Bazı Yollar Yalnız Yürünür
Kitapsız, çiçeksiz, hayvansız, vicdansız, doğrusuz insandan uzak dur.
Umudu öldürüp, nefreti toprağa dikmek isteyenlerden uzak dur.
Hayatı sadece ideoloji ve düşünce olarak görenden uzak dur.
Mutlu olmanı, sorgulamanı, düşünebilmeni kendilerine yapılmış bir tehdit olarak görenlerden uzak dur.
Kendilerine duydukları yabancılık yüzünden karşısındakini kötü bilenlerden uzak dur.
Nefreti evinin kapısına koyan, artık her dışarı çıktığında avucunda nefret taşıyanlardan uzak dur.
İnsan hayatına olan saygısızlığı bir övünç madalyası gibi, gurur mekanizması gibi görenlerden uzak dur.
Kelimeleri özenle seçmeyen, her cümlesi biat olan, her sözcüğü toz olandan uzak dur.
Sesinin tonu kalbinin tonundan çok olanlardan uzak dur.
Çünkü neye çok yaklaşırsan, neyi çok biriktirirsen, ona dönüşürsün.
Mutsuz Çocuklar Ülkesi
Mashle 4
Mash, demir yumruğu Abyss’in suratına acımadan indirdi. Maskesi parçalanan ve gerçek yüzü açığa çıkan Abyss’in hareketleri daha da sertleşecek ve Mash’e tüm gücüyle saldıracak! Bu arada, çiftizli büyücülerle karşı karşıya kalan Dot ve Finn, çaresizce savunmada sıkışmış durumda. Ancak Dot beklenmedik bir değişim geçirecek! İtme kapı mı çekme kapı mı olduğu bilinmeyen son kapının ardında, Magia Lupus’un lideri Abel onları bekliyor. Zayıfları ortadan kaldırmaya kararlı bu soğukkanlı düşman karşısında, Mash’in tüm kasları mücadele için kükreyecek!
Deli Çocuğun Güncesi
Kızıl Elma- Şiirler
Vatan ne Türkiye'dir Türklere, ne Türkistan; Vatan büyük ve müebbet bir ülkedir: Turan…
Ziya Gökalp, büyük bir çoğunluğunu "Genç Kalemler", "Türk Yurdu", "Halka Doğru", "Türk Sözü" gibi dergilerde yayımladığı şiirlerini "Kızılelma" adı altında bir araya getirmiştir. Kitapta yer alan "Kızılelma" şiiri, kitabın adını ve kitapta yer alan şiirlerin muhtevasını da tayin etmiştir. "Turan", "Ötüken Ülkesi", "Altın Yurt", "Altın Destan", "Ergenekon", "Balkanlar Destanı" ve "Kızıl Destan" gibi şiir adlarına bakıldığında bunların Kızılelma mefkuresiyle örtüşen şiirler oldukları görülür.
Ziya Gökalp'ın bu kitabına "Kızılelma" adını koyması ve kitabında ilk olarak "Turan" şiirine yer vermesi tesadüf değildir. Bu iki şiir, Ziya Gökalp'ın hayatı boyunca savunduğu ve dile getirdiği temel düşüncelerinin yansıması, hatta özetidir. "Turan" şiiri, Türklerin büyük bir ülkede birlikte yaşama ideallerini ve isteğini anlatırken, "Kızılelma" ise bu ülkede yaşayan insanların ülküsünü dile getirmekte, onlara aramaları ve ulaşmaları gereken yerleri ve fikirleri işaret etmektedir.
Kızılelma oldu bir güzel Cennet: Oradan Turan'a yağdı saadet.
Cahit Zarifoğlu
“İnsan sevmeli;
Bazen bir insanı
Yahut da bir ağacı
Ya da kanadı kırık bir kuşu.
Zaten sevmezse insan
İnsan mı olur?”
– Cahit Zarifoğlu
O sadece bir şair değil...
O aynı zamanda bir yazar, bir yayıncı, pilot, güreşçi, seyyah, öğretmen ve muhabir.
Erken biten çocukluğuna rağmen içindeki çocuğu hiç yitirmemiş bir adam.
Yedi güzel adamdan biri...
Babasının ölümüyle birlikte çocuk kalbinde sızlayan acılardan kurtulmak için girdiği arayışta şiire tutunmuş, hayatı boyunca aşkı arayıp durmuş bir yolcudur o.
Aşkı sadece sevgilide değil, bazen bir kuşun kanadında, bazen yaşlı bir ağacın dallarında ama en çok da Hak yolunda bulmuş bir âşıktır aynı zamanda... İnandığı fikrin ve hayalin arkasından azim ve kararlılıkla ilerleyerek ulaşılmaz sanılan doruklara nasıl konulabileceğini gösteren bir kartaldır Cahit Zarifoğlu.
Kırk yedi yıllık yaşamı boyunca sadece yazdıklarında değil yaşadıklarında da eşsiz bir ilham barındırır. Bu kitapta onun nasıl yazdığını değil, neden yazdığını anlayacaksınız.