Kaptan Düşükdon 4 Profesör Paçalı Don
George ve Harold, kötü çocuklar değiller. Sadece, "etrafı neşelendirmeyi" seviyorlar. Maalesef, bu "düşünceli" şakaları yüzünden başları fena halde derde girebiliyor. Ve Profesör Paytak P. Paçalıdon, yeni fen öğretmenleri olduğunda... George ve Harold neredeyse, tüm gezegenin dev bir robot giysisi içindeki çılgın bir bilim adamı tarafından ele geçirilmesine neden oluyorlardı! Paçalıdon’un tehlikeli planına kim engel olacak?! Bu, tam Kaptan Düşükdon’a göre bir işe benziyor!
Mo’nun Gizemi-2 Otran
Defne ile Burç, birbirlerine çok yoğun bir aşkla bağlı iki genç. Japon bilgin Yuma’nın ise tek hedefi İN-MO-SAN adlı insanüstü varlığı yaratmak. Bu amaca erişmek için, Defne ile Burç’a Mo yaratığının genlerini aşılamak istiyor. İki genci, soluk kesici olaylar sonucu tuzağa düşürüp kaçırıyor. Sonra ...
Neler oluyor neler, bir bilseniz!.. İşte o gençlerle birlikte bu soluk kesici serüvene daldığınızda, birden karşınıza Otran çıkıyor. Sakın Şaşırmayın! İnsan varlığının gizemli sınırlarını aşmayı düşleme gücüne sahipseniz, bu kitapla kanatlanıp uçmanız, işten bile değil.
Kaptan Düşükdon 3 Dünya Dışından Gelen
Kaptan Düşükdon ve Dünya Dışından Gelen İnanılamayacak Kadar Yaramaz Aşçı Kadınların Saldırısı (Ve Aynı Derecede Korkunç Zombi İneklerin Bunu İzleyen Saldırısı) Kaptan Düşükdon, önce şeytan Dr. Bebekbezi’ni yendi, sonra da korkunç, konuşan tuvaletleri yok etti... Şimdi ise kendi canını kurtar-mak için savaşıyor. Bakalım Kaptan Düşükdon ve yaratıcıları George’la Harold, tüm dünyayı ele geçirmeye çalışan kılık değiştirmiş üç dev uzaylıyla nasıl savaşacak? Şimdi, olayları derinlemesine inceleyip Kaptan Düşükdon’un uzaylı macerasında neler yaptığını öğrenme zamanı.
Mutluluk Sözcükleri Kira Kira
Japon asıllı Takashima ailesi, 1950'li yıllarda ekonomik koşullar nedeniyle lowa'dan Georgia'ya taşınır. Anne, baba ve üç çocuktan oluşan aile, yeni taşındıkları bu yabancı çevreye uyum göstermekte zorlanırlar, özellikle de iki kız kardeş...
Lynn ve Katie, ağır çalışma koşulları yüzünden evden uzak kalan anne babalarının yokluğunda kendilerine özgü bir dünya yaratırlar. Bu dünyada ön yargılar, zorluklar, umutsuzluklar ya da sevgisizlik yoktur. Her şey Lynn'in deyimiyle "Kira-Kira" şeklinde tanımlanır, yani pırıltı... Ablasına hayranlık duyan Katie'nin dilinden okuduğumuz tüm bu yaşama tutunma savaşı, Lynn'in amansız bir hastalığa yakalanması ve ölümüyle son bulur. Ne var ki Katie, ablasının neden kendisine "Kira-Kira" kelimesini öğrettiğinin bilincine bir süre sonra varır. Lynn ona, tüm olumsuzluklara karşın dünyayı pırıltılı bir yer olarak görmesini ve umudunu asla yitirmemesini öğretmiştir. Cynthia Kadohata'nın büyüleyici ilk romanı olan Mutluluk Sözcükleri sevgi ve umut dolu ışıltısıyla 10 yaş ve üstü tüm çocuklara hitap ediyor.
Sihirli Okul Otobüsü Besin Zinciri
Son Kara Kedi
Önce İpekkuyruk ortadan kayboldu. Ardından Arap. Sonra sırayla Mırnav, Ziynet, Ramses, Kömür, Hamurabi ve Katran. Bütün bu kedilerin tek bir özellikleri dışında hiçbir ortak noktaları yoktu. Bir tek renkleri aynıydı. Kara, kömür karası renkleri!
Uzak bir adada, batıl inançlı gizli bir örgütün üyeleri, uğursuzluk getirdikleri bahanesiyle en acımasız yöntemleri kullanarak bütün kara kedileri yok etmeye karar verirler. Tam da amaçlarına ulaşacakken bu anlamsız nefretten sadece tek bir kara kedi kurtulmayı başarır. Bunun üzerine batıl inançlı zalimler bu kara kediyi bulup öldürmeye ant içerler.
Bu öykü; acımasız bir kovalamaca, umutsuz bir aşk ve haince bir ihanetin öyküsüdür. Bu öykü; batıl inançlara, önyargılara, ayrımcılığa direnmenin, yani son kara kedinin öyküsüdür!
Kaptan Düşükdon 1 Bir Kahramanlık Romanı
Tüm zamanların en muhteşem süper kahramanı Kaptan Düşükdon’la tanışın! Dünya gezegeni için karanlık ve belirsiz bir zamandı. Kötü adamlar, sokakları ele geçirmiş ve dünyadaki tüm süper kahramanlar kötülükle savaşamayacak kadar yaşlanmıştı. İşte tam o sırada ekstra güçlü, yeni, gelişmiş bir süper kahraman ortaya çıktı: Kaptan Düşükdon. O, hızlı bir kemerden daha hızlı, boksör şortundan daha güçlüydü. Kaptan düşükdon, adalet, dürüstlük, çekmiş ve pamuklu her şey için savaşarak gece-güngüz şehri gözledi.
Yada’nın Gizil Gücü
Yada’nın bir bilimadamı olan babası Apam, Çinli Beyin Avı Örgütü’nden kaçarken birdenbire ortadan kaybolur. Bir Çin casusu olan Yada’nın annesi de onu yetimhaneye terk edip Çin’e döner. Kısa bir süre sonra babaannesi ve dedesi küçük çocuğu yetimhaneden kaçırarak çiftliklerine giderler. Artık Yada’nın bakımını bu yaşlı çift üstlenmiştir. Yaşadıkları çiftliğin kâhyası Temir, alabildiğine gizemli bir adamdır.
O, bu yaşlı çiftin sırdaşı ve can yoldaşıdır. Temir, zaman geçip Yada büyüdükçe babasının ölmediğini, bir yerlerde gizemli bir yaşam sürdüğünü söyleyip durur. Ama küçük kıza hiçbir zaman gerçekleri söylemez. Yada, babasını merak eder ve sonunda onu bulmaya karar verir. On dört yaşına geldiğinde, karanlık geçmişinden habersiz, babasının peşine düşer. Bunun için internette açılan "Babamı Arıyorum" adlı bir siteye babasıyla ilgili ipuçlarını vererek onu aramaya başlar. Ancak Yada bu yüzden hem kendini, hem babasını hem de tüm ailesini büyük bir tehlikeye sürükler.
Güney Pasifik Adalarına Yolculuk
Sevgili okurlarım merhaba! Hindistan ve Nepal gezi kitabından bu yana, birbirimizden ayrı kaldık. Biz gezileri sürdürdük ama, gittiğimiz yerlerde, gezi kitabı yazma coşkusu duymadım. Bu yüzden de sizlerle gezi izlenimlerimi paylaşamadım. Sonunda özlem bitti. Şimdi sizleri, Okyanusya’ya davet ediyorum. Güney Pasifik Adaları ve Polinezya’da, ilkel kavimler, gizemli yaşamlar ve görkemli güzelliklerle buluşacağız. Gezi programını baştan vermeyeceğim. Ancak bu gezinin, Aşk Gemisi olarak adlandırılan, dünyaca ünlü transatlantiklerden biriyle yapıldığını, belirtmekle yetineceğim. Bunun dışında her ülke, her liman, ayrı bir sürpriz olacak.
Güneşe Tırmanan Çocuk
Düşler, kişinin en dokunulmaz, en tükenmez zenginliğidir. Çocukluk düşlerimiz ise bu hazinenin en ışıltılı bölümünü oluşturur. Bir çocuk için güneşle dost olmak bile çok kolaydır düşlerde. Düşlerini sevdikleriyle paylaşmak ise bir başka zenginlik katar kişiye. Cengiz, böyle bir çocuk işte. Tüm güzelliklerin yaşamında özel bir yeri var. Güneş ise en iyi dostu, arkadaşı. Gün oluyor onu kimselerle paylaşmıyor, dünyayı karanlık bürüyor. Gün oluyor kucak kucak gün ışığını sevdiklerine sunuyor. Yaşamın gizlerini keşfederken bir bir, parlak gün ışığı ona hep yol gösteriyor. Dileğim.; tüm insanların ışıl ışıl bir yolda, sevgiye, barışa, mutluluğa yürümesi. - Nur İçözü
Çine Yolculuk
"Sevgili Okuyucularım, şimdi hep birlikte görkemli Çin gezisine çıkıyoruz. Bu ilginç serüvenlerle dolu gezi sırasında anayurdumuz olan Orta Asya’nın havasını soluyacağız. Atalarımızın yaşadığı topraklara ayak basacağız. Çin Seddi’ni, Yasak Şehir’i, kil askerler ordusunu göreceğiz. Bir bakıma, dillere destan Çin efsanesini yaşayacağız. Binlerce yıllık geçmişin esintileriyle oluşan doyumsuz duygularla dolup taşacağız."
Rüzgar Olmak İsteyen Çocuk
Milo’nun en büyük hayali tıpkı bir rüzgâr gibi uçmak ve dünyanın her yanına gidebilmektir.
Ancak Milo’nun bu isteği büyükler ve hatta, belki inanmayacaksınız ama, okuldaki arkadaşları tarafından bile kabul görmez.
Olacak iş midir, rüzgar olup uçmak görülmüş şey midir?
Bir gün Milo ormana doğru kısa bir yürüyüşe çıkar. Bu yürüyüşte karşılaştığı kurt, Milo ile konuşmaya başlar ve ona yaşayan her canlının bir hayali olduğunu, herkesin hayallerini gerçekleştirebileceğini söyler!
Elbette ki etrafındaki hiç kimse Milo’nun bir kurtla konuşabildiğine de inanmaz.
Neye inanacağını şaşıran Milo, şüpheye düştükçe yeni dostları da hayatından bir bir çıkar. Neredeyse hayallerini bile gerçekleştiremeyeceğini düşünür.
Oysa etrafında, ona mucizelerin gerçek olabileceğini söyleyen o kadar çok şey vardır ki…
Milo, kendisine arkadaşlık eden bir kurt, bir ağaç, bir çiçek ve sincap kardeşler sayesinde büyüklerin her zaman haklı olmadıklarını fark eder.
Nasıl mı? İşte onu size Milo gösterecek. Milo’nun başından geçenleri okudukça mucizelerin gerçekleşeceğini siz de göreceksiniz….
İz Sürücü Köpekler 3 – Cılızım’ın Başı Dertte
Evie Balta Girmemiş Ormanda
Bizim Çıkmaz Sokağımız
Ben doğduktan bir yıl sonra taşınmış annemle babam.
Adı gibi kendi de çıkmaz bu sokağa.
“Araba, motosiklet hiç girmez” demişler. Sokakta gönlümce oynayabileyim istemişler. [...]
Annemin çocukluğu Çiçekli Dağ Sokağı’nda geçmiş. Hem çok çiçekli bir sokakmış hem de dağ kadar dikmiş. Kollarını açıp sokağın başından yokuş aşağı koşarmış. Sanki bir kuş gibi süzülüp çiçeklerin arasından uçarmış.
Nasıl büyüdüğümüz, yaşadığımız sokaklarla da belirlenir.
Evimizin şenlik bahçesidir sokaklar.
Doğan Gündüz’ün yazdığı Bizim Çıkmaz Sokağımız’a Özge Tığlı Taşlı resimleriyle eşlik ediyor.
Yırtık. Çizik Ve Buruşuk
Neşeli Günler İlkokulu – Süper Köpek
Neşeli Günler İlkokulu’nda her an her şey olabilir ve her zaman çok şaşırtıcı bir şey olduğu doğrudur. Okulun çatısında bir süper kahraman köpek mi var? Evet! Öğle yemeğindeki patates püresinde bir tuhaflık olabilir mi? Kesinlikle! Peki Suzi Dion’un bir uzaylı yumurtası olduğu doğru mu? Tabii ki! Peki öğrenciler ne yapacak dersiniz?
Tabi ki çok eğlenecekler!
Pamela Butchart’ın bu eğlenceli yeni okul hikâyesini Becka Moor resimledi. Kendinizi tutmayın, kahkahalarınızı hazırlayın!
Bay Tavşan’ın Bir Fikri Var
Bay Tavşan’ın tek istediği, biraz otları kemirmek, çayırda koşup oynamak, rahatsız edilmeden güzel havanın keyfini çıkarmaktır. Ama o da ne? Kocaman bir köpek peşine düşmüştür bile. Hem de görünürde hiçbir neden yokken… Bay Tavşan çok korksa bile bu haksızlığa bir çözüm bulmaya kararlıdır. Olup biteni öteki tavşanlara anlatır ve birlik olup köpeğe öyle bir sürpriz hazırlarlar ki…
Birlikten her zaman kuvvet doğar. Bay Tavşan bunu sizlere anlatacak, hem de çok eğlenceli bir biçimde…
Ormanda Dört Mevsim
Uykuya Dalamayan Minik Yediuyurun Hikayesi
HİÇ UYKUM YOK!!!
Bütün yediuyurlar kış uykusuna hazırlanmaktadır ama minik yediuyurun hiç uykusu yoktur. Annesinin sözü kulaklarında çınlamaktadır: “… uyuyamayan bir yediuyur gerçek bir yediuyur değildir!”
Minik yediuyurun yardımına koşan hayvanlar da birer birer uykuya dalarlar, ama o hâlâ uyanıktır!
“Uykuya Dalamayan Minik Yediuyurun Hikâyesi”, uykuya dalamayan bütün çocuklar için harika bir kitap.
Gözlüklü Karga
Kaledibi Sokağı – Yapı Kredi Yayınları
Bilgin Adalı’nın ilkokula başlamadan önce Antalya’ya göçtükleri iki yılı anlattığı Kaledibi Sokağı sıcacık bir aile ve büyüme hikâyesi aslında. 1949-1950 yıllarına odaklanan kitap, ileride yazar olacak bir çocuğun gözünden hayata dair gözlemlerini paylaşırken, o dönemin çocukluğuna da ayna tutuyor. Yer yer hüzünlü, yer yer güldüren, bir solukta okunacak bir metin.
Tadımlık
“Kaledibi Sokak, bir sırası eski evlerden, bir sırası üç adam boyunda taşlardan örülmüş bir setten –eski bir kale duvarıydı bu set– oluşan daracık bir sokaktı. Sokağın alt yanına dizili evlerin duvarlarının dibinde, Antalya’nın en sıcak gününde bile serin suyun hoş bir şırıltıyla aktığı küçücük bir ark uzanırdı. Hemen her evin önünde küçük bir bahçe ya da avlu vardı. Avlulardaki havuzlar bu arktan gelen suyla doldurulurdu. Kullanma suyu, bu sudan sağlanırdı.
Küçük tahta parçalarını bu arktaki suda kayık niyetine yüzdürdüğümü gören bitişik komşumuz Ahmet Kaptan’ın ortanca oğlu Nuri, bir gün bana çam kabuğundan bir kayık yaptı. Ortasında direği, direğe bağlı bir bez parçasından yelkeni, direğin tepesinde küçücük bir bayrağı bile vardı. Arkın suyu içinde çam kabuğundan teknemi yönlendirirken, kendimi gerçek bir kaptan gibi hissederdim.”
Neşeli Günler İlkokulu Tuvaletteki Hayalet
İşte şimdi kıkırdama zamanı! Neşeli Günler İlkokulu’nda hayat bazen uçlarda yaşanır. Erkekler tuvaletini hayaletler basabilir. Sınıfta düzenlenen basit bir yetenek gösterisi, iki şaşkın sihirbaz yüzünden tam bir çılgınlığa dönüşebilir. Nihayet serbest kalan antik bir lanet bütün sınıfın kaşınmasına yol açabilir.
“Yok canım, olmaz öyle şey!” diyenleri Neşeli Günler İlkokulu’na davet ediyoruz.
Pamela Butchart’ın bu eğlenceli okul hikâyesini Becka Moor resimledi. Kendinizi tutmayın, kahkahalarınızı hazırlayın!
Rüzgarla Uçan Çocuk
Kendin olmak kolay mı?
Nergis Seli’nin yazdığı, Buket Topakoğlu’nun resimlediği Rüzgârla Uçan Çocuk farklılıklar üzerine sıcak bir hikâye anlatıyor.
“Bir varmış bir çokmuş. Çokça sevginin, çokça dostluğun ve çokça mucizenin içine bir çocuk doğmuş.
Çokça zayıf, sanki kâğıttan bir çocuk. Rüzgâra çıksa uçurtma gibi havalanacak sanırsın.”
Gizem Arar Kral Mezarı
Hayalperest Çocuk
Hayallerim ve Ben
Deniz hayal kurmayı çok seven bir çocuktu. Ama bunun için işitmediği azar kalmıyordu! Çevresindeki büyükler, Deniz’in kurduğu hayallerin bir gün ne işlere yarayacağını bilseler, ona hiç kötü davranırlar mıydı? Hayal kurmaktan vazgeçmeyen bütün çocuklara, Görkem Kantar Arsoy yazdı, Mert Tugen resimledi.
Tadımlık
Deniz süzülen kuş tüyünü dikkatle izlerken onu yakaladığını, kafasına taktığını, Kızılderili olduğunu düşledi... Kabile üyeleriyle ateşin etrafında dönerek dans ediyor, şarkılar söylüyor, davul çalıyordu... İçinde tarif edilmez bir coşku vardı. O sırada kuş tüyü süzüldü, süzüldü, süzüldü ve asfalta yumuşak bir iniş yaptı. Yerdeyken rengi daha da koyulaşmıştı. Belki bir kargaya, belki de bir güvercine aitti. Deniz yaklaşan araba sesini duydu. Tüy yine havalanacak mı diye merak etti. Araba geldi geçti. Deniz kuş tüyüne bakındı. Yerinde değildi. Ortadan kaybolmuştu. Hayretler içinde kaldı. “Belki de sahibini bulmuştur!” diye geçirdi içinden. İşte, buna sevindi. Deniz sık sık renkli hayallere, oyunlara dalıp giderdi. O, halinden memnundu, ama annesi, babası ve öğretmeni, Deniz’in aklı beş karış havada, yavaş ve dikkatinin dağınık olduğunu düşünürlerdi. Aslında, bunu pek belli etmemeye çalışsalar da Deniz öyle düşündüklerini içten içe hissederdi. Üstelik, buna çok üzülürdü.
Boyacının Penguenleri
Günün birinde Güney Kutbu’ndan kocaman bir paket içinde size bir penguen gönderilse ne yapardınız? Belki de geri gönderirdiniz ya da hayvanat bahçesine hediye ederdiniz.
Ama Bay Popper öyle yapmadı. Ünlü kutup kâşiflerinden Kaptan Cook’un adını verdiği akıllı ve şirin penguenini öyle sevdi ki o rahat edebilsin diye buzdolabını boşaltıp içine bir yuva bile yaptı. Hatta evinin bodrumunda buz pisti kurdu. Kaptan Cook’tan sonra Greta katıldı aileye, arkasından da tam on minik yavru penguen geldi. Zaten zar zor geçinen Popper ailesi, bu on iki penguenin de katılmasıyla ne yaptı dersiniz? Çözümü buldular, hem de öyle bir çözüm ki penguenler başta olmak üzere Popperler’in adını Amerika’da duymayan kalmadı.
Hayalet Gişe
Milo çok sıkılan bir çocuk. Vaktini nasıl geçireceğini bilmiyor. Ama postadan çıkan esrarengiz bir otoyol gişesi bütün hayatını değiştirecek. Gişe'den Beklentiler'in ötesine geçer geçmez Milo'nun hayatı o kadar değişecek ki sıkılmaya bile vakti olmayacak. 1961'de çıkan, 50 yıldır pek çok dile çevrilen Hayalet Gişe'yi siz de okuyun: Atlayın Milo'nun arabasına, Sözcükkent, Sayıkent ve öteki tuhaf diyarlardaki akıl almaz serüvenlerinde ona eşlik edin.
Ünsüz Biyografi
Yazarlar hayatlarımıza öyküleriyle en sihirli anlarda dokunabiliyor. Nazlı Eray'ın iz bırakan bir otobüs yolculuğuna, Ayşe Sarısayın'ın bir kızın meslek hayallerine eşlik etmesi gibi. Sabahattin Ali'nin gizemli bir yaşamın kapısını aralaması; Cemil Kavukçu'nun kendisinden uzaklaşan ablasını özleyen çocuğun elinden tutması gibi. Füruzan'ın yeni bir yaşamı müjdelemesi, Adalet Ağaoğlu'nun bir öğrenciye ödevinde yardım etmesi gibi. Hepsi de aynı sarsılmaz merhamet ve yüzlerindeki aynı silinmez gülümsemeyle...
Dila İren, öğrencileriyle gerçekleştirdiği yaratıcı okuma projesinden yola çıkarak yazdığı Müfredat Dışı'ndaki öykülerine yenilerini ekliyor. Edebiyatımızın iz bırakan yazarları eşliğinde, çocukluğun ve gençliğin farklı duraklarına uğruyor.