Sokak Nöbetçileri
Çocukluğunda fazlasıyla yara alan ve on yedi yaşında Koza tarafından Ekip’e dahil edilen Helin Aktan, son görevi için ajan olarak Sokak Nöbetçileri’nin yanına gönderilir fakat çıkmış olduğu bu yolda kendisi kadar yaralı beş kişiyle tanışacağından habersizdir. Ummadığı ve tanımadığı bir tabloyla karşılaşır: Sokaklarda büyümüş bir aile vardır karşısında. Ailenin lideri ve beyni olan Yankı, gücü ve merhameti olan Bartu, bacakları ve sessizliği olan Lâl, elleri ve rengi olan ikizler Mutlu ile Işık... Kendi benliğini kaybettiğini onlarda gördüğü parçalarla fark eden Helin, eline bir fırça alıp kendisini yavaş yavaş bu tabloya yerleştirmeye başlar. Daha önce hiç tanımadığı ve ilk defa karşılaştığı aşk, onu bu tabloda beklemektedir.
“Ne olacak senin bu durmadan titreyen sesin?
Durmadan titreyen ellerin ve dizlerin?
Helin, ne yapacağım ben seninle?”
Biz altı yetişkin. Yaşlarımız yirminin üzerinde.
Biz altı çocuk. Yaşlarımız onun altında.
Biz her ikisiydik.
Onlar benim ilk oyun arkadaşlarımdı, ilk çocukluk hayallerimin mimarları ve ilk gerçek eğlencelerim.
Sokak Nöbetçileri benim her parçam olmaya başlamıştı, minnettarlığımın artık ölçüsü olamazdı.
Atlıkarıncaları Affediyorum
Asel
Ada – İthaki Yayınları
Aldous Huxley’nin, 1962 yılında yayımlanan son kitabı Ada, yazarın en bilinen romanı Cesur Yeni Dünya’nın ütopik ikizi. Otomatik Portakal’ın yazarı Anthony Burgess’ın da en iyi doksan dokuz modern roman arasında saydığı bu eserde Huxley, çocuklar birden fazla aile tarafından yetiştirilebilir mi, geçmiş travmaların etkisinden kurtulup aydınlanmak mümkün mü, Batı bilimi ile Doğu felsefesi harmanlanabilir mi, bir ülke yayılmacı politikalar uygulamadan da var olabilir mi gibi soruları irdeliyor.
Yakın zamanda eşini kaybeden gazeteci Will Farnaby, görünüşte bir deniz kazası sonucu, Pasifik Okyanusu’nda yüz yirmi yıldır gözden uzakta gelişen, zengin petrol kaynaklarına sahip bir adanın, Pala’nın sahiline sürüklenir. Will, âdeta bir cennette yaşayan bu ütopyanın sakinleriyle tanıştıkça, Pala’ya gelmekteki asıl amacını da sorgulamaya başlar.
Ada, distopya edebiyatının en tedirgin edici başyapıtlarından birini yazan Aldous Huxley’den, buraya, bu âna ve yarına dair gerçekçiliği elden bırakmayan bir ütopya.
“Huxley, insanın sınırları ve potansiyelinin tamamen anlaşılması sayesinde iyi bir hayatın gelişebildiği hayali bir tropik ada gösteriyor bize.” –Anthony Burgess
“Romanın dini fanatizme, büyük askeri güç kullanımına, petrolün jeopolitik önemi ve yapay döllenme gibi konulara dair uyarıları, çağımızın ikliminde fevkalade öngörülü geliyor.”
The Guardian
Cengiz Hana Küsen Bulut
“Güç yozlaştırır, mutlak güç mutlak yozlaştırır!”
Cengiz Han’a Küsen Bulut, büyük usta Cengiz Aytmatov’un olgunluk döneminin en güzel yapıtlarından biri, belki de en güzelidir. Bir yandan adaletsizliğin, totalitarizmin ve mutlak güç talebinin nihai sonuçlarını ve yarattığı emsalsiz tahribatı, bir yandan da her sonun bir başlangıç olduğunu, umudun direnmek demek olduğunu son derece edebi ve estetik bir biçimde anlatır.
Death Note Short Stories
Kira`nın öyküsü gerçekten bitti mi yoksa etkisi hâlâ devam mı ediyor?
Serinin yaratıcıları tarafından kaleme alınan Death Note kısa öykülerden oluşan bu eksiksiz koleksiyonda, Death Note`un netameli etkisiyle geri dönülmez bir şekilde değişen hayatların hikayelerini keşfedin.
"C-Kira" ve "a-Kira" öyküleri, ilk Death Note’un öyküsü, L`in hayatından kısa kesitler ve daha fazlası…
Birimiz Ölmek Üzere
Bayview Lisesi’nde yeni bir dönem başlıyor. Artık kimsenin sırrı güvende değil.
Yeni bir oyuna hazır mısın, Bayview?
Simon’ın ölümünden sonra bir sürü taklitçi türese de, Bayview Lisesi’nin dedikodu açlığı bitecek gibi değildi çünkü kimse gerçek sırlara ulaşamıyordu. Ta ki gizli numaradan okuldaki herkese bir mesaj gelene kadar:
Doğruluk Mu Cesaret Mİ?
Phoebe ilk hedefti. Eğer oyuna katılmayı reddederse bir sırrı açıklanacaktı ve onunki asla gün yüzüne çıkmamalıydı.
Sonraki mesaj Maeve içindi ve yaşananlardan ders çıkardıysa mutlaka cesareti seçmeliydi.
Sıra Knox’a geldiğinde, işler çoktan tehlikeli hâle gelmişti. Önceki yıl zor yoldan öğrendikleri gibi, yardım asla polisten gelmeyecekti.
İntikam almaya yeminli biri vardı ve bu oyunun kurallarını o koyduğu sürece zaman herkes için azalıyordu:
Tİk tak tİk tak…
“Kimse Karen McManus gibi gençlik gizem romanı yazamaz.” —Entertainment Weekly
“Okurların bayılacağı ters köşelerle dolu bir gizem.” —Booklist
“Her sayfada yeni bir sürpriz sizi bekliyor.” —Paste
“McManus hayranları, intikam ve dostlukla örülü bu hikâyeyi soluksuz okuyacak.” —Publishers Weekly, starred review
“Sıradan bir polisiye romandan çok daha fazlası. Hem gerçekçi hem de şaşırtıcı.” —USA Today
“Bir oturuşta bitireceğiniz, bağımlılık yapacak bir gerilim.” —Kara Thomas
İki Kişilik Yaz
Sen benim sadece kötü taraflarımı gösteren aynamsın.
Harper Frost, insanların onun hakkında ne düşündüğünü umursamazdı. Üzerine ne bulduysa geçirir, barlarda sabahlar ve yanlış kişilerle takılırdı. Babasının vefat etmesiyle Martha’s Vineyard’daki evi ona kalmıştı ama son kaçamağının ardından artık ne işi gücü vardı ne de adada selamını alacak bir tanıdığı.
Tabitha Frost ise ikizinin tam tersiydi. Sadece kaliteli şaraplar içer ve modacı annesinin özel tasarımlarını giyerdi. Herkesin fikirlerine gereğinden fazla önem vermesine rağmen, ergenlikle boğuşan kızı Ainsley’yi yetiştirmek konusunda çok da becerikli olmadığını kabul etmek istemezdi. Annesinin ufak bir kaza geçirmesi ise hiç de sandığı gibi biri olmadığını ortaya çıkaracaktı.
Onları yıllar önce ayıran ebeveynlerinin döktüklerini toparlamak ne yazık ki on yıldır konuşmayan kardeşlere kalmıştı. Adaları, hayatları, yalanları ve sırları değiş tokuş eden Harper ve Tabitha, mevsim dönmeden kinlerini bir kenara bırakıp küllerinden doğabilecek miydi?
“Elin Hilderbrand, tatil kitaplarının kraliçesi.” —Entertainment Weekly
“Karmaşık aile ilişkileri ve capcanlı mekân tasvirleri sayesinde keyifli bir okuma deneyimi yaşayacaksınız.” —Library Journal
“Karakterleri o kadar sevdim ki adada onlarla kalabilmek isterdim.” —Sam Anderson
“Elin Hilderbrand, yine bir oturuşta bitireceğiniz bir romana imza atmış.” —Elisabeth Egan
“Yakıp kavuran bir hikâye.” —Kim Hubbard
“Eğlenceli ve elinizden bırakamayacağınız bir tatil romanı.” —Brenda Janowitz
“Ada yaşantısını başarıyla yansıtmış.” —Georgea Kovanis
“Gerçeklerden uzaklaşmak için birebir.” —Jane Henderson
“Elin Hilderbrand’ın uçsuz bucaksız bir hayal gücü var.” —Vivian Payton
“Yazar bu kitapla yepyeni hayranlar kazanacak.” —Joe Meyers
Kurtuluş Projesi
Ryland Grace insanlığın son çaresi olarak yola çıkan bir mürettebattan hayatta kalan tek kişi... ve hedefine ulaşamazsa Dünya yok olacak.
“Tehlike altındaki iki dünyası, işinin ehli bir adamı, işinin ehli bir uzaylısı, çözümlenmesi gereken bir sürü bilimsel sorunu ve meçhule giden insanlığıyla bu kitapta benim gibi eski usul bilimkurgu sevenler için her şey mevcut. Bilimkurgumda bol bol bilim olsun diyenlerdenseniz Andy Weir sizin için biçilmiş kaftan.” George R. R. Martin, Buz ve Ateşin Şarkısı serisinin yazarı...
“Marslı’ya bayılmıştım ama bence Kurtuluş Projesi, Weir’ın en iyi eseri.” Brandon Sanderson, Fırtınaışığı Arşivi serisinin yazarı...
“Bu kitabı okumak hayatınızda gördüğünüz en iyi fen bilgisi öğretmeniyle uzay yolculuğuna çıkmak gibi… Ödeviniz de dünyayı kurtarmak.” Ernest Cline, Başlat: Ready Player One’ın yazarı...
“Çok ama çok uzun zamandan beri okuduğum tartışmasız en iyi kitap olan Kurtuluş Projesi’ni tarif etmek için nefes kesici dersem yanına bile yaklaşamamış olurum. Buraya yazıyorum: Bu kitap bir klasik olacak.” Blake Crouch, Sahte Bellek’in yazarı...
“Andy Weir benzersiz bir yeteneğe sahip olduğunu yine kanıtlıyor. Kurtuluş Projesi o kadar büyüleyici ve sürükleyici ki insan düpedüz bağımlısı oluveriyor.” Taylor Jenkins Reid, Daisy Jones & The Six’in yazarı...
Yarın Cumhuriyeti İlan Ediyoruz!
Vhartlox Cadı Akademisi – Deniz Kızı Ağladığında 2. Kitap Ciltli
Erin serbest bıraktığı gücün büyüklüğünden bihaberdir. Aslına bakılırsa tüm cadılar neyle karşı karşıya olduklarını gerçekte bilmiyordur. Oysa baksalar tanrısal varlıkların tir tir titreyişine kıyametin kopacağını anlayabilirler.
İki Titaniçe, aralarındaki savaşı taraflarına başka Tanrıları çekerek büyütecektir. Bu artık sadece cadıların değil, tüm dünyaların kaderini belirleyecek büyüklükte bir mücadeledir.
Deniz Kızı Ağladığında gök karşılık verir O’na. Yırtılır cennet, cam kırıkları gibi yağar insanlığın üstüne. Tanrılar haykırır öfkesini. Ve dillendirir Titaniçe şarkısını, boğazındaki tüm şelalelerle.
Vhartlox Cadı Akademisi Serisi, Hekate'nin Kızları'ndan sonra Deniz Kızı Ağladığında ile hız kesmeden devam ediyor.
Yaralasar 4 Ciltsiz
“Geçerdi, aslında yaşadığımız her şey er ya da geç geçerdi. Bedenimize aldığımız yaralar geçerdi. Ruhumuza aldığımız yaralar da bir süre sonra eskisi gibi acıtmadığı için onlar da geçerdi. Kalbimize aldığımız yaralar iseasla geçmeyecek gibi hissettirse de zamanla onların da geçtiğini görürdük. Hangi acı geçmezdi, biliyor musunuz? Aklımıza aldığımız acılar geçmezdi. Beden iyileşir, ruh güçlenir, kalp tecrübe edinir ama akıl hep aynı kalırdı.”
Damgacı için belki de yolun sonu görünmüştür ancak Sedef için çözülmesi gereken düğümler sadece bundan ibaret değildir. Yüzleşmesi gereken bir geçmişi, söylenmesi gereken sözleri ve hesabının sorulması gereken yenilmişlikleri vardır.Tüm bunlardan bir çırpıda sıyrılmak hiç de kolay değildir. Artık Sedef tek başınadır ve tüm yükleri tek başına omuzlamak zorundadır. Fakat hayat, hiç de onun planlarını uygulayacak gibi görünmemektedir. Başına geleceklerden habersiz, bir sona doğru adım adım yürümektedir.
Peki, bu son Sedef’i nereye sürükleyecektir?
Yaralasar 4 Ciltli
Kalıntı 1 Ciltli
Genç psikiyatrist Ezel Asral bir gün tüm hayatını değiştirecek bir iş teklifi alır.
Ünlü iş adamı Barbaros Özekli, Ezel’den şizofrenhastası kızını tedavi etmesini istemektedir.
Ezel bu küçük kıza yani Karmen’e yardım etmeyikabul eder ancak bilmediği bazı şeyler vardır.
Karmen’in yaşadığı ürkütücü kaleye taşınan Ezel,günler geçtikçe evde farklı bir gücün hüküm sürmekte olduğunu fark eder.Kanlı bir labirentin girdabının içine çekilirken hayatında gerçek sandığı her şeyinaslında gerçek olmadığını öğrenir.
Ezel, artık aşk ve korku dolu birçıkmazın içindedir.
Karanlığın içindeki kalıntılar,kendini yeniden inşa etmeye başlamıştır.
“Bu bir peri masalı değildi,mutlu bir roman hiç değildi; bu sadece bir lanete kurban gitmiş tutkulu bedenlerinesaretini anlatan bir dramaydı.”
Yaralasar 3 Ciltsiz
Ve ben bugün biraz daha ölmüştüm fakat hiç ağlamamıştım. O, sırtıma dört kırbaç vurduğunda bile tek bir damla gözyaşı dökmemiştim. Gözlerim doluyor ama gözyaşlarım gözlerimin çukurundan akmıyordu. Her darbeyle gözyaşlarım kuruyup kalıyordu. Hayır, ben ağlayamıyordum. Alaz Altuğ Sipahi beni bu adamın insafına bıraktığı gece ben ağlamayı bırakmıştım.
Damgacının kimliği ortaya çıkmıştır. Ettiği türlü işkenceler sonucunda hayatta kalmayı başarabilen Yarasalar artık damgacıdan iki kere alacaklıdır. Ama kaçırılmalarının yaralarını sarmaya çalışırken darmadağın olmuşlardır. Peki Sedef, Naz, Kuzey ve Yiğit son olanlardan sonra hayatta kalmayı başarabilmiş midir? Alaz Altuğ Sipahi’nin hem Yarasalar hem de damgacı için yeni planları vardır. Damgacı artık köşeye sıkışmıştır. Ya sonsuza kadar kaçacak ya da ölüme razı olacaktır. Ancak bunun kararını verecek olan kendisi değildir. Yüzleşme henüz başlamamıştır ve damgacı, yaşayacaklarından haberdar değildir.
Yaralasar 3 Ciltli
Ve ben bugün biraz daha ölmüştüm fakat hiç ağlamamıştım. O, sırtıma dört kırbaç vurduğunda bile tek bir damla gözyaşı dökmemiştim. Gözlerim doluyor ama gözyaşlarım gözlerimin çukurundan akmıyordu. Her darbeyle gözyaşlarım kuruyup kalıyordu. Hayır, ben ağlayamıyordum. Alaz Altuğ Sipahi beni bu adamın insafına bıraktığı gece ben ağlamayı bırakmıştım.
Damgacının kimliği ortaya çıkmıştır. Ettiği türlü işkenceler sonucunda hayatta kalmayı başarabilen Yarasalar artık damgacıdan iki kere alacaklıdır. Ama kaçırılmalarının yaralarını sarmaya çalışırken darmadağın olmuşlardır. Peki Sedef, Naz, Kuzey ve Yiğit son olanlardan sonra hayatta kalmayı başarabilmiş midir? Alaz Altuğ Sipahi’nin hem Yarasalar hem de damgacı için yeni planları vardır. Damgacı artık köşeye sıkışmıştır. Ya sonsuza kadar kaçacak ya da ölüme razı olacaktır. Ancak bunun kararını verecek olan kendisi değildir. Yüzleşme henüz başlamamıştır ve damgacı, yaşayacaklarından haberdar değildir.
Her Kalp Kırılır
Bu yaşına dek kendi başına ayakta kalmayı başarmış olan Beyah'nın tek isteği geçmişi ardında bırakıp hayal ettiği geleceğe adım atmaktır.
Ancak beklenmedik bir olay tüm planlarını altüsteder ve Beyah yaz aylarını geçirmek üzere Teksas'ta bir yarımadada yaşayan, neredeyse hiç tanımadığı babasının yanına gitmek zorunda kalır.
Oradaki günlerine sabırla katlanıp kendi yoluna gideceği anı beklerken yeni komşuları
Samson'la tanışır.
Görünürde benzer hiçbir yönleri olmayan Samsonve Beyah, birbirlerini keşfederlerken hikâyeleri yalnızca bir yaz kaçamağı olarak mı kalacaktıryoksa bunun ötesine geçecek ve yaklaşan akıntı kalplerini açıklara mı sürükleyecektir?
Yaralasar 2 Ciltsiz
Bir zamanlar olduğum o çocuğu çok özlüyordum.İzin vermediler ki Sedef olayım. Beyazı içinde barındıran bir isimden çekipalmışlardı beni ve sen artık Yankı’sın demişlerdi. Çektiğin acıların çığlıklarını adında taşıdercesine Yankı koymuşlardı adımı. Çığlıkların kulaklarda yankılansın amakimseler duymasın dercesine Yankı yapmışlardı beni.
Oysaki ben bir zamanlar Sedef’tim. İleride başıma gelecek onca şeyden habersiz bir şekilde yaşayan Sedef’tim. Ne eksik ne fazla... Ben Sedef’tim.
Sedef, seçimini yapar.Artık o, damgacıdan kurtulmak isteyen bir avdır. Ekibe yeni Yarasaların da katılmasıylaeğitmenlerin işi daha da zorlaşır. Bunu fırsat bilen damgacı, tüm kozlarınıoynamaya başlar. Başı bir türlü beladan kurtulmayan Sedef, avken avcı olur ve damgacınınpeşine düşer. Ya damgacı, Sedef’i avlayacaktır ya da Sedef, damgacıyı bulacaktır. Soluksuz birkovalamaca sonrasında kazanan tarafın kim olacağına, son hamleyi zekice yapan karar verecektir.
Rüzgarı Yaşamak Karton Kapak
Güçlü bir kadının adımları bastığı yeri titretir.
Yaşadığı sarsıcı olaydan sonra hayatını eski düzenine sokmak içinmücadele eden Rüzgâr Ulu, masumiyetini ispat etmesine rağmenyaşadığı travmayı görmezden gelen bir yığın insanla yüzleşmek zorundadır. Asistan doktor olarak çalıştığı hastanede ona savaş açan herkese doğruyugösterebilmekiçin bir kez daha tüm cesaretini toplar ve gözünü karartır.
Bu yaşananlararağmen elini tutmak için daima onu bekleyen biri vardır: Kahverengi gözlerinde merhameti saklayan Tuna Kartal.Onların aşkı kendilerine hem güç verecek hem de geçmişiniyileştiremediği yaralara merhem olacaktır.
Fakat hayat onları yeni bir savaşlasınadığında birbirlerine eskisi kadar bağlı kalabilecekler midir?
Aralarında hiç doğmamış cümleler dile gelmek için can çekişirken bir kez daha kalplerini dinleyebilecekler midir?
RüzgârıYaşamak'tayaşama sıkıca tutunan cesur bir kadının öyküsünü okuyacaksınız.
Aşk Hipotezi
“Okurlar, nükteli diyalogları ve sevilesi yan karakterleriyle hem gerçekçi hem de eğlenceli olan bu kitabıellerinden bırakamayacaklar.”
Library Journal
Doktora öğrencisi Olive Smith aşka inanan biri değildir. Bu inancına şanssızlığı da eklenir ve başına gelen olayların sonunda, sevgilisi olduğuna dair yalan söylemek zorunda kalır. Yalanına kanıt arayan Olive panikler ve okulun koridorunda karşısına çıkan ilk adamı öper.
Ne yazık ki bu adam, öğrenciler tarafından “meşhur pislik” olarak bilinen genç biyoloji profesörü Adam Carlsen’dan başkası değildir. Olive hiç beklemediği bir tavırla karşılaşır; genç adam onun sırrını saklayacağını hatta işbirliği yaparak sevgilisi rolünü oynayacağını söyler.
Olive ile Adam’ın küçük bir deney olarak başladıkları sahte ilişkileri, sonunda her şeyin gerçek olduğu bir noktaya varır. Genç kadın, aşk hipotezlerinden daha karmaşık tek şeyin kendi kalbini mikroskop altında incelemek olduğunu çok geçmeden fark edecektir.
Sahte bir gönül ilişkisinde taraflar birbirlerine karşı koyamazsa ne yaşanır? Tabii ki tüm aşk hipotezleri yerle bir olur.
Kayıp Dostlar Kitabı
Louisiana 1875. Köleliğin kaldırılmasının ardından yaşanan çalkantılı süreç, üç genç kadını gönülsüz bir yol arkadaşlığı ve tehlikeli bir arayış için birleştirir. Lavinia ile Juneau Jane’I yollara düşüren içinde bulundukları maddi çaresizliktir ama kölelik kaldırılmadan önce annesinden ve sekiz kardeşinden koparılan Hannie için durum farklıdır. Batıya yaptıkları bu yolculuk esnasında acı veren bir soru genç kadının aklında yeniden alevlenir: Acaba uzun zaman önce izlerini kaybettiği ailesi hâlâ hayatta mıdır?
Louisiana 1987. Öğretmenliğinin ilk yılındaki Benedetta Silva için öğrenim kredisi borçlarını ödemenin tek yolu bir taşra okulunda çalışmaktır. Genç kadın yoksulluk içindeki öğrencilerinin yaşadığı hayatı kavramakta zorlanır. Budaklı meşelerin ve köhne plantasyon evlerinin altındaki asırlık geçmiş, uzun zaman önce hayatta kalmak için yapılmış bir yolculuğu ve her şeyi değiştirebilecek gizli bir kitabı saklamaktadır.
“Harika bir roman. Yürek burkan, keder dolu bir hikâye olmasına rağmen neşe ve iyimserlikten de asla vazgeçmiyor.”
-Bookreporter