Montaigne Denemeler

Orijinal fiyat: ₺160,00.Şu andaki fiyat: ₺120,00.
Anonim Yayıncılık – Montaigne Denemeler

Fırtınayı Kucaklamak

Orijinal fiyat: ₺200,00.Şu andaki fiyat: ₺175,00.

“Gidiyorlar, ağıt yakalım arkalarından. Çünkü gitmek var, dönmek yok.

Bağırlarına basmışlar çocuklarını ve dişlerini sıka­rak. Yağmura, kara, dipçiklere ve saat kulelerine aldırmayarak. Tel örgüleri yarıp duvara tırmana­rak. Bozbulanık, coşkun bir nehrin kederli köpüğü gibi. Aniden havalanan sığırcık sürüsü gibi… O kadar kalabalık ve kocamanlar ki kimse görmüyor onları. Bakıyorlar ama görmüyorlar. Ne televizyonlar ne uydular ne çocuk mamaları ne don ne gömlek. Onlar o çocuğun peşindeler, hani güzel fotoğraf. Denizin kustuğu cesetler ve defileler. Akıl yetirmeyin buna. Aklınıza tüküreyim nerde aklınız? Aklınız yok. Zaten siz de yoksunuz, ama paranız varmış.

Görmeye geldik.

O çocuğu oraya gömmeye geldik.

Diyeceğimizi dedik, bizi uğraştırmayın. Korku dağları bekliyor galiba, korkudan kurtulmak için, savaş kartalları sürekli o korkuyu bombalıyor. Ya gelirlerse diye gördüğünüz karabasanlar. Ve rüyalarınızı delik deşik eden tornavidalar. Onlar, o sırtında kırbaç şaklattığınız köleler, o kan, o asırlarca içtiğiniz kan. Boğulacağız, durdurun şu koşuyu. Durdurun yoksa dengemiz bozulacak, bir karadelik bizi yutacak. Boşuna, zulmün âbad olduğu nerde görülmüş? O koşu sonsuzluğa yönelmiş, bir gün yakanıza yapışacak. Fırtınayı kucaklayacak.

Uzaklardan, dağlardan, vadilerden gelen sesi dinleyin.

Dinleyin yankısı her yanı tutmuş.

Yaklaşıyor fukaranın ve onurun marşı.

Bombalara karşı durmaya geldik.

Zincirleri hepten kırmaya geldik.

O yüzsüz yüzünüzü görmeye geldik.

Asırların hesabını sormaya geldik,

Sormaya geldik!”

İlmihal Yahut Arzuhal

Orijinal fiyat: ₺220,00.Şu andaki fiyat: ₺185,00.

“Aydınlığa ve vuzuha açılan bir kapı, sonsuzluğa doğru uzanan bir yol, hakikat ve merhamet deryasına doğru akan bir nehir, göğe yükselen bir miraç...

Mustafa Kutlu’nun İlmihali’nde (ki yıllar önce ilk metinler ortaya çıktığında ona birlikte Kutlu İlmihal adını vermiştik) yüksek bir hissiyatın eşlik ettiği bu hikmetli anlatım edebin ve edebiyatın, sanatın imkânlarıyla yeni bir biçime ve üsluba kavuşuyor, terütaze yeni bir ihmihal türüne kanatlanıyor.

Yazar metinlerin neredeyse tamamında aslında kendi tecrübelerini, müşahedelerini, içten duyduklarını, tazarru ve niyazlarını, ızdıraplarını, zevk ve acılarını, ümit ve korkularını, rüya ve hayallerini anlatıyor. Bir dua gibi, bir rahmet seli gibi hikâye ediyor. Merhamet, hürmet, hizmet sütunları üzerine yükselen bir ahlâk dünyası, bir insanlık meşheri kuruyor.”

-İsmail Kara

Bir Demet İstanbul

Orijinal fiyat: ₺300,00.Şu andaki fiyat: ₺255,00.

"Bir şehre ruhunu veren, o iklimin, o coğrafyanın, o kültürün, o şehri yapan insanların birlikte kotar-dıkları biricik oluştur. Bu bazan bir pencere biçiminde kendini gösterir, bazan bir ağaç seçiminde. Meselâ İstanbul ve Bursa için Erguvan vazgeçilmemesi gereken bir ağaçtır. Şehrin Erguvan'a ihtiyacı vardır. Erguvan pembesinden arındırılmış bir Boğaziçi, baharda, gelinini yitirmiş duvağa benzer.

Bir şehre ruhunu veren bazan o mıntıkada kaynayan bir su, bazan sadece o bölgede pişirilen bir yemek, oynanan bir oyun, bir yapı tarzı, bir davranış, bir mezar, bir tepe, bir ziyaretgâh, bir mesire-dir. Urfa'da Halilü'r-Rahman, Konya'da Mevlana kadar Meram, Safranbolu'da evler, Erzurum'da Çifte Minare kadar eski çeşmelerden akan eski sulardır.

Bir şehre ruhunu veren çocukların oyun oynarken söyledikleri türküler ve tekerlemelerdir. Esnafın müşteriyi karşılamasıdır. Topluca yaşanmış elemler, topluca yaşanmış kederlerdir.

Bütün bu unsurlardan yoksun kalan şehir ruhunu kaybeder. Belki büyür, modernleşir, hatta azmanlaşabilir; ama ötekilerden bir farkı kalmaz, çekici bir yanı olmaz, içinde ikamet eden insanlara vereceği bir şeyi yoktur artık onun."

Vitrinde Olmak

Orijinal fiyat: ₺400,00.Şu andaki fiyat: ₺340,00.

"Geçen asrın (19.) ortalarına kadar ülkemiz esnafı dükkanına vitrin yapmıyordu. (Vitrin bize batıdan gelmiş, önce azınlıklar uygulamıştır.) Kepenkleri ve kapıyı açıyor, uygun bir yerde ise malının bir kısmını dükkanın önüne koyuyordu. Malın satışı hususunda özel bir gayreti, (süsleme-paketleme-cilalama vb.) görülmüyordu. Zaten malı olduğundan farklı göstermek (yani çirkini güzel kılmak, malı olduğundan fazla parlatarak müşterinin aklını çelmek) adaba aykırı sayılırdı. Sonunda bizde de şu söz kanun oldu: 'Vitrinde olmaz isen satış şansın yoktur.'"

Yirmi yıllık bir süre zarfında yazdığı gazete yazılarından hazırlanan seçkinin bu üçüncü kitabında Mustafa Kutlu bizlere, hikayelerinde olduğu gibi yine insanı ve hayatı anlatıyor; kaybettiklerimizi hatırlatıyor…

Yoksulluk Kitabı

Orijinal fiyat: ₺250,00.Şu andaki fiyat: ₺213,00.
Yoksullar bizi bekliyor. İzbelerde, harabelerde, barakalarda, küflü-nemli karanlık odalarda bekliyorlar. Naylon çadırlarda, toprak damlı evlerde, kuş uçmaz-kervan geçmez yerlerde ve şehrin göbeğinde. Kanlı gözlerini ufka dikmiş, bir heykel gibi hareketsiz, sessiz, dalgın bekliyorlar. Bebekler açlıktan ağlıyor, anaların gözpınarlarından yaş yerine kan akıyor. Çocukların dargın bakışlarından çelik parıltılar fışkırıyor. Babalar yumruk sıkıyorlar ve askerdeki oğullar gökyüzünde bir turna katarı arıyor. Dedelerin ağzı kapalı. Nineler ses vermiyor. Gelinler yaslı. Ve çelimsiz genç kızları dengesiz beslenme, akrabalı borç, komşuları ağıt bekliyor. Köşebaşlarında, çamurlu ıssız sokaklarda, karın, yağmurun ve gökdelenlerin arasında, dağ başlarında, tarlalarda, kapısına kilit vurulan atelyelerin önünde bekleşiyorlar. İşsiz, umutsuz, aç, yorgun, hasta, küskün, sessiz ve kimsesiz. Size ey sağlıklı ve varlıklı olanlar. Ey işleri tıkırında gidenler. Ey karnı tok, sırtı pek, yüzü gülenler. Ey seçim kazananlar ve koltuğa oturanlar. Ey dolar uçuranlar ve muslukların başını tutanlar. Siz ey güç odakları, silah siperleri, söz ustaları. Beş vakit namazını cemaatle kılanlar. Gece teheccüte kalkanlar. Zikir ile coşup nara atanlar. Defalarca hacca gidenler. Bir koyup beş kazanan tüccar, yağlı müşteriye yaltaklanan esnaf; aracılar, tefeciler, bankerler. Ey mangalda kül bırakmayan siyasiler. Bilim babaları, akademisyenler. Emirli demiri kesebilenler. Unutmayın. Önümüz kış ve yoksullar sizi bekliyor.

Akasya Ve Mandolin

Orijinal fiyat: ₺260,00.Şu andaki fiyat: ₺221,00.
Dergah Yayınları – Akasya Ve Mandolin

Kırkıncı Kapı

Orijinal fiyat: ₺175,00.Şu andaki fiyat: ₺149,00.
beni kelimelerle vurdular anne keşiş cüppeli adamlar kara kaplı kitaplarla geldiler üstüme tanımlar tanıma muhtaç kavramlar gönül mihrabıma asılan haçtı anne kelimeler ağız dolusu küfür kelimeler çaşıt kılıklı sefirdi sazlar sustu söz tükendi, nerede bakışların hani gönlüme elif elif işlediğin o gökçe nakışların anne başıma yağan ateş gölgeme saplanan güneş oldu kelimeler bana kelimelerle savaşmayı öğretmediler yenildim

İki Dirhem Bir Çekirdek

Orijinal fiyat: ₺275,00.Şu andaki fiyat: ₺234,00.

Anlatımı güzelleştirmek, savunulan fikir ve düşünceyi daha etkili kılmak üzere her dilde kalıplaşmış bazı sözler bulunur. Atasözleri, dua ve temenni cümlecikleri, sövgü ve ilençler, bilmece ve tekerlemeler... Bu tür kalıplaşmış sözler arasında, dilin bünyesinde en sık rastlanılanlar ise deyimdir.

Dilin bünyesinde kalıplaşmış ve kökleşmiş olarak değişmeden kullanılan deyimler, hiç şüphe yok ki anlatıma canlılık ve güç katarlar. Bu sayede düşüncelerin ve olayların muhataba daha etkili biçimde yansıtıldığı bir gerçektir. Bazı kişilerle ilgili anılar ve hikâyeler, tarihten alınmış olaylar, ve deyimlerin ortaya çıkış nedenleri arasında ön sıraları paylaşırlar. Bu bakımdan deyimlerin kaynaklarını arayıp bulmak, oldukça meşakkatli bir iştir. Bazen rastgele bir sayfada, bazen bir dipnotta, bazen de hiç ummadığınız bir el yazması sayfasında bir deyimin ortaya çıkış hikayesiyle karşılaşmak mümkündür.

Deyimlerimizin ortaya çıkış hikâyelerini bilmenin, dilimizin kültüre yansıyan yüzüne bir renk katacağı kesindir. Umarız, bu konuda daha geniş araştırma yapacaklar için bu küçük kitap bir başlangıç olur.

Savaş Yazıları 2 – 76

Orijinal fiyat: ₺330,00.Şu andaki fiyat: ₺273,00.
Büyük Doğu Yayınları – Savaş Yazıları 2 – 76

Savaş Yazıları 1 – 75

Orijinal fiyat: ₺240,00.Şu andaki fiyat: ₺204,00.
Büyük Doğu Yayınları – Savaş Yazıları 1 – 75

Çerçeve 2 – 78

Orijinal fiyat: ₺260,00.Şu andaki fiyat: ₺215,00.
Büyük Doğu Yayınları – Çerçeve 2 – 78

Çerçeve 1 – 77

Orijinal fiyat: ₺265,00.Şu andaki fiyat: ₺219,00.
Büyük Doğu Yayınları – Çerçeve 1 – 77

Tanrı Kulundan Dinlediklerim – 12

Orijinal fiyat: ₺235,00.Şu andaki fiyat: ₺194,00.
Büyük Doğu Yayınları – Tanrı Kulundan Dinlediklerim – 12

Son Devrin Din Mazlumları – 40

Orijinal fiyat: ₺275,00.Şu andaki fiyat: ₺225,00.

Bu eser, ´Tarih Boyunca Büyük Mazlumlar´dan sonra beklenmesi ve ona eklenmesi gereken bir bahsi çerçeveliyor. İmân ve ideal uğrunda umumi mazlumluk davasının çok yakından, öz hayatımızdan, yakın tarihimizden ele alınması ve hususi planda gösterilmesi? Bu yakın tarih ve hususi plân, İttihad ve Terakki ile başlayan, Cumhuriyetle yerleştiğini gördüğümüz İslâm nefretinin zeminini çizer ve o zemin üzerinde en kuduz zulüm kılıciyle düşürülen mazlum başların hikâyelerini anlatır. / N.F.K.

Hücum Ve Polemik – 53

Orijinal fiyat: ₺235,00.Şu andaki fiyat: ₺194,00.
Büyük Doğu Yayınları – Hücum Ve Polemik – 53

Tepetaklak

Orijinal fiyat: ₺485,00.Şu andaki fiyat: ₺401,00.
Her son, yeni başlangıçlarla doludur.   Bir Haftadan Kisa Sürede, Bir Kilometre Çapındaki Persephone Asteroiti Gezegene Çarpacak. Rotası Değiştirilemiyor, Felaket Kaçınılmaz.   Sienna İçin, Belirsizliği Terk Edip İkinci Bir Şansı Deneme Zamanı.   Caden İçin, Kaybettiği En Önemli Kişiyi Bulma Zamanı.   Zan İçin, Aşkla İlgili Bildiğini Düşündüğü Her Şeyi Sorgulama Zamanı.       Dünya yaklaşmakta olan bir facianın gölgesinde dönmektedir. Bir asteroit birkaç gün içinde gezegene çarpacaktır ve onu durdurmak icin hiçbir şey yapılamamaktadır. Soru, dünyanın nasıl kurtarılacağı değil, kalan sürede ne yapılacağıdır. İç açıcı olmayan bu ortama rağmen üç genç karmaşık aşk, arkadaşlık ve aile hikayeleriyle mücadele etmektedir. Bu şartlarda, her biri sıradışı şeyler yapmak için her türlü gerekçeye sahiptir...   “DÜNYANIN SONUYLA İLGİLI GERÇEKTEN ÖZEL, ZEKİCE YAZILMIŞ, ŞAŞIRTICI ŞEKİLDE İYİ HİSSETTİREN BİR ROMAN.” KIRKUS REVIEWS     “Coutts’un karakterleri yoğun bir derinlik ve cazibe sunarken üslubu anlamlı ve zengin.” Publishers Weekly   “Bu kitapta zombiler, önlümcül salgınlar, savaşacak bir şey ya da kazanmanın yolu yok. Coutts neredeyse kesin olan ölüm karşısındaumut, aşk, bağışlama ve cesaretle dolu unutulmaz bir roman yazmış. Okurlara, ölümlü olduklarını hatırlamaları ve kendilerini sevenler üzerindeki derin etkilerini düşünmeleri için ilham verecek.” School Library Journal

Kadınlar

Orijinal fiyat: ₺345,00.Şu andaki fiyat: ₺285,00.

Farklı coğrafyalardan, ahir zamanlardan, yakın geçmişten, her yaştan, her sınıftan kadınlar...

Kimi büyük kimi küçük eylemlerle, kimi konuşarak kimi yalnızca susarak, yaparak ya da yapmayarak tarihin akışını değiştirmiş kadınlar... Engizisyona, senatoya, kiliseye, sömürgecilere, faşizme direnen kadınlar... Dans eden, seven, sevişen, ağlayan ve gülen kadınlar...

Eduardo Galeano yine dünyanın bütün köşelerini dolaşarak, kadınlar şahsında bir insanlık tarihine davet ediyor okuru. Yalnızca tekerrürden ibaret olmayan, çomak da sokulabilen bir insanlık tarihine...

Her satırıyla etkileyen, öfkelendiren ve umut veren bir derleme. Galeano ölümünden sonra da “dünyanın vicdanı” olmaya devam ediyor.

Otoportre

Orijinal fiyat: ₺190,00.Şu andaki fiyat: ₺159,00.

Edouard Leve bu eserinde hiçbir gizlisi saklısı olmadan tüm benliğini okura açıyor. Hatta diyebiliriz ki, samimiyet mefhumunu da aşarak okur karşısında sahiden çırılçıplak kalıyor. Okuru yer yer kendisiyle özdeşleştiren, yer yer kıskandıran, utandıran, kızdıran bir üslup var karşımızda. Nefes almadan yazılan, cümleleri akla geldiği gibi sıralanan, gerçeklikle kurmacanın iç içe geçtiği Otoportre, tıpkı yazıldığı şekilde okunmaya davetiye çıkarıyor. Daha da önemlisi, Leve’i İntihar’ı yazmaya ve yazdığını yaşamaya, kendi canını almaya götüren yolun taşlarının nasıl döşendiğinin ipuçları Otoportre’de yer alıyor.

Aynalar

Orijinal fiyat: ₺500,00.Şu andaki fiyat: ₺413,00.

"Ben hatırlama takıntısı olan bir insanım," diyor Eduardo Galeano, tarihçi olarak anılmasına itiraz ederek. "Her şeyden çok da Amerika'nın, unutkanlıktan mustarip Latin Amerika'nın geçmişini hatırlama takıntım var:

Ancak bu kez dünyanın bütün cografyalarını dolaşarak, fiziki olduğu kadar zihinlerdeki sınırların da ötesine geçerek, unutulmuş ya da öğretilmemiş bambaşka bir tarihi hatırlatıyor Galeano. Her şeyin özüne inmeye çalışan minimalist ve nüktedan diliyle, eski çağlardan günümüze tarihi, edebi, politik anekdotlarla ve başka bır bakış açısıyla "Neredeyse Evrensel Bir Tarih."

Alternatif tarih yazımının en güzel örneklerinden biri olan Aynalar, insanlık tarihinin acı ancak umut dolu bUtun ayrıntılarında soluk aldırarak, dünyaya bakışınızı değiştirmeyi vaat ediyor ve Eduardo Galeano bır kez daha ''dünyanın vicdanı" olmaya devam ediyor.

Tarih Kültür Ve Kahramanlar

Orijinal fiyat: ₺275,00.Şu andaki fiyat: ₺220,00.

Tarih şuuru, milletlerin hareket hatlarını tayine yarayan bir millî savunma silâhıdır. Hangi milletten düşmanlık gelmiştir? Hangi rejim faydalı veya tehlikelidir? Ne türlü şahıslar iyilik ve kötülük edebilir? İşte bütün bunların cevabını tarih şuuru verir.

Türk milleti, aşağı yukarı binlerce yıllık mazisine rağmen çok genç milletlerdendir. Bu yüzden tarih şuuru olgunlaşamayan Türk milletine, bu şuuru tamamıyla kaybettirmek için düşmanları tarafından yapılan telkinler, yani zehir sunmalar pek çoktur. Ecdadı ve kanı ile bu toprağa bağlı olan normal bir insan, şahsî düşünceleri ne olursa olsun, topluluktan ne derece ayrı düşünürse düşünsün, fedakârlık edemeyeceği bazı sınırlara, mukaddes bildiği değerlere sahiptir. Böyle bir insan yurt topraklarından en küçük parçayı bile yabancılara bırakmayı düşünemez. Bir takım dolambaçlı yollarla, milletin mukaddes tanıdığı şeylerin aleyhinde bulunamaz. Tarihî düşmanımız olan milletlerle dost olmaktan bahsedemez. Milletimiz üzerinde yabancı bir devletin hâkimiyetini aklına bile getiremez. Getirirse ya anormal bir çılgındır, ya satılmış bir haindir veya bizden olmayan bir yabancıdır. Bunların üçü de bir kapıya çıkar.

Cümle Kapısı

Orijinal fiyat: ₺350,00.Şu andaki fiyat: ₺289,00.

Kelimeyle değil, cümleyle düşündüğümü fark ettim ben. Muhal farz bile olsa ‘‘Her şeyi özetleyecek bir cümle‘‘ tutkum, mana biriminin cümle olmasından. karmaşık cümlelerle konuşmayı sevmem, öyle düşünmemden. Başka türlü anlatamıyorum, bu yüzden mazurum ben. Faturaların, makbuzların, ihbarnamelerin arkasına. Mektup zarflarının, davetiyelerin, program kartlarının boşluklarına. Peçetelerin üzerine. Kitapların, kenar sularına, kapak içlerine. Defterlerin, sahifelerine değil kıyılarına köşelerine. Yazılıp da bırakılmış; bilinç kendine bile hırsız, kim bilir bazıları hatırlanmışta sonradan unutulmuş bunca cümleyi bir yerlerden bulup da çıkarmam. Burada böyle bir kapı açmam. Cümle Kapısı: Kalbin Kapısı Sonra, sebebi malum sırrı meçhul, yani bana muamma, tutup bu kapıyı kapatmam. Eğer beni okuyanla paylaşım isteği ve daha yakından tanışma beklentisinden değilse, defterimde kalan cümlelerden kurtulma isteğimden. Bir şey değil, yeni bir şey söylemek için.

 

Benlik

Orijinal fiyat: ₺280,00.Şu andaki fiyat: ₺238,00.
İçimde bir yengeç var. İçimdeki en kuytu kovukta yaşıyor olmalı; oradan seyrediyor herhalde her yaşadığımı. Ancak arada bir hissediyorum varlığını ancak arada bir belli ediyor kendini. Ama biliyorum: hep orada bana direnir çoğunlukla dolambaçlı yollarla karışır yaptıklarıma, ket vurur. Bir yolunu bulup yaptıklarımı engeller; yapacaklarımı belirlemeğe çalışır. Bunun temelinde benim ile uyum içinde olmaması yatsa gerek. Benim yaptıklarım aykırı geliyor olmalı ona. Sanıyorum benden pek hoşnut değil. En çok dayanamadığı da, benim, devinimsiz, eylemsiz kaldığım zamanlardaki hâlimdir (gün olur, hiçbirşey yapmak gelmez içimden; ya da : hiçbirşey yapmak gelir öyle, bir köşeye oturur, saatlerce, etrafıma bakınırım seyrederim. Kafamdan binbir türlü imge, tasarım, düşünce öylesine, gelişigüzel geçip durur; zaman da geçer ya, öyle aldırmam...), bu durumlarda, içimde, kocaman kıskacının çat çatını, sert ayaklarının yan yan eşelenen öfkeli katırtısını duyarım. "Yürü git!", der bana; ama ben kalakalmış olurum. Dinlemem onu; belki, dinlemek elimden içimden gelmez. Oruç Aruoba

Kısmet Büfesi

Orijinal fiyat: ₺260,00.Şu andaki fiyat: ₺221,00.

"Önceleri, bildiklerini-günün birinde resim yapacağını düşünmeden görüp öğrendiklerini-çizmişti.

İşin, eksizisiz bir at, bir boğa çizmek olduğunu düşünmüş, kaç kez, duvardan çıkıveren, yanına gelen hayvanlarla koşmuştu düşünde. Sonra bakmanın yetmediğini öğrenmiş, kovalayanlara kovalananların (ister insan, ister hayvan olsun) bağırmasına, böğürmesine kulak vermek, bu seslere, bu ölülere eliyle, gözü kulağıyla dokunmak, koşanlarla birlikte terlemek, yara alanlarla birlikte kanamak gerektiğini anlamış, bu sesleri, bu terleri kanları eklemişti yaptığı resimlere.

Daha sonra bunların da yetmediğini öğrenmişti.."

Çok Güldük Ağlamayalım

Orijinal fiyat: ₺175,00.Şu andaki fiyat: ₺149,00.
Everest Yayınları – Çok Güldük Ağlamayalım

İçimde Kızıl Bir Gül Gibi

Orijinal fiyat: ₺195,00.Şu andaki fiyat: ₺165,00.

Gri kanatlı kuşlar, çığlık çığlığa martılar, beyaz köpüklere değerek geçip gidiyorlardı, tuzlu denize kanat vura vura. Minareleri kurşunkalemler gibi gökyüzüne uzanan camilerin avlularında itişip kakışıyordu. Darıya üşüşen ak güvercinler. Kulaklarımda bir ses... Gözlerimin önünde tahtaları eskimiş panjurlarıyla cumbalı evler, yaşlı çınarlar ve bir ceviz ağacı. Koparmış ipini eski kayıklar gibi yüzer kışın sabaha karşı rüzgarda tahta cumbalar ve bir sac mangalın küllerinde uyanır uykudan büyük İstanbul’um. İstanbul’da uyanmak istiyordum. İstanbul’la beraber uyanmak istiyordum ben de Nazım gibi. Benim bulunduğum şehirde tepe yoktu. Mavi bir deniz yoktu. Rast peşrevi yoktu havada, Boğaziçi suları gibi akan... Bana doğduğum şehri çağrıştıran hiçbir şey yoktu Londra’da. Sadece Nazım’ın dizeleri vardı elimde, beni şehrime uçuran. İçimde Kıızl Bir Gül Gibi, usta bir yazarın ustası saydığı bir yazara ödediği gönül borcu. Edebiyatının ve yaşamın sürekliliğine ilişkin zarif bir metin...

Sonrası Yok

Orijinal fiyat: ₺225,00.Şu andaki fiyat: ₺180,00.

Gitti...

Sadece ben değil bütün dünya bakakaldı sanki ardından, bütün sesleri sustu yeryüzünün, gülümsemelerin yerini asık suratlar aldı, akşam ezanıyla dönmedi çocuklar evlerine, Hanife hanım teyze kesmedi bahçesine kaçan topu, sabah namazına kalkmadı dedem, sis değil leblebi tozu çöktü üstümüze, nefes almak öksürtüyordu artık.

Gitti.

Yutkunamadım bile, gözlerim yaş dolmadı, dilim dönmedi, adını mırıldanamadım, kalp ritmim bozulmadı.
Bir rüzgar esti ve sara nöbetine tutulmuş gibi kesik kesik çırpındı yapraklar.
O gitti ve durdu zaman.
Yeryüzü, ben ve bütün çocuklar, leblebi tozu kadar ölümsüzdük o an.

Benden Vazgeçme Ya Rab!

Orijinal fiyat: ₺400,00.Şu andaki fiyat: ₺320,00.

Hava karardıkça bende bir sen başlar, susamayacak kadar dolu konuşamayacak kadar yorgun gönlünü hissederim mesafelere aldanmadan. Acını anlatamazsın ama “acıyla” anlatabilirsin heybenden dökülenleri. Daha konuşmaya başlamadan ne diyeceğini bilen Rabbine açarsın avuç avuç azabını. Gaflet kalkar, şerrin içindeki hayırları görmeye başlar vicdanın.

Ve anlarsın. Aslında Allah senin için çok güzel yollar yaratmış...

Ve anlarsın
Ateş İbrahim’i yakmadıysa
Balık Yunus’u yemediyse
Bıçak İsmail’i kesmediyse
Deniz Musa’yı boğmadıysa
Sen de umutlarını "Kün Fe Yekün" ayetiyle büyütmelisin...

Hassas Mevzularda Matrak Muhabbetler

Orijinal fiyat: ₺275,00.Şu andaki fiyat: ₺225,00.
Elinizdeki kitap, çoğu akademik uzantılara sahip konulara dair denemeler içeriyor. Pek çok bilgi de barındıran bu yazıların duygulardan uzak okunması olanaksız; çünkü ele alınan meseleler gerçekten hassas.   Toprak Işık ve Seher Cesur Kılıçaslan, atomu parçalayan bir bomba ile on binlerce insanın diri diri yakılmasındaki akıl almaz zalimliğe isyan ediyorlar; sürekli kamçılanan tüketim çılgınlığı ile baş edemeyen dünyadaki kaynakların önlenemez yok oluşuyla dertleniyorlar; kültürlerin iç içe geçtiği günümüzde kültürler arası çatışmanın günlük yaşamdaki izlerini takip ediyorlar ve ülkemize özgü fay hatlarına yakından bakıyorlar. Eleştirel düşünmeyi, hem ayrı bir konu olarak ele alıyor hem de yöntem olarak kullanıyorlar.   Kitabın dilindeki kıvraklıktan eminiz ki edebi bir tad alacaksınız. Üsluptaki ince mizahın ise sizi pek çok kez gülümseteceğinden, bazen de size kahkahalar attıracağından kuşku duymuyoruz. Önünüzde, kuantum teorisinden antropolojinin derinliklerine uzanan, öğretici olduğu kadar da eğlenceli bir serüven var.

Dikkate Değer Mevzular

Orijinal fiyat: ₺300,00.Şu andaki fiyat: ₺248,00.

Türkiye hep böyle kalitesizdi. Bunun nedeni 1000 yıllık cehalet yönetimidir. Bu 1000 yıl içinde Türkiye, birkaç kişi dışında, uluslararası değerde hiç kimse üretememiştir. Elbette padişahlarımızın hepsi, veziri azamlarımızın hemen hepsi tarihte mevcuttur ama dünyadaki her ülkenin en üst yöneticilerini tarih kaydeder. Osmanlı padişahları arasında padişah olmasa adı bilinecek sadece ve sadece bir tek kişi vardır: Fatih Sultan Mehmet. Bilimadamı? Sarı Lütfi’den ve Hüseyin Tevfik Paşa’dan başka yok ki; bunlar da genel değil ancak özel bir bilim tarihinde minik bir yer alabilirler. Sarı Lütfi, Fatih’e, onunla şakalaşacak kadar yakın olan matematikçi ve Fatih’in kütüphanecisi, II. Bayezid tarafından Sultanahmet’te dinsizdir diye astırılmamış mıydı?

Türkiye’nin bütün dünyanın bildiği ve takdir ettiği tek bir kişisi vardır: Atatürk. Onun yönetimindeki 15 sene ülkemiz tarihinin altın çağıdır. Ondan öncesi ve sonrası birer felakettir. Atatürk’ten sonrası yavaş bir iniş olmuştur ne yazık ki. Hiçbirini icat etmemiş olduğumuz çağdaş haberleşme imkânları sayesinde bikini giymeyi, Mercedes’e binmeyi, oradan buradan pop şarkı bestesi yürütmeyi öğrendik. Bilimde ve sanatta birkaç iyi icracımız oldu. Nobel’in en tartışmalı iki dalı olan barış ve edebiyattan ikincisinde bir temsilcimiz oldu. Sonrası? Boş.

Osmanlı’dan öğrendiğimiz cehalet kurumları ve liyakatin değersiz görülmesi ile ona paralel rüşvet müessesesi bizi mahvetmiştir.

Konuşamadığımız Ne Varsa

Orijinal fiyat: ₺420,00.Şu andaki fiyat: ₺345,00.

“Mesafeli durduğumuz konular, sadece ideolojileri, fikirleri, yaşantıları içermiyor; neye mesafeliysek, o mesafelerin bedensel sembolü olarak gördüğümüz insanlardan da uzak duruyoruz. Oysa hepimizin bir arada yaşamak gibi bir sorumluluğu var ve bu sorumluluk sadece bize benzeyene, bizimle aynı fikirde, aynı dinde, aynı cinsiyette, aynı sınıfta, aynı kültürde olana karşı değil; bize hiç benzemeyene karşı da bir sorumluluktur. Herkesin herkesi kendisine benzetmeye çalışarak sadece benzerleriyle yakın bağ kurduğu bir toplumda, farklı olanlar tehdit olarak algılanabilir. Ama tanışıklığın çok olduğu bir toplumda, kimlikler ötekileştirilmeden, huzurla ve birlikle yaşamak mümkündür. O hâlde bugün, tam da şimdi, sorular sormaya, konuşmadıklarımızı konuşmaya başlamalıyız...”

Arda Erel, toplumu var eden dille ve hem ayrıştırmayı hem de birleştirmeyi başarabilen kelimelerle zamanın kaydını tutuyor. Aşk ve toplum üzerine yazdığı denemelerle tüm okurlarını konuşmaya, duvarları yıkarak aynı gökyüzünün altında buluşmaya davet ediyor...

Orta Zekalılar Cenneti

Orijinal fiyat: ₺435,00.Şu andaki fiyat: ₺359,00.

“Üzerlerinde bir sevgisizlik kabuğu taşıyan orta zekâlılar, toplumdaki saygın yerlerini koruyabilir, insanların yaşamları hakkında kararlar verebilir, hepimizi yönetebilir…” 

Kimi şiir dizeleri, besteleri ile Türkiye toplumunun söz dağarcığına kalıcı izler bırakmayı başaran usta edebiyatçı Zülfü Livaneli, bu kez, yakından tanıdığımız bir ifadenin kâşifi olarak karşımıza çıkıyor: Orta Zekâlılar Cenneti.

Orta Zekâlılar Cenneti, ilk yayımlanışının üzerinden geçen onyıllara rağmen “orta zekâlı”ların genişleyen alanını ve yozlaşan toplum değerlerini hâlâ net bir şekilde anlatıyor. İnsan soyunu türlü dertlere sürükleyen muktedir “orta zekâlı”ların hikâyesini bir de Livaneli’nin sürükleyici anlatımından dinliyoruz. 

Zülfü Livaneli, pek bilgili olmasalar da kurnaz ve uyumlu olarak hayatın her alanına sinen “orta zekâlı”ları, eleştirel bir yolculuğa çıkarıyor. Bu kez kaidelere ve geleneksel kabullenişe direniyor, hesaplaşıyor ve hatta “putları yıkıyor”.

Sanatı güzellik yaratmanın ve kendini ifade etmenin bir biçimi olarak gören ünlü sanatçının, düşünme ve paylaşma uğraşına tüm okurlar davetli… Ve elbette bu davet, içinde bulunduğumuz durumun tüm yanlarını açıkça ortaya koyuyor.

Edebiyat Mutluluktur

Orijinal fiyat: ₺385,00.Şu andaki fiyat: ₺318,00.

Yazar Adaylarına Tavsiyeler.

Müzisyen, romancı, senarist, yönetmen, siyasetçi, fikir adamı… Kendi şahsında pek çok sanat dalını birleştiren Zülfü Livaneli, bu kez edebiyata açılan mutluluk penceresini aralıyor.

Edebiyat Mutluluktur, ömrünü sanatsal üretime adayan ve çok sayıda dilde kendi okur kitlesini oluşturan Zülfü Livaneli’nin edebiyat dünyasına dair düşüncelerini paylaştığı denemelerden oluşuyor. Türkiye’den ve dünyadan farklı örnekleri odağına alarak sanat-toplum ilişkisini irdeliyor.

Çok yönlü bir sanatçının anılarından mülhem bir çalışma olan Edebiyat Mutluluktur, bir taraftan edebiyat-moda-tüketim ilişkisi gibi güncel sorunlara ışık tutarken, diğer taraftan edebiyatın temaları, burjuvaziyle kurduğu ilişki ve savaş dönemlerinin edebiyat üzerindeki etkileri gibi geleneksel sorunları tartışıyor.

Yayıncılık konusundaki deneyimlerinden çeviri edebiyatın çetrefil yollarına, Güneş-Dil Teorisi’nden güncel edebiyata uzanan çeşitli başlıkların yanı sıra; Karacaoğlan’dan Knut Hamsun’a, Nâzım Hikmet’ten Paul Auster’e dek çok sayıda edebi simayı yazılarına konuk eden usta yazar, hem edebiyatseverler hem yazar adayları için keyifli bir okuma kılavuzu sunuyor.

Arayış – İnkılap Kitabevi

Orijinal fiyat: ₺480,00.Şu andaki fiyat: ₺401,00.

Bu hayata bir kere geliyoruz ve gelmemizin amacı bir arayıştır bana göre. Bak etrafına. Huzur arayışında biri, diğeri para arayışında, başka biri aşk, ötekisi sağlık...

Ben bu arayışıma çocukken başladım. İlk önce dışarıda aradım, sonra döndüm içime, kalbimde aradım. Yolculuk yaptım insanların hayatlarında. Koştum hayattan hayata.

Ama en önemlisi, içine dönmekmiş.  En son da içime yaptığım yolculukla birleştirdim tüm parçaları... Ve aradığımı buldum sonunda...

Sonra istedim ki, bu arayışım bir kitap olsun ve ulaşsın binlerce kalbe...

Hayat yolculuğunda kalbine misafir olmayı çok isterim...

Arda Erel 7 Ağustos 1995 tarihinde İstanbul’da doğdu. Küçük yaşlardan itibaren günlükler tutup, yazılar yazmaya başlayan Erel, İstanbul Bilgi Üniversitesi Reklamcılık bölümünden mezun oldu. Yazılarını ilk önce dijital platformlarda yayınlayan yazar büyük ilgi görmüş ve daha sonrasında yayınevlerinin dikkatini çekti. Psikoloji, toplumbilim ve felsefeyle ilgilenen Erel’in ilk aforizma kitabı Senin İçin 2016 yılında, ilk deneme kitabı Arayış 2017 yılında, ikinci aforizma kitabı Kendine İyi Bak 2018 yılında ve ilk psikolojik romanı Sarsıntı 2019 yılında yayımlandı. Almanya, Hollanda, Avusturya, Azerbaycan ve Türkiye’de çeşitli söyleşilere katılan Erel’in kitapları, hem Türkiye’de hem de Avrupa’nın bazı kitabevlerinde uzun süre çok satanlar listesinde yer aldı ve yazarın ismini geniş kitlelere duyurdu.

Senin İçin

Orijinal fiyat: ₺385,00.Şu andaki fiyat: ₺322,00.

Söylediklerim kadarını biliyorsun.

Bir de hissettirdiklerini bilsen...”

“Hayatımın en kötü döneminde içimden bir ses internette yazmamı söyledi. Belki yalnız olmadığımı görmek istiyordum, belki de başkalarına, ‘Bak Arda da benim yaşadıklarımı yaşıyor,’ dedirtmek için istiyordum yazmayı.”

İçindeki sese kulak verip yazmaya başlayan Arda Erel’in o günden sonra sosyal medyada takipçi sayısı bir milyona ulaştı. Çırılçıplak aktardığı hisleri samimiyetinin de etkisiyle binlerce yüreğe dokundu. Başına gelen her kötü şeyin daha iyisi için zemin oluşturduğunu düşünen Arda, Senin İçin bu kitabı yazdı.

Elinde tuttuğun bu kitabı nereye koyduğunu unutma, çünkü ne zaman kendini kötü hissetsen o sana omuz olacak.

Arda Erel 7 Ağustos 1995 tarihinde İstanbul’da doğdu. Küçük yaşlardan itibaren günlükler tutup, yazılar yazmaya başlayan Erel, İstanbul Bilgi Üniversitesi Reklamcılık bölümünden mezun oldu. Yazılarını ilk önce dijital platformlarda yayınlayan yazar büyük ilgi görmüş ve daha sonrasında yayınevlerinin dikkatini çekti. Psikoloji, toplumbilim ve felsefeyle ilgilenen Erel’in ilk aforizma kitabı Senin İçin 2016 yılında, ilk deneme kitabı Arayış 2017 yılında, ikinci aforizma kitabı Kendine İyi Bak 2018 yılında ve ilk psikolojik romanı Sarsıntı 2019 yılında yayımlandı. Almanya, Hollanda, Avusturya, Azerbaycan ve Türkiye’de çeşitli söyleşilere katılan Erel’in kitapları, hem Türkiye’de hem de Avrupa’nın bazı kitabevlerinde uzun süre çok satanlar listesinde yer aldı ve yazarın ismini geniş kitlelere duyurdu.

Gene Yalnızlık

91,00
Türk Şiirinin ve öyküsünün önemli adlarının seçme eserlerini gençlerle buluşturan Doğan Kardeş Dizisi, iki yeni kitapla deneme türüne çağırıyor okurunu… “Cânım Efendim, Bilseniz ne kadar severim “cânım” demeyi. Ca’yı şöyle uzatarak... Kısaca söylemenin de bir zevki, bir tatlılığı vardır, bilirim, ama “caaanım” demek daha hoşuma gider benim. Nasıl anlatayım? daha bir âşıkça oluyor, hani “âşık” denince bir de şair anlaşılıyor, işte o mânada, daha doğrusu iki mânasıyla birden. Benim durup dururken: “Cânım...” dediğim de olur.

Işık Doğudan Gelir

Orijinal fiyat: ₺440,00.Şu andaki fiyat: ₺374,00.

Işık Doğudan Gelir, siyasî, felsefî, dogmatik herhangi bir inancın peşinde olmayan, başka milletlere, başka fikirlere, başka düşünce ve duyma tarzlarına sonsuz bir tecessüs besleyen bir Cemil Meriç klasiği, tüm diğer eserleri gibi. Medeniyetlerin "defter-i âmâli" olan ansiklopedilerden İslâm’ın kozmolojik doktrinlerine; İbrani edebiyatından Kitab-ı Mukaddes’e; Herbelot’nun "muhteşem abidesi" Doğu Kütüphanesi’nden, oryantalizmlerin aydınlattığı yeni medeniyetlere; Michelet’nin ve Schuré’nin "her türlü yobazlıktan uzak", İnsanlığın Kitab-ı Mukaddesi ve Doğu Mabetleri adlı eserlerinden, Erasmus’un Cinnete Methiye’sine, başka bir deyişle Akıl’dan Cinnet’e; hermetizmden "çağdaş düşüncenin kutuplarından biri" olan İbn Haldun’a... kanatlanan ve kanatlandıran emsalsiz bir düşünce serüveni...

Kırk Ambar Cilt 2

Orijinal fiyat: ₺750,00.Şu andaki fiyat: ₺638,00.

Rümuz-ül Edeb’in bir tür edebiyat tarihi olmasına karşın Lehçe-t-ül Hakayık bir tür düşünceler tarihi. Kırk Ambar’ın bu yeni 2. cildi, 1980’de yayımlanan ve tek bir baskı yapan Kırk Ambar 2 nin ikinci bölümünde ele alınan konuların yeni konularla zenginleştiği, 1981 yılında Ankara’da bir kez basılan Bir Facianın Hikâyesi adlı kitabın içeriğinin de bu konulara eklendiği çok daha kapsamlı ve tamamen gözden geçirilmiş bir hali. Cemil Meriç’in ele aldığı birçok konu bugün de güncelliğini koruyor, bugün de o konuların çeşitliliğinden ve içerdikleri kimi düşüncelerden yararlanmak pekâlâ mümkün. Cemil Meriç okuyucusunu, bir kez daha, "düşünenlerin düşüncesini düşünmeye, sonra da onların tesirinden kurtularak kendi kafasıyla düşünmeye ve hiçbir görüşün esiri olmamaya" davet ediyor. Aydını aydın yapan da "uyanık bir şuur, tetikte bir dikkat ve hakikatin bütününü kucaklamaya çalışan bir tecessüs" değil mi?

Cehennemdeki Üniversiteliler

Orijinal fiyat: ₺380,00.Şu andaki fiyat: ₺318,00.

“Bizi kurtaracak ne romantik solculuk ne de garibancı sağcılıktır! Unutmayalım: En hakiki mürşit ilimdir, fendir; ondan ayrılmak gaflettir, dalalettir.” 

 

Celâl Şengör bu kitabında, cehaletin itibar gördüğü ve eğitimin itibarsızlaştırıldığı Türkiye ütopyasında yaşadıklarımızı ve yaşamaya mahkûm bırakılacaklarımızı gözler önüne seriyor. Bilimden siyasete, tarihten coğrafyaya konu açarken bir eğitimci ustalığıyla geleceğimizi aydınlatacak meşalenin taşıyıcılığını üstleniyor. Aydınlık bir Türkiye’yi mümkün kılmamız için; Atatürk’ün bugünkü çocuklarını, yani üniversite cehennemine maruz bırakılmış koca bir kuşağı mücadeleye davet ediyor.

Cehaletten Kurtulma Sanatı Ne Nedir?

Orijinal fiyat: ₺240,00.Şu andaki fiyat: ₺204,00.

Bugün dünyada yaşayan en müreffeh toplumlar, bilimde en ileri gitmiş toplumlardır. Bugün bu toplumlarda dinî inançların hızla gerilediğini görüyoruz. Bu kitabın amacı sizlere çevremizdeki bazı olaylar ve geliştirdiğimiz bazı kavramlar hakkında çok yüzeysel de olsa bilgi vermek fakat daha da önemlisi okuyucuyu düşünmeye teşvik etmektir.

 

Eğitimin en önemli amacı bireyi bağımsız ve eleştirel düşünebilen insanlar haline getirmektir. Bu amaca ulaşmak konusunda zarar verecek şeyleri eğitime sokmak insanlığa ihanettir. İnsan hür olmak ister. Dikkat edilirse bazı vahşi hayvanlar dahî hürriyetleri ellerinden alındığı zaman ölür. Hürriyet olmadan çevremizle verimli bir ilişki içerisine giremeyiz. Hürriyetin en büyük düşmanı dogmalardır. İnsanlık tarihine bakılırsa insanların düşünce evrimlerinin her zaman dogmadan kurtulma istikametinde yürüdüğü görülür. Özellikle ülkemizde nasçılık denilen dogma tutkunluğunun halkımızın başına ne çoraplar ördüğü çok yakın zamanlarda görülmüştür.

 

Bu kitabın amaçlarından biri de okuyucuyu bu tür cehalet kaynaklarından uzak tutmaktır. Elbette bu küçücük kitap ve içindeki sınırlı nesne ile kavramlar okuyucuyu birdenbire bu amaca ulaştırmaz. Ama okuyucunun bu kitabı okuyarak daha önce yapmadıysa bağımsız ve eleştirel düşünceye yönelmesi benim maksadımdır.

 

Celal Şengör