincesi, kültürü ve felsefe-bilim geleneği üzerine çeviri ve telif çalışmalarına devam etmektedir.
Kendime Düşünceler – Hasan Ali Yücel Klasikleri 325
Marcus Aurelius (MS 121-MS 180): MS 121 yılında Roma’da doğdu. Fronto, Apollonius Chalcedonius gibi döneminin önde gelen hatip ve filozoflarından özel dersler aldı. MS 161-180 yılları arasında Roma İmparatoru olarak hüküm sürdü. “Stoacı İmparator”, “Filozof İmparator” gibi sıfatlarla anılan Marcus Aurelius, barışçı bir insan olmasına rağmen hükümdarlığının çoğunu seferlerde geçirdi. MS 169 yılı sonlarında Germen kavimlerine karşı düzenlenen bir sefer esnasında yazmaya başladığı Kendime Düşünceler, Stoacılık özellikle de Roma Stoası açısından büyük bir öneme sahiptir.Sağlam bir eşitlik ve özgürlük inancına sahip olan Marcus Aurelius imparatorluğu boyunca doğayı bilip anlayarak yaşamaya çalışmış, her şeyin ortasına insanı koymuştur. Günlük olarak kaleme alınmış bir özdeyişler ve düşünceler derlemesi denebilecek Kendime Düşünceler eserinde kendinden önceki caesarları ve filozofları eleştirmekle kalmayıp, kendi kendini de sorguya çekerek bir vicdan muhasebesi de yapar. Sonraki kuşaklara, kilise düşünürlerine, Rönesans’a da temel olan Kendime Düşünceler, Stoa felsefesinin anlaşılması açısından günümüzde de çok değerli bir kaynaktır.
Mukaddime Ciltli
İbn Haldun tarih felsefesinin, sosyolojinin, antropolojinin, iktisat biliminin, kısacası toplum bilimlerinin kurucu babası olarak kabul edilir. Mukaddime’si, dünyanın en önde gelen bütün entelektüellerince dikkatle okunan ve pek çok devlet başkanınca fikirlerine hayran olunan bir şaheserdir.
Roger Garaudy, müslüman olmadan önce kaleme aldığı İslâm Medeniyetinin İnsanlığa Katkısı eserinde, İbn Haldun’a on sayfadan fazla yer ayırır ve onu “Descartes’ın, Montesquieu’nün Öncüsü ve İslâm’ın Karl Marks’ı” olarak görür. Ünlü tarih felsefecisi Arnold Toynbee, “Hiç şüphesiz Mukaddime, kendi türünde, bugüne kadar hiçbir zaman, hiçbir yerde, hiçbir zihnin ortaya koyamadığı en büyük eserdir!” ifadesini kullanır. Engels, yaptığı toplum değerlendirmelerinde Mukaddime’den yararlanır ve “Hıristiyanlığın ilk dönem tarihine katkı” başlıklı makalesinde, İbn Haldun’un görüşlerinin çok özlü bir özetini sunar. BM eski Genel Sekreteri Kofi Annan, “Sadece İbn Haldun ismi bile İslâm Tarihinin ne kadar parlak bir ilim çağı yaşadığının göstergesidir!” der.
Arapça üç ayrı baskısından, Fransızca ve İngilizce tercümelerinden de yararlanılarak dilimize aktarılan bu Mukaddime’yi çok geniş kesimlerin daha iyi anlayacağını umut ediyoruz.
İnsanlığın Medeniyet Destanı
Devlet
Çocuklar İçin Felsefe – Sohbet Kartları
Çocuklar İçin Felsefe (P4C) Sohbet Kartları, P4C Kolaylaştırıcılarına rehber olabileceği gibi, ilkokul ve ortaokul kademelerinde sınıf içi etkinliklerde de kullanılabilir. Ebeveynlerin çocuklarıyla ve çocukların kendi aralarında sohbete dönüştüreceği, iletişimi güçlendiren bir oyun olarak da değerlendirilebilir. 22 kavram ve 110 karttan oluşan bu set, günlük hayatta kullanılan kavramlar üzerine derinlemesine düşünmeyi, sorgulamayı ve çocukların kendilerini rahatça ifade etmelerini sağlamak amacıyla tasarlanmıştır. Her kavramla ilişkilendirilmiş 5’er soru, tartışma ortamını oluşturmak için kılavuz niteliğindedir; konuşmanın seyrine göre yeni soruların doğuşuna, tartışmanın zenginleşmesine kapı aralamaktadır.
P4C’nin amacı felsefe öğretmek değil, felsefi düşünüşe zemin hazırlayacak sorma/soruşturma, düşünme becerisini kazandırmak, ifade yeteneğini ve hayal gücünü geliştirmektir. Bu nedenle de her sorunun mutlak bir yanıtının olmadığı, farklı her fikrin düşünce dünyasına zenginlik kattığı, empati becerisini geliştirdiği unutulmamalıdır.
6-12 yaş aralığındaki çocuklar için kullanılabilecek kartlarda belli bir sıralama yoktur; istenilen kavramdan başlanılabilir. Ancak, bağlantılı sorular bulunduğundan, aynı kavram içinde soru numaralarına göre ilerlemekte fayda vardır. Çocuğun zorlandığı ya da kendini yetersiz hissettiği durumlarda herhangi bir düşünceyi dayatma yoluna gitmeden, yeni sorular ya da örnekler üzerinden açıklama yapmasına destek olunmalı ya da farklı bir kavramla devam edilmelidir.